İçeriğe geç

L2.17-04·Güç ve Örgütsel Politika

Resmî ve gayriresmî ağlar

orta2.331 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kurumun işi, şemanın yanında işleyen gayriresmî ağlar üzerinden de yürür.

Tek bir gayriresmî ağ yok; kime danışıldığı ile kime güvenildiği farklı haritalar çizer.

Ağdaki merkezi konum, unvandan bağımsız olarak etki taşır.

Birbirinden kopuk grupları bağlayanlar, çoğu zaman yeni fikirlerin kaynağıdır.

Yasaklanan bir ağ ortadan kalkmaz, görünmez olur.

İnsanlar kendilerine benzeyenlerle bağ kurar; bu eğilim bazılarını ağın dışında bırakır.

Ağı okurken en önemli soru: dışarıda kalan kim ve neden?

Açılış sahnesi

Birim müdürü iki haritayı yan yana koydu. Birincisi iade merkezinin organizasyon şemasıydı: beş şubenin temsilcileri merkez sorumlusuna, merkez sorumlusu bölge operasyon birimine bağlıydı. Oklar düzgün ve yukarı doğruydu. İkinci haritayı iki hafta boyunca temsilcilerle konuşarak çizmişti: her birine bir iade sorununda en çok kime danıştığını ve zor bir konuyu kime açtığını sormuştu. Bu haritanın okları her yöne gidiyordu ve şemayla neredeyse hiç örtüşmüyordu.

İkinci haritanın ortasında, üçüncü şubeden kıdemli bir temsilci duruyordu. Neredeyse herkes bir iade sorununda ona danışıyordu ve mesajlaşma grubunu da o kurmuştu. Ama haritada başka bir şey daha göze çarpıyordu. Grubun üyelerinin hepsi beş yıldan uzun süredir bölgedeydi. Son iki yılda işe başlayan temsilciler gruba alınmamıştı; onlar sorunlarını hâlâ resmî yoldan, merkez sorumlusuna iletiyor ve cevabı günlerce bekliyordu. Beşinci şube de haritada neredeyse yalnızdı; o şubenin temsilcileri başka şubelerden kimseyle konuşmuyordu.

Birim müdürü haritaya bakarken iki şeyi aynı anda gördü. Gayriresmî ağ, resmî yapının günlerce süren işlerini dakikalar içinde çözüyordu. Ama aynı ağ, yeni gelenleri ve bir şubeyi dışarıda bırakıyordu. Grubu kapatmak da, resmîleştirmek de akla geliyordu; ikisinin de neyi bozacağını bilmiyordu.

Bu derste ne olacak

Modülün önceki dersinde ilişkilerin ve bilginin gücünü ele aldık ve bir kurumda bilginin kimden kime aktığını denetlemenin bir güç kaynağı olduğunu gördük. Bu ders o akışın haritasına bakıyor: kurumun resmî yapısının yanında işleyen gayriresmî ağlara.

Bu ağlar seriye ilk olarak gölge ağ adıyla, liderliğin resmî ve gayriresmî biçimleri karşılaştırılırken girmişti. O derste merkez kişi, köprü kişi ve kapı bekçisi rolleri tanıtılmış ve bir işin tek kişiye bağlı kalma riski işlenmişti. Bu ders o çerçeveyi derinleştiriyor. Gayriresmî ağların tek bir ağ değil, farklı türden birkaç ağ olduğunu, ağdaki konumun etkiyle ve fikirlerle nasıl ilişkili olduğunu ve ağlara erişimin neden eşit dağılmadığını araştırmalarla ele alıyor.

Üç araştırma dersin omurgasını oluşturuyor: bir gazete yayın şirketinde ağ konumu ile etki arasındaki ilişkiyi ölçen bir çalışma, bir elektronik şirketinde gruplar arasında köprü kuran yöneticilerin fikirlerini değerlendiren bir çalışma ve bir reklam ajansında kadın ve erkek çalışanların ağlarını karşılaştıran bir çalışma. Bunlara gayriresmî ağları türlerine göre ayıran bir uygulama makalesi ekleniyor.

İade merkezi, mesajlaşma grubu ve bütün kişiler bu anlatı için uyduruldu, yani kurgu. Brass'ın, Burt'ün ve Ibarra'nın çalışmaları hakemli sosyoloji ve yönetim dergilerinde çıktı.

Sıfır noktası — tek bir gayriresmî ağ yok

Gayriresmî ağ çoğu zaman tek bir örgü gibi konuşuluyor: kimin kimi tanıdığı. Krackhardt ve Hanson'ın 1993'te bir yönetim dergisinde yayımlanan uygulama makalesi bu örgüyü üç ayrı ağa böldü. Tavsiye ağı, insanların işi yapmak için kime başvurduğunu gösteriyordu. Güven ağı, hassas bilgilerin kimlerle paylaşıldığını gösteriyordu. İletişim ağı ise kimin kimle iş hakkında düzenli konuştuğunu. Yazarlara göre bu üç ağ aynı kişileri aynı yerlere koymuyordu ve bir yönetici yalnız birini görerek yanlış sonuçlara varabiliyordu.

Bu ayrım açılış sahnesindeki haritayı açıklıyor. Birim müdürü temsilcilere iki ayrı soru sormuştu: bir sorunda kime danıştıklarını ve zor bir konuyu kime açtıklarını. İlki tavsiye ağını, ikincisi güven ağını ortaya çıkarıyordu. Kıdemli temsilci iki ağda da merkezdeydi; ama beşinci şubenin temsilcileri, tavsiye ağında yalnız olsalar da, güven ağında kendi aralarında sıkı bir grup oluşturuyordu.

Mekanizma — ağdaki yer, etki

Bir kişinin gayriresmî ağdaki konumu, onun kurumdaki etkisiyle nasıl ilişkili? Bu soru, bir yayın şirketinde ölçüldü.

Açılış sahnesindeki kıdemli temsilcinin merkeziliği, onun iade merkezindeki gerçek etkisini açıklıyor. Merkez sorumlusunun unvanı daha yüksekti; ama temsilciler bir sorun yaşadığında önce kıdemli temsilciye yazıyordu. Bir kararın temsilciler arasında nasıl karşılanacağı, çoğu zaman merkez sorumlusunun duyurusundan çok kıdemli temsilcinin grupta yazdığı bir cümleye bağlıydı.

Mekanizma — gruplar arasındaki boşluk

Ağlarda bir başka önemli konum, merkezde olmaktan farklı: birbiriyle konuşmayan grupların arasında durmak. Seride köprü kişi olarak tanıtılan bu konumun kişiye ve kuruma ne kazandırdığı, bir şirketin yöneticileriyle ölçüldü.

Model — iki haritayı çiz, türleri ayır, boşlukları kapat

Resmî ve gayriresmî ağları bir liderin gözüyle okumak, şu adımlardan geçiyor.

İki haritayı çiz. Organizasyon şemasının yanına, insanların gerçekte kime danıştığını ve kime güvendiğini gösteren bir harita çiz. Bunu anketle, gözlemle ya da birebir sorularla yapabilirsin; ama hangi yolu seçersen seç, haritanın bir fotoğraf olduğunu, ağın zamanla değiştiğini unutma.

Türleri ayır. Tek bir soru sorma. İnsanlara bir iş sorununda kime danıştıklarını ve hassas bir konuyu kime açtıklarını ayrı ayrı sor. İki cevap farklı kişileri merkeze koyuyorsa, bir değişikliği teknik yönüyle tavsiye ağının merkezindekilerle, duygusal yönüyle güven ağının merkezindekilerle konuş.

Boşlukları kapat. Haritada kimin dışarıda kaldığına bak: yeni gelenler, uzak birimler, azınlıkta kalan gruplar. Bu kişileri ağa bağlayacak köprüler kur; ama gayriresmî ağı zorla resmîleştirmeye çalışma. Gayriresmî ağın hızı, çoğu zaman resmî olmamasından geliyor.

Karar noktası — ağa dokunmak mı, ağı kendi hâline bırakmak mı

Bir lider, kurumunda güçlü bir gayriresmî ağ fark ettiğinde bir seçim yapıyor. Ağa dokunmamak, onun hızını ve kendiliğindenliğini koruyor; ama ağın dışında kalanlar dışarıda kalmaya devam ediyor ve ağın kararları resmî yapının bilgisi dışında şekillendiriyor olabilir. Ağa müdahale etmek, onu daha kapsayıcı ve görünür kılabiliyor; ama yanlış bir müdahale, ağı ya dağıtıyor ya da yeraltına itiyor.

Burada ölçü, ağın kime zarar verdiği ya da kimi dışarıda bıraktığı. İşi hızlandıran ve kimseyi sistematik olarak dışlamayan bir ağa dokunmamak çoğu zaman en iyisi. Belirli bir grubu, örneğin yeni gelenleri, bir şubeyi ya da bir azınlığı sistematik olarak dışarıda bırakan bir ağda ise liderin görevi, ağı dağıtmadan ona köprüler eklemek.

Karar anında kendine yöneltilecek soru: bu ağın dışında kalan kim ve neden?

Sınırlılıklar ve eleştiri

Ağ araştırmaları güçlü bir bakış açısı sağlıyor, ama bu derste anılan çalışmaların her biri tek bir kurumda ve belirli bir anda yapıldı. Merkezilikle etki ya da köprü konumuyla iyi fikirler yan yana görünüyor, ama okun yönü bu verilerden okunamıyor. Yetenekli ve etkili insanlar zamanla daha merkezî ve köprü konumlarına da geliyor olabilir.

Ağ haritaları bir fotoğraf. İnsanlara kime danıştıklarını sormak eksik ve seçici cevaplar doğurabiliyor; iletişim kayıtlarından çıkarılan haritalar ise iletişim sıklığını etkiyle karıştırabiliyor. Bir yöneticinin çalışanlarının ağlarını haritalaması, ayrıca bir gözetim kaygısı da doğurabiliyor; bu haritaların nasıl ve hangi amaçla kullanılacağı açık olmalı.

Ağlara erişim eşit dağılmıyor. Ibarra'nın 1992'de yayımlanan çalışması, bir reklam ajansında erkeklerin birden fazla ağda kendi cinsiyetlerinden insanlarla bağ kurma eğiliminin daha güçlü olduğunu, kadınların ise sosyal destek ve arkadaşlığı kadınlardan, işe yarayan bağlantıları ise erkeklerden aldıkları ayrışmış bir ağ örüntüsü gösterdiğini buldu. Ibarra bu farkın, kurumlardaki güç dağılımında cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretebildiğini tartıştı. Çalışmanın sınırı, tek bir ajansta yapılması; ama bulgu, ağ tavsiyelerinin herkes için aynı sonucu doğurmayacağını gösteriyor. Bir lider, ağları okurken kimin hangi ağa neden giremediğini de sormalı.

Son olarak, ağları okumak onları yönetmenin başlangıcı değil. Gayriresmî ağlar insanların kendi seçimleriyle oluşuyor; bir liderin bu seçimleri yönlendirme gücü sınırlı ve yönlendirme girişimi kendiliğindenliği bozabiliyor. Liderin rolü çoğu zaman ağı kurmak değil, ağa köprüler için alan açmak.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışOrganizasyon şemasının kurumun gerçek işleyişini gösterdiği sanılıyor.
Doğrusu

İşin önemli bir kısmı, şemayla örtüşmeyen gayriresmî ağlar üzerinden yürüyor.

Yaygın yanlışGayriresmî ağın tek bir örgü olduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Tavsiye ağı ile güven ağı farklı kişileri merkeze koyabiliyor.

Yaygın yanlışBir kişinin etkisinin unvanıyla ölçülebileceği düşünülüyor.
Doğrusu

Ağdaki merkezilik, unvandan bağımsız olarak etkiyle güçlü biçimde ilişkili.

Yaygın yanlışGayriresmî bir ağı yasaklamanın onu ortadan kaldıracağı sanılıyor.
Doğrusu

Yasaklanan ağ çoğu zaman yalnız görünmez hâle geliyor.

Yaygın yanlışGayriresmî ağlara herkesin eşit erişebildiği varsayılıyor.
Doğrusu

Benzeşme eğilimi, azınlıkta kalanların ve yeni gelenlerin ağlara girişini zorlaştırıyor.

Aklında kalsın

Kurumun işi, şemanın yanında işleyen gayriresmî ağlar üzerinden de yürür.

Tek bir gayriresmî ağ yok; kime danışıldığı ile kime güvenildiği farklı haritalar çizer.

Ağdaki merkezi konum, unvandan bağımsız olarak etki taşır.

Birbirinden kopuk grupları bağlayanlar, çoğu zaman yeni fikirlerin kaynağıdır.

Yasaklanan bir ağ ortadan kalkmaz, görünmez olur.

İnsanlar kendilerine benzeyenlerle bağ kurar; bu eğilim bazılarını ağın dışında bırakır.

Ağı okurken en önemli soru: dışarıda kalan kim ve neden?

Sonraki derse köprü

İade merkezi altı ayını doldurduğunda sonuçlar belirgindi: iade süreleri kısalmış, şikâyetler azalmıştı. Bölgenin yıllık bütçe toplantısında bu sonuçlar ele alındı. Ama toplantıda birim müdürünü şaşırtan şeyler oldu. Komşu bölgenin müdürü, merkezin başarısının kendi bölgesinden devralınan bir yazılıma dayandığını ileri sürdü ve merkezin iki bölgeyi birlikte kapsayacak biçimde, kendi bölgesine bağlanmasını önerdi. Toplantıdan önce genel müdürlükteki iki yöneticiyle ayrı ayrı görüştüğü anlaşılıyordu; ikisi de öneriyi destekleyen sorular sordu.

Birim müdürü toplantıdan, sayıların değil başka bir şeyin konuşulduğu duygusuyla çıktı. Örgütsel politikayı okumak dersi bu duygunun içine bakıyor: kurumlarda kararların yalnız verilerle değil, çıkarlar, ittifaklar ve toplantı öncesi görüşmelerle nasıl şekillendiğine ve bir liderin bu süreci, kendisi oyuna dönüşmeden nasıl okuyabileceğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.