Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İstek bir işi başlatmıyor. İstenmeyen işler her gün yapılıyor ve istenen işler listede bekliyor.
Başlatan şey işin dışında duruyor. Bir bekleyen, bir tarih ya da bir teslim yeri o anı işaret ediyor ve işin önemiyle ilgilenmiyor.
Boşta iş değersiz iş demek değil. Eksik olan şey değeri değil, başlayacağı anı gösteren işaret.
Kendi kendine kurulan çağrı çalışmıyor. Satırı yazan kişiyle silen kişi aynı olduğunda kaldırmanın bir bedeli bulunmuyor.
Sınama iki parçalı ve ikisi birlikte soruluyor. Biri fark eder mi ve fark edenin işinde bir şey aksar mı?
Tek parçalı sınama sahte çağrıyı geçiriyor. Bir ada verilen söz, o adın takviminde bir yer tutmuyorsa çağrı kurmuyor.
İkinci parçanın cevabı tahmin edilmiyor. Karşı tarafın işini göremiyorsun ve öğrenmenin yolu sormaktan geçiyor.
Çağrısı üretilebilen iş bir teslim yerine bağlanıyor. Söz vermek bir yer açmıyor; gündem maddesi, görüşme tarihi ya da başkasının belgesindeki bir bölüm açıyor.
Çağrısı üretilemeyen iş iliştiriliyor. Kendi başına teslim edilemeyen iş, teslim edilen bir işin içinde ve onun ihtiyacı kadarıyla yapılıyor.
İliştirmenin kırpması fiyatı. Konunun tamamı yapılmıyor ve karşılığında iş başlamış oluyor.
Her boşta işe çağrı üretilmiyor. Bedeli bir başkasının takvimi ödüyor ve bazı işlerde erken başlamanın bedeli daha yüksek.
Boşta bırakmak yazılı bir karar. Listede tutup her hafta ertelemek bir karar taşımıyor ve üç dönem boşta kalan iş zaten seçilmiş durumda.
İsteğin işi başka bir yerde. Hangi iş için bir başkasının takvimine bekleyiş koymaya razı olduğunu ve çağrı gevşediğinde neyin ayakta kaldığını istek belirliyor.
Açılış sahnesi
Bir nakliyat firmasında operasyon sorumlusu, iki işi aynı sabah listesine yazıyor.
Birincisi, üç şubenin araç doluluk oranlarını bir sayfada toplamak. Bunu aylardır yapmak istiyor ve firmanın en çok para kaybettiği yerin orada göründüğünü düşünüyor.
İkincisi, bir müşteriye geciken bir teslimat için yazılı açıklama göndermek. Bunu yapmak istemiyor ve düşündükçe içi sıkılıyor.
Gün bitiyor. Açıklama saat on birde gönderilmiş durumda. Doluluk sayfası açılmamış bile.
Ertesi gün aynı liste. Sonraki gün aynı liste.
Üçüncü haftanın sonunda sorumlu listeye bakıyor ve bir şey fark ediyor. İstemediği iş üç kez çıktı ve üçünde de yapıldı; istediği iş on beş kez yazıldı ve hiç yapılmadı.
Aradaki farkı kendi isteğinde aramaya başlıyor. Belki yeterince istemiyordur, belki tembelliktir, belki o sayfa göründüğü kadar önemli değildir.
Oysa aradaki fark listede değil, listenin dışında duruyor.
Geciken teslimat için bir müşteri bekliyordu ve ertesi güne kalsaydı arayacaktı. Doluluk sayfasını kimse beklemiyordu ve hiç yapılmasa kimse sormayacaktı.
Soru şu: üç haftadır yapılan şeyi ne yaptırdı?
Bu derste ne olacak
Bu ders motivasyonun türlerini ayırmıyor ve bir hedef koyma yöntemi de vermiyor.
Sebebi açılış sahnesinde görünüyor. Sorumlu istediği işi yapmadı ve istemediği işi yaptı; isteğin yönü ile yapılanın yönü birbirine uymuyor.
Buradan dersin ekseni çıkıyor. Bir işi istemek onu başlatmaya yetmiyor, istememek de yapılmasını durdurmuyor; başlatan şey işin dışında duruyor.
Bu, isteğin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. İsteğin bir işi var ve o iş başlatmak değil; bu dersin sonunda ne olduğu söylenecek.
Önce bir işin neden kendi kendine başlamadığını kuracağız. Sebep kişinin karakteri olmayacak.
Sonra sınamayı kuracağız ve iki parçası olacak. Tek parçalı bir sınama, işe yaramayan bir tanıdığa söz vermeyi de geçiriyor.
Ardından iki yol ayrılacak. Bazı işlere sahibi sen olmayan bir çağrı üretilebiliyor, bazılarına üretilemiyor ve ikincisi için ayrı bir işlem var.
Karar noktasında bir iş, çağrı üretilebilir olacak ve üretmemeye karar vereceksin.
Bu derste anlatılan işletmeler kurgu ve sınama onların üstünde çalışmıyor. Ölçülen şey sen bir işi bıraktığında ne olduğu.
Sıfır noktası — kendi kendine başlayan iş yok
Bir işin yapılmamış olması bir açıklama arıyor ve o açıklama kolayca kişinin içinde aranıyor.
Aramanın yeri yanlış. Yapılan işlere bakıldığında hepsinin ortak bir yanı çıkıyor ve o yan kişide değil.
Yapılan işlerin hepsinde bir çağrı bulunuyor. Gelen bir mesaja cevap yazmak, toplantıya girmek, faturayı son güne kadar ödemek; hiçbiri bir istek dalgasıyla başlamıyor.
Seride bunun bir tarafı zaten anlatılmıştı. Yaptırımın olmadığı bir ortamda hiçbir şeyin kendiliğinden başlamadığı ve başlatma yükünün hep aynı kişiye düştüğü bir kez kurulmuştu.
Burada aynı gözlem kişinin kendi listesine dönüyor. Kendi listende de yaptırım yok ve orada da hiçbir şey kendiliğinden başlamıyor.
Mekanizma — çağrı işin dışında olmak zorunda
Bir çağrının nereden geldiği önemli ve iş tam burada atlanıyor.
Kendi kendine kurulan çağrılar var ve çalışmıyorlar. Bir işi takvime yazmak, o iş için bir saat ayırmak, kendine bugün mutlaka diye söylemek bu kümede duruyor.
Çalışmamalarının sebebi iradeyle ilgili değil. Bu çağrıların sahibi işin sahibiyle aynı kişi ve o kişi çağrıyı hiçbir bedel ödemeden kaldırabiliyor.
Seride bu soru başka bir konuda sorulmuştu. Bir hâlin bitiş koşulunun kimin elinde durduğu sorulmuş ve cevabın yapılabilecek işlemi değiştirdiği görülmüştü.
Aynı soru burada başlama tarafına geçiyor. Çağrıyı kim kaldırabiliyor?
Takvim satırının kendisinde bir kusur yok. Yalnız tek başına bir çağrı üretmiyor, çünkü onu silen kişiyle onu yazan kişi aynı.
Model — sınamanın iki parçası ve iki yol
Bir işin çağrısı olup olmadığı tek soruyla anlaşılmıyor.
Tek soruyla çalışan bir sınama şöyle olurdu: bunu bırakırsam benden başka biri fark eder mi? Bu soru işe yarıyor ve tek başına bırakıldığında sahte olanı da içeri alıyor.
Bu yüzden sınama iki parçalı ve ikisi birlikte soruluyor.
Birinci parça şu: bu işi bıraktığımda bunu benden başka biri fark eder mi? İkinci parça şu: fark eden kişinin kendi işinde bir şey aksar mı?
İkisine de evet çıkıyorsa ortada bir çağrı var. Birincisine evet ve ikincisine hayır çıkıyorsa elindeki şey sahte çağrı ve o iş hâlâ boşta.
Sınamanın ilk sonucu bir ayıklama oluyor. Listedeki işlerin bir kısmı çağrılı çıkıyor ve onlar zaten yapılıyor; geri kalanı boşta ve iki yola ayrılıyor.
Birinci yol, çağrısı üretilebilen işler.
Bu işlerde bir başkasının gerçekten bekleyeceği bir çıktı var. Çağrı üretmek, o çıktıyı birinin işine bağlamak demek; söz vermek değil, teslim edilecek bir yer bulmak.
İkinci yol, çağrısı üretilemeyen işler.
Bazı işlerin çıktısı kimsenin işine girmiyor. Bir konuyu öğrenmek, bir alanı tanımak ya da uzun vadeli bir şeyi düşünmek bu kümede duruyor ve bunlara doğrudan bir bekleyen bulunamıyor.
İliştirmenin kırpması bir kusur değil, fiyatı. Karşılığında iş başlıyor ve başlamayan bir işin hiçbir bölümü yapılmış olmuyor.
Karar noktası — çağrı üretilebiliyor ve üretmiyorsun
En yanlış anlaşılacak yer burası, çünkü ders bir çağrı üretme çağrısı gibi okunabiliyor.
Çağrı üretmenin bir bedeli var ve bedeli sen ödemiyorsun. Bir başkasının takvimine bir bekleyiş koyuyorsun; o kişi o çıktıyı bekleyecek, işini ona göre kuracak ve gelmediğinde bir şeyi aksayacak.
Bu yüzden her boşta işe çağrı üretilmiyor.
Kararın ölçüsü iki yerde duruyor. Birincisi, çıktının o kişiye gerçekten bir işe yarayıp yaramadığı; yaramıyorsa üretilen şey zaten sahte çağrı.
İkincisi daha az görülüyor. Bazı işlerde erken başlamanın bedeli hiç başlamamanın bedelinden yüksek.
Karar verilirken üçüncü bir seçenek de masada duruyor ve en dürüst olanı o.
Bir işi boşta bırakmak, onu listede tutup her hafta yeniden ertelemekten farklı. Boşta bırakmak yazılı bir karar; işin yanına bugün bir çağrısı olmadığı ve bu dönem başlamayacağı yazılıyor.
Bu kayıt bir şeyi de ölçüyor. Aynı iş üç dönem üst üste boşta kalıyorsa ortada bir başlama sorunu değil, bir seçim var ve seçim zaten yapılmış durumda.
Sınırlılıklar ve eleştiri
Sınamanın ikinci parçası bir başkasının işine bakıyor ve o işi sen göremiyorsun. Cevabı öğrenmenin yolu sormak; sormadan verilen cevap kendi tahminin oluyor ve sahte çağrı da tam orada kuruluyor.
Çağrı üretmek her işte mümkün değil ve iliştirme de her işte mümkün değil. Taşıyıcı bir iş bulunamadığında elde kalan şey boşta bırakma kararı ve bu ders o kararı bir çözüm gibi sunmuyor.
İliştirme işi kırpıyor. Taşıyıcı işin ihtiyacı kadarı yapılıyor ve konunun geri kalanı açıkta kalıyor; derinlik isteyen bir konuda bu, başlamanın karşılığında ödenen gerçek bir bedel.
Bu ders tek bir başlamayı ele alıyor ve tekrarı ele almıyor. Bir işin her hafta yeniden yapılması başka bir düzenek istiyor ve o düzenek bu modülün konusu değil.
Çağrının kendisi de yanlış işi öne alabiliyor. Bekleyeni olan iş yapılıyor ve bekleyeni olmayan iş bekliyor; bu sıra önemle ilgili değil ve kişinin listesi zamanla başkalarının beklentilerinin toplamına dönüşebiliyor.
İsteğin buradaki yeri de sınırlı ve bunu açık söylemek gerekiyor. İstek bir işi başlatmıyor; hangi iş için bir başkasının takvimine bekleyiş koymaya razı olduğunu belirliyor ve çağrı gevşediğinde onu ayakta tutan şey oluyor.
Bu ders bir isteksizlik açıklaması da vermiyor. Uzun süredir hiçbir işin başlamadığı, çağrılı işlerin de yapılamadığı bir dönem başka bir şeyin işareti olabilir ve orada yapılacak iş çağrı üretmek olmuyor.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışBir işin başlamamasının isteksizlikten geldiği sanılıyor.
İstenmeyen işler her gün yapılıyor ve istenen işler yıllarca bekliyor; ayrımı yapan şey işin yanında bir bekleyen olup olmaması.
Yaygın yanlışTakvime yazmanın bir çağrı kurduğu düşünülüyor.
Satırı yazan kişiyle silen kişi aynı olduğunda kaldırmanın bir bedeli olmuyor ve bedeli olmayan çağrı ertesi sabah zaten yok.
Yaygın yanlışBirine söz vermek yeterli sayılıyor.
Söz verilen kişi o çıktıyı beklemiyorsa kurulan şey sahte çağrı; sınamanın ikinci parçası tam bunu elemek için duruyor.
Yaygın yanlışÇağrısı üretilemeyen işin yapılamaz olduğu düşünülüyor.
Böyle bir iş kendi başına teslim edilemiyor ve çağrısı olan bir işin içine sokulabiliyor; karşılığında kırpılmış hâliyle yapılmış oluyor.
Yaygın yanlışHer boşta işe çağrı üretilmesi gerektiği sanılıyor.
Çağrı bir başkasının takvimine bekleyiş koyuyor ve bazı işlerde erken başlamanın bedeli hiç başlamamanın bedelinden yüksek oluyor.
Yaygın yanlışBir işi listede tutmak onu canlı tutmak sayılıyor.
Her hafta yeniden yazılan ve hiç başlamayan iş bir karar taşımıyor; boşta bırakıldığının yazılması, listede kalmasından daha çok bilgi veriyor.
Aklında kalsın
İstek bir işi başlatmıyor. İstenmeyen işler her gün yapılıyor ve istenen işler listede bekliyor.
Başlatan şey işin dışında duruyor. Bir bekleyen, bir tarih ya da bir teslim yeri o anı işaret ediyor ve işin önemiyle ilgilenmiyor.
Boşta iş değersiz iş demek değil. Eksik olan şey değeri değil, başlayacağı anı gösteren işaret.
Kendi kendine kurulan çağrı çalışmıyor. Satırı yazan kişiyle silen kişi aynı olduğunda kaldırmanın bir bedeli bulunmuyor.
Sınama iki parçalı ve ikisi birlikte soruluyor. Biri fark eder mi ve fark edenin işinde bir şey aksar mı?
Tek parçalı sınama sahte çağrıyı geçiriyor. Bir ada verilen söz, o adın takviminde bir yer tutmuyorsa çağrı kurmuyor.
İkinci parçanın cevabı tahmin edilmiyor. Karşı tarafın işini göremiyorsun ve öğrenmenin yolu sormaktan geçiyor.
Çağrısı üretilebilen iş bir teslim yerine bağlanıyor. Söz vermek bir yer açmıyor; gündem maddesi, görüşme tarihi ya da başkasının belgesindeki bir bölüm açıyor.
Çağrısı üretilemeyen iş iliştiriliyor. Kendi başına teslim edilemeyen iş, teslim edilen bir işin içinde ve onun ihtiyacı kadarıyla yapılıyor.
İliştirmenin kırpması fiyatı. Konunun tamamı yapılmıyor ve karşılığında iş başlamış oluyor.
Her boşta işe çağrı üretilmiyor. Bedeli bir başkasının takvimi ödüyor ve bazı işlerde erken başlamanın bedeli daha yüksek.
Boşta bırakmak yazılı bir karar. Listede tutup her hafta ertelemek bir karar taşımıyor ve üç dönem boşta kalan iş zaten seçilmiş durumda.
İsteğin işi başka bir yerde. Hangi iş için bir başkasının takvimine bekleyiş koymaya razı olduğunu ve çağrı gevşediğinde neyin ayakta kaldığını istek belirliyor.
Sonraki derse köprü
Bu dersin sınaması iki kez bir başkasının işine baktı. Birinci parçada o kişinin fark edip etmeyeceğini sorduk, ikinci parçada kendi işinde ne aksayacağını.
İkinci parçanın cevabını sorarak aldık ve bu bir kolaylıktı. Karşındaki kişi bekleyip beklemediğini söyleyebiliyordu.
Bazı şeyler sorulduğunda aynı biçimde gelmiyor. Bir kişinin bir durumu nasıl gördüğü, sorulduğunda bile eksik geliyor ve eksikliğin sebebi saklamak olmuyor.
Modülün dördüncü dersi empati ve oradaki ilk ayrım, bir kişiye acımakla onun durumunu yerinden okumanın aynı şey olmadığı. Biri seni olduğun yerde bırakıyor, öteki bir yer değiştirme istiyor.