Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gitar ve piyano armoniyi tek başına taşıyabildiği için aynı düzenlemede kolayca çakışıyor. Bu çakışma çoğu zaman akorların kendisinden değil, seslerinin nasıl dizildiğinden kaynaklanıyor. Dizilişin tepe sesi, kulağın en kolay yakaladığı ses ve ikinci bir ezgi gibi yürüyebiliyor.
Gitarda açık tel akorları geniş, kapo ve üst tellerdeki küçük şekiller daha ince ve tiz, kök ile beşliden oluşan akorlar ise güçlü ve esnek dizilişler sunuyor. Piyanoda iki elin iş bölümü önemli: bir basçıyla çalarken sol el sadeleşmeli; sağ el sıkı ya da açık dizilişlerle farklı bölgeler kurabiliyor ve akorun yalnızca tanımlayıcı sesleri de çalınabiliyor.
Akorlar arasında ortak sesleri tutup ötekileri en yakın sese taşımak, partiye akıcı bir iç ezgi kazandırıyor; aynı şekli kaydırmak ise sert bir etki için bilinçli olarak seçilebiliyor.
İki çalgı bölgeyle, işlevle ve soru-cevapla ayrılabiliyor ya da bilinçli katlamayla birleştirilebiliyor. Riff, tekrarlanan figür, arpej ve çalış tekniği, bu iki çalgının partilerine akor çalmanın ötesinde bir kimlik kazandırıyor.
Açılış sahnesi
Küçük bir kafede akustik bir konser hazırlanıyor. Kadro yalnızca üç kişi: bir şarkıcı, bir akustik gitarist ve bir piyanist. Prova başladığında gitarist şarkıyı her zaman çaldığı gibi, sapın başındaki açık akorlarla, bütün telleri sallayarak çalıyor. Piyanist de alıştığı biçimde, sol eliyle kök sesi ve oktavını, sağ eliyle aynı akorun tam hâlini basıyor.
İkisi de doğru akorları çalıyor, ama ses kalın ve bulanık. Şarkıcı kendi sesini duymakta zorlanıyor. Gitaristin açık telleri ile piyanistin sağ eli aynı bölgede, neredeyse aynı seslerle üst üste biniyor; piyanonun sol eli ile gitarın en kalın telleri de alt bölgede birbirini ezip geçiyor.
Aranjör iki küçük değişiklik öneriyor. Gitariste: "Kapoyu yedinci perdeye tak ve yalnızca üst dört telde küçük şekiller çal." Piyaniste: "Sol elinde yalnızca kök sesi tut. Sağ elini de akorun seslerini biraz açarak gitarın çaldığı bölgenin altına yay." Bir de piyaniste nakarat için küçük bir öneri: her ölçünün sonunda aynı dört notalık kısa bir figür.
İkinci deneme bambaşka duyuluyor. Gitar artık parlak ve çınlayan bir üst katman, piyano geniş ve yumuşak bir zemin. Aralarında şarkıcının sesi için bir boşluk açılmış. Nakaratta piyanonun dört notalık figürü, prova bittikten sonra bile herkesin aklında kalıyor; şarkının kimliğinin bir parçası olmuş.
Bu derste ne olacak
Önce gitar ve piyanonun bir düzenlemede neden bu kadar kolay çakıştığını ve bu çakışmanın akorların seçiminden değil, seslerinin nasıl dizildiğinden kaynaklandığını kuracağız. Sonra her iki çalgının kendine özgü diziliş olanaklarını ele alacağız: gitarda açık tel akorları, kapo, üst tellerdeki küçük şekiller ve kök ile beşliden oluşan akorlar; piyanoda iki elin iş bölümü ve akor seslerini açıp kapatma. Ardından akorlar arasında seslerin nasıl yürüdüğünü ve bunun iki çalgının partilerine nasıl yansıdığını göreceğiz. İki çalgının birlikte çalışmasının biçimlerini ve bir partinin akor çalmanın ötesinde bir figürle nasıl kimlik kazandığını konuşacağız. Dersi, şarkının her bölümü için iki çalgıya ayrı partiler çizerek kapatacağız.
Sıfır noktası
Ritim bölümü dersinde gitar ile klavyenin orta bölgede kolayca çakıştığını ve bu çakışmanın ses bölgesiyle, zamanla ve süreyle çözülebileceğini gördük. Bas ile kick dersinde de alt katı sağlamlaştırdık. Bu ders, o zeminin üstüne armoniyi dolduran iki çalgıyı, gitarı ve piyanoyu daha yakından ele alıyor.
Sıfırdan Müzik Prodüksiyonu kursunda aynı akorun seslerinin farklı biçimlerde yayılabildiğini, akorların pes bölgede belli bir sınırın altına indiğinde bulandığını ve armoni katmanlarının farklı işler görebildiğini gördük. Teori kursunda da üç sesli akorların çevrimlerini çalışmıştık. Bu ders, bu bilgileri iki belirli çalgının elinde somutlaştırıyor: bir gitarcının parmakları ve bir piyanistin iki eli, bir akoru hangi biçimlerde kurabilir ve bu biçimler bir araya geldiğinde ne olur?
Aranjman açısından gitar ve piyanonun en önemli ortak özelliği, ikisinin de armoniyi tek başına taşıyabilmesi. Bu güç, ikisi aynı düzenlemede bulunduğunda bir soruna dönüşüyor: ikisi de her şeyi yapabildiği için ikisi de her şeyi yapmaya çalışıyor. Açılıştaki ilk deneme bunun tipik bir örneğiydi.
Ders sonunda yapabilmen gereken şu: gitar ve piyano için bir akorun farklı dizilişlerini seçebiliyor, iki çalgının partilerini bölge, diziliş ve işlev olarak ayrıştırabiliyor, akorlar arasında sesleri yakın yollarla yürütebiliyor ve bir partiye akor çalmanın ötesinde bir kimlik kazandırabiliyor musun?
Mekanizma
Aynı akor, farklı diziliş
Bir akor, birkaç sesten oluşuyor; ama bu seslerin hangi yükseklikte, hangi sırayla ve kaç kez çalınacağı, akorun adından çıkmıyor. Aynı akor, seslerin birbirine yakın dizildiği sıkı bir biçimde de, aralarında geniş boşluklar bırakılan açık bir biçimde de çalınabiliyor. Seslerin bu yerleşimine diziliş (voicing) deniyor.
Açılıştaki ilk denemede gitarist ve piyanist doğru akoru çalıyordu; sorun, ikisinin de akoru aynı bölgede, benzer dizilişlerle kurmasıydı. İkinci denemede akorlar değişmedi, yalnızca dizilişler değişti. Bu, aranjmanda sık görülen bir durum: bir düzenlemeyi bulanık yapan şey çoğu zaman akorların kendisi değil, onların nasıl dizildiği.
Dizilişin en tepedeki sesi, kulağın en kolay yakaladığı ses. Akorlar değişirken bu tepe sesin nasıl yürüdüğü, dinleyicide ikinci bir ezgi izlenimi bırakabiliyor. Bu yüzden özellikle piyanoda, sağ elin en üst parmağının hangi sesi çaldığı, akorun kendisi kadar önemli bir karar.
Gitarın diziliş olanakları
Gitarın akorları, parmakların sapta ulaşabildiği ve tellerin akordunun izin verdiği şekillerle sınırlı. Bu sınır, gitarın dizilişlerine kendine özgü bir karakter kazandırıyor.
Sapın başındaki açık tel akorları, boş tellerin çınlamasıyla geniş ve parlak bir ses veriyor. Altı telin çoğu çaldığı için pes bölgeden tiz bölgeye kadar geniş bir alan kaplıyor. Tek başına bir gitar için bu genişlik bir avantaj; ama başka armoni çalgılarıyla birlikte, özellikle pes ve orta bölgede, kolayca kalabalık yaratabiliyor.
Kapo, aynı açık tel şekillerini sapın daha yukarısına taşıyor. Kapo, daha önce ton değiştirmenin yolu olarak karşımıza çıkmıştı. Aranjmanda kapo, bir de bölge değiştirme aracı: yedinci perdeye takılan bir kapo, gitarı daha tiz ve daha ince bir bölgeye taşıyor ve piyanoyla çakışmasını azaltıyor. Açılıştaki gitarist tam bunu yaptı.
Üst tellerde çalınan küçük şekiller, yani akorun yalnızca üç sesini üst üç ya da dört telde çalan dizilişler, gitarı bir zemin çalgısından parlak bir renk katmanına dönüştürüyor. Bu dizilişler az yer kaplıyor, pes bölgeyi tamamen boş bırakıyor ve bir başka armoni çalgısının üstüne rahatça yerleşebiliyor.
Kök ses ile beşliden oluşan akorlar ise rock ve benzeri türlerde çok kullanılıyor. Bu akorlarda üçlü ses yok; bu yüzden akorun karakteri, yani aydınlık ya da karanlık yanı, belirsiz kalıyor. Bu eksiklik, onlara hem kalın ve güçlü bir ses hem de başka çalgıların üçlüyü üstlenmesine yer bırakan bir esneklik kazandırıyor. Distorsiyonlu gitarlarda bu dizilişlerin tercih edilmesinin bir nedeni de, çok sesli akorların bozulma altında daha kolay bulanıklaşması.
Piyanonun iki eli
Piyano, bir akoru hemen her dizilişte çalabiliyor; sınırı parmakların açıklığı ve iki elin iş bölümü. Bu özgürlük, piyanoyu en esnek armoni çalgısı yapıyor ama aynı zamanda başkalarının yerine en kolay taşan çalgı da yapıyor.
Tek başına çalan bir piyanist çoğu zaman sol eliyle bası, sağ eliyle akoru ve ezgiyi taşıyor. Bir basçıyla birlikte çalarken ise sol elin işi değişiyor. Açılıştaki piyanist, sol eliyle kök sesi ve oktavını çalarak basın ve gitarın kalın tellerinin alanına giriyordu. İkinci denemede sol el yalnızca kök sesi tuttu; bir basçının da olduğu kadrolarda sol el çoğu zaman daha da yukarı çıkıyor ya da tamamen susuyor.
Sağ el, akorun seslerini sıkı ya da açık dizebiliyor. Sıkı dizilişler daha yoğun ve daha dolgun, açık dizilişler daha geniş ve daha havadar duyuluyor. İki eli birlikte kullanarak akorun seslerini geniş bir bölgeye yaymak, piyanonun çok katmanlı bir zemin kurmasını sağlıyor. Açılıştaki piyanistin sağ elini açıp gitarın altındaki bölgeye yayması, bu yayılmanın bir uygulamasıydı.
Akorun hangi seslerinin çalınacağı da bir seçim. Bir akorun bütün seslerini çalmak zorunlu değil; özellikle kalabalık bir düzenlemede, akoru tanımlayan en önemli sesleri, örneğin üçlüyü ve varsa yedili sesi çalıp kökü basa bırakmak, piyanonun daha az yer kaplamasını sağlıyor.
Seslerin akorlar arasında yürüyüşü
Bir akordan ötekine geçerken, dizilişlerin her bir sesi de bir yerden bir yere gidiyor. Bu seslerin nasıl yürüdüğü, bir partinin akıcı mı yoksa sıçramalı mı duyulacağını belirliyor.
Akıcı bir yürüyüşün temel ilkesi, iki akorun ortak seslerini yerinde tutmak ve öteki sesleri en yakın sese taşımak. Bu, akorların hep aynı temel şekille, sapta ya da klavyede yukarı aşağı kaydırılarak çalınmasından çok farklı bir sonuç veriyor. Aynı şekli kaydırmak bütün sesleri birlikte sıçratıyor; yakın yürüyüş ise sesleri küçük adımlarla ilerletiyor ve bir iç ezgi dokusu yaratıyor.
Teori kursunda çalıştığımız çevrimler burada işe yarıyor. Bir akoru kök konumunda değil de bir çevrimiyle çalmak, çoğu zaman bir önceki akorla daha fazla ortak ses tutmayı ve daha küçük adımlarla ilerlemeyi sağlıyor. Piyanoda bu çok doğal; gitarda ise sapın farklı yerlerindeki şekilleri bilmek gerekiyor.
Yakın yürüyüş, özellikle uzun tutulan akorlarda ve sakin bölümlerde değerli. Ritmik ve güçlü bölümlerde ise aynı şeklin kaydırılması, bilinçli olarak sert ve vurucu bir etki için tercih edilebiliyor.
İki çalgının birlikte çalışması
Gitar ve piyano aynı düzenlemede bulunduğunda, ikisini birbirinden ayırmanın birkaç yolu var ve çoğu zaman birkaçı birlikte kullanılıyor.
Bölgeyle ayırmak, en temel yol. Açılıştaki gibi, biri daha tiz, öteki daha geniş ya da daha pes bir bölgede çalıyor. Ritim bölümü dersinde bu ekseni zaten gördük; burada diziliş, o bölge ayrımını somutlaştırıyor.
İşlevle ayırmak da sık başvurulan bir yol. Biri kısa ve ritmik vuruşlarla hareket taşırken öteki uzun akorlarla bir zemin seriyor. Biri akoru tam çalarken öteki yalnızca akorun belirli seslerini ya da tek bir figürü çalıyor.
Zamanla ayırmak, soru ve cevap biçiminde çalışmak demek. Bir çalgı bir cümleyi çalıyor, öteki onun bıraktığı boşlukta cevap veriyor. Bu yöntem, özellikle şarkıcının sustuğu aralarda iki çalgıyı bir diyaloğun iki tarafına dönüştürüyor.
Katlamak ise iki çalgıyı ayırmak yerine birleştirmek. Bir figürün gitar ve piyano tarafından aynı anda, aynı seslerle ya da oktav farkıyla çalınması, o figüre daha kalın ve daha belirgin bir ses kazandırıyor. Katlama bilinçli bir seçim olarak kullanıldığında güçlü; farkında olmadan her yerde yapıldığında ise açılıştaki bulanıklığı yaratıyor.
Enerji haritasına göre bu ilişki de bölümden bölüme değişebiliyor: kıtada piyano yalnız, nakaratta gitarın eklenmesi; ya da kıtada soru ve cevap, nakaratta katlanmış tek bir figür.
Akorun ötesinde bir kimlik
Armoni çalgılarının işi akor basmakla bitmiyor. Pek çok şarkının akılda kalan yanı, sözlerinin ya da ezgisinin yanında, bir çalgının tekrarlanan kısa bir figürü.
Bir riff, genellikle kısa, ritmik ve tekrarlanan bir çalgı cümlesi. Gitarla çalınan bir riff, bir şarkının girişini ve kimliğini tek başına taşıyabiliyor. Piyanoda da tekrarlanan kısa bir figür, açılıştaki dört notalık cümle gibi, dinleyicinin hafızasında şarkıyla birlikte kalabiliyor.
Akorun seslerini aynı anda değil de sırayla çalmak, yani arpej, bir partiye hareketli ve akıcı bir karakter kazandırıyor. Gitarda parmakla çalınan arpejler, piyanoda sağ elin akor seslerini yukarı aşağı dolaşması, bir akorun uzun süre tek bir renk olmasını engelliyor.
Çalış tekniği de kimliğin bir parçası. Gitarda tellerin sesini sağ elle kısarak çalmak, vurmalı ve kesik bir ses; telleri serbest bırakmak geniş ve çınlayan bir ses veriyor. Piyanoda kısa ve kesik vuruşlar ile pedalla uzatılmış akorlar, aynı akordan iki farklı dünya kuruyor.
Beste kursunda ostinato ve karşı melodi kavramlarını görmüştük. Aranjmandaki bir riff ya da tekrarlanan figür, çoğu zaman bir ostinatonun popüler müzikteki karşılığı; kursun ilerleyen bir dersi karşı melodiyi ayrıca ele alıyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Akor adını genişletmek. Aynı akorun seslerine yedili, dokuzlu gibi ek sesler eklemek, bir düzenlemenin rengini belirgin biçimde değiştirebiliyor. Bu ek sesler, özellikle piyanoda, sade bir akor yürüyüşüne daha yumuşak ve daha zengin bir karakter kazandırıyor. Ama ek seslerin şarkının ezgisiyle ve öteki çalgılarla çakışmaması gerekiyor; ezginin uzun tuttuğu bir sesle yarım ses sürtünen bir ek ses, rahatsız edici bir gerilim yaratabiliyor.
İki gitar, iki farklı dünya. İki gitarlı düzenlemelerde gitarlardan biri açık akorlarla sapın başında, öteki kapoyla ya da üst tellerdeki küçük şekillerle sapın yukarısında çalabiliyor. Aynı akor yürüyüşünün iki farklı dizilişle çalınması, iki gitarı birbirinden ayırırken düzenlemeye geniş ve parlak bir ses kazandırıyor.
Piyanoda pedal. Sağ pedal, piyanonun akorlarını uzatıyor ve seslerin birbirine karışmasını sağlıyor. Sakin bölümlerde bu karışım sıcak bir zemin kurarken, hızlı akor değişimlerinde ya da kalabalık bir düzenlemede pes sesleri bulandırabiliyor. Pedalın ne kadar ve nerede kullanılacağı, piyano partisinin bir parçası olarak düşünülmeli.
Kısıt olarak çalgının dili. Bir düzenlemede gitarın ya da piyanonun yapamayacağı bir şeyi istemek, müzisyeni zor durumda bırakıyor. Bir gitar dizilişinin parmaklarla ulaşılabilir olup olmadığını, bir piyano dizilişinin iki eli zorlayıp zorlamadığını denetlemek, aranjörün sorumluluğu. Emin olunmadığında, müzisyene sormak ya da birkaç seçenek sunmak en güvenli yol.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Doğru akorlar çalınıyorsa düzenleme temizdir. Açılıştaki ilk deneme, doğru akorların aynı bölgede ve benzer dizilişlerle çalındığında bulanık bir ses yaratabileceğini gösterdi. Temizlik, dizilişten geliyor.
Yaygın yanlış: Piyanist her zaman sol eliyle bas çalmalıdır. Bir basçının bulunduğu kadrolarda piyanonun sol eli sadeleşmeli ya da yukarı çıkmalı; aksi hâlde alt bölgeyi bulandırıyor.
Yaygın yanlış: Gitar her zaman açık akorlarla çalınır. Kapo, üst tellerdeki küçük şekiller ve kök ile beşliden oluşan akorlar, gitara farklı bölgelerde ve farklı işlevlerde çalma olanağı veriyor.
Yaygın yanlış: İki çalgının aynı şeyi çalması sesi güçlendirir. Bilinçli bir katlama bir figürü güçlendirebilir; ama farkında olmadan her yerde yapılan katlama, sesi kalınlaştırmak yerine bulanıklaştırıyor.
Yaygın yanlış: Gitar ve piyano yalnızca akor çalar. Bir riff, tekrarlanan bir figür ya da bir arpej, bu çalgılara şarkının kimliğini taşıyan bir rol kazandırabiliyor.
Uygulama
Üzerinde çalıştığın şarkının akor yürüyüşünü, bir kıta ve bir nakarat için yaz. Kadronda gitar ve piyano varsa ikisi için, yalnızca biri varsa ona ek olarak sanal bir çalgı için çalış.
Önce gitar için iki farklı diziliş dene. Birinde akorları sapın başındaki açık şekillerle, ötekinde kapoyla ya da üst tellerdeki küçük şekillerle çal ve kaydet. İki kaydı dinleyip hangi dizilişin daha fazla yer kapladığını ve hangisinin başka bir çalgının üstüne daha rahat yerleşeceğini yaz.
Ardından piyano için iki farklı diziliş dene. Birinde sol elinde kök ve oktav, sağ elinde sıkı bir akor; ötekinde sol elinde yalnızca kök ya da hiç ses, sağ elinde açık bir diziliş. Mümkünse bir bas partisiyle birlikte dinle ve iki dizilişin alt bölgeyi nasıl etkilediğini karşılaştır.
Sonra iki çalgının partilerini birlikte kur. Kıtada ikisinin nasıl ayrılacağını seç: bölgeyle mi, işlevle mi, soru ve cevapla mı? Nakaratta ne değişeceğini yaz. Piyano partisinde, akorlar arasında ortak sesleri tutarak ve öteki sesleri en yakın sese taşıyarak bir yürüyüş dene; aynı akorları tek bir şekli kaydırarak çaldığın hâliyle karşılaştır.
Son olarak partilerden birine bir kimlik kazandır. Gitar ya da piyano için, şarkının bir yerinde tekrarlanacak kısa bir figür, bir riff ya da bir arpej deseni yaz. Bu figürün hangi bölümlerde duyulacağını ve saklı kaynaklar listende nereye yerleşeceğini belirle. Kararlarını akor şemana kısa notlar olarak ekle.
Kilit özet
Gitar ve piyano armoniyi tek başına taşıyabildiği için aynı düzenlemede kolayca çakışıyor. Bu çakışma çoğu zaman akorların kendisinden değil, seslerinin nasıl dizildiğinden kaynaklanıyor. Dizilişin tepe sesi, kulağın en kolay yakaladığı ses ve ikinci bir ezgi gibi yürüyebiliyor.
Gitarda açık tel akorları geniş, kapo ve üst tellerdeki küçük şekiller daha ince ve tiz, kök ile beşliden oluşan akorlar ise güçlü ve esnek dizilişler sunuyor. Piyanoda iki elin iş bölümü önemli: bir basçıyla çalarken sol el sadeleşmeli; sağ el sıkı ya da açık dizilişlerle farklı bölgeler kurabiliyor ve akorun yalnızca tanımlayıcı sesleri de çalınabiliyor.
Akorlar arasında ortak sesleri tutup ötekileri en yakın sese taşımak, partiye akıcı bir iç ezgi kazandırıyor; aynı şekli kaydırmak ise sert bir etki için bilinçli olarak seçilebiliyor.
İki çalgı bölgeyle, işlevle ve soru-cevapla ayrılabiliyor ya da bilinçli katlamayla birleştirilebiliyor. Riff, tekrarlanan figür, arpej ve çalış tekniği, bu iki çalgının partilerine akor çalmanın ötesinde bir kimlik kazandırıyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste armoniyi taşıyan iki akustik temelli çalgıyı ele aldık ve onların partilerini diziliş, işlev ve kimlik olarak ayrıştırdık. Ama pek çok güncel düzenlemede armoninin bir kısmını, gitarın ve piyanonun yapamadığı biçimde uzun, kesintisiz ve istenen tınıda tutan başka katmanlar da var.
Sonraki ders bu katmanlara geçiyor. Uzun ve yumuşak bir ses halısı bir düzenlemeye ne katar ve ne zaman fazla gelir? Elektronik seslerle kurulan katmanlar, akustik çalgılarla nasıl bir arada yaşar? Ve bir düzenlemede gerçekten duyulan bir katman ile yalnızca hissedilen bir katman arasındaki fark nasıl kurulur?