İçeriğe geç

L1.9-04·Zaman, Dikkat ve Öncelik Yönetimi

Dikkat dağınıklığı

temel2.418 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dağılma sıklığı ölçülemiyor. Bölünme yaşanırken kaydedilmiyor ve sonradan verilen sayı o günkü hâle göre şekilleniyor.

Ölçülebilen şey çıktıda kalan yer. Bir bölünme, yapılan işin içinde aynı konuda iki ayrı karar bırakıyor.

Her kesinti iz bırakmıyor. Uygulama yapılırken gelen kesintide ara verilen yer kâğıtta duruyor.

Bedel karar dakikasında doğuyor. Orada elde tutulan şey kâğıtta bulunmuyor; denenmiş yollar ve o an geçerli sayılan varsayımlar kişide duruyor.

Geri dönen kişi yeniden karar veriyor. Elemeleri yeniden yapmıyor ve seçtiği yol o anki bağlamına uyuyor.

Dikiş üç yerde toplanıyor. Tanımlarda, birim ve kurallarda, sıra ve bölmede.

Her dikiş bir kayıp değil. İkinci karar yeni bir bilgiyle verilmişse yapılacak iş ilk yarıyı ona çevirmek.

Ayırt eden soru tek cümlelik. İkinci kararı verdiren şey yeni bir bilgi miydi, yoksa birincinin hatırlanmaması mı?

Yer yazmak işe yaramıyor. Geri dönen kişi yeri zaten buluyor; bulamadığı şey elemeler.

Karar ipi kararı yazıyor. Seçilmiş yol ve denenip bırakılmış yol; ikisi birlikte.

İp önceden de yazılabiliyor. Oturumda verilecek karar biliniyorsa satır bölünme gelmeden masada duruyor.

Bölünmeyi tamamen kapatmak bir çözüm değil. Kapanan şeyin içinde karara girmesi gereken bilgi de bulunuyor.

Dikiş sayısı kişiye uygulanmıyor. Ölçü bir performans sayacına döndüğünde raporlar genelleşiyor ve düzeltmeler de cezalanıyor.

Açılış sahnesi

Bir yalıtım malzemeleri üreticisinde bayi iskontosu yeniden hesaplanıyor ve yeni tablo mayısta yürürlüğe giriyor.

Ağustosta bir bayi arıyor. Aynı ürün grubunda iki farklı iskonto uygulandığını söylüyor; kendi faturasında bir oran, komşu ildeki bayinin faturasında başka bir oran.

Satış müdürü tabloyu açıyor ve bayinin haklı olduğunu görüyor.

Tabloda ürün grupları iki farklı mantıkla bölünmüş. İlk yirmi satırda gruplar ambalaj tipine göre ayrılmış; yirmi birinci satırdan sonra aynı ürünler metrekare fiyatına göre ayrılmış durumda.

İki mantık da savunulabilir. İkisinin aynı tabloda bulunması savunulamıyor.

Müdür tabloyu kendisi hazırlamıştı ve hazırlarken iki mantık arasında bir seçim yaptığını hatırlamıyor.

Dosyanın kayıt geçmişine bakıyor. Tablo bir öğleden sonra açılmış, bir saat on dakika sonra kapanmış, kırk dakika sonra yeniden açılmış ve ikinci oturumda yirmi birinci satırdan devam edilmiş.

Aradaki kırk dakikada ne olduğu hiçbir yerde yazmıyor. O gün müdürün takviminde bir tedarikçi görüşmesi duruyor.

Müdür o günü hatırlamıyor ve dağıldığını da hatırlamıyor. Elinde bir şey var yine de.

Soru şu: tabloyu ikiye bölen çizgi tam olarak nerede duruyor?

Bu derste ne olacak

Bu ders bildirimlerden, telefondan ya da açık ofisten söz etmiyor.

Önceki derste kapı kapalıydı ve telefon sessizdi; blok yine boşa gitti. O yol denendi ve yetmediği gösterildi.

Buradaki güçlük ölçmenin kendisinde. Bölünme yaşandığı anda kaydedilmiyor; kişi o sırada başka bir yere bakıyor ve döndüğünde geriye bir işaret kalmıyor.

Sonradan sorulduğunda da bir sayı çıkmıyor. Kaç kez bölündüğünü kimse doğru bildiremiyor ve bildirdiği sayı kendi o günkü hâline göre şekilleniyor.

Bu yüzden ders sıklığı bırakıyor ve başka bir yere bakıyor: işin kendisine.

Bir bölünme, yapılan işin içinde bir yer bırakıyor ve o yer dışarıdan okunabiliyor. Açılış sahnesindeki tabloda o yer yirmi birinci satır.

Önce bölünmenin neden iz bıraktığını kuracağız ve bırakmadığı durumu ayıracağız.

Sonra izin nasıl aranacağına geleceğiz; arama hafızada değil çıktıda yapılıyor.

Ardından her izin aynı şeyi bildirmediğini göreceğiz; bazılarının arkasında bir güncelleme duruyor.

Karar noktasında bölünmenin kendisi engellenemeyecek ve elinde yalnız ayrılırken yapabileceğin bir şey olacak.

Bu derste anlatılan işletmeler kurgu ve sınama onların üstünde çalışmıyor. Ölçülen şey senin kendi çıktında bulduğun yer.

Sıfır noktası — her bölünme iz bırakmıyor

Bir işten kalkıp dönmek kendiliğinden bir şey kaybettirmiyor.

Dört yüz satırlık bir listeyi tek tek işaretlerken bölünen kişi, döndüğünde kaldığı satırdan devam ediyor. Kaybedilen şey birkaç saniye.

Ayrımı yapan şey kesintinin uzunluğu değil, o anda yapılan işin türü.

Karar dakikasında bölündüğünde geri dönen kişi aynı yerden devam edemiyor, çünkü devam edeceği yer yazılı değil.

Yeniden karar veriyor. İkinci karar birinciden farklı çıkabiliyor ve fark işin içinde kalıyor.

Mekanizma — geri dönen kişi aynı kişi değil

Bölünme anında elde tutulan şeyin bir kısmı yazılı değil ve yazılı olmayan kısım geri dönüşte eksik geliyor.

Eksik gelen şey bilgi olmuyor. Tablodaki sayılar duruyor, belge duruyor, açılmış sekmeler duruyor.

Eksik gelen şey elemeler. Hangi yolun denenip bırakıldığı, hangi varsayımın o an geçerli sayıldığı ve neden o yolun seçildiği kâğıtta bulunmuyor.

Geri dönen kişi bu yüzden sıfırdan başlamıyor da, aynı yerden de devam etmiyor. Elemeleri yeniden yapmadan bir yol seçiyor ve seçtiği yol o anki bağlamına uyuyor.

Buradan bir sonuç çıkıyor ve sıklık sayımını gereksiz kılıyor.

Kaç kez bölündüğün ölçülemiyor. Kaç dikiş bıraktığın ölçülebiliyor ve ikinci sayı zaten daha çok şey söylüyor; on kesinti üç dikiş bırakabiliyor, iki kesinti beş dikiş bırakabiliyor.

Model — çıktıyı dikiş için okumak

Arama hafızada yapılmıyor; hafıza zaten o günü vermiyor.

Arama bitmiş bir çıktıda yapılıyor ve üç yere bakılıyor. Yer seçimi keyfî değil; dikişler tanım, birim ve sıra değişimlerinde toplanıyor.

Tanımlar: aynı şey iki yerde iki ayrı biçimde tarif edilmiş mi?

Birimler ve kurallar: ölçü, yuvarlama, tarih biçimi ya da vade tanımı çıktının içinde değişiyor mu?

Sıra ve bölme: bir liste bir yere kadar bir ölçüte, sonrasında başka bir ölçüte göre mi dizilmiş?

Dikiş bulunduğunda ikinci bir soru geliyor ve her dikiş bir kayıp bildirmiyor.

Ayrımın pratik sonucu şu: dikişlerin sayımı tek başına bir bölünme sayımı vermiyor ve önce düzeltme dikişleri ayrılıyor.

Karar noktası — bölünme engellenemiyor

Bir yöneticinin gününde bölünme bir arıza değil, işin bir parçası.

Kapıyı kapatmak bölünmeyi azaltıyor ve karar dakikasına denk gelen bir bölünme yine oluyor; üstelik hangi dakikanın karar dakikası olduğu önceden bilinmiyor.

Burada elde kalan tek hamle ayrılma anında duruyor.

Karar ipi bir alışkanlık olarak kurulmuyor ve kurulamaz da; bölünmenin ne zaman geleceği bilinmiyor.

Kurulabilen şey daha dar. Bir işe otururken, o oturumda verilecek kararın ne olduğu biliniyorsa, ip önceden yazılabiliyor.

Ayrılma anı seçilerek gelmiyor; ip yazacak zaman da bulunmayabiliyor.

Yazılamadığı durumda yapılacak şey dönüşte bulunuyor. Geri dönen kişi işe devam etmeden önce, kaldığı yerin üstündeki son karara bakıyor ve onu okuyor.

Bu bakış otuz saniye sürüyor ve atlanmasının sebebi süre değil; geri dönen kişi bir şey kaybettiğini bilmiyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Dikiş aramak bitmiş bir çıktı istiyor. Yarım kalan ve hiç teslim edilmeyen işlerde arama yapılamıyor; o işlerde bölünmenin bedeli ölçülmeden kalıyor.

Her dikiş bir bölünmeden gelmiyor. İki kişinin aynı belgeye yazması, bir şablonun eski bir sürümünden devralınan bölüm ve yorgunluk da aynı izi bırakabiliyor; dikiş bir bölünme kanıtı olmuyor, bir yeniden karar kaydı oluyor.

Bazı işler dikiş tutmuyor. Çıktısı tek bir sayı ya da tek bir cümle olan işlerde iki karar aynı yerde görünmüyor ve ölçüm susuyor.

Karar ipi yalnız yazıldığı kararı koruyor. Bir oturumda birden çok karar veriliyorsa ve ip bir tanesini tutuyorsa ötekiler yine yeniden veriliyor.

Bu ders bölünmenin kişiye bedelini ölçmüyor. Yorgunluk, huzursuzluk ve günün sonundaki tükenme burada geçmiyor; ölçülen şey yalnız çıktıda kalan yer.

Dikişlerin sayımı bir kişinin performans ölçüsü olarak kullanılamıyor. Ölçü kişiye uygulandığında raporlar genelleşiyor ve düzeltme dikişleri de cezalandırılmış oluyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDağılmanın sıklığının sayılacağı sanılıyor.
Doğrusu

Bölünme yaşanırken kaydedilmiyor ve sonradan verilen sayı o günkü hâle göre şekilleniyor; sayılabilen şey çıktıda kalan yer.

Yaygın yanlışHer kesintinin bir bedeli olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Uygulama yapılırken gelen kesinti işin içinde bir yer bırakmıyor; bedel karar dakikasına denk gelen kesintide doğuyor.

Yaygın yanlışGeri dönen kişinin kaldığı yerden devam ettiği varsayılıyor.
Doğrusu

Yer kâğıtta duruyor ve eleme durmuyor; denenip bırakılmış yollar yazılı olmadığı için yeniden karar veriliyor.

Yaygın yanlışNerede kalındığını yazmak yeterli sayılıyor.
Doğrusu

Yeri geri dönen kişi zaten buluyor; bulamadığı şey o ana kadar hangi yolun neden bırakıldığı.

Yaygın yanlışHer dikiş bir kayıp sayılıyor.
Doğrusu

İkinci karar yeni bir bilgiyle verilmişse yapılacak iş onu geriye doğru uygulamak; ayırt eden soru, ikinciyi verdiren şeyin bilgi mi hatırlamama mı olduğu.

Yaygın yanlışBölünmeyi tamamen kapatmak bir çözüm sanılıyor.
Doğrusu

Kapanan şey yalnız gürültü olmuyor; gün içinde gelen ve karara girmesi gereken bilgi de kapanıyor.

Aklında kalsın

Dağılma sıklığı ölçülemiyor. Bölünme yaşanırken kaydedilmiyor ve sonradan verilen sayı o günkü hâle göre şekilleniyor.

Ölçülebilen şey çıktıda kalan yer. Bir bölünme, yapılan işin içinde aynı konuda iki ayrı karar bırakıyor.

Her kesinti iz bırakmıyor. Uygulama yapılırken gelen kesintide ara verilen yer kâğıtta duruyor.

Bedel karar dakikasında doğuyor. Orada elde tutulan şey kâğıtta bulunmuyor; denenmiş yollar ve o an geçerli sayılan varsayımlar kişide duruyor.

Geri dönen kişi yeniden karar veriyor. Elemeleri yeniden yapmıyor ve seçtiği yol o anki bağlamına uyuyor.

Dikiş üç yerde toplanıyor. Tanımlarda, birim ve kurallarda, sıra ve bölmede.

Her dikiş bir kayıp değil. İkinci karar yeni bir bilgiyle verilmişse yapılacak iş ilk yarıyı ona çevirmek.

Ayırt eden soru tek cümlelik. İkinci kararı verdiren şey yeni bir bilgi miydi, yoksa birincinin hatırlanmaması mı?

Yer yazmak işe yaramıyor. Geri dönen kişi yeri zaten buluyor; bulamadığı şey elemeler.

Karar ipi kararı yazıyor. Seçilmiş yol ve denenip bırakılmış yol; ikisi birlikte.

İp önceden de yazılabiliyor. Oturumda verilecek karar biliniyorsa satır bölünme gelmeden masada duruyor.

Bölünmeyi tamamen kapatmak bir çözüm değil. Kapanan şeyin içinde karara girmesi gereken bilgi de bulunuyor.

Dikiş sayısı kişiye uygulanmıyor. Ölçü bir performans sayacına döndüğünde raporlar genelleşiyor ve düzeltmeler de cezalanıyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersin bütün ölçümü işin kendisinde yapıldı. Çıktı okundu, satır bulundu ve kimsenin beyanına başvurulmadı.

Bölünmenin geldiği yer ise hiç konuşulmadı. Mesaj, bildirim ve çağrı bu derste birer kesinti olarak geçti ve nereden geldikleri sorulmadı.

Sorulmadığında bir şey gözden kaçıyor. Bir kanalın açık olması bir tercih ve o tercih bir kez yapılıp unutuluyor; sonra her gün yeniden uygulanıyor.

Modülün beşinci dersi dijital sınırlar. Orada konuşulacak şey hangi uygulamanın kapatılacağı değil, bir kanalın hangi koşulda açık kaldığının kim tarafından ve ne zaman kararlaştırıldığı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.