İçeriğe geç

ACO-201 · Modül 5 · L2 Temel

Ses yutma (absorption)

2.557 kelime · 17 örnek · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Gözenekli bir yutucu, liflerinin ve gözeneklerinin arasında ileri geri hareket eden havanın sürtünmesiyle ses enerjisini ısıya çeviriyor. Bu yüzden yalnızca hava içinden geçebiliyorsa ve havanın hareket ettiği bir yerde duruyorsa çalışıyor. Malzemenin sıkılığı, havaya ne kadar direnç göstereceğini ve ne kadar ses tutacağını belirliyor.

Yutma katsayısı, gelen enerjinin ne kadarının tutulduğunu sıfırla bir arasında veriyor ve bant bant incelenmeli. Tek sayılık ortalamalar pes bölgeyi gizleyebiliyor; birin üstündeki değerler ölçüm koşullarından kaynaklanıyor.

Duvara dayalı ince bir yutucu, havanın hareketsiz kaldığı bölgede oturduğundan yalnızca tizlerde iş görüyor. Kalınlığı artırmak ya da yutucuyu duvardan uzaklaştırıp arkasında hava boşluğu bırakmak, onun çalışma bölgesini pes tarafa doğru genişletiyor. En pes bölge çoğu zaman başka çözümler de istiyor.

Kaplama kumaşı hava geçirmeli, mineral yünle korunarak çalışılmalı, yangın dayanımı gözetilmeli. Yutucuyu odaya dağıtmak ve gereğinden fazla kullanmamak, dengeli bir odanın koşulları.

Açılış sahnesi

Bir şarkıcı, evindeki küçük bir odayı vokal kabinine çevirmiş. Dört duvarı, tavanı ve kapının arkasını ince, piramit desenli köpük karolarla kaplamış. Karoların altında boya görünmüyor; oda gözle bakıldığında tam bir stüdyo gibi.

İlk kaydı dinlediğinde sesinin tuhaf olduğunu fark ediyor. Tizler neredeyse yok olmuş, ses sanki bir yastığın içinden geliyor. Ama göğüs sesinin altında, kulağını rahatsız eden kalın, kutu gibi bir uğultu duruyor. Oda hem çok ölü hem de bir yerinde hâlâ gürültülü.

Bir ses teknisyeni arkadaşı gelip bir karoyu duvardan söküyor ve iki parmağının arasında kalınlığını gösteriyor. Sonra çantasından, bir yastık büyüklüğünde, kalın ve lifli bir panel çıkarıyor. Paneli önce duvara dayıyor, şarkıcıya birkaç cümle söyletiyor. Sonra aynı paneli duvardan bir karış kadar uzaklaştırıp iki sandalyenin arasına sıkıştırıyor ve şarkıcıdan aynı cümleleri söylemesini istiyor.

Şarkıcı kulaklığındaki farkı hemen duyuyor. Panel duvara dayalıyken tizler biraz daha yumuşuyor, uğultu yerinde kalıyor. Panel duvardan uzaklaştığında ise uğultunun bir kısmı çekiliyor. "Aynı panel," diyor şarkıcı. "Tek yaptığın şey onu biraz ileri çekmek." Teknisyen başını sallıyor: "Yutucu, sesin geçtiği yerde işe yarar. Duvarın dibinde pes ses geçmiyor."

Bu derste ne olacak

Önce gözenekli bir malzemenin sesi nasıl ısıya çevirdiğini, yani yutmanın mekanizmasını kuracağız. Sonra bir malzemenin ne kadar ses tuttuğunu anlatan katsayıyı ve bu katsayının frekansa göre değişen tablolarını okumayı öğreneceğiz. Ardından açılıştaki gizemi çözeceğiz: bir yutucunun kalınlığı ve duvardan uzaklığı, onun hangi frekansta çalıştığını nasıl belirliyor. Yaygın yutucu malzemeleri, kaplama kumaşını ve yutucunun odaya nasıl dağıtılacağını konuşacağız. En sonda da evdeki malzemelerle kalınlığın ve hava boşluğunun etkisini kulakla sınayacağız.

Sıfır noktası

Yansıma dersinde bir yüzeye çarpan sesin enerjisinin üçe bölündüğünü ve bu paylardan birinin yüzeyin içinde kaldığını gördük. Çınlama süresi dersinde ise bir odadaki toplam yutuculuğun, sesin ne kadar süre yaşayacağını belirlediğini ve yumuşak malzemelerin çoğu zaman yalnızca tizleri kurutup pesleri bıraktığını konuştuk.

Bu ders, o ortadaki payın, yani tutulan enerjinin nasıl tutulduğunu inceliyor. Yutmayı bir sihir ya da malzemenin kendine özgü bir niteliği gibi değil, hava hareketine bağlı fiziksel bir süreç olarak ele aldığında, hangi malzemenin nereye, ne kalınlıkta ve duvardan ne uzaklıkta konacağı sorusu tahmin edilebilir hâle geliyor.

Ev ve küçük stüdyo düzenlemelerinde en çok para yutucuya harcanıyor ve en çok hata da burada yapılıyor. Açılıştaki şarkıcının kabini, bu hataların en yaygınını gösteriyor: çok sayıda ince yutucu, tizleri aşırı kurutuyor, alt bölgeye ise dokunmuyor.

Ders bittiğinde sorulacak olan şu: gözenekli bir yutucunun sesi hangi mekanizmayla tuttuğunu açıklayabiliyor, bir malzemenin yutma katsayısı tablosunu okuyabiliyor, bir yutucunun kalınlığı ve duvardan uzaklığıyla çalışma bölgesinin nasıl kaydığını söyleyebiliyor ve açılıştaki kabini düzeltmek için ne önereceğini gerekçelendirebiliyor musun?

Mekanizma

Hava hareketinden ısıya

Ses dalgası, havanın basıncındaki salınımlar kadar hava parçacıklarının ileri geri hareketi demek. Bir ses, lifli ya da açık gözenekli bir malzemenin içine girdiğinde, bu ileri geri hareket eden hava, liflerin ve gözeneklerin arasındaki dar yollardan geçmek zorunda kalıyor.

Dar yollardan geçen hava, liflere ve gözenek duvarlarına sürtünüyor. Bu sürtünme, hareketin enerjisinin bir kısmını çok küçük bir miktar ısıya çeviriyor. Ses, malzemenin içinde ilerledikçe ve geri dönerken yeniden aynı yoldan geçtikçe, her seferinde biraz daha enerji kaybediyor. Malzemeden çıkan ses, girenden belirgin biçimde zayıf.

Bu mekanizmadan doğrudan çıkan sonuçlar var. Yutucu ancak içinden hava geçebiliyorsa çalışıyor; gözenekleri kapalı bir köpük ya da yüzeyi boyanmış bir panel, sesi içine almadan geri gönderiyor. Aynı biçimde, yutucu ancak havanın hareket ettiği yerde çalışıyor; havanın durduğu bir noktaya konmuş en iyi malzeme bile orada az iş yapıyor.

Malzemenin ne kadar sıkı olduğu da önem taşıyor. Çok gevşek bir malzeme havaya fazla direnç göstermiyor ve az enerji tutuyor. Çok sıkı bir malzeme ise havanın içine girmesini zorlaştırıyor ve sesin bir kısmını yüzeyinden geri gönderiyor. Bu dengeyi anlatan özelliğe akış direnci (flow resistivity) deniyor; iyi yutucular, bu ikisinin arasında bir yerde duruyor.

Yutma katsayısı

Bir malzemenin ne kadar ses tuttuğu, sıfır ile bir arasında değişen bir katsayıyla veriliyor. Sıfır, gelen sesin tamamının geri döndüğü, bir ise gelen sesin tamamının tutulduğu anlamına geliyor. Katsayısı yarım olan bir yüzey, gelen enerjinin yaklaşık yarısını tutup yarısını geri gönderiyor.

Bu katsayı her frekansta farklı. Bu yüzden üreticiler ve kaynaklar, bir malzemenin katsayısını tek bir sayı olarak değil, frekans bantlarına göre dizilmiş bir tablo olarak veriyor. İnce bir köpük karonun tablosunda katsayı tiz bantlarda yüksek, pes bantlarda çok düşük görünüyor. Kalın ve lifli bir panelin tablosunda ise yüksek değerler çok daha pes bantlara kadar iniyor.

Bazı tablolarda katsayının birin üstüne çıktığı görülebiliyor. Bu, malzemenin gelenden fazla ses tuttuğu anlamına gelmiyor; ölçüm yönteminden, özellikle küçük örneklerin kenarlarında sesin kırınımla fazladan yakalanmasından kaynaklanan bir durum. Böyle değerler, fiziksel bir sınırın aşılması olarak değil, ölçüm koşullarının bir izi olarak okunmalı.

Tabloları özetleyen tek sayılık değerler de var; bunlar çoğu zaman orta frekans bantlarının bir ortalaması. Bu tek sayılar, malzemeleri hızla karşılaştırmaya yarasa da, pes bölgedeki zayıflığı gizleyebiliyor. Açılıştaki köpük karolar, tek sayılık bir değerle bakıldığında oldukça iyi görünebilir; pes bantlardaki davranışları ise tablonun bütününe bakınca ortaya çıkıyor.

Duvarın dibinde hava durur

Oda modları dersinde sert bir yüzeyin dibinde basıncın doruğa çıktığını, havanın ise orada neredeyse hiç hareket etmediğini gördük. Duvardan uzaklaştıkça hava hareketi artıyor ve bir frekansın dalga boyunun dörtte biri kadar uzakta en büyük değerine ulaşıyor.

Bu, açılıştaki gizemin anahtarı. Gözenekli bir yutucu havanın hareketiyle çalıştığına göre, duvara dayalı bir yutucu ancak kendi kalınlığının içine hava hareketinin sığdığı frekansları etkiliyor. Bin hertzlik bir sesin dalga boyu otuz dört santimetre civarında ve dörtte biri sekiz buçuk santimetre kadar. Birkaç santimetrelik bir karo, bu frekansın ve daha tiz frekansların önemli bir kısmını tutabiliyor. İki yüz elli hertzlik bir sesin dalga boyunun dörtte biri ise otuz santimetreyi aşıyor; aynı karo bu frekansta havanın neredeyse durduğu bölgede kalıyor ve çok az iş yapıyor.

Yüz hertzlik bir ses için bu mesafe seksen santimetreyi aşıyor. Pes bölgede yalnızca gözenekli malzemeyle etkili bir yutma sağlamak, bu yüzden çok kalın malzemeler ya da duvardan epey uzaklaştırılmış paneller gerektiriyor. Bu ilişki kaba bir kural; malzemenin yapısı ve sesin geliş açısı sonucu değiştiriyor. Ama genel eğilim çok güçlü: yutucu ne kadar ince ve duvara ne kadar yakınsa, o kadar tiz bir bölgede çalışıyor.

Kalınlık ve hava boşluğu

Bir gözenekli yutucunun çalışma bölgesini pes tarafa doğru genişletmek için kalınlığı artırmak ya da yutucuyu duvardan uzaklaştırıp arkasında bir hava boşluğu bırakmak gerekiyor.

Kalınlığı artırmak en doğrudan yol. Kalın bir panel, havanın hareket ettiği bölgeye daha çok uzanıyor ve daha pes frekanslarda da enerji tutuyor. Bedeli, malzemenin miktarı ve odada kapladığı yer.

Hava boşluğu ise aynı miktarda malzemeyle benzer bir etki elde etmenin yolu. Panel duvardan uzaklaştırıldığında, havanın daha hızlı hareket ettiği bir bölgeye taşınıyor. Açılıştaki teknisyenin paneli bir karış ileri çekmesi tam bunu yaptı: panelin kendisi değişmedi, ama çalıştığı yer değişti. Hava boşluğu, çoğu zaman aynı malzemeyle, daha kalın bir panelin davranışına yaklaşan bir sonuç veriyor; ama bu etkinin ne kadar pes bölgeye ulaştığı boşluğun büyüklüğüne ve malzemeye bağlı.

Bu iki yol birlikte kullanıldığında, gözenekli yutucular pes-orta bölgeye kadar etkili hâle getirilebiliyor. En pes bölge, oda modlarının hükmettiği alan ise çoğu zaman başka tür çözümler de gerektiriyor; kursun bas tuzakları modülü bu çözümleri ele alıyor.

Malzemeler ve kaplama

Stüdyo düzenlemesinde en sık kullanılan gözenekli malzemeler, mineral yünler (taş yünü ve cam yünü), polyester lif paneller ve açık gözenekli akustik köpükler. Ağır perdeler, kalın halılar ve dolu kitaplıklar da farklı ölçülerde yutucu olarak davranıyor.

Mineral yün paneller, uygun yoğunlukta seçildiğinde, aynı kalınlıktaki birçok köpükten daha pes frekanslara kadar etkili olabiliyor. Ama liflerinin cilde ve solunum yoluna tahriş verebildiği biliniyor. Bu malzemelerle çalışırken eldiven, uzun kollu giysi ve toz maskesi kullanmak, paneli de nefes alabilen bir kumaşla tamamen sarmak gerekiyor. Yangın güvenliği de önemli bir ölçüt; bazı köpükler kolay tutuşabiliyor ve yangın sınıfı belirtilmiş malzemeleri seçmek, özellikle kapalı ve küçük odalarda bir zorunluluk.

Yutucunun önüne konan kumaş, sesin içeri girebileceği kadar hava geçirgen olmalı. Kumaşın geçirgenliğini sınamanın basit bir yolu var: kumaşı ağzına dayayıp içinden üflemek. Hava rahatça geçiyorsa ses de geçiyor; nefes duruyorsa kumaş, yutucunun önünde bir perde gibi davranıp tizlerin bir kısmını geri gönderebilir.

Yutucunun odada dağılımı

Aynı miktarda yutucu malzeme, odaya nasıl dağıtıldığına göre farklı sonuçlar veriyor. Tek büyük bir blok yerine birkaç panel hâlinde dağıtılmış yutucu, kenarlarından da ses yakalayarak çoğu zaman daha verimli çalışıyor. Aynı zamanda odanın farklı yüzeylerine dağılmış yutucu, sesi bir yöne doğru kurutup öteki yönleri parlak bırakmıyor.

Yutucunun nereye konacağı ise her şeyden önce hangi sorunun çözüleceğine bağlı. İlk yansımaları azaltmak için belirli noktalar, çınlama süresini kısaltmak için genel bir yüzey miktarı, pes birikmeyi azaltmak için köşeler öne çıkıyor. Bu ayrımlar kursun sonraki modüllerinde tek tek ele alınıyor.

Son bir ilke de yutucuyu gereğinden fazla kullanmamak. Açılıştaki kabinde olduğu gibi her yüzeyi ince yutucuyla kaplamak, tizleri aşırı kurutup pes bölgeyi bırakıyor. Sonuç, dengesiz ve içinde bulunması yorucu bir oda.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Geliş açısı. Yutma katsayıları çoğu zaman sesin her yönden geldiği varsayımıyla ölçülüyor. Gerçek bir odada ise belli bir yüzeye belli yönlerden gelen yansımalar baskın olabiliyor. Bir yutucu, sese dik açıyla ve yan açıyla geldiğinde farklı davranabiliyor. Özellikle ilk yansıma noktalarında, yutucunun hangi açıyla çarpan sesi tutacağı hesaba katılmalı.

Rezonanslı yutucular. Gözenekli yutucuların yanında, belli bir frekansta titreşerek enerji tutan yutucular da var: esnek bir yüzeyin arkasında kapalı bir hava boşluğu bırakan panel yutucular ve ağzı dar bir boşluğun havasını titreştiren rezonatörler. Bu yutucular, dar bir pes bölgeyi hedeflemek için kullanılıyor ve doğru ayarlanmaları hesap ile ölçüm istiyor. Bas tuzakları modülü bu türleri ayrıntılı işliyor.

Mobilyanın katkısı. Kanepe, yatak, dolu kitaplık ve ağır perde, bir odanın yutuculuğuna ciddi katkı yapıyor. Bu nesneler çoğu zaman kalın ve dağınık yapıda olduğu için ince karolardan daha dengeli bir yutma sunabiliyor. Bir odayı düzenlemeye başlamadan önce mevcut mobilyanın etkisini ölçmek, gereksiz malzeme alımını önleyebiliyor.

Yumurta kolileri. Duvarlara yumurta kolisi yapıştırmak, ev stüdyolarında hâlâ sık rastlanan bir uygulama. Kolilerin ince ve sert yapısı, gözenekli bir yutucunun mekanizmasına uymuyor; akustik açıdan çok az iş yapıyorlar ve yanıcı olabiliyorlar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Duvarların her yerini kaplamak odayı iyileştirir. Her yüzeyi ince yutucuyla kaplamak, tizleri aşırı kurutup pesleri bırakıyor. Sonuç, hem ölü hem uğultulu, dengesiz bir oda.

Yaygın yanlış: Tek sayılık bir değer yutucuyu tanımlar. Orta bantlara dayanan tek sayılar, ince malzemelerin pes bölgedeki zayıflığını gizleyebiliyor. Frekans bantlarına göre verilen tablonun tamamına bakmak gerekiyor.

Yaygın yanlış: Yutucu duvara yapışık olmalıdır. Havanın en hızlı salındığı nokta duvardan biraz ileride olduğundan, yutucuyu oraya taşımak onu daha pes frekanslarda da etkili kılabiliyor.

Yaygın yanlış: Yutucunun önündeki kumaş önemsizdir. Hava geçirmeyen bir kumaş, sesin yutucuya ulaşmasını engelleyip tizlerin bir kısmını geri gönderebiliyor. Kumaşın içinden rahatça üflenebilmesi gerekiyor.

Yaygın yanlış: Ses yutucu malzeme ses yalıtımı da sağlar. Gözenekli yutucular hafif ve havayı geçiren malzemeler; odanın içindeki yansımayı azaltıyorlar ama sesin öteki odaya geçmesini pek engellemiyorlar. Yalıtım başka bir iş.

Uygulama

Evdeki yumuşak nesnelerden bir deney düzeneği kur: kalın bir yorgan, ince bir battaniye ve bir yastık yeterli. Hoparlöründen tarak filtre dersinde kullandığın gürültüyü çal ve dinleme noktanda otur. Ses seviyesini kulağı yormayacak kadar düşük tut.

Önce ince battaniyeyi, dinleme noktanın yanındaki duvara dümdüz, yapışık biçimde as. Sesi dinle, sonra battaniyeyi kaldırıp yeniden dinle. Değişen bölgeyi, tiz mi orta mı alt mı olduğunu belirterek not al. Ardından aynı işlemi kalın yorganla, önce duvara yapışık, sonra bir sandalye ya da askılık yardımıyla duvardan bir karış uzakta tekrarla. Üç durumda seste neyin değiştiğini, özellikle pes-orta bölgede bir fark olup olmadığını not et.

Sonra aynı karşılaştırmayı bir el çırpmasının kaydıyla yap. Her durumda aynı noktada çırp, kaydet ve kuyrukların uzunluğunu ve rengini karşılaştır. Kuyruğun tiz bölümü hangi durumda en çok kısalıyor, pes bölümü hangi durumda değişiyor, bak.

Ardından bir malzeme tablosu oku. İnternette bir akustik köpüğün ve bir mineral yün panelin üretici tablolarını bul. İki tabloyu frekans bantlarına göre yan yana koy ve katsayının hangi banttan itibaren düştüğünü işaretle. Tablolarda tek sayılık bir ortalama varsa, onun pes bantlardaki farkı ne kadar gizlediğine bak.

Son olarak kendi odan için kaba bir liste hazırla. Odanın hangi sorununu çözmek istiyorsun: tizleri biraz yumuşatmak mı, çınlama süresini kısaltmak mı, pes bölgedeki uğultuyu azaltmak mı? Her biri için hangi kalınlıkta, duvardan ne uzaklıkta ve odanın neresinde bir yutucu düşündüğünü, güvenlik ve bütçe notlarıyla birlikte yaz. Bu liste, bitirme raporunun düzenleme planı bölümüne taşınacak.

Kilit özet

Gözenekli bir yutucu, liflerinin ve gözeneklerinin arasında ileri geri hareket eden havanın sürtünmesiyle ses enerjisini ısıya çeviriyor. Bu yüzden yalnızca hava içinden geçebiliyorsa ve havanın hareket ettiği bir yerde duruyorsa çalışıyor. Malzemenin sıkılığı, havaya ne kadar direnç göstereceğini ve ne kadar ses tutacağını belirliyor.

Yutma katsayısı, gelen enerjinin ne kadarının tutulduğunu sıfırla bir arasında veriyor ve bant bant incelenmeli. Tek sayılık ortalamalar pes bölgeyi gizleyebiliyor; birin üstündeki değerler ölçüm koşullarından kaynaklanıyor.

Duvara dayalı ince bir yutucu, havanın hareketsiz kaldığı bölgede oturduğundan yalnızca tizlerde iş görüyor. Kalınlığı artırmak ya da yutucuyu duvardan uzaklaştırıp arkasında hava boşluğu bırakmak, onun çalışma bölgesini pes tarafa doğru genişletiyor. En pes bölge çoğu zaman başka çözümler de istiyor.

Kaplama kumaşı hava geçirmeli, mineral yünle korunarak çalışılmalı, yangın dayanımı gözetilmeli. Yutucuyu odaya dağıtmak ve gereğinden fazla kullanmamak, dengeli bir odanın koşulları.

Sonraki derse köprü

Bu derste yansımayla başa çıkmanın bir yolunu, enerjiyi ısıya çevirip ortadan kaldırmayı inceledik ve bu yolun aşırıya kaçtığında odayı nasıl öldürdüğünü gördük.

Yansımayla başa çıkmanın başka bir yolu, enerjiyi yok etmeden onu parçalamak. Bir yüzey, sesi tek bir güçlü yansıma olarak geri göndermek yerine, onu pek çok yöne ve zamana nasıl yayabilir? Böyle bir yüzeyin girinti çıkıntılarının derinliği ve genişliği, hangi frekanslarda işe yarayacağını nasıl belirler? Ve bir oda, yutucu ile yayıcı arasındaki dengeyle nasıl hem kontrollü hem canlı tutulabilir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Yutma mekanizması, bir gözenekli malzemenin büyütülmüş kesitiyle gösterilmeli: lifler arasında ileri geri hareket eden küçük hava parçacıkları, her sürtünmede soluklaşan bir renkle. Malzemeye giren ses dalgası kalın, çıkan ses dalgası belirgin biçimde ince çizilmeli.

Duvarın önündeki hava hareketi, duvarda sıfırdan başlayıp dalga boyunun dörtte biri uzaklıkta en büyük değerine ulaşan bir eğriyle gösterilmeli. Aynı çizimde tiz ve pes iki ses için iki ayrı eğri çizilmeli; duvara dayalı ince bir karonun yalnızca tiz eğrinin yüksek bölgesine denk geldiği görülmeli. Ardından karo duvardan uzaklaştırılınca pes eğrinin daha yüksek bir bölgesine girdiği canlandırılmalı.

Yutma katsayısı tablosu, frekans bantlarına göre dizilmiş sütun grafiğiyle gösterilmeli: ince köpük ile kalın mineral yün panel yan yana. Sayılar ekranda yazılmamalı; yalnızca sütunların boyları karşılaştırılmalı.

Güvenlik notu, anlatıcının sakin bir tonuyla ve eldiven, maske ve kumaşla sarılı panelin kısa bir çizimiyle verilmeli.

Bu ders hangi kursun parçası

ACO-201 — Stüdyo Akustiği kursunun 10 modülünden 5. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.