İçeriğe geç

L1.13-03·Öğrenme Çevikliği

Hatalardan öğrenme

temel2.382 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir hatanın ardından bir isim bulmak, bir neden bulmak değil. Kişi odaklı okuma kolay ve tatmin edici, ama aynı koşullarda aynı hatanın başka birinden de gelebileceğini görmüyor.

Koşul hikâyesi, o an o kişiye neyin mantıklı geldiğini soruyor. Kişiyi aklamıyor; hatayı mümkün kılan şeyleri görünür kılıyor.

Öğrenme iki yerde daha kayboluyor: zarar vermeyen kıl payı olaylar konuşulmadığında ve yalnızca kendi hatalarımızdan öğrenmeye çalıştığımızda. Ödünç hata ucuz bir ders, ama küçümsenmeden okunmalı.

Model dört adımdan oluşuyor: olguyu yargıdan ayırmak, koşul hikâyesini aramak, davranışı adil kültür ayrımıyla sınıflamak ve değişikliği sisteme yazmak.

Öğrenmek ve hesap sormak birbirinin karşıtı değil. Dürüst hataya destek, sapmaya koşulların değiştirilmesi, pervasız davranışa hesap sorma karşılık veriyor.

Açılış sahnesi

Bir sahil otelinin restoranında, bir cumartesi akşamı bir misafir yemekten sonra hafif bir alerji tepkisi gösteriyor. Rezervasyonda fındık alerjisi olduğunu bildirmiş, garson da bunu not almış. Ama not mutfağa ulaşmamış.

Misafir kısa sürede iyileşiyor. Pazartesi sabahı restoran müdürü garsonu odasına çağırıyor ve ona yazılı bir uyarı veriyor. Ekibe de kısa bir mesaj gönderiyor: alerji notları mutlaka mutfağa iletilecek.

Konu kapanıyor. Garson bir süre kimseyle konuşmuyor.

Üç ay sonra aynı şey başka bir garsonla, başka bir misafirde yaşanıyor. Bu kez otelin genel müdürü olayı kendisi inceliyor.

İnceleme bir saat sürüyor. Sipariş ekranında alerji için bir alan yok. Garsonlar notları kâğıda yazıp mutfak kapısındaki bir çiviye takıyor. Yoğun akşamlarda kâğıtlar düşüyor ya da ıslanıyor. Mutfakta kimse notları okumakla görevli değil.

Genel müdür ilk olayın dosyasına bakıyor. Dosyada bir isim, bir uyarı ve bir mesaj var. Çivi hiç yazılmamış.

Bu derste ne olacak

Otel mutfağı, arıtma tesisi, ilaç deposu: bu dersteki olayların hiçbiri gerçek değil, hepsi kurgu. Burada hataların türleri yeniden sayılmıyor ve bir liderin hata karşısındaki genel tutumu tekrar tartışılmıyor; o konular daha önce ele alındı. Konu, bir hata yaşandıktan sonra ondan gerçekten bir şey çıkarılmasının nasıl işlediği.

Bir önceki derste deneyimden öğrenmeye bakmıştık; değerlendirmelerin çoğu rahat anlarda yapılıyordu. Hata ise o rahatlığı ortadan kaldırıyor. Birinin sorumlu tutulması beklentisi, öğrenmenin önüne geçebiliyor.

Önce hatanın ardından zihnin ve kurumun nereye baktığını göreceğiz. Sonra öğrenmenin kaybolduğu üç yere bakacağız: kişiye odaklanmak, kıl payı atlatılanları görmemek ve yalnız kendi hatalarımızdan öğrenmeye çalışmak.

Model bölümünde bir hatanın ardından atılabilecek dört adımı ayıracağız. Karar noktasında ise öğrenmek ile hesap sormak arasındaki gerilime bakacağız.

Sıfır noktası — bir isim bulmak, bir neden bulmak değil

Açılıştaki müdür bir hata gördü ve onu yapan kişiyi buldu. Bu bir cevaptı, ama sorunun cevabı değildi. Soru "kim yaptı" değil, "bu nasıl mümkün oldu" idi.

Bir hatanın ardından en hızlı ulaşılan açıklama, en yakındaki kişi. Kişi oradaydı, bir şeyi yaptı ya da yapmadı. Bu açıklama doğru olabilir, ama çoğu zaman eksik.

Kişi odaklı okuma yanlış olduğu için değil, yetersiz olduğu için sorun. Garson gerçekten notu iletmemişti. Ama not iletme düzeni, yoğun bir akşamda herkesin başına gelebilecek bir aksaklığa açıktı.

Mekanizma — öğrenme nerede kayboluyor

Bir hatadan öğrenme, kişi odaklı okumanın dışında iki yerde daha kayboluyor.

Birincisi, olmayan hatalar. Bazı olaylar hataya çok yaklaşıyor ama son anda bir şey onu durduruyor: bir meslektaş fark ediyor, bir kontrol yakalıyor ya da yalnızca şans yardım ediyor. Bu olaylar çoğu zaman hiç konuşulmuyor, çünkü ortada bir zarar yok.

İkincisi, başkalarının hataları. Bir kişi ya da ekip yalnız kendi hatalarından öğrenmeye çalıştığında, öğrenmesi hem yavaş hem pahalı oluyor. Ama başkalarının hatalarından öğrenmek de kendiliğinden gerçekleşmiyor.

Model — hatanın ardından dört adım

Bir hatanın ardından öğrenmeyi mümkün kılan dört adım var. Sıraları önemli, çünkü her biri bir öncekinin üzerine kuruluyor.

Birinci adım olguyu yargıdan ayırmak. İlk konuşmada yalnızca ne olduğu anlatılıyor: hangi sırayla, kim neyi, ne zaman yaptı. "Dikkatsizlik", "ihmal" ya da "hata" gibi yargı sözcükleri bu aşamada ertelenebiliyor. Yargı ne kadar erken gelirse, anlatım o kadar savunmaya dönüyor.

İkinci adım koşul hikâyesini aramak. O an o kişiye neyin mantıklı geldiği soruluyor. Bu soru en iyi olayın yaşandığı yerde, mümkünse onu yaşayan kişiyle birlikte soruluyor.

Üçüncü adım davranışı ayırmak. Bir hatanın içindeki davranışlar birbirine benzemiyor; birine uygun olan karşılık, ötekine haksızlık olabiliyor.

Dördüncü adım değişikliği sisteme yazmak. Hatadan çıkan ders bir kişiye söylenmiş bir uyarı olarak kalırsa, o kişi ayrıldığında ya da unuttuğunda ders de kayboluyor. Kalıcı bir ders, bir ekranda bir alan, bir etikette bir renk, bir kontrol listesinde bir satır ya da bir görev tanımında bir cümle olarak yaşıyor.

Açılıştaki olayın ilk incelemesi dört adımın hiçbirini atmadı. Olgu ile yargı aynı cümlede geldi: garson notu iletmedi, uyarıldı. Koşul hikâyesi sorulmadı. Davranış ayrılmadı. Değişiklik bir mesaja yazıldı, sisteme değil.

Karar noktası — öğrenmek mi, hesap sormak mı?

Hatadan öğrenmeyi savunan bir yönetici sık sık bir itirazla karşılaşıyor: o zaman kimse sorumlu tutulmayacak mı?

Bu soru meşru. Öğrenme odaklı bir yaklaşım, sorumluluğun ortadan kalktığı bir yaklaşım değil. Soru, sorumluluğun ne zaman ve nasıl sorulacağı.

Adil kültür ayrımı bu soruya bir çerçeve veriyor. Dürüst bir hatada hesap sormak, bir sonraki hatanın saklanmasına yol açıyor. Bir sapmada hesabı tek kişiye sormak, bütün bir düzenin sorununu o kişinin üzerine yıkıyor. Pervasız bir davranışta ise hesap sormamak, ekibin geri kalanına adaletsiz bir mesaj veriyor.

Yöneticinin bu kararda baktığı birkaç şey var. Kişi o an riskin farkında mıydı? Aynı koşullarda benzer deneyimdeki başka biri de aynı şeyi yapar mıydı? Davranış bir kuralın açık ve bilinçli çiğnenmesi mi, yoksa zamanla olağanlaşmış bir alışkanlık mı?

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bu ders hatalardan öğrenmeyi ekip ve yönetici düzeyinde ele alıyor. Kurum çapında hata raporlama sistemleri, yasal sorumluluk ve sigorta boyutları burada ele alınmadı ve birçok sektörde öğrenme ile hukuki süreç arasındaki gerilim çok daha karmaşık.

Adil kültür ayrımı bir çerçeve olarak yaygın, ama uygulamada bir davranışın hangi türe girdiğine kimin karar verdiği önemli. Aynı davranış, farklı yöneticiler tarafından farklı türlere yerleştirilebiliyor ve bu da adaletsizliğin yeni bir kaynağı olabiliyor.

Koşul hikâyesini aramak zaman ve güven gerektiriyor. Bir çalışan, anlattığı şeyin ona karşı kullanılacağından korkuyorsa, koşul hikâyesi eksik ya da düzeltilmiş anlatılıyor. Bu güvenin kurulması bir değerlendirme toplantısının kapsamını aşıyor.

Kanıtların önemli kısmı belirli ortamlardan geliyor: cerrahi, eğitim laboratuvarları, senaryo deneyleri. Bir yöneticinin günlük işindeki hatalara ne kadar taşındıkları, kısmen bir çıkarım.

Son olarak hatadan öğrenmenin duygusal yükü burada ancak yüzeysel ele alındı. Ağır sonuçlu bir hatanın ardından kişinin kendi hâlini toparlaması, stres ve dayanıklılık modülünün konusuydu ve bu ders onun yerine geçmiyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışHatayı yapan kişinin bulunmasının, hatanın nedeninin bulunması olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Kişi odaklı okuma bir cevap veriyor ama aynı koşullarda aynı hatanın başka birinden de gelebileceğini dışarıda bırakıyor.

Yaygın yanlışZarar vermeyen olaylar konuşulmaya değer görülmüyor.
Doğrusu

Kıl payı olaylar bir hatanın bütün koşullarını taşıyor ve bedel ödenmeden öğrenmenin en ucuz yolunu sunuyor.

Yaygın yanlışBaşka ekiplerin hataları küçümseniyor ve "bizde olmaz" deniyor.
Doğrusu

Ödünç hata, kendi hatamızdan daha açık bir ders sunabiliyor, çünkü onu okurken kendimizi savunmak zorunda kalmıyoruz.

Yaygın yanlışHer hataya aynı karşılık veriliyor.
Doğrusu

Dürüst hataya hesap sormak saklamayı, pervasız davranışa hesap sormamak adaletsizliği büyütüyor.

Yaygın yanlışHatadan çıkan ders bir uyarı mesajı ya da bir toplantı notu olarak bırakılıyor.
Doğrusu

Sisteme yazılmayan bir ders, onu bilen kişi ayrıldığında ya da unuttuğunda kayboluyor.

Aklında kalsın

Bir hatanın ardından bir isim bulmak, bir neden bulmak değil. Kişi odaklı okuma kolay ve tatmin edici, ama aynı koşullarda aynı hatanın başka birinden de gelebileceğini görmüyor.

Koşul hikâyesi, o an o kişiye neyin mantıklı geldiğini soruyor. Kişiyi aklamıyor; hatayı mümkün kılan şeyleri görünür kılıyor.

Öğrenme iki yerde daha kayboluyor: zarar vermeyen kıl payı olaylar konuşulmadığında ve yalnızca kendi hatalarımızdan öğrenmeye çalıştığımızda. Ödünç hata ucuz bir ders, ama küçümsenmeden okunmalı.

Model dört adımdan oluşuyor: olguyu yargıdan ayırmak, koşul hikâyesini aramak, davranışı adil kültür ayrımıyla sınıflamak ve değişikliği sisteme yazmak.

Öğrenmek ve hesap sormak birbirinin karşıtı değil. Dürüst hataya destek, sapmaya koşulların değiştirilmesi, pervasız davranışa hesap sorma karşılık veriyor.

Sonraki derse köprü

Bu modülün ilk üç dersi, bir yöneticinin geçmişinden öğrenmesine baktı: yeteneklerine dair inancından, yaşadığı işlerden ve yaptığı hatalardan.

Ama geçmişten çıkarılan dersler en çok benzer durumlarda işe yarıyor. Bir yönetici yeni bir role, yeni bir ekibe, başka bir kültüre ya da hiç görmediği bir koşula girdiğinde, taşıdığı bilginin bir kısmı işe yarıyor, bir kısmı ise durumu yanlış okumasına yol açıyor.

Modülün dördüncü dersi yeni duruma uyarlanmayı ele alıyor: tanıdık olmayan bir durumu okumak, eski bilgiden neyin taşınabileceğini ayırmak ve davranışı bu okumaya göre ayarlamak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.