Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: bu ailede düşünme bir malzeme değil bir araçtır, ama dört kurala bağlıdır — cevaba acele edilmez, cevap bir sonuç değil malzemedir, süre kısa tutulur ve oturuş bitince soru kapatılır.
İkincisi: tefekkür ile ruminasyonu ayıran şey teknik değil çerçevedir; tefekkürde soru seçilir, süre sınırlıdır ve kapatılır, ruminasyonda üçü de yoktur.
Üçüncüsü: koan bir bilmece değildir ve öz-sorgulama bir analiz değildir; ikisi de kendi geleneklerinde belirli bir yapıya bağlıdır ve bu akademide tanıtılır, talimat verilmez.
Dördüncüsü: ölüm ve geçicilik tefekkürleri hazırlık ister ve yas sürecinde, yoğun ölüm kaygısında ya da kendine zarar verme düşüncesi varken uygun değildir; bu akademide izinle ve yumuşak biçimiyle sunulur.
Beşincisi: analiz ile doğrudan gözlem ayrı işlerdir ve ayırt edici işaret ilerleme hissidir — analizde bir sonuca doğru gidersiniz, gözlemde bir açıklık ya da boşluk kalır.
Açılış sahnesi
Bir soru soruyorum ve cevaplamayın.
Şu anda düşünen kim?
Muhtemelen ilk tepkiniz bir cevap üretmek oldu. "Ben." Sonra belki bir ikinci düşünce geldi: bu nasıl bir soru?
Şimdi bir şey deneyin. Cevabı bir kenara bırakın ve soruyu tekrar okuyun. Cevap vermeden, yalnız soruyu açık tutarak.
Bir şey oluyor mu? Çoğu kişide olan şu: kısa bir boşluk, sonra zihin hemen bir cevap üretmeye geri dönüyor. Boşlukta durmak alışkanlığımız değil.
Şimdi asıl soru şu. Şimdiye kadarki yedi ailede düşünce hep malzemeydi — fark edilen, etiketlenen, bırakılan bir şey. Peki düşünmenin kendisi bir araç olabilir mi, ve olursa onu ruminasyondan ne ayırır?
Bu derste ne olacak
Önce bu ailenin diğer yedisinden nasıl ayrıldığını kuracağız. Sonra en erişilebilir üyesiyle başlayacağız: değer tefekkürü. Ardından öz-sorgulamaya geçeceğiz ve orada bir bağlam ayrımı yapacağız. Sonra koan geleneğine bakacağız — bir uygulama talimatı olarak değil, bir bağlam çalışması olarak. Ardından ölüm ve geçicilik tefekkürlerine geleceğiz ve bunların neden hazırlık gerektirdiğini göreceğiz. En sonda da bu ailenin taşıyıcı ayrımını kuracağız: entelektüel analiz ile doğrudan gözlem arasındaki fark.
Ders bittiğinde bir tefekkür sorusu kurabiliyor, tefekkürü ruminasyondan ayırabiliyor ve hangi soruların hazırlık gerektirdiğini biliyor olacaksınız.
Sıfır noktası
Bir taşı suya attığınızı düşünün.
Taş dibe iner. Siz taşı takip etmezsiniz; halkaları seyredersiniz. Halkalar yayılır, yüzey bir süre hareketli kalır, sonra durulur.
Şimdi ikinci bir taş atarsanız ne olur? İlk halkalar tamamlanmadan yenileri başlar ve yüzey hiç durulmaz.
Tefekkür bir taş atmaktır. Sonra beklemektir.
Ruminasyon ise sürekli taş atmaktır. Yüzey hiç durulmaz ve dibe hiçbir şey inmez.
S0-M01'de tefekkürü tanımlamıştık: bir konuyu, cümleyi ya da soruyu kasıtlı olarak, dağılmadan ve sonuca acele etmeden zihinde tutmak. Şimdi o tanımın nasıl çalıştığını açıyoruz.
Bu benzetme bir yere kadar doğru. Suya atılan taş dışarıdan gelir ve su edilgendir. Tefekkürde ise soruyu soran ile sorulan aynı zihindir; sorunun kendisi de zihnin bir ürünüdür. Bu döngüsellik, ailenin hem gücü hem tuzağı ve usta katmanında ona döneceğiz.
Mekanizma
Bu aile neyi farklı yapıyor
Önceki yedi ailede düşünce ya dikkat dağıtıcıydı ya da fark edilecek bir olaydı. Burada düşünce bilerek çalıştırılıyor.
Ama nasıl çalıştırıldığı önemli ve dört kural var.
Birincisi, cevaba acele edilmez. Zihin hemen bir cevap üretir; o cevap alınır ve bir kenara konur, sonra soru tekrar sorulur.
İkincisi, cevap bir sonuç değil bir malzemedir. Ne çıktığı kadar, nasıl çıktığı da izlenir. Cevap hızlı mı geldi, ezber mi, bedende bir şey değişti mi?
Üçüncüsü, süre kısa tutulur. Bir tefekkür sorusu on dakika taşınır, bir saat değil. Uzun tutulduğunda ruminasyona kayma ihtimali artar.
Dördüncüsü, oturuş bitince kapatılır. Soru gün boyu taşınmaz. Bu, ailenin en sık atlanan kuralı.
Değiştiğinde ne olur? Bu dört kural olmadan tefekkür, S2-M01'de ayırdığımız ruminasyona dönüşür ve dönüştüğünü fark etmek zordur — çünkü ikisi de "önemli bir konuyu düşünmek" gibi hissedilir. Ayırt edici ölçüt orada kurulmuştu: yirmi dakika sonra yeni bir cümle var mı?
Değer tefekkürü
Bu ailenin en erişilebilir üyesi ve hiçbir gelenek bağlamı gerektirmiyor.
S2-M05'te değeri ihtiyaç ve sınırdan ayırmıştık. Burada onu bir tefekkür malzemesi olarak kullanıyoruz.
Sorular şöyle kurulur ve üçü de somut olmalı.
Geriye bakan soru: bu hafta zamanımın çoğu nereye gitti?
Karşılaştıran soru: nereye gitmesini isterdim?
İleriye bakan soru: yarın tek bir şey değişse, ne olurdu?
Bu üçünün gücü, cevabın genellikle rahatsız edici olmasında. "Zamanımın çoğu nereye gitti" sorusuna dürüst bir cevap vermek, çoğu kişide bir aralık açar.
Kural aynı: cevabı hemen düzeltmeye çalışmayın. Bu bir planlama oturumu değil.
Öz-sorgulama ve bağlamı
"Ben kimim?" sorusu modern meditasyon dünyasında çok dolaşıyor ve genellikle kaynağı söylenmeden.
Bu soru, belirli bir öğretim geleneği içinde ve belirli bir amaçla kullanılan bir uygulamadan geliyor. Orada amaç, kişinin kendisi hakkında yeni bir bilgi edinmesi değil; "ben" dediği şeye baktığında ne bulduğunu görmesi.
Uygulamanın biçimi şöyle: bir düşünce ya da duygu ortaya çıktığında "bu kime geliyor?" diye sorulur. Cevap "bana" olur. Sonra soru yönünü değiştirir: peki o "ben" nedir, nerede?
Burada aranan şey bir cevap cümlesi değil. Aranan şey, bakıldığında ne bulunduğu.
Ve burada bir uyarı gerekiyor. Bu uygulama, S3-M02'de konuştuğumuz gözlemci tuzağıyla yakın komşu. Bazı kişilerde "ben"i arama çalışması, bir kopukluk ya da gerçekdışılık hissi üretebilir ve bu his uygulamanın dışına taşabilir. Bu, ilerleme olarak yorumlanmamalı ve doz düşürülmeli.
Koan ve öğretmen bağlamı
Şimdi bir bağlam çalışması yapacağız ve S3-M04 ile S3-M05'teki tutumu tekrarlayacağız.
Buradaki en yaygın yanlış anlama şu: koan bir bilmece değildir ve zekice bir cevabı yoktur.
Kendi geleneğinde koan çalışması üç şeye bağlıdır. Bir öğretmene — çünkü yanıt düzenli olarak sunulur ve değerlendirilir. Bir sıraya — koanlar rastgele değil, belirli bir düzende verilir. Ve bir çerçeveye — uygulama, bir yolun parçasıdır.
Bir koanı internetten alıp üzerinde düşünmek, o uygulamayı yapmak değildir. Zararsız bir zihin egzersizi olabilir ama başka bir şeydir.
Bu akademinin tutumu: tanıtırız, çerçeveyi söyleriz, talimat vermeyiz.
Ölüm ve geçicilik tefekkürleri
Bu ailenin en güçlü ve en dikkat isteyen üyesi.
Bu uygulamaların mantığı korkutmak değil, önceliklendirmek. Zamanın sınırlı olduğunu somut biçimde görmek, neyin önemli olduğu sorusunu keskinleştirir.
Geleneksel biçimleri oldukça doğrudandır ve modern kulakla sert gelebilir. Bazı geleneklerde bedenin çürümesi üzerine ayrıntılı tefekkürler vardır; bunlar o geleneklerin kendi çerçevesinde, belirli bir hazırlıktan sonra ve genellikle bir topluluk içinde yapılır.
Ve burada bu akademinin en net sınırlarından biri geliyor.
Bu tefekkürler hazırlık ister ve herkes için uygun değildir. Yakın zamanda bir kayıp yaşamış, yas sürecinde olan, ölümle ilgili yoğun kaygı taşıyan ya da kendine zarar verme düşüncesi olan kişiler için bu uygulamalar zorlaştırıcı ve riskli olabilir.
Bu akademide bu tür bir tefekkür yalnız yumuşak biçimiyle ve açık bir izinle sunulur: geçiciliğin gündelik hâli. Bir günün bitmesi, bir mevsimin değişmesi, bir çocuğun büyümesi. Bunlar aynı mekaniği taşır ve çok daha düşük dozdur.
Analiz ile doğrudan gözlem
Şimdi ailenin taşıyıcı ayrımına geliyoruz.
Bir soruyla iki farklı şekilde çalışılabilir.
Birincisi analiz. Soruyu parçalara ayırır, kavramları tanımlar, mantık yürütür, bir sonuca varırsınız. Bu değerli bir iştir ve düşünmenin normal biçimidir.
İkincisi doğrudan gözlem. Soruyu sorar ve zihinde ne olduğunu izlersiniz. Cevap üretilirse üretilir, üretilmezse boşluk kalır. Aranan şey argüman değil, olan bitendir.
Bu aile ikincisini çalıştırır. Ve fark pratikte çok belirgin: analiz sırasında zihin ileri gider, gözlem sırasında zihin durur.
İkisi de meşru ve ikisi de gerekli. Ama karıştırıldığında uygulama bir düşünme oturumuna dönüşür ve o zaman ne analizin disiplini ne gözlemin dinginliği kalır.
Pratik ayırt edici işaret: analiz yaparken bir sonuca doğru ilerlediğinizi hissedersiniz. Gözlem yaparken ilerleme hissi olmaz; olan şey bir açıklıktır ya da bir boşluktur.
Örneklerden okuma
Şimdi on duruma bakacağız. Önce dördü değer tefekkürüyle, sonra üçü sorgulamayla, en sonda üçü sınırlarla ilgili.
Değer tefekkürü
Sorgulama
Buraya kadarki dördünde malzeme somuttu. Şimdi sorunun kendisine bakalım.
Sınırlar
Usta katmanı
Az önce tefekkürü taş atıp beklemek olarak anlattım. İşin aslı biraz daha ince ve dört yerde inceliyor.
Birincisi: bu ailenin döngüselliği hem gücü hem tuzağı. Soruyu soran ile sorulan aynı zihin ve bu, sorunun kendisinin de sorgulanabilir olduğu anlamına geliyor. Öz-sorgulamada aranan şey tam olarak bu döngünün bir yerde kırılması. Ama aynı döngü, kişiyi sonsuz bir kendine bakma çemberine de sokabilir ve o çemberin bir çıkışı yoktur. Sınır şu: eğer sorgulama kendinizle ilgili bir hikâye üretmeye başladıysa, artık sorgulama değil analizdir.
İkincisi: tefekkür ile ruminasyon arasındaki sınır, tekniğin kendisinde değil dozdadır. Aynı soru on dakika taşındığında tefekkür, üç saat taşındığında ruminasyondur. Bu yüzden bu ailede süre sınırı bir öneri değil bir güvenlik ayarıdır ve S2-M01'deki ölçüt burada da geçerli: yeni bir şey geliyor mu, yoksa aynı üç cümle mi dönüyor?
Üçüncüsü, ve öğretenlerin bildiği bir ayrıntı: bu aile en çok "ilerleme" hissi üreten ailedir ve o his yanıltıcıdır. Bir tefekkürde ortaya çıkan bir kavrayış çok güçlü hissettirir ve kişi onu bir kazanım olarak kaydeder. Ama o kavrayışın ertesi gün hâlâ orada olup olmadığı ayrı bir sorudur. İyi bir uygulama, kavrayışları hemen not etmez ve hemen paylaşmaz; birkaç gün bekletir. Kalan şey gerçekten kalmıştır.
Dördüncüsü: bu ailedeki geleneksel uygulamalar, önceki ailelerden daha fazla bağlam gerektirir ve sebebi yapısal. Bir nefes odağı tek bir işlemdir; bir koan çalışması bir ilişkidir. Öğretmen, sıra ve değerlendirme uygulamanın parçasıdır, çevresi değil. Bu yüzden bu akademide talimat verilmiyor — ve bu, bir eksiklik değil, uygulamanın kendi tanımına saygı.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışYaygın kanı — "Koan bir bilmecedir; doğru cevabı bulmak gerekir." Koan akıl yürütmeyle çözülecek bir bulmaca değildir ve zekice bir yanıtı yoktur.
Kendi geleneğinde bir öğretmene düzenli olarak sunulur ve o sunum uygulamanın parçasıdır. Bir koanı tek başına düşünmek zararsız bir zihin egzersizi olabilir ama o uygulamayı yapmak değildir.
Yaygın yanlışYaygın kanı — "Öz-sorgulama, kendini analiz etmektir." Bu iki iş zıt yönlerde çalışır.
Analiz kavramları ayırır, mantık yürütür ve bir sonuca ilerler. Öz-sorgulama ise cevabı bir kenara koyar ve bakıldığında ne bulunduğunu izler. Ayırt edici işaret ilerleme hissidir: analizde vardır, gözlemde yoktur.
Yaygın yanlışYaygın kanı — "Ölüm tefekkürü karamsar ve moral bozucudur." Bu uygulamaların geleneksel amacı korkutmak değil önceliklendirmektir ve birçok uygulayıcı sonucu tam tersi olarak bildirir.
Ama bu, uygulamanın herkes için uygun olduğu anlamına gelmez — yas sürecinde, yoğun ölüm kaygısında ya da kendine zarar verme düşüncesi varken uygun değildir ve bu akademide izinle ve yumuşak biçimiyle sunulur.
Yaygın yanlışYaygın kanı — "Tefekkür ile ruminasyon aynı şeydir, sadece adı farklı." İkisi içeriden benzer hissedilir ve bu, ayırmayı zorlaştırır.
Ama üç fark var: tefekkürde soru seçilir, süre sınırlıdır ve oturuş bitince kapatılır. Ruminasyonda konu kendiliğinden gelir, süre belirsizdir ve gün boyu taşınır. Fark tekniğin kendisinde değil, çerçevesinde.
Rehberli uygulama
Bu uygulama on dakikadır ve değer tefekkürüyle çalışır. Ölüm tefekkürü, koan ve yoğun öz-sorgulama bu uygulamada yer almıyor.
Baştan üç kural. Birincisi: bu oturumda hiçbir karar verilmeyecek. İkincisi: cevabı düzeltmeye, gerekçelendirmeye ya da savunmaya çalışmayacaksınız. Üçüncüsü: oturuş bitince soru kapanacak; gün boyu taşınmayacak.
Oturuşunuzu seçin. Gözleriniz açık olması önerilir; bu bölümde uyanık kalmanız gerekiyor.
Birinci bölüm, zemin. İki dakika. Bir çapada kalın — ses, temas ya da nefes. Henüz soru yok. Bu bölüm, tefekkürün üzerine oturacağı zemini kuruyor; zeminsiz sorulan soru dağılır.
İkinci bölüm, birinci soru. İki dakika. Şimdi tek bir soru sorun ve cevaba acele etmeyin: bu hafta zamanımın çoğu nereye gitti?
Bir cevap gelecek. Alın, bir kenara koyun. Soruyu tekrar sorun. İkinci bir cevap gelebilir, o da birincisinden farklı olabilir. Onu da alın. Cevapları karşılaştırmayın, sıralamayın.
Üçüncü bölüm, ikinci soru. İki dakika. Şimdi soruyu değiştirin: nereye gitmesini isterdim?
Aynı kural. Cevap geldiğinde plan yapmaya başlamayın. Yalnız cevabı duyun ve soruyu tekrar sorun.
Dördüncü bölüm, boşluk. İki dakika. Şimdi soruyu üçüncü kez sorun ve bu kez cevap beklemeyin: yarın tek bir şey değişse, ne olurdu?
Sorduktan sonra susun. Cevap gelirse gelsin, gelmezse boşlukta durun. Bu bölümde asıl izleyeceğiniz şey cevap değil, cevap gelmeden önceki o kısa aralık.
Beşinci bölüm, kapanış. İki dakika. Soruyu bırakın. Çapaya dönün — ses, temas ya da nefes. Bir dakika orada kalın.
Sonra şunu içinizden söyleyin: bu soruyu burada bırakıyorum. Odada beş nesne sayın, ayaklarınızı yere bastırın ve uygulamayı kapatın.
Bitirmeden önce şunu inceleyin: cevaplar ne kadar hızlı geldi, ve hiç boşluk oldu mu?
Neler olabilir?
Cevapların çok hızlı geldiğini ve hepsinin hazır olduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Bu çok yaygın; hazır cevaplar genellikle daha önce kurulmuş cümlelerdir ve boşluk onların arkasında bulunur.
Hiç boşluk yaşamamış olabilirsiniz. İlk oturuşlarda olağandır; boşluk, cevap üretme alışkanlığı biraz gevşedikten sonra belirir.
Bir cevap sizi rahatsız etmiş olabilir. Bunu düzeltmeye çalışmadıysanız doğru yaptınız; rahatsızlığın kendisi bu uygulamanın çalıştığı yerdir.
Planlama yapmaya başladığınızı fark etmiş olabilirsiniz. En sık kayış budur ve fark etmeniz yeterli; kararlar için ayrı bir zaman var.
Oturuş bittikten sonra sorunun gün içinde geri geldiğini görmüş olabilirsiniz. Bir kez geri gelmesi olağandır; sürekli dönüyorsa bu bir ruminasyon işaretidir ve bu haftalık uygulamayı azaltın.
Hiçbir şey olmamış, sıradan bir on dakika geçirmiş olabilirsiniz. Bu ailede bu çok sık olur; tek bir oturuşta genellikle bir şey çıkmaz.
Güvenlik ve uyarlama
Bu dersin sınırı şudur: burada anlatılanlar eğitim amaçlı tefekkür çalışmalarıdır; psikoterapi, yas danışmanlığı ya da varoluşsal bir danışmanlık DEĞİLDİR ve hiçbirinin yerine geçmez.
Ölüm ve geçicilik tefekkürlerini şu durumlarda yapmayın: yakın zamanda bir kayıp yaşadıysanız, yas sürecindeyseniz, ölümle ilgili yoğun kaygı taşıyorsanız ya da kendine zarar verme düşünceniz varsa. Bu uygulamalar bu durumlar için tasarlanmamıştır ve zorlaştırıcı olabilir.
Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hiçbir tefekkür uygulaması yapmayın ve doğrudan destek alın. Türkiye'de yakın ve ciddi tehlike durumunda yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranır.
Öz-sorgulama uygulamaları bazı kişilerde kopukluk, gerçekdışılık ya da kendine yabancılaşma hissi üretebilir. Bu hisler ortaya çıkarsa uygulamayı durdurun, bedene ve dış odaklara dönün ve birkaç gün bu aileyle çalışmayın. Uygulamanın dışına taşıyor ve gün içinde sürüyorsa bunu ilerleme olarak yorumlamayın; bir sağlık profesyoneliyle görüşün.
Koan ve benzeri geleneksel uygulamaları bu ders temelinde kendi başınıza yapmayın. Bu akademi onları tanıtır, talimat vermez.
Bir tefekkür sorusu sizi günlerce meşgul ediyor, uykunuzu bozuyor ya da gündelik işleyişinizi etkiliyorsa durun. Bu, sorunun tefekkürden çıkıp ruminasyona geçtiğinin işaretidir; S0-M02'deki ölçütler geçerlidir.
Depresyon tanınız varsa ya da halen bir tedavi görüyorsanız, değer ve anlam üzerine tefekkür çalışmalarına başlamadan önce ekibinize danışın. Bu tür sorular bazı dönemlerde uygun olmayabilir.
Kendin dene
Kilit özet
Birincisi: bu ailede düşünme bir malzeme değil bir araçtır, ama dört kurala bağlıdır — cevaba acele edilmez, cevap bir sonuç değil malzemedir, süre kısa tutulur ve oturuş bitince soru kapatılır.
İkincisi: tefekkür ile ruminasyonu ayıran şey teknik değil çerçevedir; tefekkürde soru seçilir, süre sınırlıdır ve kapatılır, ruminasyonda üçü de yoktur.
Üçüncüsü: koan bir bilmece değildir ve öz-sorgulama bir analiz değildir; ikisi de kendi geleneklerinde belirli bir yapıya bağlıdır ve bu akademide tanıtılır, talimat verilmez.
Dördüncüsü: ölüm ve geçicilik tefekkürleri hazırlık ister ve yas sürecinde, yoğun ölüm kaygısında ya da kendine zarar verme düşüncesi varken uygun değildir; bu akademide izinle ve yumuşak biçimiyle sunulur.
Beşincisi: analiz ile doğrudan gözlem ayrı işlerdir ve ayırt edici işaret ilerleme hissidir — analizde bir sonuca doğru gidersiniz, gözlemde bir açıklık ya da boşluk kalır.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir soruyu kasıtlı olarak taşıdık ve cevap üretmeden durmayı denedik. Ama bir soruyu bilerek açık bıraktım: bütün bu çalışma boyunca kime sorduk?
Tefekkürde soru zihne yöneltilir ve cevap yine zihinden gelir. Oysa bazı uygulamalarda sözler bir başkasına yöneltilir. Orada tekrar bir dilek değil, tefekkür bir soruşturma değil; ikisi de bir yönelme biçimidir ve yöneldikleri şey uygulamanın dışındadır.
Bir sonraki ders olan S3-M09 dua ve kontemplasyonu ele alıyor: sözcüklü dua, sessiz dua ve kontemplatif okumayı, lectio divinaya tarihsel girişi, Sufî murakabe ve tefekkür kavramlarını, Yahudi hitbodedut ve kavvanah kavramlarına girişi, ve dinî pratiği seküler teknik gibi sahiplenmeme ilkesini. Yani S3-M04'te zikirle çizdiğimiz sınırı, bu kez bütün bir aile için kuracağız.
Animasyon ve seslendirme notları
Animasyon ve seslendirme notları
Görsel an — açılışta: bir soru ve hemen arkasından fırlayan bir cevap balonu; cevap kenara alınınca arkada kısa bir boşluk kalıyor ve boşluk bir kez yanıp sönüyor.
Görsel an — taş ve halkalar: tek bir taş, yayılan halkalar, durulan yüzey. Sonra art arda atılan taşlar ve hiç durulmayan yüzey. İki sahne yan yana.
Görsel an — dört kural: cevaba acele etme, cevabı malzeme say, süreyi kısa tut, kapat. Dördü bir çerçeve olarak sorunun etrafında duruyor; biri kalkınca çerçeve ruminasyona dönüşüyor.
Görsel an — analiz ile gözlem: solda ilerleyen bir çizgi ve varılan bir kutu; sağda duran bir nokta ve etrafında açılan boşluk. İkisinin de üstünde onay işareti var.
Görsel an — koan bağlamı: bir metin, bir öğrenci ve bir öğretmen arasında gidip gelen ok. Ok kaldırıldığında metin tek başına kalıyor ve soluklaşıyor.
Görsel an — ölüm tefekküründe izin: bir davet ve üç kişinin odadan çıkması. Çıkanların üstünde hiçbir olumsuz işaret yok.
Motif — ders boyunca dönen su yüzeyi; her bölümde ya durulur ya yeniden dalgalanır.
Ritim — dört kural sayılırken her biri arasında iki saniye. Rehberli uygulamada sorular sorulduktan sonra en az beş saniye sessizlik bırakılmalı; dördüncü bölümdeki boşluk bölümünde on saniyeye kadar çıkılabilir. Güvenlik bölümündeki yas ve ölüm sınırı belirgin biçimde yavaş okunmalı. Kilit özette beş cümle arasında birer saniye.