İçeriğe geç

L1.8-03·Öz Disiplin ve Alışkanlıklar

İrade ve çevre tasarımı

temel2.457 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Öz denetim, o anki bir dürtüye karşı uzun vadeli bir hedefi gözeterek davranmak. Gündelik dilde irade olarak biliniyor.

İradenin bir kas gibi kullanıldıkça tükendiği fikri uzun süre yaygın olarak kabul gördü, ama büyük ölçekli tekrar çalışmaları onu destekleyemedi.

Öz denetimi güçlü görünen insanlar çoğu zaman ayartılara daha güçlü direnmiyor; ayartılarla daha az karşılaşacakları bir hayat düzenliyor.

Çevre davranışı üç yoldan biçimlendiriyor: sürtünme, varsayılanlar ve önceden bağlanma.

İstenen davranışların sürtünmesini azalt, istenmeyenlerin sürtünmesini artır. Varsayılanları istediğin davranışı destekleyecek biçimde değiştir. Ayartının en güçlü olacağı anlar için önceden bağlan.

Ekibin çevresini tasarlarken, tasarımın ekibin çıkarına olup olmadığını, açıkça anlatılabilip anlatılamayacağını ve ekibin onu değiştirip değiştiremeyeceğini sor.

Çevre tasarımı iradenin yerini tamamen almıyor, ama iradenin sınandığı anların sayısını azaltıyor.

Açılış sahnesi

Bir belediyenin imar daire başkanı, yeni imar planının stratejik çerçevesini yazmakla görevlendiriliyor. Metin altı hafta içinde meclise sunulacak.

Başkan işin önemini biliyor. Bu metin, şehrin önümüzdeki on yılını biçimlendirecek.

İlk hafta her sabah metne başlamaya karar veriyor. Her sabah odasına giriyor, dosyayı açıyor ve birkaç cümle yazıyor.

Sonra kapı çalıyor. Bir şube müdürü acil bir ruhsatı soruyor. Telefon çalıyor; bir meclis üyesi bir vatandaşın şikâyetini iletiyor. E-posta bildirimi geliyor.

Başkan her seferinde kendine söz veriyor: bu kısa soruyu da hallettikten sonra metne döneceğim. Dönüyor, ama birkaç dakika sonra kapı yeniden çalıyor.

Üçüncü haftanın sonunda metin iki sayfa. Başkan kendini disiplinsiz hissediyor ve daha fazla irade göstermeye karar veriyor: kapıyı çalanlara hayır diyecek, telefonu açmayacak.

Dördüncü haftada da pek bir şey değişmiyor. Hayır demek her seferinde bir tartışma demek, açılmayan telefon ise bir sonraki saatte ikinci bir telefon.

Beşinci hafta başkan başka bir şey deniyor. Belediyenin ek binasındaki küçük bir toplantı odasını haftada üç sabah için ayırtıyor, telefonunu odasında bırakıyor ve yardımcısına o sabahlarda nerede olduğunu kimseye söylememesini rica ediyor.

İki haftada metin tamamlanıyor.

Başkanın iradesi beşinci haftada dördüncü haftadakinden güçlü değildi. Değişen şey, iradesini sınayan şeylerin çoğunun artık odada olmamasıydı.

Konumuz bu değişim: iradeye yaslanmak ile ortamı düzenlemek arasındaki fark ve insanın kendi masasını, takvimini, odasını istediği işe göre nasıl kurabileceği.

Bu derste ne olacak

Önceki derste alışkanlıkların bağlama bağlı olduğu görüldü: bir yer, bir zaman ya da bir önceki eylem davranışı başlatıyordu ve bağlam değiştiğinde alışkanlık da değişebiliyordu.

Bu ders bu fikri bir adım ileriye taşıyor. Bağlam alışkanlıkları biçimlendiriyorsa, bağlamı bilinçli olarak değiştirmek de davranışı biçimlendirmenin bir yolu olabilir.

Ama önce, davranış değişikliği denince akla ilk gelen şeye, iradeye bakacağız. İradenin ne olduğunu ve ona ne ölçüde yaslanılabileceğini soracağız.

Sonra irade üzerine yapılmış en ünlü araştırmalardan birinin başına gelenleri göreceğiz. Bu hikâye, psikolojide bilimsel bulguların nasıl sınandığına dair de bir ders.

Ardından çevre tasarımının araçlarına bakacağız: davranışı kolaylaştırmak ya da zorlaştırmak, varsayılanları değiştirmek ve kendini önceden bağlamak. Model, insanın kendi ortamını dört adımda yeniden düzenlemesini öneriyor.

Karar noktasında, bir liderin ekibinin çevresini tasarlarken nerede bir yardım, nerede bir yönlendirme yaptığını soracağız.

Bu dersteki belediyeler, şirketler ve kişiler kurgusal. Bir insanın iradesinin nerede tükendiğini adı bilinen birine yakıştırmak, çoğumuzun her gün yaşadığı bir şeyi onun kişisel zayıflığı gibi göstermek olurdu.

Sıfır noktası — irade ne kadar güvenilir

Gündelik dilde irade, bir kişinin istemediği ama yapması gereken şeyi yapma ya da istediği ama yapmaması gereken şeyden kaçınma gücü.

Açılıştaki başkanın ilk dört haftası bir öz denetim çabasıydı. Her kapı çalındığında, her telefon geldiğinde, metne dönmek için kendini zorluyordu.

Uzun yıllar boyunca psikolojide etkili bir kuram, öz denetimin bir kas gibi çalıştığını ve kullanıldıkça yorulduğunu öne sürdü.

Ama bu kuramın sonraki hikâyesi başka.

Bu hikâye bir liderlik dersi için önemli, çünkü "iradem tükendi" cümlesi gündelik dilde çok yaygın. Kanıtlar bu cümlenin ne kadar doğru olduğunu belirsiz bırakıyor.

Belirsiz olmayan şey başka bir bulgu.

Bu bulgu, açılıştaki başkanın beşinci haftasını açıklıyor. Başkan daha güçlü bir irade göstermemişti. İradesini sınayan durumlardan uzaklaşmıştı.

Mekanizma — çevre davranışı nasıl yönlendiriyor

Çevre, davranışı birkaç farklı yoldan biçimlendiriyor. Bir liderin kendi çevresini tasarlarken kullanabileceği üç temel araç var.

İlk araç sürtünme.

İkinci araç varsayılanlar.

Üçüncü araç önceden bağlanma.

Model — kendi çevreni tasarlamak

Modelin dört adımı, gündelik ortamı istenen işin yanına çekmeyi hedefliyor.

İlk adımda iradenin sınandığı anları bul. Bir hafta boyunca, bir şeyi yapmak ya da yapmamak için kendini zorladığın anları kaydet. Bu anların ortak noktası ne? Hangi yer, hangi zaman, hangi insanlar?

İkinci adımda her an için sürtünmeye bak. İstenen davranış kaç adım gerektiriyor? İstenmeyen davranış kaç adım gerektiriyor? İstenenin adımlarını azalt, istenmeyenin adımlarını artır.

Üçüncü adımda varsayılanları gözden geçir. Hiçbir şey yapmadığında ne oluyor? Takvimin, kapının, bildirimlerin, masanın varsayılan hâli, istediğin davranışı mı yoksa istemediğin davranışı mı destekliyor?

Dördüncü adımda en zor anlar için önceden bağlan. Ayartının en güçlü olacağı anı biliyorsan, o an gelmeden bir söz ver, bir tarih koy ya da bir seçeneği ortadan kaldır.

Karar noktası — ekibin çevresini tasarlamak

Çevre tasarımının gücünü kendi üzerinde gördün ve ekibinin çevresini de istenen davranışları kolaylaştıracak biçimde tasarlamak istiyorsun.

Bir lider, ekibinin çalıştığı çevrenin önemli bir kısmını belirliyor: toplantıların varsayılan süresini, raporların biçimini, ofisin düzenini, hangi bilgilerin görünür olduğunu.

Bu güç, dikkatle kullanılması gereken bir güç. Çevreyi tasarlamak bir yardım olabildiği gibi, insanları farkında olmadan yönlendiren bir manipülasyona da dönüşebilir.

Önerilen yol, ekibin çevresini tasarlarken üç soruyu sormak.

Bu tasarım kimin çıkarına? Ekibin kendi hedeflerine ulaşmasını mı kolaylaştırıyor, yoksa yalnızca liderin istediği bir davranışı mı dayatıyor?

Bu tasarımı ekibe açıkça anlatabilir miyim? Bir tasarımı açıklamaktan çekiniyorsan, bu çoğu zaman onun bir yardım değil, bir yönlendirme olduğunun işareti.

Ekip bu tasarımı değiştirebilir mi? İyi bir çevre tasarımı, varsayılanı değiştirir ama seçeneği ortadan kaldırmaz; toplantı süresini kısaltır ama uzun toplantı isteyenin önünü kesmez.

Bu üç soruya olumlu cevap verebildiğin tasarımlarBu üç soruya olumlu cevap verebildiğin tasarımlar, ekibin iradesini tüketmeden istediği davranışları kolaylaştıran yardımlar. Olumsuz cevap verdiğin tasarımlar ise, kısa vadede işe yarasa bile uzun vadede güveni aşındıran yönlendirmeler.

Sınırlılıklar ve eleştiri

İrade ve öz denetim üzerine araştırmalar, psikolojinin en çok tartışılan alanlarından biri. Ego tükenmesi etkisinin tekrarlanamaması, bu alandaki birçok başka bulgunun da yeniden sınanması gerektiğini gösterdi. Bu ders bulguları kesin gerçekler olarak değil, tartışması süren kanıtlar olarak sundu.

Çevre tasarımının gücü, bireyin kendi çevresi üzerindeki kontrolüne bağlı. Birçok çalışan, kendi takvimini, ofisini ya da bildirimlerini belirleyemiyor; bu durumda çevre tasarımı bireysel bir strateji olmaktan çıkıp kurumsal bir mesele hâline geliyor.

Varsayılanların gücü üzerine yapılan araştırmaların çoğu tek seferlik kararlar üzerine. Gündelik ve tekrarlanan iş davranışlarında varsayılanların etkisinin ne kadar sürdüğü daha az biliniyor.

Çevre tasarımının etik boyutu tartışmalı. Başkalarının davranışını, onların farkında olmadığı yollarla yönlendirmenin ne zaman kabul edilebilir olduğu konusunda farklı görüşler var; bu ders açıklık ve değiştirilebilirliği ölçüt olarak önerdi, ama bu tek ölçüt değil.

Son olarak, çevre tasarımı iradenin yerini tamamen almıyor. Her ayartıyı çevreden kaldırmak mümkün değil; bazı anlarda kişi, ayartıyla yüz yüze gelmek ve ona direnmek zorunda kalıyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDavranış değişikliğinin esas olarak irade meselesi olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Öz denetimi güçlü görünen insanlar çoğu zaman iradelerini daha çok kullanmıyor; onu kullanmak zorunda kalmayacakları bir çevre kuruyor.

Yaygın yanlışİradenin bir kas gibi kullanıldıkça tükendiği kesin bir bilgi olarak kabul ediliyor.
Doğrusu

Bu fikir uzun süre yaygın olarak kabul gördü, ama büyük ölçekli tekrar çalışmaları onu destekleyemedi ve tartışma hâlâ sürüyor.

Yaygın yanlışİstenmeyen bir davranışı bırakmak için daha fazla kararlılığın yeteceği düşünülüyor.
Doğrusu

İstenmeyen davranışın sürtünmesini artırmak, yani onu birkaç adım zorlaştırmak, çoğu zaman kararlılıktan daha güvenilir sonuç veriyor.

Yaygın yanlışVarsayılanların önemsiz ayrıntılar olduğu varsayılıyor.
Doğrusu

İnsanlar varsayılanları büyük ölçüde değiştirmeden kabul ettiği için, bir varsayılanı değiştirmek davranışı değiştirmenin en güçlü yollarından biri olabiliyor.

Yaygın yanlışBir liderin ekibinin çevresini istediği gibi tasarlayabileceği düşünülüyor.
Doğrusu

Açıklanmadan ve değiştirilemez biçimde yapılan tasarımlar, kısa vadede işe yarasa bile ekibin güvenini aşındırabiliyor.

Aklında kalsın

Öz denetim, o anki bir dürtüye karşı uzun vadeli bir hedefi gözeterek davranmak. Gündelik dilde irade olarak biliniyor.

İradenin bir kas gibi kullanıldıkça tükendiği fikri uzun süre yaygın olarak kabul gördü, ama büyük ölçekli tekrar çalışmaları onu destekleyemedi.

Öz denetimi güçlü görünen insanlar çoğu zaman ayartılara daha güçlü direnmiyor; ayartılarla daha az karşılaşacakları bir hayat düzenliyor.

Çevre davranışı üç yoldan biçimlendiriyor: sürtünme, varsayılanlar ve önceden bağlanma.

İstenen davranışların sürtünmesini azalt, istenmeyenlerin sürtünmesini artır. Varsayılanları istediğin davranışı destekleyecek biçimde değiştir. Ayartının en güçlü olacağı anlar için önceden bağlan.

Ekibin çevresini tasarlarken, tasarımın ekibin çıkarına olup olmadığını, açıkça anlatılabilip anlatılamayacağını ve ekibin onu değiştirip değiştiremeyeceğini sor.

Çevre tasarımı iradenin yerini tamamen almıyor, ama iradenin sınandığı anların sayısını azaltıyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersteki çevre tasarımlarının çoğu, dikkati dağıtan şeyleri uzaklaştırmaya yönelikti: kapıyı çalan insanlar, telefon, ekranlarda akan veriler.

Ama açılıştaki başkanın hikâyesinde, dikkat dağıtıcıların yanında gözden kaçan bir ayrıntı daha vardı. İlk haftalarda her sabah dosyayı açtığında birkaç cümle yazıyor ve duruyordu. Kapı çalmasa bile, metne devam etmek ona zor geliyordu.

Stratejik bir çerçeve yazmak belirsiz, büyük ve sonucu uzak bir işti. Kapıyı çalan şube müdürünün sorusu ise açık, küçük ve hemen çözülebilir bir işti. Bir anlamda, kapının çalınması başkanı bir kurtarıyordu.

Bazı işleri çevre bizi engellediği için değil, işin kendisi bize ağır geldiği için erteliyoruz.

Sıradaki derste bu durum işleniyor: erteleme ile mücadele. Orada açılan soru, insanların önemli işleri neden sürekli ertelediği, ertelemenin bir tembellik mi yoksa bir duygu yönetimi mi olduğu ve insanın kendi ertelemesiyle nasıl baş edebileceği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.