İçeriğe geç

L2.6-02·Sözlü İletişim

Kısa ve açık konuşmak

orta2.286 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dinleyici uzun bir cümleyi yeniden okuyamıyor; cümlenin başını aklında tutarak sonunu beklemek zorunda.

Kısa ve açık konuşmak bir yetenekten çok bir hazırlık işi; düşünmeyi konuşmadan önceye al.

Her cümleye sor: bu cümle yeni bir şey söylüyor mu?

Türkçede yüklem sonda geliyor; asıl bilgiyi önce, koşulları ardından ayrı cümlelerle söyle.

Dolgu sözcüklerini yok etmeye çalışma; fark et ve bir sözcük ararken susmayı dene.

Kısalığı süreyle değil tekrarla ölç; gerekçeyi ve sonraki adımı atlayan mesaj kısa değil, eksik.

Açılış sahnesi

Destek lideri toplantının kaydını bir kez daha dinledi, bu kez elinde kalemle. Her cümleyi dinledikten sonra kendine tek bir soru sordu: bu cümle yeni bir şey söylüyor mu?

Kâğıdın sonunda tablo açıktı. On iki dakikalık konuşmanın yaklaşık dört dakikası yeni bilgi taşıyordu. Kalanı, aynı kuralın farklı sözcüklerle yeniden anlatılması, "yani aslında şöyle bir durum var" gibi girişler ve bir cümle bitmeden başlayan yeni cümlelerdi. En uzun cümlelerinden biri, "Kıdemli bir arkadaşın, eğer o gün nöbetteyse ve müşteri daha önce işaretlenmişse, ki bunu sistemden görebiliyorsunuz, çağrıyı devralacağı durumlarda" diye başlıyor ve asıl söylemek istediği şeye, yani sizin bir şey yapmanıza gerek olmadığına, ancak sonunda ulaşıyordu.

Bir sonraki hafta ekibe başka bir değişikliği anlatması gerekti. Bu kez konuşmadan önce söyleyeceklerini yüksek sesle bir kez prova etti ve kendini kaydetti. Kaydı dinleyip tekrar eden iki paragrafı çıkardı, uzun cümleleri ikiye böldü. Toplantıda anlatım dört dakika sürdü. Kıdemli temsilci toplantıdan çıkarken yalnızca başını salladı.

Bu derste ne olacak

Bir önceki derste sözlü bir mesajın iskeletini kurduk: çerçeve, gövde, işaret, kapanış. Bu ders iskeletin içine bakıyor. Doğru sırayla kurulmuş bir konuşma da gereksiz tekrarlar, uzun cümleler ve dolgu sözcükleriyle dolduğunda dinleyiciyi yorabiliyor.

Seride yazılı bir metnin açıklığı, okuma kolaylığı ve bilgi laneti üzerinden ele alınmıştı. Konuşmada açıklık başka bir biçim alıyor. Okuyucu uzun bir cümleyi yeniden okuyabilir; dinleyici ise cümlenin başını aklında tutarak sonunu beklemek zorunda. Konuşmada kısalık, yalnızca zaman kazanmak değil, dinleyicinin belleğini korumak.

Önce, konuşmadaki "ıı", "şey" gibi seslerin ne işe yaradığını inceleyen bir çalışmaya bakacağız. İkinci durak, gündelik konuşmada duraksamaların sıklığını sayan bir araştırma. En sonda da bir cümlenin parçaları arasındaki mesafenin anlamayı nasıl zorlaştırdığını açıklayan bir kuram var.

Kayıttan çıkan tablo ve dersteki öbür örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — konuşurken düşünmek

Yazarken önce düşünüp sonra yazıyoruz; yazdığımızı düzeltebiliyoruz. Konuşurken ise çoğu zaman düşünürken konuşuyoruz. Söyleyeceğimiz şeyi cümlenin ortasında buluyor, bir fikri bitirmeden öbürüne geçiyor, emin olmadığımız bir noktayı farklı sözcüklerle bir kez daha deniyoruz.

Bu, konuşmanın doğası. Ama lider ekibe yeni bir kuralı ya da görevi duyururken, düşünme sürecinin kendisi dinleyicinin önüne serildiğinde, dinleyici asıl mesajı bu sürecin içinden ayıklamak zorunda kalıyor.

Kısa ve açık konuşmak bir yetenekten çok bir hazırlık işi. Düşünmenin büyük kısmı konuşmadan önce yapıldığında, konuşma yalnızca sonucu taşıyabiliyor.

Mekanizma — dinleyicinin belleği ve konuşanın duraksamaları

Konuşmadaki duraksamalar ve dolgu sesleri genellikle kötü konuşmanın işareti sayılıyor. Bu sesleri inceleyen araştırmalar daha ayrıntılı bir tablo çiziyor.

Bu duraksamaların gündelik konuşmada ne kadar yaygın olduğu da ölçüldü.

Dinleyici için asıl zorluk ise uzun cümlelerden geliyor. Bir cümlenin anlamı, parçaları birbirine bağlandığında ortaya çıkıyor; bu parçalar birbirinden uzaklaştıkça, dinleyici ilk parçayı aklında daha uzun süre tutmak zorunda kalıyor.

Bu kuramı Türkçe konuşmaya uygulamak bir çıkarım, ama yol gösterici bir çıkarım. Türkçede yüklem çoğu zaman cümlenin sonunda geliyor. Uzun bir cümlede dinleyici, cümlenin ne dediğini ancak son sözcükte öğreniyor. Açılıştaki liderin uzun cümlesi, dinleyiciyi bütün koşulları dinledikten sonra asıl habere ulaştırıyordu.

Model — kesme turu

Kısa ve açık konuşmak, konuşmadan önce yapılan bir kesme işiyle başlıyor. Bu iş, yazılı bir metni düzeltmeye benziyor, ama sesle yapılıyor.

Yüksek sesle prova et. Söyleyeceğin şeyi bir kez sesli olarak söyle ve mümkünse kaydet. Kafanda kurduğun cümleler, sesli söylendiğinde çoğu zaman daha uzun ve daha dağınık çıkıyor.

Her cümleye tek soruyu sor. Kaydı dinlerken her cümle için sor: bu cümle yeni bir şey söylüyor mu? Söylemiyorsa çıkar. Açılıştaki lider bu soruyla on iki dakikalık bir konuşmanın dört dakikasını ayırdı.

Uzun cümleleri böl. Birden fazla koşul ya da bilgi taşıyan cümleleri parçala. Asıl bilgiyi ilk cümlede söyle, koşulları ardından ayrı cümlelerle ekle: "Bir şey yapmanıza gerek yok. Müşteri işaretlenmişse, kıdemli arkadaş çağrıyı otomatik olarak devralıyor."

Dolgu sözcüklerini fark et, hepsini silmeye çalışma. Kayıtta sık tekrarlanan bir dolgu sözcüğün varsa onu fark etmek yeter; konuşurken bir sözcük ararken susmak, "ıı" demekten çoğu zaman daha iyi duyuluyor.

Karar noktası — ne kadar kısa

Kısalığın da bir sınırı var. Çok kısa bir mesaj, dinleyicinin ihtiyaç duyduğu bağlamı ya da gerekçeyi dışarıda bırakabiliyor. Bir kararın nedenini hiç söylemeyen bir lider, kısa ama keyfi görünebiliyor.

Önerilen yol, kısalığı süreyle değil tekrarla ölçmek. Bir mesaj uzun olabilir, ama her cümlesi yeni bir şey söylüyorsa gereksiz değil. Bir mesaj kısa olabilir, ama dinleyicinin sorması kaçınılmaz olan bir soruyu cevapsız bırakıyorsa eksik.

Karar şu soruya dayanıyor: dinleyici bu konuşmadan sonra ne yapacağını, neden yapacağını ve kime soracağını biliyor mu? Bunları biliyorsa ve konuşmada bunlardan başka bir şey kalmamışsa, konuşma yeterince kısa.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Dolgu sözcükleri ve duraksamalar üzerine yapılan araştırmaların çoğu İngilizce konuşmalara dayanıyor. Türkçedeki "şey", "yani", "hani" gibi sözcüklerin işlevleri ve dinleyici üzerindeki etkileri benzer olabilir, ama doğrudan aynı değil.

Cümle uzunluğu ile anlama arasındaki ilişkiyi açıklayan kuramlar da ağırlıkla İngilizce üzerinden kuruldu. Bu derste Türkçede yüklemin cümle sonunda gelmesinden yola çıkan çıkarım makul, ama doğrudan Türkçe konuşmalarda sınanmış bir bulgu olarak sunulmuyor.

Kısa konuşmanın her bağlamda aynı biçimde değerlendirilmediği de unutulmamalı. Bazı ortamlarda ve ilişkilerde, uzun bir giriş ve dolaylı bir anlatım, saygı ve incelik işareti olarak görülüyor. Seride yüksek bağlamlı iletişim olarak ele alınan bu durumda, aşırı kısalık kaba ya da soğuk algılanabiliyor.

Son olarak, kısa ve açık konuşmak hazırlık gerektiriyor. Koridordaki her kısa sohbet için kesme turu yapılmaz; bu çaba ekibi bağlayan duyurular için anlamlı.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKısa konuşmanın bir yetenek olduğu, hazırlıkla gelişmediği sanılıyor.
Doğrusu

Kısa ve açık konuşmanın büyük kısmı, konuşmadan önce yapılan düşünme ve kesme işinden geliyor.

Yaygın yanlışBir fikri farklı sözcüklerle birkaç kez söylemenin anlaşılmayı artırdığı düşünülüyor.
Doğrusu

Planlanmamış tekrar, asıl cümlenin hangisi olduğunu belirsizleştiriyor.

Yaygın yanlışDolgu sözcüklerinin tamamen silinmesi gerektiği varsayılıyor.
Doğrusu

Az sayıda dolgu sesi konuşmayı doğal kılıyor; onları yasaklamaya çalışmak yeni duraksamalar yaratabiliyor.

Yaygın yanlışUzun ve koşullu cümlelerin bilgiyi daha eksiksiz taşıdığı sanılıyor.
Doğrusu

Konuşmada uzun cümleler dinleyicinin belleğini zorluyor; asıl bilgiyi önce, koşulları ayrı cümlelerle söylemek daha anlaşılır.

Yaygın yanlışKısalığın, gerekçeyi ve sonraki adımları atlamak anlamına geldiği düşünülüyor.
Doğrusu

Dinleyicinin sorması kaçınılmaz soruları cevapsız bırakan bir mesaj kısa değil, eksik.

Aklında kalsın

Dinleyici uzun bir cümleyi yeniden okuyamıyor; cümlenin başını aklında tutarak sonunu beklemek zorunda.

Kısa ve açık konuşmak bir yetenekten çok bir hazırlık işi; düşünmeyi konuşmadan önceye al.

Her cümleye sor: bu cümle yeni bir şey söylüyor mu?

Türkçede yüklem sonda geliyor; asıl bilgiyi önce, koşulları ardından ayrı cümlelerle söyle.

Dolgu sözcüklerini yok etmeye çalışma; fark et ve bir sözcük ararken susmayı dene.

Kısalığı süreyle değil tekrarla ölç; gerekçeyi ve sonraki adımı atlayan mesaj kısa değil, eksik.

Sonraki derse köprü

Kısalttığı anlatımdan birkaç gün sonra lider, aynı dört dakikalık konuşmayı başka bir ekibe de yaptı. Sözcükler aynıydı, sıra aynıydı, uzunluk aynıydı. Ama bu kez toplantıdan sonra bir temsilci, kuralın gerçekten zorunlu olup olmadığını, yoksa bir öneri mi olduğunu sordu.

Lider kaydı dinlediğinde farkı duydu. İlk ekibe "hakaret eden bir müşteriyi kapatabilirsiniz" cümlesini net ve kararlı bir sesle söylemişti. İkinci ekibe aynı cümleyi daha hızlı, sonunu yükselterek, neredeyse bir soru gibi söylemişti. Sözcükler aynıydı; ama ses, cümlenin ne kadar kesin olduğunu farklı söylüyordu.

Tonlama ve vurgu dersi, sözcüklerin ötesindeki bu katmana bakıyor: sesin yükselip alçalmasının, hızın, duraksamaların ve bir sözcüğe verilen vurgunun bir mesajın anlamını ve kararlılığını nasıl değiştirdiğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.