İçeriğe geç

L3.14-02·Toplantı Yönetimi

Amaç ve gündem

orta2.356 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Başlık listesi bir gündem değil; maddeleri soru ya da karar olarak yaz.

Toplantının hangi sonuçla biteceğini baştan yaz.

Her maddeye bir süre ve bir sahip koy; en önemli maddeyi başa al.

Gündemi önceden gönder ve hazırlanılacak bilgiyi belirt.

Bir maddeyi soru olarak yazamıyorsan, o madde belki bir toplantı değil, bir not.

Gündem, toplantıyı sorun çözmeye ve eylem planlamaya yönlendirebilir; yakınmaya kayan konuşmanın önünü keser.

Gündem dışı önemli bir konuyu kesme; ya yer aç ya da kimin, ne zaman ele alacağını yaz.

Açılış sahnesi

Soğuk hava şefinin sorusu üzerine operasyon sorumlusu, aylık karar toplantısının gündemini yazmaya oturdu. İlk taslak şöyleydi: "1. İade süreçleri. 2. Vardiya planı. 3. Bölge hedefleri. 4. Diğer."

Taslağa bir süre baktı. Bu başlıkların her biri bir saat sürebilirdi; hiçbiri toplantının sonunda neyin karara bağlanacağını söylemiyordu. "İade süreçleri" başlığı altında şefler yine kendi bölümlerinin sorunlarını anlatacak, toplantı bir bilgi turuna dönecekti. Kaldırdığı eski salı toplantısının aynısı.

Sorumlu taslağı sildi ve ilk satıra bir soru yazdı: "Bu toplantının sonunda ne olmuş olmalı?"

Bu derste ne olacak

Önceki ders, bir toplantının gerekli olup olmadığını sınadı. Bu ders, gerekli olduğuna karar verilen bir toplantının hazırlığına bakıyor: toplantının amacı nasıl yazılır, gündem nasıl kurulur ve bunlar toplantının kendisini nasıl değiştirir?

Bir gündem, çoğu zaman bir başlık listesi olarak görülüyor. Ama başlıklar, toplantının nereye varması gerektiğini söylemiyor. Bir gündemin işi, toplantıyı bir sonuca doğru yönlendirmek: hangi soruların cevaplanacağını, hangi kararların verileceğini ve her birine ne kadar zaman ayrılacağını önceden göstermek.

Seride amaç cümlesi, bir sunumun sonunda dinleyicinin ne bileceğini, neye inanacağını ya da ne yapacağını söyleyen ifade olarak tanımlandı; çıktı satırı da bir planın sonunda var olacak somut şeyi tarif etmek olarak ele alındı. Bu ders, bu iki fikri toplantıya taşıyor.

Depo ve anlatılan kurumlar hayalî; kurgu. Cohen, Rogelberg, Allen ile Luong'un ve Kauffeld ile Lehmann-Willenbrock'un çalışmaları gerçek.

Sıfır noktası — başlık listesi bir gündem değil

"Bütçe", "Personel", "Diğer konular". Bu tür başlıklar, toplantının hangi alanlarda dolaşacağını söylüyor, ama nereye varacağını söylemiyor. Katılımcılar toplantıya bir başlıkla değil, bir beklentiyle geliyor; başlıkta bir beklenti olmadığında, herkes kendi beklentisini getiriyor.

Bir gündemi yol haritasına çeviren şey, maddelerin soru ya da karar biçiminde yazılmasıdır. "Bütçe" yerine "Ek personel talebini bölgeye bu ay mı göndereceğiz?" Bu biçim, katılımcıların toplantıya neyle hazırlanacağını ve toplantının bir maddeyi ne zaman bitirdiğini de gösteriyor.

Mekanizma — gündem kullanımı toplantı kalitesiyle ilişkili

Toplantıların tasarım özelliklerinin, katılımcıların toplantı kalitesine dair algısıyla nasıl ilişkili olduğu, çalışan yetişkinlerle yapılan bir ankette incelendi.

Sorumlunun ilk taslağı da bir gündemdi; ama bir başlık listesiydi. Çalışmadaki gündem kullanımı, katılımcıların bir toplantının yönünü bilmesini sağlıyordu. Başlık listesi bu yönü vermiyordu.

Mekanizma — toplantıdaki konuşmanın biçimi sonuçlarla ilişkili

Bir toplantının amacı ve gündemi, toplantının içinde nasıl bir konuşmanın yürüyeceğini de etkiliyor. Toplantıların içindeki etkileşimin ekip ve kurum sonuçlarıyla ilişkisi, kayda alınmış ekip toplantılarının incelendiği bir çalışmada ölçüldü.

Eski salı toplantısında şefler çoğu zaman kendi bölümlerinin sorunlarını anlatıyordu; bu anlatımlar bazen bir yakınmaya dönüşüyordu. Bir soru gündemi, aynı sorunu bir karar sorusuna çevirerek konuşmayı yakınmadan çözüme yönlendirebilirdi.

Model — bir toplantının amacını ve gündemini yazmak

Gündemi dört hamlede kurmak mümkün.

Toplantı çıktısını yaz: toplantının sonunda ne olmuş olmalı? Tek bir cümleyle yaz: "Toplantının sonunda iade kabul saatleri için yeni bir kural kararlaştırılmış olacak."

Maddeleri soru olarak yaz: her maddenin sonunda cevaplanacak şeyi ya da verilecek kararı açıkça kur. Bir madde soru olarak yazılamıyorsa, o madde toplantıda değil, yazılı bir notla paylaşılabilir.

Süre ve sahip koy: her maddeye bir süre ve bir sahip ekle. Süre, maddenin önemine göre ayrılmalı; en önemli maddeler toplantının başına konmalı.

Önceden gönder: gündemi toplantıdan en az bir iki gün önce katılımcılara gönder; katılımcıların hazırlanması için hangi bilgiyi getirmeleri gerektiğini de yaz.

Karar noktası — gündem ne zaman bir kafese dönüşür?

Gündem, toplantıyı yönlendirmek için var; ama fazla katı tutulduğunda, toplantıda ortaya çıkan önemli bir konuyu dışarıda bırakabilir. Bir katılımcı gündemde olmayan acil bir sorunu getirdiğinde, kolaylaştırıcı bunu "gündemde yok" diyerek kesebilir; ama sorun gerçekten önemliyse, onu görmezden gelmek bir kayıp.

Burada yardımcı olan, gündemin sonuna kısa bir açık alan bırakmak ya da gündem dışı bir konu çıktığında onu bir "sonra konuşulacaklar" listesine yazıp kimin, ne zaman ele alacağını belirlemek. Böylece konu kaybolmuyor, ama toplantının amacı da dağılmıyor.

Bir başka risk, gündemin tek bir kişi tarafından yazılması. Toplantıyı düzenleyen kişi gündemi tek başına yazdığında, katılımcıların önemli bulduğu konular gündeme hiç girmeyebilir. Katılımcılara gündeme madde önerme fırsatı vermek, toplantının sahiplenilmesini de artırıyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Cohen ile arkadaşlarının çalışması tek seferlik bir ankete ve algılanan toplantı kalitesine dayanıyor; gündem kullanımının kararların niteliğine etkisi ölçülmedi. Kauffeld ile Lehmann-Willenbrock'un çalışması ilişkisel bir tasarım; toplantı etkileşiminin sonuçlara mı yol açtığı, yoksa başarılı ekiplerin mi daha iyi toplantılar yaptığı tam olarak ayrıştırılamıyor. Ayrıca çalışma gündemi değil, toplantı içindeki etkileşimi inceliyor; gündemin bu etkileşimi yönlendirdiği bu derste bir çıkarım.

Her toplantının bir kararla bitmesi gerekmiyor. Bazı toplantılar birlikte düşünmek, bir sorunu keşfetmek ya da fikir üretmek için yapılıyor; bu toplantıların çıktısı bir karar değil, bir anlayış ya da bir seçenek listesi olabilir. Çıktı cümlesi bu tür toplantılarda da yazılabilir, ama bir karar olmak zorunda değil.

Gündem hazırlamak zaman istiyor. Kısa ve sık toplantılarda her seferinde ayrıntılı bir gündem yazmak, toplantının kendisinden daha fazla zaman alabilir. Bu durumda, düzenli toplantılar için sabit bir soru şablonu kullanmak yeterli olabilir.

Son olarak, iyi bir gündem kötü bir toplantıyı tek başına kurtaramıyor. Toplantının nasıl kolaylaştırıldığı, kimlerin katıldığı ve kararların nasıl kaydedildiği de en az gündem kadar önemli; bunlar modülün sonraki derslerinin konusu.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışGündem bir başlık listesi olarak yazılıyor.
Doğrusu

Başlıklar toplantının nerede dolaşacağını söylüyor, nereye varacağını söylemiyor.

Yaygın yanlışToplantının çıktısı yazılmıyor.
Doğrusu

Çıktısı belli olmayan bir toplantı, ne zaman başarılı olduğunu ve ne zaman bittiğini bilmiyor.

Yaygın yanlışMaddelere süre ve sahip konmuyor.
Doğrusu

İlk madde bütün toplantıyı alıyor, öbür maddeler her hafta erteleniyor.

Yaygın yanlışGündem toplantıdan hemen önce dağıtılıyor ya da hiç dağıtılmıyor.
Doğrusu

Katılımcılar hazırlıksız geliyor ve kararlar bir sonraki toplantıya kalıyor.

Yaygın yanlışGündem dışı her konu kesiliyor.
Doğrusu

Önemli bir sorun gündemde olmadığı için görmezden gelindiğinde, toplantının asıl işi kaçırılabiliyor.

Aklında kalsın

Başlık listesi bir gündem değil; maddeleri soru ya da karar olarak yaz.

Toplantının hangi sonuçla biteceğini baştan yaz.

Her maddeye bir süre ve bir sahip koy; en önemli maddeyi başa al.

Gündemi önceden gönder ve hazırlanılacak bilgiyi belirt.

Bir maddeyi soru olarak yazamıyorsan, o madde belki bir toplantı değil, bir not.

Gündem, toplantıyı sorun çözmeye ve eylem planlamaya yönlendirebilir; yakınmaya kayan konuşmanın önünü keser.

Gündem dışı önemli bir konuyu kesme; ya yer aç ya da kimin, ne zaman ele alacağını yaz.

Sonraki derse köprü

Aylık karar toplantısı kırk beş dakikada iki kararla bitti. Ama toplantıdan sonra sorumlu bir şey fark etti. On dört şefin on dördü de toplantıdaydı; oysa iki maddenin ikisi de yalnız dört şefi doğrudan ilgilendiriyordu. Öbür on şef bir saate yakın oturmuş, çoğu bir şey söylememişti. Kararlar doğru kişilerle mi verilmişti, yoksa yalnız doğru sayıda kişiyle mi?

Bir toplantıya kim çağrılmalı? Katılımcı sayısı bir toplantının işleyişini nasıl değiştirir? Katılımcı seçimi dersi, bu sorulara bakıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.