Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir parçayı bölmek, kulağın bir seferde tutabileceği ve dikkatin tam ortasında çalışılabilecek birimler yaratıyor. Kısa bölümde her tekrar, hatırlanan sese göre düzeltilebiliyor.
Bölümlerin arasındaki geçiş, yani dikiş, ayrı çalışıldığında hiçbir bölümün içinde kalmıyor. Ayrı öğrenilen bölümler ayrı zincirler kuruyor ve parça tam dikişlerde kopuyor.
Bindirmeli kesimde her bölüm bir sonrakinin ilk notasına kadar çalışılıyor; böylece her dikiş en az bir bölümün içinde tekrar ediliyor.
Kesimin yeri hem müziğin cümlelerine hem elin zorluğuna bakıyor. Bölümün büyüklüğünü ölçü sayısı değil, yavaş tempoda temiz çıkıp çıkmadığı belirliyor.
Birleştirme kendiliğinden olmuyor. İleriden zincirleme başı, geriden zincirleme sonu güçlendiriyor; birleştirmenin düzenini önceden seçmek dikişleri korumanın son adımı.
Açılış sahnesi
Bir kemancı yeni bir parçayı dört bölüme ayırıyor ve her gün birini çalışıyor. Yöntemli davranıyor: bir bölüm temiz çıkmadan ötekine geçmiyor. Birinci haftanın sonunda bütün bölümler elinde, her biri ayrı ayrı pürüzsüz.
İkinci haftanın ilk günü parçayı baştan sona çalmaya oturuyor. Birinci bölüm akıyor. Birinci bölümün son notasından ikinci bölümün ilk notasına geçerken yay bir an asılı kalıyor, parmak yeni yeri arıyor, ritim tökezliyor. İkinci bölüm yine akıyor. Sonra aynı şey ikinci ile üçüncünün arasında, sonra üçüncü ile dördüncünün arasında.
Kemancı şaşkın. Her bölümü biliyor. Takıldığı yerlerin hiçbiri bir bölümün içinde değil. Hepsi, kendi çizdiği sınırların tam üstünde.
Bölümleri öğrenmişti. Bölümlerin arasındaki geçişleri ise hiç çalışmamıştı, çünkü o geçişler hiçbir bölümün içinde değildi.
Bu derste ne olacak
Önce bir parçayı bölmenin neden işe yaradığını, dikkatin ve kulağın bir seferde ne kadarını tutabildiğine bakarak kuracağız. Sonra açılıştaki kemancının karşılaştığı sorunu adlandıracağız: iki bölümün birleştiği yer, yani dikiş, ayrı çalışıldığında kimsenin sorumluluğunda kalmıyor. Ardından kesimin nereye çekileceğini ve dikişi koruyan bindirmeli kesimi göreceğiz. Bölüm büyüklüğünün ölçü sayısıyla değil zorlukla belirlendiğini konuşacağız. En sonda ayrı öğrenilen bölümlerin hangi düzende yeniden birleştirildiğini, ileriden ve geriden zincirleme yollarıyla ele alacağız.
Sıfır noktası
Bir parçayı bölümlere ayırmak, onu baştan sona tek bir blok olarak çalışmak yerine, her biri ayrı çalışılabilen daha küçük birimlere bölmek demek. Bu birimler bir cümle, bir yarım cümle ya da yalnızca birkaç notalık zor bir geçiş olabilir.
Bölmenin kendisi yeni bir fikir değil ve neredeyse her müzik öğretmeni bunu önerir. Bu dersin ilgilendiği şey bölmenin gerekliliği değil, iki ayrıntısı: kesimin nereye çekildiği ve kesilen parçaların nasıl yeniden bir araya geldiği. Kemancı bölmeyi doğru yapmıştı; kesimleri ve birleştirmeyi düşünmemişti.
Kesimin çekildiği yer, iki bölümün buluştuğu nokta. Bu derste o noktaya dikiş diyeceğiz.
Bu dersin sınavı şu: parçanı bölümlere ayırdığında, bölümler arasındaki her dikiş de bir bölümün içinde çalışılıyor mu, yoksa dikişler hiçbir bölüme ait olmadan boşta mı kalıyor?
Mekanizma
Bölmek neden işe yarar
Kulak ve dikkat bir seferde sınırlı bir müziği tutabiliyor. Uzun bir pasaj baştan sona çalındığında sonuna gelindiğinde başı çoktan silikleşmiş oluyor; hangi notanın nerede yanlış çıktığı, hangi geçişin tökezlediği hatırlanmıyor. Kişi yalnızca bir şeylerin iyi ya da kötü gittiği genel bir izlenimle kalıyor.
Kısa bir bölüm ise bütünüyle kulakta tutulabiliyor. Çalındıktan sonra tam olarak neyin nasıl duyulduğu hatırlanıyor ve bir sonraki deneme o hatırlanan şeye göre düzeltilebiliyor. İlk dersteki kulak hedefi burada devreye giriyor: bölüm, kulağın hedefini net tutabildiği büyüklükte olduğunda her tekrar gerçekten bir şey öğretiyor.
Bölmenin ikinci kazancı yoğunluk. Baştan sona çalışmada zor bir geçiş, kolay kısımlar arasında sıkışıp birkaç saniyelik bir pay alıyor. Bölümlere ayrıldığında o geçiş kendi başına, defalarca ve dikkatin tam ortasında çalışılabiliyor.
Dikiş kimsenin değildir
Bir parçayı bölümlere ayırınca her bölüm bir ilk notayla başlıyor ve bir son notayla bitiyor. Bölüm ayrı çalışıldığında el son notaya varıyor ve duruyor; bir sonraki çalışmada yine ilk notadan başlıyor.
Burada gözden kaçan bir şey var. Bir bölümün son notasından ötekinin ilk notasına geçiş, iki bölümün hiçbirinin içinde değil. Birinci bölüm çalışılırken o geçişe hiç gelinmiyor; ikinci bölüm çalışılırken o geçişten hiç çıkılmıyor. Parçanın en çok hareket gerektiren anlarından biri, bu yüzden hiç tekrar edilmiyor.
İlk derste elin bir diziyi zincir olarak öğrendiğini görmüştük: her hareket bir sonrakini tetikliyor. Ayrı çalışılan bölümler ayrı zincirler kuruyor. Birinci zincirin son halkası ikinci zincirin ilk halkasını tetiklemeyi hiç öğrenmemiş oluyor. Kemancının üç kez tökezlemesi bu yüzden rastlantı değildi; üç dikiş, üç kopuk bağlantı.
Dikişin sorunu çoğu zaman teknik de oluyor. Bir bölüm sapın alt kısmında biterken öteki üst kısmında başlayabiliyor; yay yön değiştirebiliyor, el konum değiştirebiliyor. Parçanın en zor hareketlerinden bazıları tam da bölümlerin buluştuğu yerde duruyor, çünkü müzik oralarda yön değiştiriyor.
Bindirmeli kesim
Dikişi sahipsiz bırakmamanın basit bir yolu var: bölümleri birbirine bindirerek kesmek. Her bölüm, bir sonraki bölümün ilk notasını ya da ilk vuruşunu da içine alacak biçimde çalışılıyor.
Böyle çalışıldığında birinci bölüm son notasında durmuyor, dikişi geçip ikinci bölümün ilk notasına varıyor ve orada duruyor. Geçiş artık her tekrarın bir parçası. İkinci bölüm çalışılırken de aynı şey onun sonunda oluyor. Dikişlerin her biri, en az bir bölümün içinde defalarca çalınmış oluyor.
Bindirme küçük bir değişiklik gibi görünüyor ama zincirin yapısını değiştiriyor. Artık her zincirin son halkası bir sonraki zincirin ilk halkasına bağlı öğreniliyor. Bölümler yeniden birleştirildiğinde kopuk bağlantı kalmıyor, çünkü her bağlantı zaten bir tarafta kurulmuş.
Kesim nereye çekilir
Kesimin yeri iki şeye birden bakıyor: müziğin kendi yapısına ve elin zorluğuna.
Müziğin yapısı doğal kesim yerleri sunuyor. Bir cümlenin sonu, bir nefes yeri, bir bölümün tekrar ettiği an; buralarda kesmek, bölümlerin kulakta da anlamlı birimler olarak kalmasını sağlıyor. Anlamsız bir yerden kesilen bir bölüm kulağın hedefini bulanıklaştırıyor, çünkü kulak yarım kalmış bir cümleyi bütün bir birim olarak tutmakta zorlanıyor.
Ama elin zorluğu her zaman müziğin cümleleriyle örtüşmüyor. En zor geçiş bazen tam bir cümlenin sonu ile ötekinin başı arasında duruyor. Bu durumda yalnızca cümle sınırından kesmek, zor geçişi dikişe yerleştirmek demek. Böyle yerlerde zor geçişi ortalayan ayrı küçük bir bölüm açmak, cümle sınırlarıyla çalışan ana bölümlerin yanına bir onarım parçası koymak işe yarıyor.
Büyüklüğü zorluk belirler
Bölümleri eşit uzunlukta kesmek düzenli görünüyor, ama zorluk bir parçaya eşit dağılmıyor. Kolay bir kısım uzun bir bölüm olarak rahatça çalışılabiliyor; zor bir kısım ise uzun bir bölümün içinde yine kaybolabiliyor.
Bu yüzden bölüm büyüklüğünün ölçüsü ölçü sayısı değil, o bölümün yavaş tempoda bir iki denemede temiz çıkıp çıkmadığı. Temiz çıkmıyorsa bölüm fazla büyük. Zor bir geçiş, yalnızca birkaç notalık bir çekirdeğe, sorunun gerçekten yaşandığı en küçük birime inene kadar küçültülebiliyor. O çekirdek oturduktan sonra çevresindeki notalar yavaş yavaş geri ekleniyor.
Sonuçta aynı parçanın bölümleri birbirinden çok farklı boylarda olabiliyor: kolay yerlerde uzun, zor yerlerde çok kısa. Bu düzensizlik bir kusur değil, bölmenin zorluğa göre yapıldığının işareti.
Bölümleri yeniden birleştirmek
Ayrı öğrenilen bölümler kendiliğinden bir parçaya dönüşmüyor; birleştirmenin kendisi de bir çalışma. En yaygın yol ileriden zincirleme: birinci bölüm, sonra birinci ile ikinci birlikte, sonra ikinciyle üçüncü birlikte, sonra ilk üçü. Her yeni bölüm, bir öncekine bağlanarak ekleniyor.
İleriden zincirlemenin bilinen bir yan etkisi var: ilk bölümler her birleştirmede yeniden çalındığı için en çok tekrarı alıyor, son bölümler en azını. Parçanın başı güçlü, sonu zayıf kalıyor.
Geriden zincirleme bunu tersine çeviriyor. Önce son bölüm öğreniliyor, sonra sondan bir önceki bölüm son bölümle birlikte, sonra ondan öncekiyle. Bu düzende her yeni bölüm, zaten daha iyi bilinen bir bölüme doğru çalınıyor; el her seferinde tanıdık bir yere varıyor. Parçanın sonu en çok tekrarı alıyor ve çalma ilerledikçe bir sonraki kısım daha tanıdık hâle geliyor.
İki yolun hiçbiri tek doğru değil. Ama birleştirmenin bir yöntemi olması, yani bölümlerin hangi düzende ve hangi dikişlerle yeniden bir araya geleceğinin önceden düşünülmesi, kemancının ikinci haftanın ilk gününde yaşadığı sürprizi önlüyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dikişin kendisi ayrı bir bölüm olabilir. Bindirme bir dikişi kurtarmaya yetmiyorsa, yalnızca o dikişi çalışan çok kısa bir bölüm açılabiliyor: birinci bölümün son birkaç notası ile ikincinin ilk birkaç notası. Bu küçük bölüm, iki büyük bölüm arasındaki köprünün kendisini tekrarlatıyor.
Kesim yerlerini parçanın üstüne yazmak işe yarıyor. Hangi bölümün nerede başlayıp bittiği, hangi dikişin bindirildiği ve hangi zor çekirdeğin ayrıca açıldığı sayfanın üstünde işaretli durduğunda, her oturum aynı kesimleri kullanıyor. Kesimler her gün yeniden ve farklı yerlerden yapılırsa bazı dikişler yine sahipsiz kalabiliyor.
Bölümler zamanla büyür. Başlangıçta küçük kesilen bölümler, oturdukça birleşip daha büyük birimlere dönüşüyor. İlk derste gördüğümüz öbeklenme burada bilinçli olarak yönetiliyor: küçük öbekler önce ayrı ayrı sağlamlaştırılıyor, sonra daha büyük öbeklere bağlanıyor. Kesimler parçanın ömrü boyunca sabit kalmıyor.
Kulak bölümü çalmadan önce de tutabilir. Bir bölümü çalışmaya başlamadan önce onu dinlemek ya da mırıldanmak, bölüm büyüklüğünün doğru olup olmadığını da gösteriyor. Mırıldanılamayan bir bölüm muhtemelen kulağın tek seferde tutabileceğinden büyük ve bölünmeyi bekliyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Bölümleri ayrı ayrı öğrendiysem parçayı öğrenmişimdir. Bölümler arasındaki geçişler hiçbir bölümün içinde değil. Ayrı ayrı temiz olan bölümler, birleştirildiklerinde tam dikişlerde kopabiliyor.
Yaygın yanlış: En iyi bölüm uzunluğu belirli bir ölçü sayısıdır. Zorluk parçaya eşit dağılmıyor. Bölümün doğru büyüklüğü, yavaş tempoda birkaç denemede temiz çıkıp çıkmadığına bakılarak bulunuyor; zor yerlerde çok kısa, kolay yerlerde uzun olabiliyor.
Yaygın yanlış: Parça her zaman cümle sınırlarından kesilmelidir. Cümle sınırları kulak için iyi kesim yerleri, ama en zor geçiş bazen tam bu sınıra düşüyor. Böyle yerlerde zor geçişi ortalayan ayrı bir bölüm gerekiyor.
Yaygın yanlış: Birleştirme kendiliğinden olur. Bölümleri bir araya getirmek ayrı bir çalışma ve bir düzen istiyor. İleriden ya da geriden zincirleme, dikişlerin her birini bilinçli olarak çalıştırıyor.
Yaygın yanlış: Parçayı baştan birleştirmek en doğal yoldur. İleriden birleştirmek başa fazla, sona az tekrar veriyor. Geriden birleştirme parçanın sonunu en çok çalışılan kısım yapıyor ve her yeni bölümü bilinen bir yere doğru çaldırıyor.
Uygulama
Yeni başladığın ya da henüz tam oturmamış bir parça seç. Önce onu bir kez dinle ya da yavaşça baştan sona çal ve cümlelerin nerede bittiğini, nefes yerlerinin ve tekrarların nerede olduğunu sayfanın üstünde işaretle. Bunlar ilk kesim adayların.
Sonra zorluğa bak. Parçayı yavaşça bir kez daha çal ve takıldığın her yeri ayrı bir işaretle göster. Takıldığın yerlerden biri cümle sınırına düşüyorsa, onu ortalayan küçük bir onarım bölümü aç ve sayfada ayrıca işaretle. Temiz çıkmayan bir yer varsa, sorunun yaşandığı en küçük notalık çekirdeği bul.
Üçüncü adımda bindirmeli kesimi uygula. Her bölümü çalışırken, bölümün son notasında durmak yerine bir sonraki bölümün ilk notasına kadar git ve orada dur. Bu turda her bölümü bu şekilde birkaç kez çal ve dikişin artık her tekrarın içinde olduğunu fark et.
Dördüncü adımda birleştirme yöntemini seç. Parçanın sonu şimdiye kadar hep zayıf kaldıysa geriden zincirlemeyi dene: son bölümü çal, sonra sondan bir öncekini sonla birlikte, sonra bir öncekini ikisiyle birlikte. Her ekleme turunda yeni bölümün, bildiğin kısma doğru nasıl aktığını dinle.
Birkaç gün sonra parçayı baştan sona bir kez çal ve kaydet. Kaydı dinlerken yalnızca dikişlere bak: takılma bir bölümün içinde mi, yoksa bir sınırın üstünde mi? Sınırda kalan her takılma, o dikişin henüz bir bölümün içinde yeterince çalışılmadığını gösteriyor. Kesim işaretlerini ve kaydı sakla.
Kilit özet
Bir parçayı bölmek, kulağın bir seferde tutabileceği ve dikkatin tam ortasında çalışılabilecek birimler yaratıyor. Kısa bölümde her tekrar, hatırlanan sese göre düzeltilebiliyor.
Bölümlerin arasındaki geçiş, yani dikiş, ayrı çalışıldığında hiçbir bölümün içinde kalmıyor. Ayrı öğrenilen bölümler ayrı zincirler kuruyor ve parça tam dikişlerde kopuyor.
Bindirmeli kesimde her bölüm bir sonrakinin ilk notasına kadar çalışılıyor; böylece her dikiş en az bir bölümün içinde tekrar ediliyor.
Kesimin yeri hem müziğin cümlelerine hem elin zorluğuna bakıyor. Bölümün büyüklüğünü ölçü sayısı değil, yavaş tempoda temiz çıkıp çıkmadığı belirliyor.
Birleştirme kendiliğinden olmuyor. İleriden zincirleme başı, geriden zincirleme sonu güçlendiriyor; birleştirmenin düzenini önceden seçmek dikişleri korumanın son adımı.
Sonraki derse köprü
Bu dersin bütün bölümleri yavaş tempoda kuruldu ve temiz çıkma ölçütü de yavaş tempoya göre konuldu. Ama parça sonunda kendi temposunda çalınacak.
Yavaşta oturmuş bir bölüm hızlandırılırken ne oluyor? Metronom ve tempo merdiveni, hızın hangi adımlarla artırılacağını, bir basamaktan ötekine ne zaman geçileceğini ve hız artarken bir önceki basamakta kurulan temizliğin nasıl korunacağını soruyor. Ve hızlanmak, aynı hareketi daha çabuk yapmak mı, yoksa elin başka bir hareketi öğrenmesi mi?