İçeriğe geç

L2.15-03·Çatışma Yönetimi

Yapıcı ve yıkıcı çatışma

orta2.390 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çatışma ne iyi ne kötüdür; türü ve koşulları belirleyicidir.

Kişiler arası çatışma ve iş bölümü kavgası ekipler için büyük olasılıkla zararlıdır.

Fikirlere dair anlaşmazlık, kişiselleşmediği sürece bir kaynak olabilir.

İtirazları kişilere değil önerilere, verilere ve yöntemlere yönelt.

Görev ve sorumluluk paylaşımını her seferinde yeniden tartışma; görünür bir kurala bağla.

Kişisel bir cümleyi fark ettiğin an tartışmayı yeniden fikre çevir.

Güven düşükse, tartışmayı teşvik etmeden önce koşulları kur.

Açılış sahnesi

İki toplantı aynı konuyla başlamıştı: yoğun dönemlerde geri arama taleplerinin nasıl sıraya konacağı. İlkinde temsilciler birbirine itiraz etmiş, üç farklı öneri masaya gelmiş ve ekip bekleme süresine göre sıralanan ortak bir listede buluşmuştu. İkincisinde itirazlardan biri öneriyi değil, önerenin kendisini hedef aldı: "Senin tercihin hep işin rahat ucu zaten." Tartışma o andan sonra önerilerden çıktı; iki temsilci birbirinin geçmişteki vardiya tercihlerini saymaya başladı ve toplantı selamlaşmadan dağıldı.

Birim müdürü iki toplantının notlarını yan yana koydu. İkisinde de anlaşmazlık vardı; ikisinde de sesler zaman zaman yükselmişti. Fark, anlaşmazlığın konusundaydı. İlk toplantıda insanlar bir fikre itiraz ediyordu; ikincisinde bir kişiye. Destek lideri notlara bakıp şunu söyledi: "İlki bir fikir kavgasıydı, ekibe bir şey kazandırdı. İkincisi bir kişi kavgasıydı, ekipten bir şey aldı."

Müdür ertesi hafta toplantıyı bir kuralla açtı: itirazlar önerilere yönelecek, kişilere değil; bir öneriyi eleştiren, önerinin hangi sorunu çözmediğini söyleyecekti. Bir temsilci yine bir kişisel cümleye kaydığında müdür araya girdi: "Bunu öneriye çevirebilir misin? Bu önerinin hangi kısmı işe yaramaz?" Temsilci bir an durdu ve itirazını öneri üzerine yeniden kurdu. Toplantı gergindi ama dağılmadı.

Bu derste ne olacak

Modülün ilk iki dersinde çatışmaların nereden doğduğuna ve insanların anlaşmazlıklarda nasıl davrandığına baktık. Bu ders bir soruya odaklanıyor: çatışma bir ekip için iyi mi, kötü mü?

Uzun süre yaygın olan cevap, çatışmanın türüne bağlı olduğuydu. İşin içeriğine dair anlaşmazlığın, yani fikirlerin, yöntemlerin ve kararların tartışılmasının ekibe yarayacağı; kişiler arası sürtüşmenin ise zarar vereceği düşünüldü. Araştırmalar bu ayrımın önemli olduğunu doğruladı, ama resmin göründüğünden daha karmaşık olduğunu da gösterdi. İşe dair anlaşmazlık da her zaman yararlı değil; belirli koşullarda ekibe katkı sağlıyor, belirli koşullarda ise kişisel bir çatışmaya dönüşüp zarar veriyor.

Dayandığımız iki meta-analiz bu tartışmanın iki aşamasını gösteriyor. İlki, işe dair anlaşmazlığın da ekip performansıyla olumsuz ilişkili çıktığını bularak yaygın inancı sarstı. İkincisi, daha geniş bir araştırma birikimiyle bu sonucu yeniden inceledi ve tablonun daha ince olduğunu gösterdi.

İki toplantı ve dersteki öbür örnekler kurgu; De Dreu ile Weingart'ın ve de Wit ile arkadaşlarının meta-analizleri uygulamalı psikoloji alanının hakemli dergisinde yayımlandı.

Sıfır noktası — üç tür anlaşmazlık

Ekip araştırmaları bir ekipteki anlaşmazlıkları çoğunlukla üç türe ayırıyor. İşin içeriğine dair anlaşmazlık: hangi yöntemin kullanılacağı, hangi önerinin daha iyi olduğu, bir verinin nasıl yorumlanacağı. Kişiler arası anlaşmazlık: taraflar arasındaki gerginlik, kırgınlık, sevmeme ya da güvensizlik. İşin nasıl yürütüleceğine dair anlaşmazlık: kimin neyi yapacağı, görevlerin nasıl paylaşılacağı, zamanın ve kaynakların nasıl dağıtılacağı.

Bu üç tür birbirine kolayca dönüşüyor. Bir öneriye yapılan itiraz, karşı tarafça kişisel bir saldırı olarak algılandığında bir işe dair anlaşmazlık kişiler arası bir sürtüşmeye kayıyor. Zor konuşmalar modülünde karaktere kayma adını verdiğimiz şey, yani sohbetin somut bir sorundan kişinin karakterine geçmesi, tam da bu dönüşümün bireysel görünümü; aynı derste, birbirine güvenmeyen üst yönetim ekiplerinde fikir ayrılıklarının kişiselleşmeye daha yatkın olduğu da aktarılmıştı. Bu ders o dönüşümün ekip düzeyindeki sonuçlarına bakıyor.

Açılış sahnesindeki iki toplantı bu dönüşümü gösteriyor. İlki bir içerik anlaşmazlığı olarak başladı ve öyle kaldı. İkincisi aynı içerik anlaşmazlığı olarak başladı, ama önereni hedef alan tek bir cümleyle kişiler arası bir sürtüşmeye, ardından geçmişteki vardiya tercihleri üzerinden bir iş bölümü kavgasına dönüştü.

Mekanizma — görev çatışması da zarar verebiliyor

Görev çatışmasının ekip performansına katkı sağladığı fikri, ilk büyük meta-analizde sınandı.

Bu bulgu, çatışmayı teşvik etmeyi öneren pek çok yönetim tavsiyesini sorguladı. Açılış sahnesindeki ikinci toplantı, bir görev çatışmasının nasıl kısa bir cümleyle ilişki çatışmasına dönüşebileceğini gösteriyor. De Dreu ve Weingart'ın bulgusunun bir açıklaması da bu: gerçek ekiplerde görev ve ilişki çatışması çoğu zaman birlikte görülüyor ve görev çatışmasının olası yararı, onun tetiklediği ilişki çatışmasının zararıyla gölgelenebiliyor.

Mekanizma — tablo daha ince

Görev çatışmasının etkisi, daha geniş bir araştırma birikimiyle yeniden incelendi.

Bu iki meta-analiz birlikte okunduğunda şu tablo çıkıyor: ilişki ve süreç çatışması ekipler için büyük olasılıkla zararlı; görev çatışması ise koşullara bağlı. Görev çatışmasını yapıcı kılan koşullar arasında, önceki derslerde gördüğümüz güven ve psikolojik güvenlik öne çıkıyor. Tartışmanın kişilere değil fikirlere yönelmesi, farklı görüşlerin dinlenmesi ve anlaşmazlığın kişisel bir saldırı olarak algılanmaması, görev çatışmasının ilişki çatışmasına dönüşmesini önlüyor.

Model — fikre yönelt, sürece kural koy, ilişkiyi izle

Bir ekipte çatışmayı yapıcı tutmak, üç alanda dikkat gerektiriyor.

Fikre yönelt. Bir tartışmada itirazların kişilere değil önerilere, yöntemlere ve verilere yönelmesini sağla. Bir öneriyi eleştirenden, önerinin hangi sorunu çözmediğini somut olarak söylemesini iste. Tartışmayı mümkünse fiziksel bir nesneye taşı: bir tahtaya, bir tabloya, bir çizime. İnsanlar birbirine değil ortak bir nesneye baktığında, eleştiri kişisel olmaktan daha kolay uzak duruyor.

Sürece kural koy. Kimin neyi yapacağı, görevlerin ve nöbetlerin nasıl paylaşılacağı gibi süreç anlaşmazlıklarını, her seferinde yeniden tartışmak yerine görünür ve adil bir kurala bağla. Süreç çatışmaları adalet algısına dokunduğu için hızla kişiselleşiyor; açık bir kural, tartışmanın her seferinde kişiler arası bir pazarlığa dönüşmesini engelliyor.

İlişkiyi izle. Bir görev tartışmasının ilişki çatışmasına kaydığı anları fark et: kişisel sıfatlar, geçmişe dair suçlamalar, "sen zaten" diye başlayan cümleler, göz devirmeler. Bu anlarda tartışmayı durdur ve konuşmayı yeniden fikre yönelt. Tartışma bittikten sonra, taraflar arasında biriken bir kırgınlık varsa onu ayrıca konuş.

Karar noktası — tartışmayı teşvik etmek mi, bastırmak mı

Çatışmanın hem yararlı hem zararlı olabileceğini öğrenen bir lider, bir gerilimle karşılaşıyor. Ekipte farklı görüşlerin tartışılmasını teşvik etmek, daha iyi kararlar ve yeni fikirler üretebiliyor; ama teşvik edilen tartışma kolayca kişisel bir çatışmaya dönüşebiliyor ve araştırmaların gösterdiği gibi ekibe zarar verebiliyor. Tartışmayı bastırmak ise ekibi sakin tutuyor; ama farklı görüşlerin dile getirilmesini engelliyor ve seride psikolojik güvenlik işlenirken görüldüğü gibi sessizliği besliyor.

Burada seçim, tartışmayı teşvik etmek ile bastırmak arasında değil, tartışmanın hangi koşullarda yürüdüğü üzerine. Tartışmayı teşvik eden bir lider, aynı anda onu fikre yönelten, sürece kural koyan ve ilişkiyi izleyen koşulları da kurmalı. Bu koşullar olmadan teşvik edilen tartışma bir risk; bu koşullarla teşvik edilen tartışma bir kaynak.

Böyle bir anda şu soruyla başla: bu ekipte insanlar birbirine yeterince güveniyor mu, bir fikre yapılan itiraz kişisel bir saldırı olarak algılanıyor mu? Güven düşükse, önce güveni ve kuralları kur; sonra tartışmayı teşvik et.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Çatışma türlerini ayıran araştırmaların çoğu, ekip üyelerinin kendi bildirimlerine dayanıyor. İnsanlar bir anlaşmazlığı görev ya da ilişki çatışması olarak farklı biçimlerde algılayabiliyor; aynı tartışma bir kişi için fikir alışverişi, bir başkası için kişisel bir saldırı olabilir. Bu yüzden çatışma türleri arasındaki sınır, ölçümlerde düşündüğümüzden daha bulanık olabilir.

İki meta-analiz görev çatışması konusunda farklı sonuçlara ulaştı ve bu tartışma henüz kapanmış değil. Görev çatışmasının hangi koşullarda yararlı olduğuna dair bulgular dağınık; güven, psikolojik güvenlik ve görevin türü sık önerilen koşullar arasında, ama bunların her birinin etkisi kesin olarak ortaya konmuş değil.

Meta-analizler ilişkileri gösteriyor, nedenselliği göstermiyor. Performansı düşük olan ekiplerde çatışmanın artması da mümkün; yani çatışma düşük performansın bir nedeni olduğu kadar bir sonucu da olabilir. Bu yüzden "çatışmayı azalt, performans artsın" gibi basit bir reçete, araştırmaların desteklediğinden daha fazlasını vaat ediyor.

Son olarak, kültür çatışmanın nasıl algılandığını değiştiriyor. Doğrudan itirazın olağan sayıldığı ekiplerde görev çatışması daha kolay kişisel olmaktan uzak kalabiliyor; itirazın bir saygısızlık sayıldığı ekiplerde ise en yumuşak bir görev tartışması bile kişisel algılanabiliyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışİşe dair anlaşmazlığın her zaman ekibe yararlı olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Araştırmalar, görev çatışmasının etkisinin koşullara bağlı olduğunu ve kolayca kişisel bir çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor.

Yaygın yanlışHer çatışmanın zararlı olduğu ve bastırılması gerektiği düşünülüyor.
Doğrusu

Bastırılan tartışma, farklı görüşlerin ve sorunların dile getirilmesini de engelliyor.

Yaygın yanlışGörevlerin ve nöbetlerin nasıl paylaşılacağına dair tartışmaların küçük meseleler olduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Süreç çatışması adalet algısına dokunduğu için hızla kişiselleşiyor.

Yaygın yanlışBir tartışmada kişisel bir cümleyi görmezden gelmenin tartışmayı koruduğu sanılıyor.
Doğrusu

Görmezden gelinen kişisel cümle, görev tartışmasını bir ilişki çatışmasına çeviriyor.

Yaygın yanlışBir toplantıda alınan kararın, tartışma sırasında biriken kırgınlığı da kapattığı düşünülüyor.
Doğrusu

Kırgınlık ayrı bir konuşma gerektirebiliyor.

Aklında kalsın

Çatışma ne iyi ne kötüdür; türü ve koşulları belirleyicidir.

Kişiler arası çatışma ve iş bölümü kavgası ekipler için büyük olasılıkla zararlıdır.

Fikirlere dair anlaşmazlık, kişiselleşmediği sürece bir kaynak olabilir.

İtirazları kişilere değil önerilere, verilere ve yöntemlere yönelt.

Görev ve sorumluluk paylaşımını her seferinde yeniden tartışma; görünür bir kurala bağla.

Kişisel bir cümleyi fark ettiğin an tartışmayı yeniden fikre çevir.

Güven düşükse, tartışmayı teşvik etmeden önce koşulları kur.

Sonraki derse köprü

Kuralların oturduğu bir ay boyunca toplantılar daha sağlıklı geçti. Sonra bir sabah, bir müşterinin yanlış iade yüzünden şubeye gelip bağırdığı gün, iki temsilci müdürün odasında birbirine sesini yükseltti. Biri öbürünü müşteriye yanlış bilgi vermekle, öbürü de ilkini kendi hatasını üstüne yıkmakla suçluyordu. Sesler yükseliyordu, cümleler kısalıyordu ve ikisi de artık birbirini dinlemiyordu.

O anda müdürün ne kuralları hatırlatacak ne de bir öneriye dönecek zamanı vardı; önce sesleri indirmek gerekiyordu. Gerilimi düşürme dersi bu ana bakıyor: tırmanan bir çatışmada ilk dakikalarda yapılabileceklere, liderin kendi sesinin ve bedeninin odadaki gerilimi nasıl etkilediğine ve bir tartışmanın kontrolden çıkmadan önce nasıl yavaşlatılabileceğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.