İçeriğe geç

L2.13-01·Geri Bildirim Vermek

Gözlem ve yorum ayrımı

orta2.657 kelime≈ 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Gözlem, bir kameranın kaydedebileceği şeydir; yorum, o kayda yüklenen anlamdır.

Bir davranışı gördüğün anda zihnin bir özellik adı üretir; bu adı bir olgu gibi taşıma.

Dil soyutlaştıkça kişi hakkında daha çok şey iddia eder, ama daha zor doğrulanır.

Yorumun yanına bir kayıt yazamıyorsan, o yorumu konuşmaya taşıma.

Konuşmayı kayıtla aç; çıkarımı sonra, bir soru olarak koy.

Kayıt tutarken yalnız hataları değil, bütün tabloyu kaydet.

Açılış sahnesi

Birim müdürü performans görüşmesinin notlarını destek liderinin önüne bıraktı. Tek bir satırın altını çizmişti: "Kurallar senin için pek bir şey ifade etmiyor galiba." O cümle söylendikten sonra temsilci savunmaya geçmiş, on dakika boyunca ne kadar dikkatli çalıştığını anlatmış, iade kurallarını ezbere saymıştı. Görüşme bir sonraki adım konuşulmadan bitmişti.

Lider bir kâğıt aldı ve ortasından bir çizgi çekti. Sol tarafa "Gördüğün", sağ tarafa "Çıkardığın" yazdı. "Temsilcinin kurallara önem vermediğini hangi sütuna yazarsın?" diye sordu. Müdür bir süre düşündü ve sağ tarafa yazdı. Sol tarafa ise şunlar girdi: üç iade kaydı, üçünde de kuralın üst sınırını aşan tutar, üçünde de onaydan önce kimseye sorulmamış olması.

Müdür sol sütunu yüksek sesle okudu ve bir şeyi fark etti: sol sütundaki her şeyi temsilci de kabul edebilirdi, çünkü kayıtlar ortadaydı. Sağ sütundaki cümle ise temsilcinin kendisi hakkında bir hükümdü; temsilcinin onu kabul etmesi, kendisi hakkında kötü bir şeyi kabul etmesi demekti. Müdür bir sonraki görüşmeyi kayıtlarla açtı: "Üç iadede kuralın üst sınırı aşılmış ve onaydan önce bana sorulmamış." Temsilci bu kez savunmaya geçmedi; kayıtlara bakıp kargo gecikmesi olan müşterileri anlattı ve konuşma bir çözüme doğru ilerledi.

Bu derste ne olacak

Geri Bildirim Vermek modülü, bir liderin en sık yaptığı ve en sık zorlandığı işlerden birini ele alıyor. Seride geri bildirimi almanın yolları, yani istemek, savunmaya geçmeden dinlemek ve doğrulamak ayrıca işlendi. Bu modül masanın öbür tarafına geçiyor: bir başkasına onun işi ya da davranışı hakkında bir şey söylemek.

Modülün ilk dersi, geri bildirimin hammaddesine bakıyor. Bir geri bildirim cümlesi, ya gerçekten görülen ve duyulan bir şeyi aktarıyor ya da görülen şeye yüklenen bir anlamı; ilkine gözlem, ötekine yorum diyoruz. İkisi de gerekli olabilir; ama geri bildirim veren kişi çoğu zaman aralarındaki farkı görmüyor, çünkü yorum gözlemden öyle hızlı çıkıyor ki gözlemin kendisi gibi hissediliyor.

Dersin iki araştırması bu hızı ve bu farkın dildeki izini gösteriyor. Biri, insanların bir davranış okurken kişi hakkında niyet etmeden ve farkında olmadan bir özellik çıkardığını gösteren bellek deneyleri. Öbürü, bir kişiyi anlatırken kullanılan sözcüklerin somutluk düzeyinin, o anlatımın ne kadar doğrulanabilir ve ne kadar tartışmaya açık bulunduğunu nasıl değiştirdiğini inceleyen bir çalışma.

Birim müdürünün görüşmesi ve dersteki öbür durumlar kurgu; dayandığımız iki araştırma, Winter ile Uleman'ın ve Semin ile Fiedler'in makaleleri, psikoloji alanının hakemli bir dergisinde çıktı.

Sıfır noktası — gözlem, kameranın kaydedebileceği şeydir

Gözlem ile yorumu ayırmanın en kullanışlı ölçütü basit bir soru: bir kamera bunu kaydedebilir mi? Kamera, bir kişinin toplantıya on beş dakika geç girdiğini, bir raporda üç sayının tutmadığını, bir müşteriye sesini yükselttiğini ya da bir e-postaya iki gün cevap vermediğini kaydedebilir. Ama bir kişinin umursamaz, özensiz, saldırgan ya da ilgisiz olduğunu kaydedemez. Bunlar kaydedilen şeylerden çıkarılan sonuçlar.

Seride öz farkındalık ele alınırken yorumlanmış nitelik, yani tek bir olaydan ya da birbirinin benzeri olaylardan çıkarılmış nitelik adı tanımlanmıştı; kişinin kendine dair yorumları da tıpkı başkalarına dair yorumlar gibi, kayıttan bir adım öteye geçiyor. Algı ve yorumlama dersinde ise temel yükleme hatası, yani başkasının davranışını açıklarken kişiliğe fazla, duruma az ağırlık verme eğilimi görüldü. Bu ders o iki fikri geri bildirim cümlesine taşıyor: bir liderin başkasına söylediği her cümle, ya kaydın kendisi ya da kayıttan yapılmış bir çıkarım.

Yorum yapmak yanlış değil. Bir lider, bir çalışanın davranışlarından bir örüntü görebilir ve bunu söylemesi gerekebilir. Sorun, yorumun gözlem kılığında söylenmesinde. "Sen kurallara önem vermiyorsun" cümlesi bir olgu gibi kuruluyor; ama dayandığı kayıtlar söylenmediği için dinleyen kişi ne ile yüzleştiğini bilmiyor. Ona itiraz etmenin tek yolu kendi karakterini savunmak oluyor.

Mekanizma — yorum neden gözlemden önce gelir

Gözlem ile yorumu ayırmanın neden bu kadar zor olduğunu, insanların bir davranışı anlamaya çalışırken zihinde neler olduğunu inceleyen deneyler gösteriyor.

Bu bulgu, açılış sahnesindeki müdürü açıklıyor. Müdür üç kaydı okurken "kurallara önem vermiyor" sonucuna bilinçli bir akıl yürütmeyle varmadı; sonuç, kayıtları okurken kendiliğinden oluştu ve görüşmeye bir olgu gibi taşındı. Gözlemi yeniden bulmak için müdürün bir adım geri gitmesi, yani kendi çıkarımının hangi kayda dayandığını sorması gerekti.

Mekanizma — sözcüklerin somutluğu ne değiştirir

Gözlem ile yorum arasındaki fark, kullanılan sözcüklerde de izlenebiliyor. Bir kişinin davranışını anlatan dil somuttan soyuta doğru bir merdiven oluşturuyor.

Bu merdiven, bir geri bildirim cümlesinin nerede durduğunu görmeyi kolaylaştırıyor. "Raporu teslim etmedin" en alt basamakta. "Ekibi yarı yolda bıraktın" bir üst basamakta; bir eylem anlatılıyor ama yorumlanarak. "Bu projeyi önemsemiyorsun" bir iç durumu iddia ediyor. "Sorumsuzsun" en üstte, kişinin kendisini niteliyor. Her basamak yukarı çıkıldığında, dinleyen kişinin savunması gereken alan genişliyor.

Model — kaydet, ayır, sonra çıkarımı sor

Gözlem ile yorumu ayırmak, geri bildirim anından önce başlayan üç adımlık bir iş.

Kaydet. Bir çalışanla ilgili bir şey söylemeyi düşündüğünde, önce ne gördüğünü ve duyduğunu yaz: tarih, yer, söz, eylem, sayı. Bu kayıt, konuşma anında zihindeki özellik adının yerine geçecek hammadde. Kayıt yazılamıyorsa, bu bir işaret: elindeki şey belki bir gözlem değil, birikmiş bir izlenim.

Ayır. Yazdığın her cümleyi kamera testinden geçir. Testten geçmeyen cümleleri ayrı bir sütuna al ve her birinin yanına hangi kayda dayandığını yaz. Bir yorumun yanına hiçbir kayıt yazılamıyorsa, o yorumu konuşmaya taşıma. Bir kayıt yazılabiliyorsa, konuşmayı kayıtla aç.

Çıkarımı sor. Kaydı söyledikten sonra, kendi yorumunu bir soru ya da açıkça bir çıkarım olarak koy: "Bundan bu işi arka plana attığın sonucunu çıkardım; öyle mi, yoksa başka bir şey mi var?" Seride sorgulama becerileri işlenirken betimleyici soru, yani önce olayı yargı katmadan betimleyen, sonra açık bir soru soran soru biçimi tanımlanmıştı; burada o biçim, geri bildirimin açılışı hâline geliyor. Yorum ortadan kalkmıyor, ama kişiye yorumdan önce kayda bakma ve kendi açıklamasını ekleme fırsatı veriliyor.

Karar noktası — yorumu söylemek mi, gözlemde kalmak mı

Gözlem ile yorumu ayırmayı öğrenen bir lider, bir noktada şu soruyla karşılaşıyor: yorumlarımı hiç söylemeyecek miyim? Yalnız gözlemde kalmak, konuşmayı güvenli kılıyor ama bazen asıl söylenmesi gerekeni söylemeden bırakıyor. Tek tek olaylar küçük görünebilir; liderin gördüğü şey onların oluşturduğu örüntüdür ve o örüntü bir yorumdur. Yorumu doğrudan söylemek ise, kayıtla birlikte verilmediğinde, kişiyi savunmaya itiyor.

Denge, yorumun sırasını ve biçimini değiştirmekte. Kayıtlar önce geliyor; yorum ardından, bir çıkarım olarak ve düzeltilmeye açık biçimde söyleniyor. Örüntünün kendisi de bir gözlem olarak söylenebiliyor: "Son üç ayda beş toplantıya geç kaldın" bir örüntü ama hâlâ kaydedilebilir. "İşini ciddiye almıyorsun" ise o örüntüden yapılmış bir çıkarım ve ancak kişinin açıklamasını duyduktan sonra, gerekiyorsa söylenmeli.

Tartmayı kolaylaştıran soru şu: bu yorumu söylersem, karşımdaki kişi neyi değiştireceğini bilecek mi? Yorum bir davranışa bağlanamıyorsa, kişi yalnız kendini savunmayı öğrenir; bağlanabiliyorsa, önce o davranışı söylemek yeterli olabilir.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Gözlemi yorumdan ayıran sınır bazen bulanıklaşıyor. "Sesini yükseltti" bir gözlem gibi görünse de, sesin ne kadar yükseldiğine karar vermek bir yargı içeriyor; "toplantıyı böldü" cümlesi, bir sözün kesilmesini bir bölme olarak yorumluyor. Tamamen yorumsuz bir dil mümkün değil. Amaç yorumu sıfırlamak değil, dinleyen kişinin üzerinde anlaşabileceği en somut düzeye inmek.

Kendiliğinden özellik çıkarımı üzerine deneyler, kısa ve bağlamsız cümlelerle yapıldı. Uzun süredir tanınan bir çalışanın davranışını okurken zihnin nasıl çalıştığı, önceki izlenimlerin bu çıkarımı nasıl güçlendirdiği ya da zayıflattığı daha karmaşık. Benzer biçimde, sözcüklerin soyutluk düzeyi üzerine bulgular, bağlamdan koparılmış cümlelerle elde edildi; bir iş görüşmesinde aynı sözcüğün etkisi, konuşanlar arasındaki güvene ve konuşmanın bütününe bağlı.

Somut gözleme dayanmak, yanlış bir yorumu her zaman önlemiyor. Bir lider, doğru kayıtları seçerek de yanlı bir tablo çizebilir: yalnız hataları kaydedip başarıları kaydetmezse, gözlemleri tek tek doğru olsa bile toplamı yanıltıcı olur. Kayıt tutmak, neyin kaydedildiğine dair bir özen gerektiriyor.

Son olarak, bazı kültürlerde ve bazı ilişkilerde doğrudan ve somut bir gözlem, dolaylı bir yorumdan daha sert algılanabiliyor. Bir kişiye yaptığı bir şeyi açıkça söylemek, onu utandırmak gibi görülebilir. Gözlem dilinin nasıl karşılanacağı, ekibin iletişim alışkanlıklarına ve lider ile çalışan arasındaki ilişkiye göre değişiyor; bu yüzden aynı ilke, farklı kişilerle farklı yumuşaklıkta uygulanabilir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir kişi hakkındaki izlenimin, gördüğün şeyin kendisi olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Özellik çıkarımı kendiliğinden ve hızlı olduğu için, yorum bir gözlem gibi görünüyor.

Yaygın yanlışSoyut bir sözcüğün, somut örneklerden daha güçlü bir geri bildirim olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Soyut sözcük daha çok iddia ediyor ama daha kolay tartışılıyor ve kişiyi neyi değiştireceği konusunda belirsiz bırakıyor.

Yaygın yanlışGözlem ile yorumu ayırmanın, hiçbir yorum söylememek anlamına geldiği varsayılıyor.
Doğrusu

Yorum söylenebilir; ama kayıttan sonra ve düzeltilmeye açık bir çıkarım olarak.

Yaygın yanlışKayıtlar doğru olduğu sürece geri bildirimin adil olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Seçilen kayıtlar yalnız bir yönü gösteriyorsa, tek tek doğru gözlemler toplamda yanıltıcı bir tablo çizebiliyor.

Aklında kalsın

Gözlem, bir kameranın kaydedebileceği şeydir; yorum, o kayda yüklenen anlamdır.

Bir davranışı gördüğün anda zihnin bir özellik adı üretir; bu adı bir olgu gibi taşıma.

Dil soyutlaştıkça kişi hakkında daha çok şey iddia eder, ama daha zor doğrulanır.

Yorumun yanına bir kayıt yazamıyorsan, o yorumu konuşmaya taşıma.

Konuşmayı kayıtla aç; çıkarımı sonra, bir soru olarak koy.

Kayıt tutarken yalnız hataları değil, bütün tabloyu kaydet.

Sonraki derse köprü

Birim müdürü, gözlem ile yorumu ayırmayı öğrendikten sonra bir başka temsilciyle konuştu. Toplantıda şunu söyledi: "Son iki haftada müşteri notlarını dört kez kaydetmeden kapattın." Temsilci başını salladı, bir şey söylemedi ve ertesi hafta aynı şeyi yaptı. Müdür şaşırdı; gözlemi somut, doğru ve temsilcinin kabul ettiği bir cümleydi.

Destek lideri, müdürün bir şeyi söylemediğine dikkat çekti: notların kaydedilmemesinin neye yol açtığını. Temsilci, notların neden önemli olduğunu, kimin bu notlara bakıp ne yaptığını bilmiyordu. Davranış–etki modeli dersi buradan başlıyor: gözlenen bir davranışın ardından onun işe, müşteriye ya da ekibe etkisini söylemenin geri bildirimi nasıl değiştirdiğine, etkiyi somut ve kişiyi suçlamadan anlatmanın yollarına ve davranış ile etki arasındaki bağın dinleyen kişiye neden görünür kılınması gerektiğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.