Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İlişkiler kendi haline bırakıldığında aşınır; en hızlı aşınanlar yeni kurulanlardır.
Ortak tanıdıklar, bir ilişkiyi senin tek başına harcayacağın emekten daha iyi korur.
Uyuyan bağ ölü değildir; bir zamanlar güçlüyse güvenini ve yeni bilgisini taşır.
Uzun bir sessizlikten sonra aramanın tuhaflığı çoğu zaman yalnız arayanın kafasındadır.
Her ilişkiyi sürdüremezsin; neyi bırakacağını bilinçle seç.
Bir ilişkiyi asıl bitiren sessizlik değil, kırgınlıktır.
Açılış sahnesi
Birim müdürü bir pazar akşamı telefon rehberini baştan sona kaydırdı ve her ismin yanına son konuştukları tarihi tahmin etmeye çalıştı. Sonuç onu rahatsız etti. Eski bölgedeki meslektaşıyla, merkez kurulurken her hafta konuştuğu o kişiyle, sekiz aydır tek bir mesaj bile yazışmamışlardı. Şube müdürünü en son bir bayram mesajıyla anmıştı. Rakip zincirin iade sorumlusuyla dernek toplantısından sonra bir kez yazışmış, sonra kopmuştu.
Pazartesi sabahı merkezde bir sorun çıktı: büyük bir kurumsal müşteri, iade süreçlerini tek bir merkezde toplamak istiyordu ve birim müdürünün böyle bir geçişi yönetmiş birine danışması gerekiyordu. Aklına ilk gelen eski bölgedeki meslektaşıydı. Telefonu eline aldı, sonra bıraktı. Sekiz ay sonra yalnız bir şey istemek için aramak ona yakışıksız geldi.
Öğleden sonra yine de aradı. Meslektaşı telefonu sıcak bir sesle açtı, "Nerelerdesin?" diye takıldı ve yarım saat boyunca, kendi merkezinin iki yıl önce benzer bir geçişi nasıl yönettiğini anlattı. Telefonu kapattıktan sonra birim müdürü iki şey düşündü: sekiz aylık sessizlik ilişkiyi bitirmemişti; ama her ilişki bu kadar şanslı olmayabilirdi.
Bu derste ne olacak
Modül ağın amacıyla başladı, bağların türlerini, değer sunmayı, kurum içi ve sektörel ağları işledi. Bu son ders zamana bakıyor: kurulan bir ilişki, kendi haline bırakıldığında ne oluyor ve bir lider sınırlı zamanıyla büyüyen bir ağı nasıl sürdürüyor?
Ders iki yanılgıyla uğraşıyor. Birincisi, bir ilişkinin bir kez kurulduktan sonra kendiliğinden sürdüğü yanılgısı; ilişkiler zamanla aşınıyor ve bu aşınma bazı ilişkilerde çok hızlı. İkincisi, aşınmış ya da yıllarca sesi çıkmamış bir ilişkinin artık ölü olduğu yanılgısı; araştırmalar, sessiz kalmış bazı ilişkilerin yeniden canlandırıldığında şaşırtıcı bir değer taşıdığını gösteriyor.
Seride kişisel bağlanma ve ilişki devri paydaş yönetimi modülünün son dersinde, bağ gücü ve zayıf bağ bu modülün ikinci dersinde tanımlanmıştı. Bu ders onları zaman ekseninde bir araya getiriyor.
İki çalışma dersin dayanağı: bir finans kurumunda bankacıların meslektaş ilişkilerini dört yıl boyunca izleyen bir ağ araştırması ve yöneticilerin uzun süredir konuşmadıkları eski tanıdıklarını yeniden aramalarının ne getirdiğini sınayan bir saha çalışması.
Eski bölgedeki meslektaş, kurumsal müşteri ve sahnedeki herkes kurgu. Burt'ün ve Levin, Walter ile Murnighan'ın çalışmaları gerçek; biri bir sosyal ağ dergisinde, öbürü bir örgüt bilimi dergisinde yayımlandı.
Sıfır noktası — ilişkiler aşınıyor
Bir ilişki kurulduğu anda bir ömre sahip oluyor ve bu ömür, ilişkiye ne kadar emek verildiğine, ilişkinin hangi zemine oturduğuna ve iki tarafın çevresinde neler olduğuna bağlı. Görüşmeler seyrekleştikçe ilişki zayıflıyor; bir noktadan sonra iki taraf birbirini artık ağının bir parçası olarak görmüyor.
Aşınma kötü bir şey olmak zorunda değil. Bir liderin zamanı sınırlı ve her ilişkiyi aynı yoğunlukta sürdürmesi mümkün değil; bazı ilişkilerin zamanla zayıflaması ağın doğal bir düzenlenmesi. Sorun, liderin hangi ilişkilerin aşındığını fark etmemesi ve en değerli ilişkilerini de bu aşınmaya kaptırması.
Mekanizma — hangi bağlar daha yavaş aşınıyor
İlişkilerin zamanla nasıl aşındığı, bir finans kurumunda çalışan bankacıların meslektaş ilişkileri üzerinde dört yıl boyunca izlendi.
Pazar akşamı rehberde aşınmış görünen ilişkilerin farkı da buradan okunabiliyor. Eski bölgedeki meslektaşla ilişki, bir yıl boyunca yoğun ve güçlü kurulmuştu ve ikisi aynı kurumun aynı bölge yönetiminde birçok ortak tanıdığı paylaşıyordu. Rakip zincirin iade sorumlusuyla ilişki ise yeni, tek bir sohbete dayanan ve ortak tanıdığı olmayan bir ilişkiydi; en hızlı aşınacak türdendi.
Mekanizma — uyuyan bağlar ölü değil
Yıllardır konuşulmayan bir tanıdığı yeniden aramanın getirisi, yöneticiler üzerinde yürütülen bir saha çalışmasında sınandı.
Bulgunun bir yönü şaşırtıcı. Uyuyan bağlar, tam da sessiz kaldıkları süre boyunca farklı yollarda ilerledikleri için, yeni bilgi taşıyor: eski meslektaş artık başka bir merkezde, başka sorunlarla uğraşıyor, başka insanlar tanıyor. Ama bir zamanlar yakın oldukları için, yeni bir tanıdıktan farklı olarak, güven ve ortak dil hazır duruyor.
Model — öncelikle, hafif tut, örgüyle çevrele, uyananı canlandır
Ağı sürdürmek bir öncelik sıralaması, hafif bir temas düzeni ve ara sıra yapılan yeniden bağlanmalardan oluşuyor.
Öncelikle. Ağındaki ilişkilerin hepsini aynı yoğunlukta sürdüremezsin. Önümüzdeki bir iki yılda işine, gelişimine ve kurumuna en çok katkı verecek ilişkileri belirle; bunlar düzenli temas gerektiren ilişkiler. Geri kalanların bir kısmının aşınmasına izin vermek, ağın doğal bir düzenlenmesi.
Hafif tut. Öncelikli ilişkileri sürdürmek büyük emek istemiyor. Bir haber, bir makale, bir tebrik, işine yarayabilecek bir tanıştırma, yılda bir kahve; seyrek ama düzenli bir temas, ilişkinin uyumasını engelliyor. Temasın amacı bir şey istemek değil, iki tarafın birbirinden haberdar kalması.
Örgüyle çevrele. Yeni kurduğun bir ilişkiyi, ortak tanıdıklarla örmeye çalış: karşındakini ekibinden biriyle, ortak bir tanıdıkla, bir meslek grubuyla buluştur. Ortak tanıdık örgüsü, ilişkiyi senin tek başına harcayacağın emekten daha iyi koruyor.
Uyananı canlandır. Uzun süredir konuşmadığın bir eski tanıdığı aramaktan çekinme. Aramanın bir nedeni olsun, ama bu nedeni gizleme: "Seni düşündüm, çünkü şu konuda deneyimin vardı." Görüşmede yalnız soru sorma; karşındakinin son yıllarda neler yaptığını da dinle.
Karar noktası — her ilişkiyi sürdürmek mi, bazılarını bırakmak mı
Bir liderin ağı büyüdükçe, her ilişkiyi sürdürme çabası bir yüke dönüşüyor. Her ilişkiye düzenli temas göstermeye çalışan bir lider, ya ilişkilerin hepsini yüzeysel tutuyor ya da ağına ayırdığı zaman işini aksatıyor. Bazı ilişkilerin bilinçli olarak aşınmasına izin vermek, sürdürülen ilişkilere daha çok zaman bırakıyor.
Ama hangi ilişkinin bırakılacağına karar vermek zor, çünkü bir ilişkinin gelecekteki değeri bugünden görünmüyor. Levin ve arkadaşlarının bulgusu bu kararı biraz kolaylaştırıyor: aşınmasına izin verilen bir ilişki, özellikle bir zamanlar güçlüyse, tamamen kaybolmuyor; gerektiğinde yeniden canlandırılabiliyor. Bu yüzden asıl kayıp, uyuyan bir bağ değil, bir zamanlar güçlü olan bir ilişkinin kırgınlıkla ya da ihmalle bozulması.
Kararı yönlendiren şey ilişkinin iki özelliği: bir zamanlar ne kadar güçlü olduğu ve önümüzdeki dönemde ne kadar değer taşıyacağı. Bir zamanlar güçlü olan ilişkiler, düzenli temas olmadan da uzun süre canlandırılabilir kalıyor. Yeni kurulmuş ilişkiler ise, değerliyse, ilk yıllarında düzenli temas ve ortak tanıdık örgüsü gerektiriyor.
Bir ilişkiyi bırakmadan önce şunu sor: bu ilişki bir zamanlar güçlü müydü, yoksa henüz hiç kök salmamış bir tanışıklık mı?
Sınırlılıklar ve eleştiri
Burt bankacıları kendi kurumlarında izledi; ilişkilerin aşınma hızı, kurumun kültürüne, işin doğasına ve çalışanların hareketliliğine göre değişebilir. Levin ve arkadaşlarının çalışması ise yöneticilerin kendi seçtikleri eski tanıdıklarına ve kendi değerlendirmelerine dayanıyor; yöneticilerin aramaya çekindikleri ya da kötü biten ilişkiler bu tabloda yeterince temsil edilmiyor.
Uyuyan bağların değeri, bağın nasıl uykuya daldığına bağlı. Bir taşınma, bir görev değişikliği ya da yoğun bir dönem nedeniyle sessiz kalmış bir ilişki ile bir anlaşmazlık ya da kırgınlıkla kopmuş bir ilişki aynı değil. İkinci tür bağları yeniden canlandırmak çok daha zor ve bazen mümkün değil.
İlişkileri sürdürmek için önerilen yöntemler, örneğin listeler, takvimler ve düzenli mesajlar, ilişkiyi mekanikleştirme riskini taşıyor. Karşı taraf bir ilişkinin bir takvim hatırlatıcısıyla sürdürüldüğünü hissettiğinde, temasın değeri düşüyor. Yöntem, liderin ilgisinin yerine geçmemeli; ona yalnız hatırlatıcı olmalı.
Son olarak, ağ sürdürmenin maliyeti herkese eşit değil. Bakım sorumlulukları olan, uzaktan çalışan ya da yoğun vardiyalarda çalışan liderler, ağlarını sürdürmeye ayırabilecekleri zamanın daha az olduğunu fark edebilir. Bir kurum, ağ sürdürmeyi yalnız bireyin kişisel çabasına bırakmak yerine, ortak toplantılar, eğitimler ve meslek grupları gibi yapılarla destekleyebilir.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışBir ilişkinin bir kez kurulduktan sonra kendiliğinden sürdüğü sanılıyor.
İlişkiler temas azaldıkça aşınıyor; özellikle yeni kurulmuş ilişkiler hızla kayboluyor.
Yaygın yanlışUzun süre konuşulmayan bir ilişkinin artık ölü olduğu düşünülüyor.
Bir zamanlar güçlü olan uyuyan bağlar, yeniden canlandırıldığında hem güveni hem yeni bilgiyi taşıyabiliyor.
Yaygın yanlışUzun bir sessizlikten sonra birini yalnız bir ihtiyaç için aramanın yakışıksız olduğu sanılıyor.
Karşı taraf çoğu zaman yeniden bağlanmayı olumlu karşılıyor; çekingenlik büyük ölçüde arayanın kendi kaygısı.
Yaygın yanlışAğı sürdürmenin en verimli yolunun herkese toplu mesajlar göndermek olduğu düşünülüyor.
Toplu temas ilişkiyi kişisel olmaktan çıkarıyor; seyrek ama kişisel bir temas daha çok iş görüyor.
Yaygın yanlışHer ilişkinin aynı yoğunlukta sürdürülmesi gerektiği varsayılıyor.
Bazı ilişkilerin bilinçli olarak aşınmasına izin vermek, öncelikli ilişkilere zaman bırakıyor.
Aklında kalsın
İlişkiler kendi haline bırakıldığında aşınır; en hızlı aşınanlar yeni kurulanlardır.
Ortak tanıdıklar, bir ilişkiyi senin tek başına harcayacağın emekten daha iyi korur.
Uyuyan bağ ölü değildir; bir zamanlar güçlüyse güvenini ve yeni bilgisini taşır.
Uzun bir sessizlikten sonra aramanın tuhaflığı çoğu zaman yalnız arayanın kafasındadır.
Her ilişkiyi sürdüremezsin; neyi bırakacağını bilinçle seç.
Bir ilişkiyi asıl bitiren sessizlik değil, kırgınlıktır.
Sonraki derse köprü
Birim müdürü rehberini üç gruba ayırırken bir şey fark etti. Düzenli sürdürmeye karar verdiği on iki kişinin neredeyse hepsi ona benziyordu: aynı kuşaktan, benzer okullardan, benzer kariyer yollarından gelen yöneticilerdi. Merkezin yeni vardiya şeflerinden biri, meslek lisesinden gelip sahada yükselmiş, yöresel bir şivesi olan bir çalışan, birkaç hafta önce bir yazılım projesi için gönüllü olmuştu. Birim müdürü o an, farkında olmadan, bu işin ona göre olmadığını düşündüğünü hatırladı; projeyi başka birine vermişti.
Bu hızlı yargı nereden gelmişti? Bir liderin insanlar hakkında, onları tanımadan önce verdiği kararlar nasıl oluşuyor ve ekibi nasıl etkiliyor? Bir sonraki modül, Kapsayıcı ve Kültürlerarası İletişim, bu sorudan başlıyor: önyargı ve kalıp yargının ne olduğuna, nasıl işlediğine ve bir liderin kararlarına nasıl sızdığına.