İçeriğe geç

BAS-101 · Modül 4 · L1 Başlangıç

Susturma

2.772 kelime · 19 örnek · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Basın telleri kalın ve gevşek gerilimli; bu yüzden bir kez harekete geçtiklerinde sönmeleri uzun sürüyor ve bas çoğu zaman tek bir çizgi taşıdığı için bu uzunluk doğrudan hattın netliğine karışıyor.

Susturma, çalma hareketinin ikinci yarısı — ayrı bir teknik değil, sağ elin zaten yaptığı geri dönüşün nereye indiğine dikkat etmek. Bir önceki modülde kurulan hareket, bu dikkati taşımaya zaten hazır.

İki ayrı görev var: çalınan bir telin sesini bilerek bitirmek ve hiç çalınmayan bir telin baştan hiç konuşmamasını sağlamak. Biri bir bitiş kararı, öteki bir önlem; ikisi karıştırıldığında sorun yarısıyla çözülmüş sayılıyor.

Sağ elin başparmağı, o anda çalınmayan kalın telleri karşılayarak ikinci görevi üstlenebiliyor. Asıl sınav, tek bir telde ilerleyen bir çizgide değil, tel değişiminde çıkıyor; orada el yeni konuma odaklanırken arkada bıraktığı teli unutabiliyor.

Kulakla değil kayıtla sınamak burada da geçerli: niyet boşlukları dolduruyor, kayıt yalnızca gerçekleşeni taşıyor.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci kaydını dinliyor. Elinde bas gitar yok şu an, yalnızca kulaklık var.

Az önce çaldığı satırı geri sarıyor. Notaların hepsi doğru sırada; iki parmağını sırayla ve eşit biçimde kullanmış, bir önceki derste kurduğu düzen yerinde duruyor.

Ama kayıtta bir şey rahatsız ediyor. Bir nota bitip yenisi başladığında, eskisinin sesi tam kesilmiyor. Alttan, hafif ama belirgin biçimde, bir önceki notanın kuyruğu geliyor. İki ses bir an için üst üste biniyor.

Öğrenci çalarken bunu duymadı. Kulaklıkla dinleyince duydu.

Geri dönüyor ve satırı yeniden çalıyor, ama kulağını değil gözünü kullanarak: eli bir teli bırakıp ötekine geçerken, bıraktığı tel arkada sessizce titremeye devam ediyor mu?

Devam ediyor. Fark edilmiyordu çünkü yeni nota onu örtüyordu — ama örtmek susturmak değil.

Şimdi bu dersin konusuna geldik: basta bir notanın ne zaman biteceği, ne zaman başladığı kadar önemli bir karar. Ve bu karar kendiliğinden verilmiyor.

Bu derste ne olacak

Önce basta bir sesin neden bu kadar uzun ve inatçı kaldığına bakacağız — sorun çalgıda değil, telin kendi fiziğinde. Sonra susturmanın nereden geldiğini göreceğiz: ayrı bir hareket mi, yoksa zaten yapılan bir hareketin tamamlanmamış hâli mi. Ardından iki farklı işi birbirinden ayıracağız — çalınan bir telin sesini bitirmek başka, hiç çalınmayan bir telin hiç konuşmamasını sağlamak başka. Sonra sağ elin boşta kalan parçasının bu işte nasıl kullanılabileceğine bakacağız. Ders bittiğinde, çaldığın bir notanın ne zaman biteceğine kendin karar veriyor olacaksın — kulağın buna izin vermesini beklemeden.

Sıfır noktası

Bas teli, dokunulduğunda uzun süre titreşen kalın ve gevşek gerilimli bir tel. Bu titreşim kendiliğinden durmuyor; kendi hâline bırakıldığında, düşünülenden çok daha uzun sürüyor.

Bu, çoğu öğrenci için önce bir avantaj gibi görünüyor: nota bol ve dolgun duyuluyor. Ama bas çoğu zaman aynı anda tek bir sesi taşıyor, ve o tek sesin hattı net olmak zorunda. Bir önceki nota hâlâ konuşurken yenisi başlarsa, hat artık tek bir çizgi değil, üst üste binen iki çizgi oluyor.

Buradan şu çıkıyor: basta bir notanın bitişi de, başlangıcı kadar, çalanın verdiği bir karar olmalı. Ve iyi haber şu — bu kararı vermek için ayrı bir hareket öğrenmene gerek yok. Bir önceki derste kurduğun hareket — sağ elin iki parmağını sırayla kullanması — zaten bu kararı içinde taşıyor. Susturma, çalma hareketinin ikinci yarısı; eksik kalan, hareketin kendisi değil, ona verilen dikkat.

Mekanizma

Tel neden bu kadar inatçı konuşur

Basın telleri kalın ve gevşek gerilimde duruyor — ince bir tele göre çok daha fazla enerji taşıyabiliyorlar ve o enerjiyi çok daha yavaş harcıyorlar. Bir kez harekete geçtiklerinde, sönmeleri belirgin biçimde uzun sürüyor.

Bunun tek başına bir kusuru yok. Sorun, bas çoğunlukla kalabalık bir doku değil, tek bir çizgi taşıyor olması. Bir gitarda birden çok tel birden çınlarken biri biraz uzun kalsa, kalabalığın içinde kayboluyor. Basta kaybolacak bir kalabalık yok; uzun kalan her ses, hattın kendisine karışıyor.

İkinci bir fark daha var: bas genelde en alt katmanı taşıyor. Alt katmandaki bir bulanıklık, üstteki her şeyi de bulanıklaştırıyor, çünkü geri kalan her şey o zemin üzerine oturuyor. Bu yüzden basta susturma, erken ve sık gerekiyor; telin fiziği ile çalgının rolü aynı yönde birleşiyor.

Yalnız çalarken bu fark bazen gizli kalıyor, çünkü tek başına çalan bir bas kulağa yeterince temiz gelebiliyor. Başka bir çalgıyla birlikte çalındığında ortaya çıkıyor: arkada bırakılan bir ses, kendi başına duyulmazken kalabalığın içinde birden fark edilir hâle geliyor, çünkü artık onu örtecek bir şey daha az.

Zaten var olan hareketin tamamlanmamış yarısı

Bir önceki derste kurulan hareketi hatırla: sağ elin iki parmağı sırayla telin üzerine iniyor, biri çalarken öteki zaten geri çekilip bir sonraki temasa hazırlanıyor.

Şimdi şu soruyu sor: geri çekilen parmak nereye gidiyor?

Boşluğa değil. Çoğu zaman, az önce çalınan telin ya da komşu bir telin üzerine. Ve orada durduğu an, o tel artık serbestçe titreşemiyor; parmağın hafif teması titreşimi emiyor.

Yani susturma, bu hareketin dışında ayrıca öğrenilecek bir iş değil. Zaten var olan bir dönüşün nereye indiğine dikkat etmek. Rastgele indiğinde bazen bir teli susturuyor, bazen boşa düşüyor; kararlı indiğinde her seferinde aynı işi görüyor.

İki ayrı iş: çalınanı bitirmek, çalınmayanı hiç konuşturmamak

Şimdi burada iki farklı görevi ayıralım, çünkü ikisi aynı şey değil ve ikisi de ayrı dikkat istiyor.

Birinci görev: çaldığın bir telin sesini, sen karar verdiğinde bitirmek. Nota bir süre konuşuyor, sonra sen onu kapatıyorsun — bir sonraki nota gelmeden ya da tam onunla aynı anda.

İkinci görev: hiç çalmadığın bir telin baştan hiç konuşmaması. Bu tel senin dokunuşunu hiç almıyor ama yine de titreşebiliyor — bir komşu telin ürettiği titreşimden pay alarak, ya da elin bir yerine yanlışlıkla değerek.

Birinci görev bir bitiş kararı. İkinci görev bir önleme. Biri zaten konuşan bir sesi kapatıyor, öteki hiç açılmasın diye baştan kapalı tutuyor. Aynı el ikisini de yapabiliyor ama ikisini karıştırmak yanlış bir teşhise götürüyor: "sesim neden bulanık" sorusuna çoğu zaman yalnızca biri üzerinden cevap aranıyor, öteki hiç düşünülmüyor.

Bu ayrımı görmenin bir yolu şu soruyu sormak: kayıtta duyulan fazlalık, az önce çalınmış bir notanın kuyruğu mu, yoksa hiç çalınmamış bir telin kendiliğinden ürettiği bir ses mi? Cevap farklıysa çözüm de farklı; biri bitiş kararını sıkılaştırmayı, öteki çalınmayan teli önceden karşılamayı gerektiriyor.

Sesin bitişi bir karardır

Bir sesin ne zaman başladığı bariz: parmak tele değdiği an. Ne zaman bittiği o kadar bariz değil, çünkü tel kendi başına bir bitiş önermiyor — bırakıldığında sönmeye devam ediyor.

Bu yüzden bitiş, çalanın vermesi gereken bir karar. Bir notayı ne kadar tutacağını düşünmeden çalan biri, aslında o kararı tele bırakmış oluyor — ve tel her zaman "olabildiğince uzun" cevabını veriyor.

Bu her zaman yanlış değil; bazen istenen de tam olarak o. Ama seçilmemiş bir uzunluk ile seçilmiş bir uzunluk kulakta aynı duyulmuyor. Birincisi rastgele, ikincisi kararlı geliyor — dinleyen bunu adlandıramasa da hissediyor.

Kararın vücuda yazılması

İlk denemelerde bu karar bilinçli: her notada "şimdi bitir" diye düşünmek gerekiyor. Bu yavaş ve biraz zorlayıcı geliyor, çünkü zaten çalınan notaya, sıradaki parmağa, sıraya dikkat ederken bir de bitişe dikkat etmek gerekiyor.

Ama bu bilinçlilik kalıcı değil. Aynı hareket birkaç kez doğru sırayla tekrarlandığında, bitiş kararı ayrı bir düşünce olmaktan çıkıp elin kendiliğinden yaptığı bir şeye dönüşüyor. O noktadan sonra dikkat yeniden asıl işe, çalınan satırın kendisine gidebiliyor.

Bu, bir önceki derste görülen bir örüntünün aynısı: iyi öğrenilen bir hareket, üzerinde giderek daha az düşünülmesini gerektiriyor. Susturma da aynı yolu izliyor — bir süre sonra ayrıca hatırlanması gereken bir adım olmaktan çıkıyor.

Sağ elin boşta kalan parçası

Sağ elin iki çalma parmağı sırayla işliyor ama elin tamamı yalnız bu ikisinden ibaret değil. Başparmak da orada duruyor ve genellikle hiç kullanılmıyor.

Başparmak, o anda çalınmayan kalın tellerin üzerine hafifçe yaslanabiliyor. Amaç bastırmak değil, yalnızca orada durmak; tel titremeye kalkıştığında onu karşılamak. Bu, ikinci görevdeki "çalınmayanı konuşturmama" işini sağ ele taşıyan en pratik yol.

Böylece sağ el tek başına iki farklı işi birden yürütüyor: iki parmak sırayla çalıp bitiriyor, başparmak arkada bekleyen telleri sessiz tutuyor. Bu, aynı elin, aynı anda yaptığı iki ayrı görev.

En çok kaybolduğu an: tel değişimi

Aynı telde kalındığı sürece susturma kendiliğinden yürüyor gibi görünüyor, çünkü yeni nota geldiğinde parmak zaten oraya geri dönüyor ve eski sesi örtüyor.

Asıl sınav, bir telden komşusuna geçerken çıkıyor. El yeni telin konumuna alışırken, eski telde ne olduğunu unutuyor; arkada bırakılan tel kimse fark etmeden titreşmeye devam ediyor.

Bu yüzden bir satırı çalışırken bakılması gereken yer satırın tamamı değil, tam olarak tel değiştiği anlar. Orada sorulacak soru basit: bıraktığım tel gerçekten sessiz mi kaldı, yoksa arkada mı konuşuyor?

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Susturma tek bir beceri değil, türe göre ağırlığı değişen bir denge. Bugüne kadar kurulan iki görev — bitirmek ve önlemek — her zaman aynı oranda kullanılmıyor; bazı bağlamlarda biri öne çıkıyor, bazılarında öteki, ve hangisinin öne çıktığını belirleyen şey çalınan satırın kendisi.

Yoğun ve hızlı çizgilerde susturmanın payı büyüyor. Notalar sık geldikçe aralarında kalan zaman kısalıyor ve her boşluk küçüldükçe bir öncekinin arkada kalması daha kolay duyuluyor. Seyrek ve uzun tutulan çizgilerde ise tam tersi isteniyor olabilir — sesin biraz taşması, sürekliliği besliyor. Yani ne kadar sıkı susturacağın satırdan satıra değişiyor; sabit bir ölçü değil, elindeki hattın istediği bir ayar — ve bu ayarı yapabilmek, önce elinin bunu yapabiliyor olmasını gerektiriyor.

Kayıt dinlemek burada da tek güvenilir sınav. Çalarken duyulmayan bir kalıntı, kayıtta neredeyse her zaman kendini gösteriyor. Bu, önceki modülde kurulan alışkanlığın aynısı; orada iki parmağın eşitliği için kullanılıyordu, burada sesin bitişi için kullanılıyor.

Enstrümansız çalışan biri için de bu dersin bir karşılığı var. Bir sesi zihninde tutup ne zaman "kapatacağına" karar vermek — bir şarkıyı dinlerken hangi notanın nereye kadar sürdüğünü fark etmeye çalışmak — aynı kararı kulakla kurmanın bir yolu. Elde çalgı olmadan da bu dikkat çalışılabiliyor.

Bu modülden çıkan iki soru, ilerideki her satırda yeniden karşına çıkacak. Çaldığın şey ne zaman bitiyor, çalmadığın şey neden susuyor — bu iki soru bas çalmanın hemen her anında geçerli kalıyor. Bugün kurulan dikkat, oralarda sıfırdan öğrenilmeyecek.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Susturma, çalmayı öğrendikten sonra eklenecek bir incelik. Bu, susturmayı ayrı bir katman gibi görüyor. Oysa susturma zaten çalma hareketinin içinde duruyor; ayrıca öğrenilecek bir teknik değil, var olan hareketin fark edilen yarısı.

Yaygın yanlış: Bir sesin uzun sürmesi her zaman zenginlik katar. Kontrol edilmemiş bir uzunluk zenginlik değil bulanıklık üretiyor, çünkü bir sonraki sesle çakışıyor. Doğrusu, uzunluğun da tıpkı başlangıç gibi bilerek seçilmesi.

Yaygın yanlış: Yalnızca çalınan tel önemlidir, ötekiler kendiliğinden sessiz kalır. Çalınmayan bir tel, komşusunun titreşiminden pay alarak ya da elin bir yerine değerek kendi kendine sesleniyor. Doğrusu, çalınmayan telleri de sağ elin bir parçasıyla karşılamak.

Yaygın yanlış: Susturmak için ayrı bir hareket eklemek gerekir. Sağ elin geri çekilen parmağı zaten bir yere iniyor; ek bir hareket öğrenmek yerine bu inişin nereye gittiğine dikkat etmek yetiyor. Doğrusu, var olan hareketi bilinçli kullanmak.

Yaygın yanlış: Hızlı çalarken susturma otomatik olarak oturur. Hız, susturmayı iyileştirmiyor; aksine aradaki boşlukları kısaltarak zaten var olan bir kalıntıyı daha belirgin hâle getiriyor. Doğrusu, susturmayı önce yavaşta kurup sonra hızlandırmak.

Yaygın yanlış: Kulaklıkla ya da hoparlörle dinlemek fark etmez. Bir ortamda net duyulan bir kalıntı ötekinde kaybolabiliyor; tek bir ortamla yapılan kontrol eksik kalıyor. Doğrusu, aynı kaydı birden fazla ortamda dinlemek.

Uygulama

Bas gitarın elinin altındaysa, tek bir telde başla. Bir notayı çal ve onu olabildiğince uzun bırak; sonra aynı notayı çal ve bu sefer kendi kararınla bitir, sağ elinin bir parçasını tele geri götürerek. İki hâli art arda dinle ve aradaki farkı ayırt etmeye çalış: biri rastgele sönüyor, öteki bir kararla kapanıyor. Bu ayrımı kulağınla tanımak, geri kalan her şeyin temeli.

Sonra iki komşu tele geç. Bir telde bir nota çal, hemen ardından komşu telde bir başkasını çal ve birincinin gerçekten susup susmadığını dinle. İlk denemelerde susmayacak; bu normal ve beklenen bir şey. Elinin bıraktığı telin üzerinde ne yaptığını izleyerek aynı geçişi birkaç kez tekrarla, her seferinde bıraktığın telin durumuna dikkat ederek.

Şimdi sağ elinin boşta kalan parçasını dene. Bir teli çalarken, o anda çalmadığın kalın bir telin üzerine elinin bir bölümünü hafifçe yasla — bastırmadan, yalnızca orada durarak. Sonra o teli yanlışlıkla vur ya da titret ve elinin orada olup olmamasının farkı nasıl değiştirdiğini dinle. Bu küçük fark, kayıtta neredeyse her zaman büyük bir fark olarak geri dönüyor.

Bas gitar o an yanında değilse de bu dikkati çalışabilirsin. Sevdiğin bir kaydı dinlerken bas hattını takip et ve her notanın nerede bittiğini, bir sonrakinin nerede başladığını ayırt etmeye çalış — aralarında bir boşluk var mı, yoksa birbirine mi karışıyorlar? Bu dinleme alışkanlığı, elinde çalgı olduğunda arayacağın şeyi önceden kuruyor; kulağın neyi arayacağını bilmesi, elin onu bulmasından önce geliyor.

Son olarak, çaldığın kısa bir satırı kaydet ve kulaklıkla dinle, sonra aynı kaydı bir hoparlörden dinle. İkisi arasında fark varsa — biri temiz, öteki kirli duyuluyorsa — bu, hangi ortamın sana daha fazla şey söylediğini gösteriyor; ikisini de düzenli olarak kullanmak, tek bir ortamın gözden kaçırdığı şeyi yakalamana yardım ediyor.

Kilit özet

Basın telleri kalın ve gevşek gerilimli; bu yüzden bir kez harekete geçtiklerinde sönmeleri uzun sürüyor ve bas çoğu zaman tek bir çizgi taşıdığı için bu uzunluk doğrudan hattın netliğine karışıyor.

Susturma, çalma hareketinin ikinci yarısı — ayrı bir teknik değil, sağ elin zaten yaptığı geri dönüşün nereye indiğine dikkat etmek. Bir önceki modülde kurulan hareket, bu dikkati taşımaya zaten hazır.

İki ayrı görev var: çalınan bir telin sesini bilerek bitirmek ve hiç çalınmayan bir telin baştan hiç konuşmamasını sağlamak. Biri bir bitiş kararı, öteki bir önlem; ikisi karıştırıldığında sorun yarısıyla çözülmüş sayılıyor.

Sağ elin başparmağı, o anda çalınmayan kalın telleri karşılayarak ikinci görevi üstlenebiliyor. Asıl sınav, tek bir telde ilerleyen bir çizgide değil, tel değişiminde çıkıyor; orada el yeni konuma odaklanırken arkada bıraktığı teli unutabiliyor.

Kulakla değil kayıtla sınamak burada da geçerli: niyet boşlukları dolduruyor, kayıt yalnızca gerçekleşeni taşıyor.

Sonraki derse köprü

Şimdiye kadar her şey elin ne yaptığıyla ilgiliydi: sesi çıkarmak, iki parmağı eşitlemek, sonra onu bilerek bitirmek.

Şimdi çalınacak şeyin kâğıda nasıl geçtiğine bakma zamanı geldi. Bir satırı çalmadan önce onu okumak gerekiyor ve bunu sağlayan, bas için kullanılan ayrı bir yazım biçimi.

Bugün kurduğun dikkatin orada da bir karşılığı var: bir yazım sistemi bir notanın ne zaman başlayacağını gösterebiliyor ama ne zaman biteceğini çoğu zaman göstermiyor. O boşluğu dolduracak olan, bugün kurduğun karar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesindeki geri sarma anı tek ve kesintisiz bir çekimde verilmeli: kayıt bir kez baştan sona akarken, iki notanın üst üste bindiği an hiçbir ara kesme ya da yakın çekimle işaretlenmeden, olduğu gibi duyulmalı; izleyici çakışmayı bir açıklamayla değil kendi kulağıyla yakalamalı.

Bilerek bitirilen bir ses ile kendi hâline bırakılan aynı ses art arda, aynı sırayla verilmeli: önce rastgele sönen hâli, hemen ardından kararla kapatılan hâli. Sıra tersine çevrilmemeli, çünkü izleyicinin önce sorunu duyup sonra çözümü duyması gerekiyor.

Sağ elin boşta kalan bölümünün kalın bir telin üzerinde durduğu an yakın çekimde ve yavaşlatılmış verilmeli; bu görüntü, dokunuşun bastırma değil bekleme olduğunu göstermeli.

Anlatıcının tonu yalnızca, susturmanın ayrıca öğrenilecek bir şey değil zaten yapılan hareketin fark edilmemiş bir parçası olduğunu söyleyen cümlede düşmeli; ses o tek cümlede sakinleşip görüntü bir an konuşmasız kalmalı, başka hiçbir yerde bu duraklama tekrarlanmamalı — tekrarlandığında ayırt edici olmaktan çıkar.

Bu ders hangi kursun parçası

BAS-101 — Temel Bas Gitar kursunun 9 modülünden 4. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.