İçeriğe geç

L3.15-02·Takım İçi İletişim Sistemi

Bilginin görünürlüğü

orta2.391 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bilginin yazılmış olması, görülmüş olması demek değil.

Devirleri standartlaştır: önce acil riskler, sonra açık işler, sonra bilgi notları.

Boş başlık da bir bilgidir; "yok" yaz.

Acil olanı it ve teyit al; genel olanı tek bir yerde tut.

İletişimin bir kısmını ortak alana taşı; ekip kimin neyi bildiğini böyle öğrenir.

Her şeyi herkese göstermek görünürlük değil, gürültü.

Kişisel ve hassas bilgileri ortak alana taşıma.

Ortak alanın amacı denetim değil, öğrenme; bunu açıkça söyle.

Açılış sahnesi

Gece vardiyasının şefi, devir defterine şunu yazmıştı: "Üç numaralı rampanın kapı sensörü arızalı, kapı tam kapanmıyor, dikkat." Sabah altıda gündüz şefi işe başladı, defteri açmadı, rampa üçe soğuk zincir kolileri yönlendirdi. Kapı yarı açık kaldı; iki palet dondurulmuş ürün iki saat boyunca ısındı.

Operasyon sorumlusu sonradan defteri inceledi. Gece şefinin notu oradaydı, açık ve doğruydu. Ama defterde son bir haftada otuz dört satır vardı: kahve makinesinin bozulduğu, bir işçinin geç kaldığı, bir mağazanın etiket hatası, ve aralarında, bu bir satırlık rampa uyarısı. Gündüz şefi defteri her sabah açmıyordu; çünkü açtığında çoğu zaman önemli bir şey bulmuyordu.

Bilgi yazılmıştı. Ama yazılmış olması, görülmesi gereken kişinin onu gördüğü anlamına gelmiyordu.

Bu derste ne olacak

Önceki ders, işleri eşzamanlı ve eşzamansız diye ayırmayı ele aldı ve bilgi aktarımlarının asenkron kanallarda tutulmasını önerdi. Bu ders, bu önerinin bir sonraki sorusunu soruyor: asenkron bir kanala yazılan bilgi, ona ihtiyacı olan kişiye nasıl ulaşır?

Bilginin görünürlüğü iki şeyden oluşuyor. Birincisi, bir bilginin doğru yerde, doğru biçimde ve doğru zamanda bulunması: kişinin aradığında bulabileceği, aramasa bile karşısına çıkacak bir yerde. İkincisi, ekip üyelerinin birbirlerinin işini ve bilgisini görebilmesi: kimin neyi bildiğini, kimin kiminle çalıştığını.

Seride transaktif bellek, bir takımın üyelerinin kimin hangi konuda uzman olduğunu bilmesi olarak tanımlandı; karar kaydı ve aksiyon panosu da ele alındı. Burada o kavramlar, bilginin kime ve nasıl ulaştığı sorusuna bağlanıyor.

Depo ve örnek kurumlar kurgu. Starmer ile arkadaşlarının ve Leonardi'nin çalışmaları gerçek.

Sıfır noktası — yazılı olmak, görülmek değil

Bir ekipte bilgi çoğu zaman yazılıyor; ama okunmuyor. Bunun nedeni, insanların ihmalkâr olması değil; bilginin bulunduğu yerin ve biçiminin, onu görmeyi zorlaştırması. Önemli bir uyarı, önemsiz notların arasında kayboluyor. Bir bilgi, ona ihtiyacı olan kişinin bakmadığı bir yerde duruyor. Herkes kendi biçiminde yazıyor ve okuyan kişi her seferinde neyin önemli olduğunu ayıklamak zorunda kalıyor.

Görünürlük, bilginin varlığından çok, onun nasıl düzenlendiğine bağlı. Aynı bilgi, sabit bir yapıya oturtulduğunda, önemli olanı önemsizden ayırdığında ve kişinin zaten baktığı bir yerde durduğunda görülüyor.

Mekanizma — standart bir devir, hataları azaltıyor

Bilginin bir kişiden ötekine aktarılmasını standartlaştırmanın etkisi, birçok hastanede uygulanan bir devir programında incelendi.

Gece şefinin rampa uyarısı, bir standart devrin ilk başlığında olmalıydı: acil riskler. Defterde ise kahve makinesiyle aynı satır düzeyindeydi.

Mekanizma — başkalarının iletişimini görmek, kimin neyi bildiğini öğretiyor

Ekip üyelerinin birbirlerinin iletişimini görebilmesinin, kimin neyi bildiğine dair bilgilerini nasıl etkilediği, bir finans şirketinde yürütülen bir saha deneyinde incelendi.

Şefler arasındaki bilginin büyük kısmı bire bir mesajlarda dolaşıyordu. İade şefinin bir mağaza müdürüyle çözdüğü bir sorunu, soğuk hava şefi aylar sonra aynı mağazayla yaşadığında bilmiyordu; çünkü o yazışmayı hiç görmemişti.

Model — bilgiyi görünür kılmak

Bilgiyi görünür kılmanın dört basamağı var.

Devirleri standartlaştır: vardiya devirlerini, iş devirlerini ve durum güncellemelerini her seferinde aynı başlıklarla ve aynı sırayla yap. Önce acil riskler, sonra açık işler, sonra bilgi notları. Boş başlıklar "yok" diye doldurulsun.

Acil olanı it: bir kişinin hemen bilmesi gereken bilgiyi bir deftere ya da bir panoya yazmakla yetinme; o kişiye doğrudan ulaştır ve aldığını teyit et.

Genel olanı tek yerde tut: başvuru niteliğindeki bilgiyi, ekibin zaten baktığı tek bir yerde tut. Aynı bilgi birden çok yerde duruyorsa, hangisinin güncel olduğu belirsizleşiyor.

İletişimin bir kısmını ortak alana taşı: ekibi ilgilendiren soruları ve çözümleri bire bir mesajlar yerine ekibin görebileceği bir yerde konuş. Böylece ekip, kimin neyi bildiğini zamanla öğreniyor.

Karar noktası — görünürlük ne zaman bir gürültüye dönüşür?

Bilgiyi görünür kılmak, fazla ileri gidildiğinde bir gürültüye dönüşebiliyor. Her şeyin herkese bildirildiği, her konuşmanın ortak kanalda yapıldığı bir ekipte, insanlar önemli olanı yine göremiyor; bu kez bilgi eksikliğinden değil, bilgi bolluğundan. Görünürlük, her şeyi herkese göstermek değil, doğru bilgiyi doğru kişinin görüş alanına koymak.

Bir başka denge, görünürlük ile gizlilik arasında. Bazı bilgiler, örneğin bir çalışanın performansı, sağlığı ya da kişisel bir durumu, ekibin ortak alanında olmamalı. İletişimin ortak alana taşınması, kişisel konuların ve hassas bilgilerin bire bir kanallarda kalmasını gerektiriyor.

Görünürlük, bir gözetim duygusuna da yol açabiliyor. Ekip üyeleri, her yazışmalarının başkalarınca görüldüğünü hissettiğinde, daha temkinli yazabilir ve sorularını sormaktan çekinebilir. Ortak alanın amacının denetim değil, öğrenme olduğu açıkça söylenmeli.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Starmer ile arkadaşlarının çalışması program öncesi ve sonrası karşılaştırmasına dayanıyor; aynı dönemde değişen başka etkenlerin etkisi tam olarak ayrıştırılamıyor. Ayrıca program, standart bir kalıbın yanında eğitim ve gözlem de içeriyordu; etkinin ne kadarının kalıbın kendisinden geldiği ayrı olarak bilinmiyor. Leonardi'nin çalışması tek bir şirkette ve iki grupla yürütüldü.

Standart bir devir kalıbı, her işe uymayabiliyor. Çok değişken ve beklenmedik durumların çok olduğu işlerde, sabit başlıklar bazı önemli bilgileri dışarıda bırakabilir. Kalıbın, bir "diğer" başlığıyla ve kullananların önerileriyle zaman içinde güncellenmesi gerekiyor.

Ortak alanda iletişim, herkes için aynı rahatlıkta değil. Yazılı iletişimde kendini rahat ifade edemeyen, yeni olan ya da hiyerarşide aşağıda bulunan kişiler, ortak alanda daha az görünür olabilir. Görünürlük, bu kişilerin de katkı verebileceği biçimlerle desteklenmeli.

Son olarak, bilginin görünür olması, onun okunacağını garanti etmiyor. Acil bilgiler için teyit, yani kişinin bilgiyi aldığını bildirmesi, görünürlüğün tamamlayıcısı.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir bilgiyi yazmanın onu iletmek için yeterli olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Yazılı bilgi, ihtiyacı olan kişinin bakmadığı bir yerde ya da önemsiz notların arasında kaybolabiliyor.

Yaygın yanlışDevirler her seferinde farklı biçimde yazılıyor.
Doğrusu

Okuyan kişi her seferinde neyin önemli olduğunu aramak zorunda kalıyor ve acil bir uyarıyı kaçırabiliyor.

Yaygın yanlışAcil bilgi, genel bilgiyle aynı yerde ve aynı biçimde tutuluyor.
Doğrusu

Acil bilgi doğrudan ilgili kişiye ulaştırılmalı ve alındığı teyit edilmeli.

Yaygın yanlışEkip iletişiminin tamamı bire bir yazışmalarda yürütülüyor.
Doğrusu

Ekip üyeleri kimin neyi bildiğini öğrenemiyor ve bir kişi ayrıldığında bilgi de onunla gidiyor.

Yaygın yanlışHer şeyin herkese görünür olması hedefleniyor.
Doğrusu

Bilgi bolluğu, bilgi eksikliği kadar önemli olanın görülmesini engelleyebiliyor.

Aklında kalsın

Bilginin yazılmış olması, görülmüş olması demek değil.

Devirleri standartlaştır: önce acil riskler, sonra açık işler, sonra bilgi notları.

Boş başlık da bir bilgidir; "yok" yaz.

Acil olanı it ve teyit al; genel olanı tek bir yerde tut.

İletişimin bir kısmını ortak alana taşı; ekip kimin neyi bildiğini böyle öğrenir.

Her şeyi herkese göstermek görünürlük değil, gürültü.

Kişisel ve hassas bilgileri ortak alana taşıma.

Ortak alanın amacı denetim değil, öğrenme; bunu açıkça söyle.

Sonraki derse köprü

Devir defteri düzeldikten sonra, sorumlu başka bir şey fark etti. Şefler aynı konuyu bazen telefonla, bazen mesaj grubunda, bazen e-postayla, bazen de devir defterine yazarak iletiyordu. Bir mağaza şikâyeti üç kanalda üç farklı biçimde dolaşıyor, hangisinin son durum olduğu belirsiz kalıyordu. Bilgi görünür olmuştu; ama hangi bilginin hangi kanalda olması gerektiği hâlâ belirsizdi.

Bir ekip, hangi iletişim için hangi kanalı kullanacağına nasıl karar verir? Kanalların kuralları nasıl yazılır ki herkes aynı biçimde uygulasın? Kanal kullanım kuralları dersi, bu sorulara bakıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.