İçeriğe geç

Modül 7.7 · Araştırmacı ve eleştirel düşünür

Kontemplatif bilim etiği

2.259 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · 15 dakika seslendirme · 3 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: bu alanda araştırılan uygulamalar yaşayan geleneklerden geliyor ve üç soru cevaplanmıyor — soruyu kim belirliyor, kim yazar oluyor, bulgular kime dönüyor.

İkincisi: onam formlarında olası olumsuz deneyimler çoğu zaman belirtilmiyor; sıklığın bilinmemesi bunun gerekçesi değil, "bildirilmiş ama sıklığı belirsiz" biçiminde aktarılması yerleşik bir uygulamadır.

Üçüncüsü: çıkar beyanı çatışmayı ortadan kaldırmaz, görünür kılar; yapısal çözüm bağımsız tekrarlamadır.

Dördüncüsü: uzun süreli uygulayıcıları üstün insan olarak sunmak hem yöntemsel olarak hatalı hem de belgelenmiş kötüye kullanım vakalarıyla çelişiyor.

Beşincisi: bir ölçeğin çevrilmesi geçerliliğini taşımaz ve bu ölçekler geleneklerin kavramlarını ölçtüklerini iddia edemez — sorun ölçeklerde değil, adlandırmada.

Açılış sahnesi

Bir çalışmaya katılıyorsunuz. Sekiz haftalık bir program, üniversite yürütüyor.

Onam formunu okuyorsunuz. İçinde şunlar var: çalışmanın amacı, ne yapacağınız, verilerinizin nasıl korunacağı, istediğiniz zaman ayrılabileceğiniz.

Ve içinde şu yok: bu uygulamanın sizde huzursuzluk, kaygı artışı, geçmiş anıların canlanması ya da kopukluk hissi üretebileceği.

Oysa Seviye 5 ve 6 boyunca gördük: bunlar bildirilmiş deneyimler.

Bir ilaç çalışmasında bu bilgilerin onam formunda bulunmaması düşünülemez. Burada olağan.

Bu ders, bu alanda araştırma yapmanın ve okumanın etik boyutunu ele alıyor. Ve baştan söyleyelim: buradaki hiçbir madde niyetle ilgili değil. Hepsi yapıyla ilgili.

Bu derste ne olacak

Önce geleneksel bilgi sahipleriyle çalışmayı ele alacağız: kimin bilgisi kullanılıyor, kime atıf yapılıyor ve soruyu kim belirliyor. Sonra katılımcı güvenliğine geçeceğiz ve onam meselesini konuşacağız. Ardından çıkar çatışmasını ve ticari programları ele alacağız. Sonra bu alana özgü bir sorunu tartışacağız: deneyimli uygulayıcıların üstün insan gibi sunulması. En sonda da kültürel çeviri ve kavram geçerliliğine bakacağız — Seviye 4'te kurduğumuz sözlüğün bilimsel karşılığı.

Ders bittiğinde bir çalışmanın etik boyutunu değerlendirebiliyor, çıkar çatışmasını yapısal olarak okuyabiliyor ve bir ölçeğin başka bir kültürde aynı şeyi ölçüp ölçmediğini sorabiliyor olacaksınız.

Sıfır noktası

Bir yerel tohum çeşidini düşünün.

Bir topluluk onu yüzyıllardır seçerek geliştirmiş. Bir şirket geliyor, örnek alıyor, laboratuvarında inceliyor ve bir ürün geliştiriyor.

Ürün gerçekten işe yarıyor. Bilgi de gerçekten kullanıldı.

Sorulacak sorular şunlar: topluluğun adı geçiyor mu, kazanç nasıl paylaşılıyor, hangi soru sorulacağına kim karar verdi?

Bu sorular tarımda uzun süre tartışıldı ve bazı yanıtlar kurumsallaştı.

Kontemplatif araştırmada aynı sorular geçerli ve tartışma çok daha yeni.

Tohum benzetmesinin zayıf tarafı şu: orada tohum somut bir nesne ve alınıp alınmadığı izlenebilir. Bir uygulama alındığında geriye bir eksik kalmıyor; bu yüzden "alındı" demek de zor. Ama bir şey kesin: bilgi bir yerden geldi ve o yerin adı çoğu makalede geçmiyor.

Mekanizma

Geleneksel bilgi sahipleriyle çalışmak

Bu alanda araştırılan uygulamaların neredeyse tamamı, yaşayan geleneklerden geliyor. Üç soru var.

Birinci soru: soruyu kim belirliyor? Bir uygulamanın hangi sonucu üzerinde çalışılacağına karar veren kişi, genellikle araştırmacı. Geleneğin kendi ölçütleri — S4-M12'de gördüğümüz amaç ekseni — çalışmaya girmiyor.

Bu, kaçınılmaz olabilir; bir bilimsel çalışma ölçülebilir sonuçlarla çalışmak zorunda. Ama sonucu şu: gelenek, kendi hedefiyle değil bizim ölçtüğümüz hedefle değerlendiriliyor.

İkinci soru: kim yazar oluyor? Uygulamayı öğreten kişi, çalışmanın "eğitmeni" olarak geçiyor ama makalede yazar olarak yer almıyor olabilir. Bilgi kaynağı ile yazarlık arasındaki bu boşluk, alanda tartışılıyor.

Üçüncü soru: bulgular kime dönüyor? Bir çalışma tamamlandığında sonuçlar akademik dergiye gidiyor. Uygulamanın geldiği topluluğa geri dönüp dönmediği, ayrı bir karar.

Bu üç soruya verilecek yanıtların yerleşik bir standardı yok. Ama benzer tartışmaların yürütüldüğü alanlarda geliştirilmiş çerçeveler var ve bu alanda da uygulanabilir.

Katılımcı güvenliği ve onam

Açılıştaki tablo bu alanda yaygın. Sebep kötü niyet değil, iki şey.

Birincisi: S6-M08'de gördüğümüz çerçeve sorunu. Olumsuz deneyimler bir yan etki olarak düşünülmediğinde, onam formuna da yazılmıyor.

İkincisi: sıklık bilinmiyor. Bir bilgi vermek için "ne kadar sıklıkla" sorusunun cevabı gerekiyor ve bu alanda o cevap yok.

Ama ikinci gerekçe yeterli değil. Sıklığı bilinmeyen bir olası zarar, "bildirilmiş ama sıklığı bilinmeyen deneyimler" başlığıyla yazılabilir. Bu, tıpta olağan bir uygulama.

Yoğun uygulama çalışmalarında üç ek önlem gerekiyor: ön eleme, çalışma süresince izleme ve zorlanan katılımcı için hazır bir yönlendirme yolu.

Çıkar çatışması ve ticari programlar

Bu alanda özel bir yapı var: birçok programın geliştiricisi, aynı zamanda o programın araştırmacısı ve eğitmen yetiştiren kurumun sahibi.

Bu alandaki tipik biçimleri şunlar: program geliştiricisinin kendi programını test etmesi, eğitmen yetiştirme gelirinin araştırma sonuçlarına bağlı olması, uygulama şirketlerinin kendi ürünleri üzerine deneme finanse etmesi, ve marka tescilli programların lisans geliri.

Bunların hiçbiri araştırmayı geçersiz kılmaz. Ama S7-M01'de gördüğümüz araştırmacı bağlılığı etkisiyle birleştiğinde, bağımsız tekrarlamayı zorunlu kılıyor.

Ve bir beyan sorunu var: çıkar beyanı bölümünün varlığı yeterli sanılıyor. Oysa beyan, çatışmayı ortadan kaldırmıyor — görünür kılıyor. Yapısal çözüm, çalışmanın bağımsız bir ekip tarafından yürütülmesi ya da en azından bağımsız bir ekip tarafından tekrarlanması.

"Üstün insan" sorunu

Şimdi bu alana özgü bir soruna geliyoruz.

Uzun süreli uygulayıcılar, araştırmalarda özel bir yer tutuyor: ideal örneklem, olağanüstü kapasiteler, insan potansiyelinin sınırı.

Bu çerçevenin üç sorunu var.

Birincisi yöntemsel. S7-M02'de gördük: bu kişiler kendi kendini seçmiş bir gruptur. Bulunan her fark, uygulamanın sonucu olabileceği gibi kimin uygulamayı sürdürebildiğinin de sonucu olabilir.

İkincisi ölçüm. Bu gruplarla yapılan çalışmalarda ölçüm büyük ölçüde öz bildirime dayanıyor ve bu kişiler, ölçeklerin ne aradığını en iyi bilen gruptur. S6-M01'deki anlam kayması burada en güçlü hâlinde çalışıyor.

Üçüncüsü ve en önemlisi: ahlaki çıkarım. Uzun süreli uygulama, ahlaki üstünlük göstergesi olarak sunulduğunda, S5-M07'de sıraladığımız belgelenmiş kötüye kullanım vakalarıyla doğrudan çelişiyor.

Bu üçüncüsü bir bilgi hatası değil, bir çerçeve hatası. Ve iki yönlü zarar veriyor: bir yandan idealleştirme üretiyor, diğer yandan o kişi başarısız olduğunda toplulukta çöküşe yol açıyor.

Bilimsel olarak doğru çerçeve şu: uzun süreli uygulayıcılar, belirli kapasitelerde farklılık gösterebilecek ilginç bir gruptur ve o farkların kaynağı belirsizdir. Bu kadar.

Kültürel çeviri ve kavram geçerliliği

Son bölüm ve Seviye 4'ün doğrudan devamı.

Bu alanda somut bir sorun var. Farkındalık ölçekleri belirli bir dilde ve belirli bir kültürel bağlamda geliştirildi. Sonra başka dillere çevrildi.

Çeviri, geçerliliği taşımıyor.

Bir örnekle: bir ölçekte "yaptığım işe dalıp gittiğimi fark ederim" gibi bir madde var. Bu maddenin anlamı, meditasyon deneyimi olan biriyle olmayan biri için farklı olabilir. Aynı madde, farklı bir dilde ve farklı bir günlük konuşma bağlamında yine farklı bir şey ölçebilir.

Ve daha temel bir soru var, S4-M12'de sormuştuk: bu ölçekler, geleneklerin kastettiği şeyi mi ölçüyor?

Cevap büyük ölçüde hayır ve bu bir kusur değil — ölçekler modern bir kavramı ölçmek için geliştirildi. Sorun, o kavramın gelenek adıyla anılması.

Örneklerden okuma

Adı geçmeyen kaynak

Onamda yazmayan şey

Geliştiricinin çalışması

Aynı ölçek, farklı anlam

Usta katmanı

Üç ileri not.

Birincisi: etik kurul onayı bir taban, bir tavan değil. Kurullar veri güvenliği, onam ve zarar riskini değerlendirir; ama fayda paylaşımı, atıf ve kültürel geçerlilik gibi konular çoğu kurulun kapsamında değil.

İkincisi: bu alanda en zor etik sorun muhtemelen soru seçiminde. Bir geleneğin uygulamasını "gerginlik azaltma" ölçütüyle test etmek, o geleneğin kendi hedefini araştırma dışında bırakıyor. Bunun kaçınılmaz olduğu söylenebilir — ama en azından makalede yazılması mümkün.

Üçüncüsü: bu dersteki maddelerin hemen hepsi, aynı zamanda kalite maddesi. Onamı tam olan, ön eleme yapan, olumsuz olayları izleyen, çıkarını beyan eden ve ölçeğinin geçerliliğini sınayan bir çalışma yalnızca daha etik değil — daha güvenilir. Etik ile yöntem burada ayrılmıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Etik kurul onayı varsa katılımcı güvenliği sağlanmıştır."
Doğrusu

· Kurul onayı bir asgari eşiktir. Olası olumsuz deneyimlerin onamda belirtilmesi, çalışma boyunca izleme ve zorlanan katılımcı için yönlendirme yolu, kurul onayının garanti ettiği şeyler değildir.

Yaygın yanlış"Çıkar beyanı varsa sorun kalmaz."
Doğrusu

· Beyan, çatışmayı ortadan kaldırmaz; görünür kılar. Yapısal çözüm, bağımsız ekiplerin aynı soruyu sorması ve bulgunun bağımsız olarak tekrarlanmasıdır.

Yaygın yanlış"Uzun süreli uygulayıcılar ideal araştırma örneğidir."
Doğrusu

· Bu grup kendi kendini seçmiştir, ölçeklerin ne aradığını en iyi bilen gruptur ve uzun uygulama ahlaki üstünlük göstergesi değildir — belgelenmiş kötüye kullanım vakaları bunun açık kanıtıdır.

Yaygın yanlış"Bir ölçek başka bir dile çevrildiyse aynı şeyi ölçer."
Doğrusu

· Çeviri geçerliliği taşımaz; ölçüm eşdeğerliğinin istatistiksel olarak sınanması gerekir ve bu sınama çoğu uyarlamada yapılmaz. Sınanmadığında gruplar arası fark, neyi ölçtüğü belirsiz bir fark olur.

Sınırlar

Bu ders bir etik kurul rehberi değildir; gerçek bir çalışma yürütmek kurumsal etik değerlendirmesi gerektirir ve buradaki maddeler o değerlendirmenin yerine geçmez.

Çıkar çatışması tespiti bir suçlama değildir. Bir programın geliştiricisinin o programı araştırması, sonucu geçersiz kılmaz; bağımsız tekrarlama gerektirir.

Bu araçları bir araştırmacıyı ya da bir geleneği itibarsızlaştırmak için kullanmayın. Aynı ölçütleri katıldığınız çalışmalara da uygulamıyorsanız, elinizdeki şey etik değerlendirme değil.

Ve tıbbi sınır aynı: bir çalışmanın etik eksiği, o çalışmanın bulgusuna dayanan bir tedaviyi bırakmanın gerekçesi olamaz.

Uygulamalı çalışma

Bu, Seviye 7'nin bitirme projesi. Tek oturumda bitmez; bir haftalık bir iş.

Bir meditasyon iddiası seçin — kendi merak ettiğiniz, çevrenizde çok duyduğunuz ya da bir tanıtımda karşılaştığınız bir iddia. Sonra altı bölümlük bir dosya hazırlayın.

Birinci bölüm — geleneksel kaynak. Bu iddia bir gelenekten geliyorsa, o gelenekte ne söyleniyor? S4-M12'deki beş ekseni kullanın: köken, amaç, yöntem, otorite, etik bağlam.

İkinci bölüm — önerilen mekanizma. Bu iddianın arkasında hangi açıklama var? S6-M02'deki adaylardan hangisi? Ölçülmüş mü, önerilmiş mi?

Üçüncü bölüm — mevcut kanıt. Hangi çalışmalar var? Kim, ne, neye göre, hangi sonuçta? S7-M05'teki okuma sırasını kullanın.

Dördüncü bölüm — karşı kanıt. Bu iddiayı desteklemeyen bulgular var mı? Sıfır sonuçlar, tekrarlanamayan çalışmalar, aktif karşılaştırmalı denemeler?

Beşinci bölüm — güvenlik. Bu uygulamanın kimde uygun olmadığına dair bilgi var mı? Olumsuz deneyim bildirimleri?

Altıncı bölüm — açık sorular. Bu iddiayı test etmek için hangi çalışma gerekiyor ve henüz neden yapılmadı?

Dosyayı bitirdiğinizde son bir sayfa yazın: bu iddiayı bugün nasıl ifade edersiniz? Cümleyi kurun ve altına hangi kısmının kanıta, hangi kısmının geleneğe, hangi kısmının kendi deneyiminize dayandığını yazın.

Bu son sayfa, Seviye 7'nin çıktısı.

Kendin dene

Kilit özet

Birincisi: bu alanda araştırılan uygulamalar yaşayan geleneklerden geliyor ve üç soru cevaplanmıyor — soruyu kim belirliyor, kim yazar oluyor, bulgular kime dönüyor.

İkincisi: onam formlarında olası olumsuz deneyimler çoğu zaman belirtilmiyor; sıklığın bilinmemesi bunun gerekçesi değil, "bildirilmiş ama sıklığı belirsiz" biçiminde aktarılması yerleşik bir uygulamadır.

Üçüncüsü: çıkar beyanı çatışmayı ortadan kaldırmaz, görünür kılar; yapısal çözüm bağımsız tekrarlamadır.

Dördüncüsü: uzun süreli uygulayıcıları üstün insan olarak sunmak hem yöntemsel olarak hatalı hem de belgelenmiş kötüye kullanım vakalarıyla çelişiyor.

Beşincisi: bir ölçeğin çevrilmesi geçerliliğini taşımaz ve bu ölçekler geleneklerin kavramlarını ölçtüklerini iddia edemez — sorun ölçeklerde değil, adlandırmada.

Sonraki derse köprü

Seviye 7 burada tamamlanıyor. Soru kurmayı, tasarımları, sayıları, yanlılıkları, makale okumayı, tekrarlanabilirliği ve etik boyutu ele aldık.

Şimdi tamamen farklı bir yere geçiyoruz.

Seviye 8'de artık kanıt okumayacağız — uyarlama yapacağız. Aynı temel ilkeleri farklı yaşlara, ortamlara ve amaçlara taşımak. Çocuklarda ne değişir, iş yerinde ne değişir, sporcuda, hastanede, okulda, yas sürecinde ne değişir?

Ve her yolda aynı iki soru olacak: bu uyarlama neyi korumak zorunda ve uyarlayan kişinin yetkisi nerede bitiyor?

Bir sonraki ders olan S8-M0A altı ile on iki yaş arası çocuklar için uyarlamayı ele alıyor: oyun ile hareket ile duyuları, bir dakikalık uygulamaları, duygu sözlüğünü, zorunlu sessizliğin zararlarını, ebeveyn ve öğretmen bilgilendirmesini, ve çocuğun bırakma ile gözlerini açık tutma hakkını.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılışta: bir onam formu. Maddeler tek tek beliriyor. Sonra formun altına bir madde daha ekleniyor ve o madde boş bir çerçeve olarak kalıyor.

Görsel an — tohum: bir topluluğun elinde bir tohum; laboratuvara gidiyor; bir ürün çıkıyor. Ürünün etiketinde topluluğun adı yok. Sonra etiket düzeltiliyor.

Görsel an — üç soru: soru kim belirledi, kim yazar oldu, bulgu kime döndü. Üç ok; üçü de aynı yöne gidiyor ve hiçbiri geri dönmüyor. Sonra bir ok geri dönüyor.

Görsel an — on iki çalışma: on ikisi sıralanıyor; onunda aynı isim halkası görünüyor, ikisi bağımsız ve etki çubukları daha kısa.

Görsel an — üstün insan çerçevesi: bir figür yükseltiliyor ve bir kaide üstüne konuyor. Sonra kaide kırılıyor ve figür yere iniyor; ekranda "ilginç bir grup" yazısı kalıyor.

Görsel an — ölçek çevirisi: bir madde bir dilden diğerine geçiyor. Kelimeler çevriliyor ama maddenin altındaki anlam bulutu değişiyor.

Motif — ders boyunca köşede bir soru: "kim adına, kimin ölçütüyle?" Her bölümde cevabı güncelleniyor.

Ritim — açılıştaki eksik madde vurgulanarak ve ardından iki saniye sessizlikle verilmeli. Üç soru sayılırken her biri arasında bir saniye. Üstün insan bölümü ölçülü ve saygılı bir tonda; alay yok. Bitirme projesi bölümü sakin ve yönlendirici. Kilit özette beş cümle arasında birer saniye.