İçeriğe geç

L1.8-02·Öz Disiplin ve Alışkanlıklar

Alışkanlık döngüsü

temel2.458 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Alışkanlık, bağlamın işaretleriyle otomatik olarak tetiklenen davranış. Kararın yerini alıyor ve bazen niyete aykırı da çalışıyor.

Bir alışkanlık üç parçalı bir döngüyle kuruluyor: bir işaret, davranışın kendisi ve davranışın ardından gelen bir sonuç.

Döngünün en kırılgan parçası işaret. Bağlam değiştiğinde, alışkanlık da kaybolabiliyor.

Bir alışkanlığın kurulması birkaç haftadan çok daha uzun sürebiliyor ve süre kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor. Tek bir günü kaçırmak bir sorun değil.

Yeni bir davranışı var olan bir rutinin hemen ardına iliştir, küçük tut, sonucunu görünür kıl ve süreye değil tekrara odaklan.

Her davranış alışkanlığa dönüşmemeli. En iyi liderlik alışkanlıkları, düşünmeyi ortadan kaldıranlar değil, düşünmenin gerçekleşeceği anları güvenceye alanlar.

Açılış sahnesi

Bir un fabrikasının üretim müdürü, her sabah yedi buçukta ofisine giriyor, bilgisayarını açıyor ve e-postalarını okumaya başlıyor. Bunu on iki yıldır yapıyor.

Bir gün bir koçla çalışırken, günün ilk saatinin nereye gittiğini yazması isteniyor. Müdür kaydı bir hafta tutuyor ve sonucu görünce şaşırıyor.

Her sabah ilk kırk beş dakika e-postalara gidiyordu. Bu e-postaların çoğu acil değildi; önemli bir kısmı yalnızca bilgi için gönderilmiş raporlardı.

Oysa müdürün kendi planında, günün ilk saati üretim hattına ayrılmıştı. Vardiya değişiminden hemen sonra hatta olmak, gece vardiyasından kalan sorunları sıcağı sıcağına görmek demekti.

Müdür bunu biliyordu. Birkaç kez sabahları doğrudan hatta gitmeye karar vermişti. Her seferinde, ofisin kapısını açtığında eli bilgisayara gitmiş, bir e-postaya bakayım derken kırk beş dakika geçmişti.

Koçu ona bir soru soruyor: bilgisayarı açma kararını ne zaman veriyorsun?

Müdür cevap veremiyor. Bir karar verdiğini hatırlamıyor. Ofise girmek ve bilgisayarı açmak, sanki tek bir hareketmiş gibi birlikte oluyordu.

Konumuz bu tek hareket: kararın yerini almış davranışlar, onları kuran döngü ve bir liderin bu döngüyü istediği davranışları kurmak için nasıl kullanabileceği.

Bu derste ne olacak

Önceki derste isteğin tek başına davranış doğurmadığı ve bir davranışın hangi koşullarda gerçekleştiği konuşuldu.

Önceki dersin başarılı örneklerinde bir şey dikkat çekiyordu. Sabit bir saatte, sabit bir noktada, hep aynı biçimde yinelenen davranışlar, bir süre sonra karar gerektirmeden gerçekleşmeye başlıyordu.

Bu ders o dönüşümü ele alıyor. Önce alışkanlığın ne olduğunu, kararla yapılan bir davranıştan nasıl ayrıldığını tanımlayacağız.

Sonra bir alışkanlığı kuran döngünün parçalarına bakacağız: onu başlatan işaret, davranışın kendisi ve davranışın arkasından gelen sonuç. Ardından bir alışkanlığın kurulmasının ne kadar sürdüğüne dair kanıtlara geçeceğiz.

Model, istenen bir davranışın otomatikleşene kadar nasıl taşınacağını dört adımda kuruyor. Karar noktasında, hangi davranışların alışkanlığa dönüştürülmesi gerektiğini, hangilerinin ise bilinçli bir karar olarak kalması gerektiğini soracağız.

Bu dersteki fabrikalar, ofisler ve kişiler kurgudan geliyor. Bir kişinin gündelik alışkanlıklarını gerçek biri üzerinden anlatmak, onun en sıradan ve en özel anlarını ortaya dökmek olurdu.

Sıfır noktası — kararın yerini alan davranış

Günlük hayatın önemli bir kısmı karar vermeden geçiyor. Sabah dişlerini fırçalamak, işe aynı yoldan gitmek, masaya oturunca aynı şeyi yapmak.

Tanımın en önemli parçası bağlam. Alışkanlıklar belirli bir yerde, belirli bir zamanda, belirli bir ruh hâlinde ya da belirli insanların yanında tetikleniyor.

Açılıştaki müdürün e-posta davranışı tam bir alışkanlıktı. Ofis kapısı, masa ve bilgisayar, davranışı başlatan bağlamdı. Müdürün niyeti başka yöndeydi, ama bağlam niyetten daha hızlı çalışıyordu.

Bu durumun bir iyi haberi de var. Aynı mekanizma, istenen davranışları da otomatik hâle getirmek için kullanılabiliyor.

Mekanizma — döngünün parçaları

Bir alışkanlık üç parçalı bir döngüyle kuruluyor.

Açılıştaki döngüyü parçalarına ayıralım. İpucu, ofise girip masaya oturmaktı. Davranış, bilgisayarı açıp e-postaları okumaktı. Sonuç ise küçük ama gerçek bir tatmindi: gelen kutusundaki sayının düşmesi, bir şeylerin yapıldığı hissi.

Bu sonuç önemli. E-posta okumak müdürün en önemli işi değildi, ama her sabah ona küçük bir ilerleme hissi veriyordu. Üretim hattına gitmek ise daha değerliydi, ama sonucu hemen görünmüyordu.

Döngünün en kırılgan parçası ipucu. Bir alışkanlık, ipucu değiştiğinde kolayca kayboluyor.

Bir alışkanlık ne kadar sürede kurulur

Popüler kültürde, bir alışkanlığın yirmi bir günde kurulduğu inancı yaygın. Bu sayının güçlü bir bilimsel dayanağı yok.

Model — istenen davranışı alışkanlığa dönüştürmek

Model, bir liderin istediği bir davranışı alışkanlığa dönüştürmesi için dört adım öneriyor.

İlk adımda davranışı bir ipucuna bağla. Davranışı "zaman bulduğumda" değil, belirli ve her gün tekrarlanan bir ana bağla: bir yere girdiğinde, bir işi bitirdiğinde, bir toplantıdan çıktığında.

En güvenilir ipuçlarından biri, zaten var olan ve her gün tekrarlanan bir alışkanlık. Yeni davranışı var olan bir alışkanlığın hemen ardına eklemek, yeni bir ipucu kurmaktan daha kolay.

İkinci adımda davranışı küçük tut. Otomatikleşmeye çalışan bir davranış ne kadar küçük ve kolaysa, o kadar tutarlı tekrarlanıyor ve bağ o kadar hızlı kuruluyor. Davranış yerleştikten sonra büyütülebilir.

Üçüncü adımda sonucu görünür kıl. Davranışın doğal sonucu gecikmeli ya da görünmezse, davranışın hemen ardından küçük bir işaret ekle: bir takvime işaret koymak, bir kartı doldurmak, bir listeden bir satırı silmek.

Dördüncü adımda süreye değil tekrara odaklan. Kaç günde oturacağını beklemek yerine, her gün yapıp yapmadığını kaydet. Tek bir günün kaçırılması bir sorun değil; ardı ardına kaçırılan günler bir sorun.

Karar noktası — neyi alışkanlık yapmalı

Alışkanlıkların gücünü gördün ve birkaç liderlik davranışını alışkanlığa dönüştürmek istiyorsun. Ama her davranış alışkanlığa dönüşmeye uygun değil.

Alışkanlık düşünmeyi ortadan kaldırıyor. Bu, düşünmenin gerekmediği durumlarda büyük bir kazanç; gerektiği durumlarda ise ciddi bir risk.

Önerilen yol, davranışları iki soruyla ayırmak.

Bu davranış her seferinde aynı biçimde mi yapılmalı? Birebir görüşme yapmak, günün önceliklerini yazmak, sahayı dolaşmak her seferinde aynı biçimde yapılabilir; bunlar alışkanlığa dönüştürülmeye uygun.

Bu davranış her seferinde duruma göre bir değerlendirme mi gerektiriyor? Bir ödemeyi onaylamak, bir çalışana geri bildirimin içeriğini belirlemek, bir riski değerlendirmek her seferinde farklı; bunlar alışkanlık olmamalı.

İkisi bazen iç içe geçiyor. Bir birebir görüşmeyi yapmak alışkanlık olabilir; görüşmede ne söyleneceği ise bir değerlendirme. Alışkanlık görüşmenin gerçekleşmesini sağlıyor; değerlendirme ise görüşmenin içini dolduruyor.

En iyi liderlik alışkanlıkları, düşünmeyi ortadan kaldıranlar değil, düşünmenin gerçekleşeceği anları güvenceye alanlar.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Alışkanlık üzerine yapılan çalışmaların ağırlığı basit sağlık davranışlarında. Karmaşık ve bağlama göre değişen liderlik davranışlarının nasıl alışkanlığa dönüştüğü daha az incelendi.

İşaret, rutin ve ödül üçlüsü popüler yazında çok kullanılıyor ve anlaşılması kolay. Ama bilimsel literatürde alışkanlık oluşumu, ödülün rolü ve otomatikliğin nasıl ölçüleceği konusunda daha karmaşık ve tartışmalı bir tablo var; bu ders üçlüyü bir çalışma modeli olarak kullandı.

Otomatiklik genellikle kişilerin kendi değerlendirmeleriyle ölçülüyor. İnsanların bir davranışın ne kadar otomatik olduğunu doğru değerlendirip değerlendiremediği tartışmalı.

Alışkanlık kurma süresine dair tek bir sayı vermek mümkün değil. Süre kişiye, davranışın karmaşıklığına ve bağlamın tutarlılığına göre büyük farklılıklar gösteriyor.

Bu derste odak alışkanlık kurmaktı. İstenmeyen bir alışkanlığı sökmek ayrı ve genellikle daha zorlu bir iş; modülün kapanışı ona ayrılmış.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir alışkanlığın belirli bir sürede, örneğin üç haftada kurulacağı sanılıyor.
Doğrusu

Araştırmalar sürenin kişiden kişiye ve davranıştan davranışa büyük farklılıklar gösterdiğini ve çoğu zaman birkaç haftadan çok daha uzun olduğunu gösteriyor.

Yaygın yanlışBir davranışı hatırlamaya niyet etmenin yeterli olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Belirli bir ipucuna bağlanmayan davranış, her seferinde hatırlanmak zorunda kalıyor ve yoğun zamanlarda ilk kaybolan şey oluyor.

Yaygın yanlışTek bir günü kaçırmanın bütün süreci bozduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Tek bir sapma alışkanlık oluşumunu belirgin biçimde etkilemiyor; asıl risk, sapmanın ardından vazgeçmek.

Yaygın yanlışAlışkanlıkların yalnızca iradeyle değiştirilebileceği sanılıyor.
Doğrusu

Alışkanlıklar bağlama bağlı; bağlam değiştiğinde, yani yer, zaman ya da yol değiştiğinde, alışkanlıklar da kendiliğinden değişebiliyor.

Yaygın yanlışMümkün olan her davranışın alışkanlığa dönüştürülmesinin verimli olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Her seferinde değerlendirme gerektiren kararlar alışkanlığa dönüştürüldüğünde, gereken düşünme ortadan kalkıyor ve hatalar fark edilmiyor.

Aklında kalsın

Alışkanlık, bağlamın işaretleriyle otomatik olarak tetiklenen davranış. Kararın yerini alıyor ve bazen niyete aykırı da çalışıyor.

Bir alışkanlık üç parçalı bir döngüyle kuruluyor: bir işaret, davranışın kendisi ve davranışın ardından gelen bir sonuç.

Döngünün en kırılgan parçası işaret. Bağlam değiştiğinde, alışkanlık da kaybolabiliyor.

Bir alışkanlığın kurulması birkaç haftadan çok daha uzun sürebiliyor ve süre kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor. Tek bir günü kaçırmak bir sorun değil.

Yeni bir davranışı var olan bir rutinin hemen ardına iliştir, küçük tut, sonucunu görünür kıl ve süreye değil tekrara odaklan.

Her davranış alışkanlığa dönüşmemeli. En iyi liderlik alışkanlıkları, düşünmeyi ortadan kaldıranlar değil, düşünmenin gerçekleşeceği anları güvenceye alanlar.

Sonraki derse köprü

Bu dersteki alışkanlıkların çoğu, bir çevre değişikliğiyle başladı ya da kayboldu.

Taşınan bir ofis, bir direktörün ayaküstü konuşmalarını yok etti. Kahve makinesinin yanına konan bir defter, bir genel müdürün sabah alışkanlığını kurdu. Hat başında bekleyen bir şef, vardiya toplantısını işin doğal bir parçası yaptı.

Bu örneklerin hiçbirinde asıl değişiklik kişinin iradesinde değildi. Çevrede bir şey değişmiş ve davranış o değişikliği izlemişti.

Oysa davranış değişikliği denince çoğu insanın aklına ilk gelen şey irade. Daha güçlü bir istek, daha çok disiplin, daha çok kararlılık.

Sonraki ders bu iki gücü karşı karşıya getiriyor: irade ve çevre tasarımı. Orada açılan soru, iradenin davranış değişikliğinde ne kadar güvenilir bir kaynak olduğu, çevrenin davranışı nasıl yönlendirdiği ve insanın kendi çevresini istediği davranışları kolaylaştıracak biçimde nasıl tasarlayabileceği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.