İçeriğe geç

L1.4-06·Öz Farkındalık

Liderlik etkisinin farkına varmak

temel2.810 kelime≈ 19 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Etki farkına varılmasını beklemiyor. Sen onu okusan da okumasan da üretiliyor ve fark etmek onu değiştirmiyor, yalnız okunabilir kılıyor.

Okunabilen kısım davranışta duruyor. İnsanların ne hissettiği değil, ne yapmaya başladıkları ve neyi bıraktıkları.

Etki bir fark ve fark iki terim istiyor. Karşılaştırma terimi yazılmadan kurulan cümle bir gözlem olarak kalıyor.

Cümle olaydan önce yazılıyor. Sonradan eklenen ikinci parça hep uyuyor ve uyduğu için de hiçbir şey sınamıyor.

İzler eşit ağırlıkta değil. Söylenmiş bir cümle en hafifi, değişmiş bir davranış daha ağır, iki koşulun kaydı en ağırı.

İddia elindeki en ağır izin ağırlığında duruyor. Onu aşan her cümle bir varsayım ve varsayımın bulgu diye kaydedilmesi bu derste en pahalı hata.

Yokluğun bir kanıt üretmiyor. Sen olmadığında davranışınla birlikte konumun da ortadan kalkıyor ve değişen tek şey olmuyor.

Kanıt üreten karşılaştırma odanın içinde kuruluyor. Orada kalıp tek bir şeyi değiştirmek, yokluğundan çıkan bütün farklardan daha dar ve daha okunur bir kayıt bırakıyor.

Ölçüm aracın ölçtüğün şeyin ürünü. Sana gelen akış tepkilerine göre ayarlandığı için işlerin yolunda görünmesi kendi başına bir bilgi taşımıyor.

Beş bulgunun hepsi üzerinde birden çalışılmıyor. Hepsini aynı anda değiştirmek, hiçbirini sınamamakla aynı yere çıkıyor.

Seçimi önem değil sınanabilirlik yapıyor. Dışarıda izi olmayan bulgu yanlış değil; bu dönem cevabı alınamayacak olan.

Açılış sahnesi

Bir il halk kütüphanesinde müdür, iki haftalık bir eğitim için başka bir şehre gidiyor.

Döndüğünde masasında üç dosya bekliyor. Okuma salonundaki raf düzeninin değişmesi, bir çocuk etkinliğinin saatinin öne alınması ve bağış gelen kitapların hangi bölüme gireceği.

Üçü de küçük karar. Üçü de iki hafta boyunca kimse tarafından verilmemiş ve müdürün dönüşünü beklemiş.

Müdür bunu kendi gerekliliğinin işareti olarak okuyor. Yokluğunda iş yürümemiş, demek ki yerinde durması gerekiyor.

Aynı iki haftada bir iş de tamamlanmış. Okuma salonunun aydınlatması değişmiş; teklif alınmış, bir hafta içinde takılmış ve müdüre hiç sorulmamış.

Aydınlatma üç dosyadan daha büyük bir iş. Bütçesi daha yüksek, geri alınması daha zor ve sonucu daha görünür.

Bekleyen üç karar ile beklemeyen bir iş aynı iki haftanın içinde duruyor. İkisi arasındaki fark, müdürün kendisi hakkında öğrenebileceği her şeyden daha fazlasını taşıyor.

Müdür bekleyen üç dosyayı gördü ve bir soru sormadı.

Soru şu: biri neden beklemedi?

Bu derste ne olacak

Bu dersin adı yanıltıcı ve işe oradan başlamak gerekiyor. Farkına varmak bir iç iş gibi duruyor ve burada yapılacak olan bir iç iş değil.

Sebebi tek cümlede duruyor. Senin davranışın başkalarında bir sonuç üretiyor ve o sonuç, senin onu görmeni beklemeden üretiliyor.

Buradan doğrudan bir sonuç çıkıyor ve dersin adını düzeltiyor. Farkına varmak etkiyi değiştirmiyor; onu yalnız okunabilir hâle getiriyor.

Bu yüzden ders bir iç gözlem dersi değil. Toplanacak şey kanıt ve kanıtın tamamı senin dışında duruyor.

İşin zorluğu tanımın kendisinden geliyor. Etki bir fark ve bir fark iki terim istiyor; tek bir gözlem elinde olduğunda henüz bir etki iddian bulunmuyor.

Ardından izleri ağırlığına göre sıralayacağız. Sıra bir tercih değil, çünkü iddianın ne kadar ileri gidebileceğini elindeki en ağır iz belirliyor.

Sonra bu ölçmenin kendi içindeki arızayı açacağız. Sana gelen bilgi zaten sana göre biçimlenmiş durumda ve ölçmek istediğin şey, ölçmekte kullanacağın akışı da üretiyor.

Karar noktasında modülün beş bulgusu birden masada olacak ve hepsinin üstünde çalışılamayacak.

Sıfır noktası — etki bir izlenim değil

Etkinin ne olduğu bu seride çoktan tanımlandı ve burada yeniden tanımlanmıyor. Bu dersin işi tanımı daraltmak: o farkın hangi kısmının okunabildiğine bakıyoruz.

Okunabilen kısım, insanların ne hissettiği değil. İnsanların ne yapmaya başladığı ve neyi yapmayı bıraktığı.

Ayrım keskin görünüyor ve asıl işi bir cümleyi geri çevirirken yapıyor. Ekibim benden çekiniyor cümlesi bir etki bildirmiyor; bir izlenim bildiriyor ve izlenimin sahibi de sensin.

Buradaki kütüphane, fabrika ve klinik kurgu; bu dersin konusu gereği ayrımı bir kez daha koymak gerekiyor. Bir örnek bir kavramı elle tutulur kılıyor ve bir iddiayı taşımıyor; aşağıdaki hiçbir vaka senin etkinin dayanağı değil, dayanak yalnız kendi kaydında birikiyor.

İkinci parçanın adı var ve dersin en çok atlanan yeri orası.

Açılış sahnesindeki müdürün elinde ikinci terim vardı ve onu kullanmadı.

Mekanizma — etki senin olmadığın yerde tamamlanıyor

Davranış sana ait ve tamamlanması sana ait değil.

Sen bir toplantıda bir cümle kuruyorsun ve o cümlenin ürettiği şey, o toplantıdan sonra başka bir odada oluyor. Gördüğün şey kendi hareketin; olan şey ise başka bir yerde ve sen orada değilken tamamlanıyor.

Bu aralık tek başına bir sorun değil. Sorun, aralığın kapanması için sana geri bir şeyin dönmesi gerekmesi ve dönen şeyin zaten değişmiş olması.

Seride bunun iki parçası da adlandırılmıştı. Kötü haberin yukarı taşınmasının kendiliğinden olmadığı bir kez kurulmuştu ve çevrenin, gücü olan kişinin tercihine sorulmadan uyum sağlaması da ayrıca adlandırılmıştı.

Burada o ikisi bir ölçüm sorununa dönüşüyor ve bu dersin yeni işi bu.

Etkini ölçmek için kullanacağın akış, ölçmek istediğin şey tarafından biçimlendirilmiş durumda. Sana ulaşan raporlar, gündemler ve cevaplar senin tepkine göre ayarlanmış hâlde geliyor; yani elindeki veri, aradığın şeyin ürünü.

Bunun pratik sonucu rahatsız edici. İşlerin yolunda görünmesi bir bilgi taşımıyor, çünkü yolunda görünmesi de aynı akıştan geliyor.

Model — izlerin ağırlık sırası

Etki cümlesinin ikinci parçası bir yerden gelmek zorunda ve gelebileceği yerler eşit değil.

En hafif basamak, birinin sana senin etkin hakkında söylediği şey.

Bu basamak yararsız değil ve tek başına bir etki kurmuyor. Söyleyen kişi kendi konumundan konuşuyor ve elinde senin karşılaştırma terimin bulunmuyor; seride bu bilginin nasıl toplanacağı zaten kurulmuştu, buradaki soru başka: aynı bilgi bir kanıt olarak ne kadar ağır?

Orta basamak, birinin bir şeyi yapmayı bırakması ya da başlaması.

Bu ağır, çünkü söylenmiş değil yapılmış. Yine de sebebi sen olmayabilirsin ve bir kişinin davranışı değiştiğinde onun hayatında senden başka şeyler de değişmiş oluyor.

En ağır basamak, aynı işin iki farklı koşulda nasıl yürüdüğünün kaydı.

Burada iddia ilk kez yanlış çıkabiliyor. Bekleyen üç dosya ile beklemeyen bir iş yan yana durduğunda ortaya bir fark çıkıyor ve o fark senin hakkında bir şey söyleyebiliyor ya da söylemeyebiliyor.

Burada sınamanın kendi yanlış pozitifi duruyor ve en çok kullanılan basamağa musallat.

Sonuç şu: yokluk karşılaştırması bir yön veriyor, bir kanıt vermiyor.

Kanıt üretecek karşılaştırma daha dar ve daha zahmetli. Sen odadayken davranışını bilerek değiştirdiğin ve başka hiçbir şeyi değiştirmediğin bir durum gerekiyor.

Karar noktası — beş bulgu var, hangisi

Bu modülün sonundasın ve elinde beş ayrı bulgu bulunuyor.

Bir anın üç satıra ayrılmasından çıkan bir gözlem var. İki kapıdan geçmiş ya da ikincisinde bekleyen bir nitelik var. Dışarıdan doğrulanmış ve senin hatırlamadığın bir olay var. Bir durum sınıfına bağlı bir düzenek var. Sınıfların üstünü kesen bir kalıp adı var.

Hepsinin üstünde aynı anda çalışılamıyor. Seçim yapmak zorundasın ve seçimi neye göre yapacağın bu dersin son işi.

İlk refleks en önemli görüneni seçmek oluyor. Bu ölçü işlemiyor, çünkü önemi de sen takdir ediyorsun ve takdirin dayanağı yine kendi kaydın.

Ölçüt uygulandığında liste kendiliğinden kısalıyor.

Sınıflar üstü bir kalıp izini kararların toplamında bırakıyor. Bir düzeneğin izi, bir konunun sana ne zaman geldiğinde duruyor. Kendi kaydından çıkan bir gözlem ise dışarıda hiçbir iz bırakmıyor ve bu onu değersiz yapmıyor; sınanacak sıraya sokmuyor.

İkinci bir ölçüt eşitliği bozuyor ve bedelle ilgili.

İzi okumak için birinden bir şey anlatmasını istemek zorunda mısın? Öyleyse o iz bir maliyet taşıyor ve maliyeti sen ödemiyorsun; kendi başına okunabilen bir iz, aynı ağırlıkta olduğunda önce geliyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bu ders etkiyi ölçmeyi öğretiyor ve iyi bir etkinin ne olduğunu söylemiyor. Bir etkinin okunabilir hâle gelmesi onun istenir olup olmadığını bildirmiyor ve o değerlendirme bu modülün dışında duruyor.

Karşılaştırma terimi çoğu durumda tam kurulamıyor. Sen odada değilken konumun da yok; odada kalıp tek bir şeyi değiştirdiğinde ise ekibin bunu fark edip ona göre davranması mümkün ve ölçüm yine karışıyor.

Dört toplantının üçünde çıkan bir fark bir eğilim gösteriyor, bir yasa göstermiyor. Bu ders sayıların küçük olduğu bir yerde çalışıyor ve küçük sayılardan çıkan farkın tesadüf olması her zaman açık bir ihtimal.

İz ağırlığı sırası kanıtın gücünü sıralıyor ve önemini sıralamıyor. En ağır iz en önemli konuyu göstermek zorunda değil; yalnız hakkında en emin olunabilecek konuyu gösteriyor ve bu ikisi birbirine karışırsa kişi kolay ölçülen şeylerle uğraşıp asıl meseleyi kenarda bırakır.

Bir bulgunun sınanamaz olması onu geçersiz yapmıyor. Karar noktasındaki ölçüt bir öncelik ölçütü; dışarıda iz bırakmayan bulgular kayıtta duruyor ve koşullar değiştiğinde sıraya girebiliyor.

Son olarak bu ders etkinin tamamını kapsamıyor. Ölçülebilen kısım, davranışta görülen kısım; insanların ne hissettiği ölçülmüyor ve ölçülmediği için yok sayılmıyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışEtkinin, başkalarında bıraktığın izlenim olduğu sanılıyor.
Doğrusu

İzlenimin sahibi sensin ve kendi kaydında duruyor; okunabilen şey insanların ne yapmaya başladığı ve neyi yapmayı bıraktığı.

Yaygın yanlışTek bir gözlemin bir etki bildirdiği düşünülüyor.
Doğrusu

Etki bir fark ve fark iki terim istiyor; ikinci terim yazılmadan kurulan cümle bir iddia değil, bir gözlem.

Yaygın yanlışYokluk karşılaştırması kanıt sayılıyor.
Doğrusu

Sen odada olmadığında yalnız davranışın eksilmiyor, konumun da eksiliyor ve çıkan farkın hangisinden geldiği ayrılamıyor.

Yaygın yanlışİşlerin sorunsuz görünmesi bir bilgi sayılıyor.
Doğrusu

Sana ulaşan akış senin tepkine göre biçimlenmiş olduğu için pürüzsüzlük de o biçimlenmenin bir sonucu olabiliyor.

Yaygın yanlışBir etkiyi fark etmenin onu değiştirdiği varsayılıyor.
Doğrusu

Etki farkındalığı beklemeden üretiliyor; fark etmek yalnız üzerinde çalışılıp çalışılmadığının okunabilmesini sağlıyor.

Aklında kalsın

Etki farkına varılmasını beklemiyor. Sen onu okusan da okumasan da üretiliyor ve fark etmek onu değiştirmiyor, yalnız okunabilir kılıyor.

Okunabilen kısım davranışta duruyor. İnsanların ne hissettiği değil, ne yapmaya başladıkları ve neyi bıraktıkları.

Etki bir fark ve fark iki terim istiyor. Karşılaştırma terimi yazılmadan kurulan cümle bir gözlem olarak kalıyor.

Cümle olaydan önce yazılıyor. Sonradan eklenen ikinci parça hep uyuyor ve uyduğu için de hiçbir şey sınamıyor.

İzler eşit ağırlıkta değil. Söylenmiş bir cümle en hafifi, değişmiş bir davranış daha ağır, iki koşulun kaydı en ağırı.

İddia elindeki en ağır izin ağırlığında duruyor. Onu aşan her cümle bir varsayım ve varsayımın bulgu diye kaydedilmesi bu derste en pahalı hata.

Yokluğun bir kanıt üretmiyor. Sen olmadığında davranışınla birlikte konumun da ortadan kalkıyor ve değişen tek şey olmuyor.

Kanıt üreten karşılaştırma odanın içinde kuruluyor. Orada kalıp tek bir şeyi değiştirmek, yokluğundan çıkan bütün farklardan daha dar ve daha okunur bir kayıt bırakıyor.

Ölçüm aracın ölçtüğün şeyin ürünü. Sana gelen akış tepkilerine göre ayarlandığı için işlerin yolunda görünmesi kendi başına bir bilgi taşımıyor.

Beş bulgunun hepsi üzerinde birden çalışılmıyor. Hepsini aynı anda değiştirmek, hiçbirini sınamamakla aynı yere çıkıyor.

Seçimi önem değil sınanabilirlik yapıyor. Dışarıda izi olmayan bulgu yanlış değil; bu dönem cevabı alınamayacak olan.

Sonraki derse köprü

Bu modül boyunca kullanılan ölçü hep dışarıdaydı. Davranış satırı odadaki bir başkasının doğrulamasına bağlandı, kalıp izini kararların toplamında bıraktı ve bu ders iddiayı bir karşılaştırma terimine bağladı.

Modülün ilk dersinde bu ölçünün ulaşamadığı tek bir satır kalmıştı. Duygu satırı kuralını bir dışlamayla kurmuştu, çünkü dayanacağı bir dış ölçüsü yoktu ve o satır o günden beri öyle duruyor.

Şimdi sıra oraya geliyor. Bundan sonraki modül duygusal zekâ ve ilk dersi duyguları tanımak.

Oradaki iş bir duyguyu hissetmek olmayacak. Bir duyguyu bir başkasından ayırmak ve bunu sonradan değil olurken yapmak olacak; ayrımın neye dayanacağı da açık bir soru olarak duruyor, çünkü bu modülün her dersinde kullanılan dış ölçü orada yok.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.