İçeriğe geç

L1.4-05·Öz Farkındalık

Davranış kalıpları

temel3.153 kelime≈ 21 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kalıp yinelenen bir davranış değil. Yinelenen şey davranışın gördüğü iş ve bu yüzden birim davranıştan işe kayıyor.

Birim değişince iki alışılmadık sonuç çıkıyor. Hiç benzemeyen iki davranış aynı kalıba girebiliyor, aynı davranış ise iki ayrı kalıba düşebiliyor.

İş bir niyet değil. Kişinin onu istemiş olması gerekmiyor ve okunduğu yer olayda neyin olmadığı.

Kendi kaydın kalıbı saklıyor. Kayıtlar alana göre ayrıldığı için alanları kesen bir biçim kendiliğinden hizalanmıyor.

Dışarıdaki bakış da kesiti görmüyor. Çevrendeki her kişi senin bir alanını görüyor ve eksik olan şey burada niyet değil, kapsam.

Hazır bir sıfat aramayı bitiriyor. Ad hatırlanan olaylara uyuyor, çünkü o olaylar zaten onunla birlikte hatırlandı.

Dışarısı boş bir ad bir kalıp bildirmiyor. Adın dışında kalan bir davranış örneği verilemiyorsa ad hiçbir şeyi ayırmıyor.

Sınıflar gerçekten benzemez olmalı. Muhatap, düzen, zaman baskısı, yalnızlık ve konu başlıklarından en az üçünde ayrılmayan iki olay tek bir sınıfın içinde kalıyor.

Sınama alışıldık davranışın kapandığı anda yapılıyor. Yerine geçen davranış aynı işi görüyorsa ad ayakta; hiçbir şey yapılmadıysa elde bir alışkanlık var.

İki ad da uyduğunda seçim geçmişten yapılmıyor. Tutulacak ad, gelecekte neyin senden çıkmayacağını söyleyebilen ad.

Çelişen olay bir tehdit değil. Adı genişletip çelişkiyi içeri almak, gelen tek bilgiyi adı korumaya harcamak oluyor.

Kalıp sınıfa bağlı olmadığı için rol değişiminden sağ çıkıyor. Verdiğin kararların toplamı üzerinden çevredeki düzene geçiyor ve orada kişiye ait bir şey gibi değil, oranın çalışma biçimi gibi okunuyor.

Kalıbı bulmak onu kaldırmayı gerektirmiyor. Gördüğü iş ortada duruyor ve konuşulacak şey o işi kimin göreceği.

Açılış sahnesi

Bir asansör bakım firmasında bölge sorumlusu olarak çalışan biri, kendi notlarını düzenli tutuyor ve üç başlık kullanıyor: satış, ekip, teknik.

Satış başlığında bir kayıt duruyor. Bir müşteri sözleşme yenilemesinde fiyata itiraz ediyor ve sorumlu, itirazın gerekçesi daha anlatılmadan bir indirim söyleyip konuyu o görüşmede bağlıyor.

Ekip başlığında başka bir kayıt var. Bir teknisyen o hafta kimin hangi bölgeye gideceğinin belli olmadığını söylüyor; sorumlu görev listesini aynı gün kendi yazıp panoya asıyor, oysa liste haftalık toplantıda birlikte çıkarılıyordu.

Teknik başlıkta üçüncü kayıt bulunuyor. Bir arızanın sebebi henüz netleşmemişken sorumlu raporu kullanıcı kaynaklı diye kapatıyor ve dosya kapanmış olarak arşive gidiyor.

Üç kayıt üç ayrı iş anlatıyor. Biri fiyat, biri görev dağıtımı, biri arıza raporu; muhataplar farklı, ortamlar farklı ve yapılan şeyler birbirine hiç benzemiyor.

Davranış düzeyinde bakıldığında ortak hiçbir şey yok. İndirim vermekle liste yazmak arasında, liste yazmakla rapor kapatmak arasında kurulabilecek bir benzerlik bulunmuyor.

Bir şey yine de üçünde aynı. Üçünde de ortada henüz kapanmamış bir durum vardı ve üçünde de o durum, kapanabileceği en erken anda kapandı.

Üç kaydı da aynı kişi yazmıştı ve üçünü de doğru başlığın altına koymuştu.

Üç başlık üç ayrı klasördü ve hiçbiri yanlış yere konmamıştı. Yan yana gelmemelerinin sebebi de tam olarak buydu.

Bu derste ne olacak

Önceki ders bir düzenek kurmuştu ve o düzenek tek bir durum sınıfının içinde kalıyordu. Sınıfın dışına çıkıldığında düzenek de kurulmuyordu.

Bu ders sınıfların dışına çıkıyor ve orada karşımıza hemen bir güçlük geliyor. Birbirine benzemeyen durumlarda yapılan şeyler de birbirine benzemiyor, dolayısıyla karşılaştırılacak bir tekrar ortada hiç görünmüyor.

Güçlüğün kaynağı karşılaştırma birimi. Davranışın kendisi birim olarak alındığında sınıf değiştiği anda eşleşme bozuluyor ve geriye tutulacak bir şey kalmıyor.

Derste birim değiştirilecek. Karşılaştırılan şey yapılan hareket değil, o hareketin bulunduğu anda gördüğü iş olacak.

Birim değişikliğinin bir bedeli var ve dersin ağırlığı oraya biniyor. Bir işin adı bir çıkarım; bu modülün ikinci dersi çıkarımların ne kadar kolay şiştiğini göstermişti ve burada çıkarımı sınanabilir tutan bir işlem kurulacak.

Ardından adlandırmanın kendi başına bozulduğu noktayı ayıracağız. Kişiye verilen ad o kadar geniş olabiliyor ki dışında hiçbir davranış kalmıyor ve dışarısı boş olan bir ad hiçbir şey bildirmiyor.

Karar noktasında elinde aynı olaylara uyan iki ad bulunacak ve ikisi de yanlış görünmeyecek.

Bu ders, modülün kendi kaydından okuyan sonuncusu. Modülün son dersi kaydın dışına, yani sonuca bakıyor.

Sıfır noktası — yinelenen şey davranış değil

Tanımı örneklemek bir güçlük taşıyor ve buradaki bütün vakalar bu yüzden kurgu. Bir kalıbı göstermek, tek bir kişinin birbirine hiç benzemeyen alanlardaki kayıtlarını yıllara yayılmış hâlde yan yana koymayı gerektiriyor; gerçek bir kurumda bu kayıtlar ayrı birimlerde tutuluyor ve tek bir dosyada hiç toplanmıyor.

Tanımın ikinci sonucu, yani aynı davranışın iki ayrı kalıba düşmesi, ilkinden daha çok şaşırtıyor.

Bu yüzden okumanın davranıştan işe kayması gerekiyor ve işin nasıl okunacağı da belirli.

Açılıştaki üç kayıt bu okumayla bir araya geliyor. Üç olayda da olmayan şey aynı: durumun bir süre daha açık kalması.

Şimdi bu okumanın en kolay bozulduğu yere geçiyoruz.

Ölçüt burada bir şeyi eliyor.

Mekanizma — sınıfları ayrı tuttuğun için görünmüyor

Kalıbın kendi kaydından okunmamasının sebebi kayıt tutma biçiminin kendisinde ve açılış sahnesi bunu gösteriyor.

Kişi kayıtlarını alana göre ayırıyor. Satış ayrı, ekip ayrı, teknik ayrı; ev ile iş ayrı ve her ayrım kendi içinde makul.

Alanları kesen bir biçim kendiliğinden hizalanmıyor. Hizalanması için üç ayrı klasördeki üç kaydın yan yana konması gerekiyor ve o kayıtları yan yana koyacak bir sebep hiçbir alanın içinde bulunmuyor.

Aynı bölünme dışarıda da var ve bu, seride kurulmuş bir ayrımın kapsam tarafı. Önceki derslerde okuma asimetrisinin eksik bıraktığı şey niyetti; burada eksik olan şey kapsam, çünkü çevrendeki her kişi senin yalnız bir alanını görüyor ve kesiti hiç kimse görmüyor.

İkinci mekanizma kayıtta değil dilde ve daha hızlı çalışıyor.

Kişi kendisinde neyin yinelendiğini sorduğunda elinde hazır bir karakter sıfatı bulunuyor. Sıfat hatırlanan olaylara uyduğu anda arama duruyor, çünkü uyan bir ad bir bulgu gibi geliyor.

Adın uyması bir şey göstermiyor. Hatırlanan olaylar zaten o adla birlikte hatırlandı ve ad, kendi topladığı örneklerle doğrulanmış oluyor.

Model — tek bir sınama, iki ret ve kalan iz

Modelin tamamı tek bir sınamadan oluşuyor ve sınamanın önünde bir giriş koşulu duruyor.

Giriş koşulu sınıfların gerçekten benzemez olmasını istiyor. Bu modülün ikinci dersindeki benzemezlik koşulu burada da geçerli ve bir başlık daha ekleniyor: işin konusu.

Yani iki olay muhatap, düzen, zaman baskısı, yalnız çalışıp çalışmadığın ve konu başlıklarından en az üçünde ayrılmalı. Ayrılmıyorlarsa elindeki şey iki sınıf değil, tek bir sınıfın iki kaydı ve önceki dersin konusu.

Bu sınama, önceki bir derste kurulan koşul değişimi sınamasıyla karıştırılmamalı. Orada değiştirilen şey dış bir koşuldu ve bakılan şey niteliğin sürüp sürmediğiydi; burada kapatılan şey davranışın kendisi ve bakılan şey işin başka bir yoldan görülüp görülmediği.

Sınamanın kurulması iki cümle istiyor ve ikisi de olaydan önce yazılıyor.

Birinci cümle işi adlandırıyor, ikinci cümle o işin hangi davranışla görüldüğünü söylüyor. Bunlar yazılı değilse, kişi olaydan sonra gördüğü her şeyi iddiaya uydurabiliyor.

Sınamanın kendi yanlış pozitifi de burada duruyor ve gözden kaçması kolay. Yerine geçen davranış aynı işi görebilir ve bunu kişi yüzünden değil, o anki zorunluluk yüzünden yapmış olabilir; müşteri cevabı o gün istiyorsa konu zaten o gün kapanır.

Bu yüzden sınamada bir soru daha var. Yerine geçen davranışı kim başlattı: kişi kendisi mi, yoksa dışarıdan gelen bir talep mi? Başlatan dışarısıysa sınama o olayda bir şey söylemiyor.

İkinci ret daha az görülüyor ve daha öğretici.

Yerine geçen bir davranış çıkıyor, ama gördüğü iş başka. Bu durumda iddia yanlışlanmış olmuyor; adın yanlış ya da fazla geniş olduğu ortaya çıkıyor ve ad yeniden yazılıyor.

Sınamadan geçen bir ad son bir şey daha söylüyor ve liderlik bakımından asıl ağırlık orada duruyor.

Önceki dersin düzeneği bir sınıfa bağlıydı ve sınıf ortadan kalktığında o da kalkıyordu. Bir kalıp hiçbir sınıfa bağlı olmadığı için rol değiştiğinde, ekip değiştiğinde ve alan değiştiğinde yerinde kalıyor.

Karar noktası — iki ad da uyuyor

Elinde beş olay var, benzemezlik koşulunu geçiyorlar ve iki ad ikisi de bütün olaylara uyuyor.

Açılıştaki sorumlu için iki ad şöyle: açık kalmış durumu erken kapatmak ve kararı kendi eline almak. İndirimde ikisi de geçerli, listede ikisi de geçerli, raporda ikisi de geçerli.

Buradaki refleks adlardan birini sevmek oluyor. Sevmek bir ölçü değil; hangisinin daha az rahatsız ettiği, hangisinin doğru olduğu hakkında bir şey söylemiyor.

Kural geriye değil ileri bakıyor. Ayrımı yapacak şey, iki adın geçmişe uyması değil, gelecekte farklı şeyler beklemesi.

İki adı da bir öngörüye çeviriyorsun ve öngörülerin ayrıldığı bir olay arıyorsun.

Erken kapatmak şunu bekliyor: karar başkasının yetkisindeyken bile, ortada açık bir durum varsa kişi bir cevap üretip o boşluğu dolduracak.

Kararı kendi eline almak başka bir şey bekliyor: konu çoktan kapanmış olsa bile, kararı başkası verdiyse kişi dosyayı yeniden açıp kendi kararını koyacak.

İki beklenti aynı olayda birden gerçekleşmiyor. Kapanmış bir dosyayı yeniden açmak birinci adla çelişiyor, başkasının yetkisindeki bir boşluğu doldurup çekilmek ikinci adla çelişiyor.

Şimdi kayda dönüyorsun ve hangisinin örneği varsa onu tutuyorsun.

Seride bunun adı zaten konmuştu. Bir varsayımı, onu destekleyecek sonucu değil yıkacak sonucu sorarak kurmak bir kez anlatılmıştı ve burada yapılan iş onun bu derse düşen hâli.

İki ad da yanlışlanmıyorsa iki ihtimal kalıyor. Ya olay sayısı yetmiyor ya da iki ad tek bir adın iki söylenişi ve o hâlde seçim bir tercih meselesi, bir bulgu değil.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bir işin adı sınamadan sonra da bir çıkarım olarak kalıyor. Yerine koyma sınaması adı doğrulamıyor; yalnız yanlışlanabilir hâle getiriyor ve yanlışlanmamış bir ad, sınanmış bir tahmin olarak duruyor.

Sınamanın istediği olay her zaman bulunmuyor. Alışıldık davranışın kapandığı anlar seyrek geçiyor ve haber vermeden geliyor; böyle bir olay yoksa yapılacak iş, elde olmayan sınamayı beklemeye almak. Adı bir tahmin olarak yazıp pencere açıldığında hazır bulunmak, yakın duran bir olayı sınama diye kullanmaktan farklı bir şey.

Sınıfların benzemezliği de göründüğü kadar sağlam olmayabiliyor. Üç ayrı alandaki üç olay aynı üst yöneticiye bağlıysa ya da aynı rapor tarihine denk geliyorsa, ortak olan şey sende değil o ortak koşulda olabilir ve beş başlık bunu ayırmak için tek tek sorulmalı.

Bir kalıbın bulunması onun kaldırılması gerektiğini göstermiyor. Gördüğü iş bazen gerçekten yapılması gereken bir iş oluyor ve kalıp o işin hep aynı elden görülmesinden ibaret kalıyor; derste bunun karşı örneği var.

Bu ders bir kişilik okuması vermiyor ve veremez. Elde edilen ad, belirli sayıda kayda dair bir tarif; yeni bir sınıfta ne yapacağını bildirmiyor ve o sınıf için yeni kayıt istiyor.

Son olarak model kendi kaydı için kuruldu. Başkasının kalıbını okumak bu dersin işi değil ve kanıt kutusunda geçen eğilim tam buraya itiyor; üç olaydan bir ad çıkarmak kolay, o adı sınamak ise o kişinin kaydına erişmeyi gerektiriyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKalıbın yinelenen bir davranış olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Yinelenen şey hareket değil, hareketin gördüğü iş; birbirine hiç benzemeyen iki davranış aynı kalıba girebiliyor ve birbirinin aynısı iki davranış ayrı kalıplara düşebiliyor.

Yaygın yanlışKişi kendi anlatımından kalıbını okumaya çalışıyor.
Doğrusu

Anlatım niyeti taşıyor ve iş bir niyet değil; okunacak yer olayda ne yapıldığı değil, olayda neyin olmadığı.

Yaygın yanlışBir adın bütün kayıtlara uyması doğrulama sayılıyor.
Doğrusu

Adın dışında kalan bir davranış örneği verilemiyorsa ad hiçbir şeyi ayırt etmiyor ve dışarısı boş bir ad, kişiyi değil insan olmayı tarif ediyor.

Yaygın yanlışÇelişen bir olay çıktığında ad genişletiliyor.
Doğrusu

Çelişki elde edilen en değerli şey; adı büyüterek onu içeri almak, bir turda gelen bilgiyi adı korumak için harcamak anlamına geliyor.

Yaygın yanlışBulunan kalıbın bırakılması gereken bir kusur olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Kalıp bir işi görüyordu ve o iş kişi vazgeçtiğinde ortadan kalkmıyor; konuşulacak şey kalıbın varlığı değil, aynı işi kimin ve hangi yoldan göreceği.

Aklında kalsın

Kalıp yinelenen bir davranış değil. Yinelenen şey davranışın gördüğü iş ve bu yüzden birim davranıştan işe kayıyor.

Birim değişince iki alışılmadık sonuç çıkıyor. Hiç benzemeyen iki davranış aynı kalıba girebiliyor, aynı davranış ise iki ayrı kalıba düşebiliyor.

İş bir niyet değil. Kişinin onu istemiş olması gerekmiyor ve okunduğu yer olayda neyin olmadığı.

Kendi kaydın kalıbı saklıyor. Kayıtlar alana göre ayrıldığı için alanları kesen bir biçim kendiliğinden hizalanmıyor.

Dışarıdaki bakış da kesiti görmüyor. Çevrendeki her kişi senin bir alanını görüyor ve eksik olan şey burada niyet değil, kapsam.

Hazır bir sıfat aramayı bitiriyor. Ad hatırlanan olaylara uyuyor, çünkü o olaylar zaten onunla birlikte hatırlandı.

Dışarısı boş bir ad bir kalıp bildirmiyor. Adın dışında kalan bir davranış örneği verilemiyorsa ad hiçbir şeyi ayırmıyor.

Sınıflar gerçekten benzemez olmalı. Muhatap, düzen, zaman baskısı, yalnızlık ve konu başlıklarından en az üçünde ayrılmayan iki olay tek bir sınıfın içinde kalıyor.

Sınama alışıldık davranışın kapandığı anda yapılıyor. Yerine geçen davranış aynı işi görüyorsa ad ayakta; hiçbir şey yapılmadıysa elde bir alışkanlık var.

İki ad da uyduğunda seçim geçmişten yapılmıyor. Tutulacak ad, gelecekte neyin senden çıkmayacağını söyleyebilen ad.

Çelişen olay bir tehdit değil. Adı genişletip çelişkiyi içeri almak, gelen tek bilgiyi adı korumaya harcamak oluyor.

Kalıp sınıfa bağlı olmadığı için rol değişiminden sağ çıkıyor. Verdiğin kararların toplamı üzerinden çevredeki düzene geçiyor ve orada kişiye ait bir şey gibi değil, oranın çalışma biçimi gibi okunuyor.

Kalıbı bulmak onu kaldırmayı gerektirmiyor. Gördüğü iş ortada duruyor ve konuşulacak şey o işi kimin göreceği.

Sonraki derse köprü

Bu modülün dört dersi de aynı yerden okudu. Kaynak senin kendi kaydındı; kör noktalarda bile dışarıdan gelen şey senin kaydına yazılmak üzere alınmıştı.

Şimdi bir şey dışarıda kalıyor ve kaydı beklemiyor. Sen bir kalıbını adlandırsan da adlandırmasan da, o kalıp başkalarında bir sonuç üretmeye devam ediyor.

Aradaki fark bir gecikme farkı değil. Kalıp sende bir biçim; etki, o biçimin başka insanlarda bıraktığı şey ve ikisi aynı ölçüyle okunmuyor.

Modülün altıncı dersi bu ayrımı ele alıyor ve başlığı liderlik etkisinin farkına varmak. Orada sorulacak şey kendini ne kadar tanıdığın değil, tanıman ile başkalarında olan şey arasındaki bağın ne kadar gevşek olduğu.

Bu derste bulduğun ad orada bir sınavdan geçiyor. Bir kalıbın senden çıkmayacağını söylediği davranış, senin bulunmadığın odalarda da geçerli mi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.