İçeriğe geç

L1.10-05·Enerji ve Kişisel Performans

Yenilenme ritimleri

temel2.191 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dinlenme bir depo gibi çalışmıyor; tek bir uzun tatil, bir yılın yükünü taşıyamıyor.

Yenilenmenin gün, hafta ve yıl ölçeklerinde bir ritmi var. Bir ölçeğin eksikliği diğerini de zorluyor.

Tatilin olumlu etkisi dönüşten sonra hızla azalabiliyor. Dönüş gününü planlamak, bu etkiyi biraz daha uzatabiliyor.

Boş zamanın süresi kadar, o zamanda ne yaşandığı da önemli: gevşeme, iş dışı bir alanda ilerleme ve zamanın sana ait olduğu hissi.

Yenilenmeyi katı bir programa çevirmek, onun en önemli parçalarından birini, zaman üzerindeki söz hakkını ortadan kaldırabiliyor.

Ekibin yoğun dönemlerini planlarken toparlanma dönemlerini de aynı takvime yaz; izindeki çalışanın gerçekten ulaşılmaz olabilmesini sağla.

Açılış sahnesi

Bir muhasebe bürosunun kurucusu, her yıl mart ayının son haftasını aynı biçimde geçiriyor. Beyanname dönemi bitiyor, büro boşalıyor, kendisi de nisanın ilk on gününü izinde geçiriyor.

Bu yıl da öyle oldu. Bir sahil kasabasında on gün kaldı, telefonunu çoğunlukla kapalı tuttu, iyi uyudu. Döndüğünde kendini yıllardır olmadığı kadar dinç hissediyordu.

Üç hafta sonra, bir cuma akşamı, masasında bir müşteri dosyasına bakarken aynı ağırlığı yeniden hissediyor. Tatilin verdiği dinçlik gitmiş. Oysa nisan, yılın en sakin ayı.

Geriye doğru bakıyor. Ocak, şubat ve mart boyunca haftada altı gün çalışmıştı. Hafta sonları dosya okumuş, akşamları e-postalara bakmış, öğle aralarını masada geçirmişti. Bütün yıl, dinlenmeyi nisandaki on güne bırakmıştı.

On gün ona iyi gelmişti. Ama yılın geri kalanında dinlenmeye hiç yer açılmamıştı ve on gün, üç aylık bir yükü taşımaya yetmiyordu.

Bu derste ne olacak

Önceki derste uykuyu, yani her gecenin yenilenmesini gördük. Sonunda yayın yönetmeninin bir iyi hafta sonuyla kötü bir haftayı kapatabildiğini, ama takvimde her yıl yeniden gelen yoğunlukları bu yolla kurtaramayacağını fark ettik.

Bu ders, yenilenmenin gün, hafta ve yıl ölçeklerinde nasıl bir düzen içinde kurulabileceğine bakıyor.

Önce bir tatilin etkisinin ne kadar sürdüğüne dair bir derlemeyi okuyacağız. Sonra, iş dışındaki zamanın hangi deneyimlerle gerçekten dinlendirdiğine dair bir ölçüm çalışmasına geçeceğiz.

Modelde ritim gün, hafta ve yıl olmak üzere üç ölçekte kuruluyor. Karar noktasında ise ekibin yoğun dönemlerinden sonra toparlanmayı kimin planladığını soracağız.

Muhasebe bürosu, liman, veteriner kliniği ve diğer örneklerdeki kişiler kurgusal karakterler; iş düzenleri gerçek kurumlarda sık görülen döngülerden alındı.

Sıfır noktası — dinlenme bir depo değil

Birçok yönetici dinlenmeyi bir depo gibi düşünüyor: yıl boyu harcanan enerji, uzun bir tatilde yeniden doldurulacak.

Bu düşünce çekici, çünkü planlaması kolay. Yıl boyu çalışılıyor, yazın ya da bayramda bir kez uzun bir ara veriliyor.

Oysa enerji, önceki derslerde gördüğümüz gibi, gün içinde dalgalanıyor, hafta boyunca birikiyor ve farklı ölçeklerde toparlanma istiyor. Uzun bir tatil önemli, ama tek başına bu dalgalanmaların hepsini karşılayamıyor.

Açılıştaki büro kurucusunun yılında yalnızca bir ölçek vardı: nisandaki on gün. Günlük ve haftalık aralar yoktu. Uzun izin iyi geldi, ama birkaç hafta içinde tükendi.

Mekanizma — tatilin etkisi neden kısa sürüyor

Tatil dönüşünde hissedilen dinçlik gerçek. Ama bu dinçliğin ne kadar sürdüğü, sanıldığından kısa olabiliyor.

Tatilin etkisinin çabuk sönmesinin bir nedeni, dönüşte biriken işin kendisi. Kişi döndüğünde, yokluğunda birikmiş e-postalar, kararlar ve sorunlarla karşılaşıyor ve ilk haftayı bunları eritmekle geçiriyor.

Tatilin etkisinin kısa sürmesinin ikinci nedeni, günlük ve haftalık yenilenmenin eksikliği. Günlük ve haftalık aralar yoksa, tatilde toplanan enerji, dönüşten sonra her gün biraz daha harcanıyor ve yerine bir şey konmuyor.

Neyin gerçekten dinlendirdiği

Her boş zaman aynı ölçüde dinlendirmiyor. Bir akşamı televizyon başında telefonla e-postalara bakarak geçiren biri ile aynı akşamı bir hobiyle geçiren biri, ertesi sabaha aynı durumda uyanmıyor.

Bu dört deneyimden işten zihnen kopmayı seride daha önce gördük. Diğer üçü, bir liderin kendi yenilenme ritmini kurarken bakabileceği farklı kapılar.

Model — üç ölçekte ritim

Yenilenme ritmi üç ölçekte kuruluyor ve her ölçeğin kendi sorusu var.

Gün ölçeğinde, uzun çalışma bloklarının arasına kısa aralar koy ve akşamın bir bölümünü işe kapat. Bu ölçeğin araçlarını önceki derslerde gördük: mikro molalar, zihinsel kopuş, korunan uyku penceresi.

Hafta ölçeğinde, en az bir günü ya da yarım günü, iş konularından uzak ve kendi seçtiğin etkinliklere ayır. Bu zamanda gevşeme, ustalık ya da söz hakkı deneyimlerinden en az birini yaşamaya çalış.

Yıl ölçeğinde, yılın yoğun dönemlerini önceden gör ve her yoğun dönemin ardına bir toparlanma dönemi yerleştir. Uzun izni yılın tek dinlenmesi saymak yerine ritmin en uzun arası say ve dönüşünü de planla.

Karar noktası — ekibin toparlanmasını kim planlıyor

Kendi ritmini kurmaya başladın. Ama ekibin yoğun dönemleri de senin takviminle belirleniyor.

Çoğu kurumda yoğun dönemler planlanıyor: proje teslimleri, bütçe dönemleri, kampanyalar, sezon açılışları. Ama bu dönemlerden sonra toparlanma nadiren planlanıyor. Yoğun dönem bitiyor ve ekip, hiçbir ara olmadan bir sonraki işe geçiyor.

Önerilen yol, ekibin yoğun dönemlerini planlarken toparlanma dönemlerini de aynı belgeye yazmak. Böylece toparlanma, bir sonraki işin gelmesiyle sessizce kaybolmuyor.

Aynı zamanda, ekip üyelerinin izinlerini gerçekten kullanabilmesini ve izin sırasında ulaşılmaz olabilmesini sağlamak, liderin sorumluluğunun bir parçası. İzindeki bir çalışana gönderilen tek bir "acil" mesaj, iznin bütün etkisini silebiliyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Tatil ve toparlanma araştırmalarının önemli bir kısmı, belirli ülkelerde ve belirli meslek gruplarında yapıldı. Uzun izin kültürü, çalışma saatleri ve hafta sonu alışkanlıkları ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösteriyor.

Toparlanma deneyimleri kişiden kişiye değişiyor. Birini dinlendiren bir etkinlik, bir başkasını yorabiliyor. Ustalık deneyimi bir kişiye iyi gelirken, bir başkası için yeni bir performans baskısı olabiliyor.

Yenilenme ritmi kurmak, kişinin kendi zamanı üzerinde belirli bir söz hakkına sahip olmasını gerektiriyor. Birçok çalışan, özellikle bakım sorumluluğu taşıyanlar, iş dışındaki zamanlarını da başka yükümlülüklerle dolu yaşıyor. Bu durumda yenilenme ritmi, bireysel bir tercihten çok, kurumsal ve toplumsal düzenlemelere bağlı.

Son olarak, yoğun dönemlerin sonunda planlanan toparlanma, yoğunluğun kendisini meşrulaştırmak için de kullanılabiliyor. Sürekli yoğun dönemlerden oluşan bir yıl, araya konan sakin haftalarla sürdürülebilir hâle gelmiyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışUzun bir tatilin yılın bütün yorgunluğunu kapatacağı sanılıyor.
Doğrusu

Tatilin olumlu etkisi dönüşten sonra genellikle kısa sürede azalıyor; günlük ve haftalık aralar olmadan tek başına yetmiyor.

Yaygın yanlışHer boş zamanın aynı ölçüde dinlendirdiği düşünülüyor.
Doğrusu

Gevşeme, ustalık ve zaman üzerinde söz hakkı gibi deneyimler olmadan geçen boş zaman, beklenen toparlanmayı sağlamayabiliyor.

Yaygın yanlışYenilenmeyi ayrıntılı bir programa bağlamanın en iyi yol olduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Program sıkılaştıkça, zaman üzerinde söz hakkı kayboluyor ve yenilenme yeni bir yükümlülüğe dönüşebiliyor.

Yaygın yanlışToparlanmanın yoğun dönemden sonra kendiliğinden geleceği sanılıyor.
Doğrusu

Takvimde sabitlenmediği sürece, bir sonraki yoğun dönem onu yutuyor.

Yaygın yanlışİzindeki bir çalışanı kısa bir mesajla aramanın zararsız olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Tek bir mesaj, kişinin iznin geri kalanını işle ilgili kaygıyla geçirmesine yol açabiliyor.

Aklında kalsın

Dinlenme bir depo gibi çalışmıyor; tek bir uzun tatil, bir yılın yükünü taşıyamıyor.

Yenilenmenin gün, hafta ve yıl ölçeklerinde bir ritmi var. Bir ölçeğin eksikliği diğerini de zorluyor.

Tatilin olumlu etkisi dönüşten sonra hızla azalabiliyor. Dönüş gününü planlamak, bu etkiyi biraz daha uzatabiliyor.

Boş zamanın süresi kadar, o zamanda ne yaşandığı da önemli: gevşeme, iş dışı bir alanda ilerleme ve zamanın sana ait olduğu hissi.

Yenilenmeyi katı bir programa çevirmek, onun en önemli parçalarından birini, zaman üzerindeki söz hakkını ortadan kaldırabiliyor.

Ekibin yoğun dönemlerini planlarken toparlanma dönemlerini de aynı takvime yaz; izindeki çalışanın gerçekten ulaşılmaz olabilmesini sağla.

Sonraki derse köprü

Açılıştaki muhasebe bürosu kurucusu, ertesi yılın takvimini hazırlarken beyanname dönemlerinin ardına kısa toparlanma haftaları yerleştirdi. Cumartesi öğleden sonralarını dosyasız bıraktı.

Ama takvimi hazırlarken başka bir soruyla karşılaştı. Büro büyüyordu; müşteri listesi yıldan yıla uzuyordu. Toparlanma haftaları ne kadar iyi planlanırsa planlansın, yılın iş yükü her yıl biraz daha artıyordu.

Yenilenme, harcanan enerjiyi geri kazandırıyordu. Ama harcamanın kendisi sürekli büyüyorsa, bu dengenin bir sınırı vardı.

Sonraki derste sürdürülebilir üretkenlik ele alınıyor. Yüksek performansın kısa bir koşuda değil de yıllar boyunca nasıl korunabileceği, bir liderin kendi iş yükünü ne zaman sınırlaması gerektiği ve bu modülde gördüğümüz enerji türlerinin uzun vadeli bir çalışma düzeninde nasıl bir araya geldiği orada açılacak sorular.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.