İçeriğe geç

L0.5-06·Liderlik Bağlamları

Aile ve günlük yaşamda liderlik

giriş2.947 kelime≈ 20 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dört eksen bu bağlamda uçlarda duruyor. Ödeme akışı yok, resmî ölçü hiç yok, pencere bir ömür kadar uzun ve ayrılmanın bedeli en yüksek yerde.

Liderlik dediğimiz şeyin çoğu parçası buraya taşınmıyor. Makam, yetki, yaptırım, hedef, ölçü ve seçilme burada bulunmuyor ve kelimenin kulağa yanlış gelmesi bundan.

Bir bağlamda işleyen araçlar buraya olduğu gibi getirilemiyor. Bu araçların çalışma biçimi ilişkiyi koşullu hâle getirmekten geçiyor ve buradaki ilişkinin değeri koşulsuz olmasına bağlı.

Sınama tek soru: bu araç işlerken bir karşılık şartı kuruyor mu? Kuruyorsa taşınmıyor, kurmuyorsa taşınabiliyor.

Sessiz sözleşme büyük bir kolaylık ve iki yerde sorun çıkarıyor; yükü eşitsiz dağıttığında ve dağılım hiç konuşulmadığı için itirazın da geç kaldığında.

Başlatma yükü görünmez emeğin en az görünen parçası. Yaptırımın olmadığı yerde hiçbir şey kendiliğinden başlamıyor ve başlatan kişi çoğu zaman aynı kişi oluyor.

Ölçü, yaptırım ve unvan çıktığında geriye üç şey kalıyor: ton, başlatma ve onarım. Üçü de bir role bağlı değil ve üçü de kalıcı değil.

Bu yüzden burada liderlik bir rol olarak değil, yalnız an olarak var ve o anlar dönüşümlü olarak farklı kişilere düşüyor.

Sessiz sözleşme konuşulabiliyor ve konuşulacağı an ihlal anı olmuyor. Baskı altında konuşulan şey düzen değil, o an oluyor.

Ölçüt de gerekiyor: tekrar eden ve birine sistematik olarak yük bindiren şeyler konuşuluyor, tek seferlik olanlar konuşulmuyor.

Açılış sahnesi

Bir apartmanın su deposu iki haftadır sızdırıyor ve herkes biliyor.

Yönetici yok, çünkü kimse üstlenmek istemedi ve görev bir yıldır boş. Otuz altı dairelik binada konu bir sohbet başlığı olarak dolaşıyor.

Üçüncü haftanın başında bir kişi iki şey yapıyor. Bir tesisatçıdan fiyat alıyor ve kapılara tek sayfalık bir not asıyor: sorun bu, teklif bu, daire başına düşen tutar bu, itirazı olan cuma akşamına kadar yazsın.

Cuma günü dört itiraz geliyor, üçü tutarla ilgili ve biri usulle. Kişi tutarı yeniden pazarlık ediyor ve ikinci bir teklif daha alıyor.

İkinci haftanın sonunda depo onarılıyor.

Bu kişinin hiçbir yetkisi yoktu. Kimseyi zorlayamazdı, kimseden para isteyemezdi ve ödemeyenlere yapabileceği bir şey yoktu.

Buna rağmen otuz altı daire ödedi ve iş bitti.

Şimdi bu kişiye "apartmanın lideri" demeyi deneyin. Kelime tutmuyor ve kulağa fazla geliyor.

O rahatsızlık bir hata değil ve bu dersin konusu.

Bu derste ne olacak

Modülün son dersi bu ve dört eksenin hepsi burada uçlara yerleşiyor.

Önce onu göreceğiz. Ortada bir para akışı yok ya da kimse hesabını tutmuyor; bir değerlendirme mekanizması bulunmuyor, pencere bir ömre yayılıyor ve ayrılmanın bedeli modülün en yükseğinde.

Sonra kelimenin neden yanlış geldiğini konuşacağız. Liderlik dediğimiz şeyin çoğu parçası buraya taşınmıyor ve bu bir eksiklik değil, bir bulgu.

Ardından taşınmayan araçları ayıracağız. Bir bağlamda işleyen bir aracı buraya getirmek yalnız işe yaramamakla kalmıyor; getirdiği şeyi bozuyor.

Modelde tek bir sınama kuracağız ve o sınamadan geçen araçlarla geçmeyenleri ayıracağız.

Sonra geriye ne kaldığına bakacağız. Ölçü, yaptırım ve unvan çıktığında liderliğin elde kalan parçası şaşırtıcı biçimde küçük ve şaşırtıcı biçimde güçlü.

Karar anında gündelik bir sıkışma var: tekrar eden bir şey seni yoruyor ve kimse konuşmuyor.

Kapanışta kapsam dışında kalanı açıkça yazacağız, çünkü bu bağlamda bazı durumlar bir liderlik konusu değil.

Aşağıdaki evler, apartmanlar ve arkadaş grupları uydurulmuş örneklerdir. Kurgu olmaları zorunlu; gerçek bir aileyi anlatan bir ders, anlattığı kişiler adına konuşmuş olurdu.

Sıfır noktası — dört eksen uçlarda

Kaynak eksenini açalım. Burada bir ödeme akışı yok ya da varsa bile hesabı tutulmuyor.

Kimse yaptığı işin karşılığını almıyor ve kimse aldığı hizmetin bedelini ödemiyor. Seride tanımlanan karşılıklılık burada işliyor ve muhasebesi tutulmuyor; tutulmaya başlandığında ilişkinin niteliği değişiyor.

Ölçü ekseni bu modülün tek boş kutusu. Ortada bir puan, bir değerlendirme ya da tutulmuş bir kayıt bulunmuyor.

Pencere ekseni en uzun yerinde. Eğitimde pencere bir dönemdi ve sonuç bir ömürdü; burada ilişkinin kendisi de bir ömre yayılıyor.

Ayrılmanın bedeli ise modülün en yükseğinde. Bir arkadaşlıktan çıkmak mümkün ve maliyetli; bir aile ilişkisinden çıkmak kimi durumda çok pahalı, kimi durumda hiç mümkün değil.

Dört eksen böyle kurulduğunda ortaya çıkan tablo, önceki beş bağlamın hiçbirine benzemiyor.

Ve tam burada kelime sorunu başlıyor.

Liderlik dediğimiz şeyin parçalarını sayalım. Makam, yetki, yaptırım, hedef, ölçü, değerlendirme, seçilme.

Bu listenin tamamı burada yok.

Bir evde kimse kimseyi seçmedi, kimsenin unvanı yok, kimse kimseyi değerlendirmiyor ve kimse kimseye yaptırım uygulayamıyor. Uygulamaya kalkıştığında da başka bir şey yapmış oluyor.

Mekanizma — hangi araç neden taşınmıyor

Yukarıdaki vaka tek bir örnek değil, bir sınıfın örneği.

Mekanizma tek cümleyle söylenebiliyor. Bir katkı ölçülmeye başlandığında, karşılığı beklenen bir işlem hâline geliyor.

İşyerinde bu bir sorun değil, çünkü ilişki zaten bir işlem. Burada ise ölçme, ilişkinin niteliğini değiştiriyor.

Bu, ölçmenin her zaman yanlış olduğu anlamına gelmiyor ve dersin sonunda bunun sınırına döneceğiz.

Şimdi ikinci mekanizmaya geçelim. Yaptırım yokken ve ölçü yokken, bir evde ya da bir grupta işler yine de bir biçimde yürüyor. Neyle yürüyor?

Sessiz sözleşme kötü bir şey değil ve büyük bir kolaylık sağlıyor. Her gün kimin ne yapacağını yeniden konuşmak yorucu olurdu.

Sorunu iki yerde çıkarıyor. Yükü eşitsiz dağıttığında ve dağılımın kendisi hiç konuşulmadığı için itiraz da geç kaldığında.

Seride görünmez emeği tanımlamıştık ve buradaki yük onun bir parçası. Fark şu: görünmez emek yapılan işi anlatıyor, başlatma yükü işin başlamasını sağlayan kararı anlatıyor ve ikincisi daha da az görünüyor.

Üçüncü mekanizma en az konuşulanı ve yaptırımsız ortamlarda en güçlü kanal burası.

Bir önceki derste örtük müfredatı konuşmuştuk ve bu, onun gündelik hâli. Bir evde ya da bir grupta insanlar birbirinden nasıl davranılacağını öğreniyor ve öğreten şey söylenenler olmuyor.

Model — taşınma sınaması ve geriye kalan

Modelin ilk yarısı bir eleme yapıyor ve tek bir soruya bakıyor.

Bir aracı buraya taşımadan önce sorulacak şey şu: bu araç işlerken ilişkiyi koşullu hâle getiriyor mu?

Getiriyorsa taşınmıyor. Hedef koyma, puanlama, performans konuşması ve teşvik sistemi bu grupta; hepsi bir karşılık beklentisi kuruyor ve kurdukları andan itibaren ilişkinin taşıdığı şey değişiyor.

Getirmiyorsa taşınabiliyor. Bir kararın gerekçesini söylemek, bir konuyu önceden konuşmak, kimin neyi taşıdığını görünür kılmak ve bir yanlışı kabul etmek bu grupta; hiçbiri bir karşılık şartı üretmiyor.

Ayrım pratikte kolay uygulanıyor. Bir araç "şunu yaparsan şu olur" biçiminde çalışıyorsa taşınmıyor; "şu konuda şöyle düşünüyorum" biçiminde çalışıyorsa taşınıyor.

Modelin ikinci yarısı asıl soruyu cevaplıyor. Makam, ölçü, yaptırım ve seçilme çıkarıldığında liderlikten geriye ne kalıyor?

Elde kalan şey küçük ve üç parçadan oluşuyor.

Birincisi ton. Yaptırımın olmadığı yerde en güçlü etki kanalı davranışın kendisi oluyor ve bu kanal sürekli açık; kapatılamıyor.

İkincisi başlatma. Hiçbir şeyin kendiliğinden başlamadığı bir yerde, ilk hamleyi yapan kişi o an liderlik ediyor.

Üçüncüsü onarım ve bu, uzun ufuklu ilişkilere özgü.

Üç parçanın ortak yanı dikkat çekici. Hiçbiri bir role bağlı değil ve hiçbiri kalıcı değil.

Seride liderlik anını çok önce tanımlamıştık. Diğer beş bağlamda liderlik hem bir rol hem bir an olarak vardı; burada yalnız an olarak var.

Kelimenin neden yanlış geldiği de bu. "Lider" dediğimizde bir rol duyuyoruz ve burada rol yok; olan şey anlar ve o anlar dönüşümlü olarak farklı kişilere düşüyor.

Karar noktası — tekrar eden bir şey seni yoruyor ve kimse konuşmuyor

Bu, bu bağlamın en sık yaşanan sıkışması.

Bir iş, bir sorumluluk ya da bir alışkanlık düzenli olarak sana biniyor. Kimse bunu istemedi ve kimse fark etmiyor.

Beklemenin bir bedeli var ve sessiz sözleşme her tekrarla biraz daha sertleşiyor. Bir yıl sonra konuyu açmak daha zor oluyor, çünkü karşı taraf haklı bir soru soruyor: yıllardır böyleydi, neden şimdi?

Talep etmenin de bir bedeli var. Bu bağlamda talebin arkasında bir yaptırım yok, dolayısıyla talep bir baskı olarak duyuluyor ve konu hızla iş bölümünden ilişkiye kayıyor.

Yol ikisinin ortasında değil, zamanlamada.

Sessiz sözleşme konuşulabilir bir şey ve konuşulacağı an, ihlal edildiği an değil.

İhlal anında konuşulan şey sözleşme olmuyor; o an oluyor. Karşı taraf kendini savunuyor, sen örnek sıralıyorsun ve düzen hakkında hiçbir şey konuşulmamış oluyor.

Bu, seride birkaç kez karşımıza çıkan bir ilkenin bu bağlamdaki hâli. Etik dersinde bedelin baskı gelmeden yazılması gerekiyordu, girişimde vazgeçme koşulu sınamadan önce konuyordu, kamuda acil yol ihtiyaç doğmadan kuruluyordu.

Hepsinde aynı şey söyleniyor. Baskı altında verilen karar bir pazarlık oluyor; önceden verilen karar bir düzen oluyor.

Pratikte bu, gergin olmayan bir anda ve tek bir konuyla açmak anlamına geliyor. Şikâyet olarak değil, öneri olarak.

Bir sınır da gerekiyor, yoksa bu öğüt kendi karşıtına dönüşüyor.

Ölçüt de buradan çıkıyor. Tekrar eden ve birine sistematik olarak yük bindiren şeyler konuşuluyor; tek seferlik olanlar konuşulmuyor.

Bu ayrım yapılmadığında iki hata birden mümkün oluyor. Yıllarca hiçbir şey konuşulmuyor ya da her şey bir gündem maddesine dönüşüyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bu dersin neyi konuşmadığını açıkça yazmak gerekiyor ve en önemlisi bu.

Ders aile biçimleri, roller ya da kimin neyi yapması gerektiği hakkında hiçbir şey söylemiyor. Dört eksen bir yapıyı okuyor; o yapının nasıl kurulması gerektiğini söylemiyor ve söyleyemez.

İkinci ve daha önemli sınır güç asimetrisiyle ilgili. Bu bağlamdaki ilişkilerin bir kısmında taraflar eşit değil ve bazılarında bağımlılık çok yüksek; çocuklar, bakıma muhtaç kişiler ve ekonomik olarak bağımlı olanlar için "konuş" öğüdü bedeli olan bir öğüt.

Bunun ötesinde, dersin kapsamı dışında kalan bir durum var. Bir ilişkide baskı, korku ya da zarar varsa bu bir liderlik konusu değil ve bu dersin araçlarıyla ele alınamaz; orada gereken şey bir yöntem değil, dışarıdan destek. Çerçeveyi bu duruma uygulamak, çerçeveyi yanlış kullanmak olur.

Kültürel ve kuşaksal farklar da çerçevenin üstünde duruyor. İş bölümünün nasıl kurulduğu, neyin konuşulabilir sayıldığı ve bir konunun açılma biçimi kültürden kültüre değişiyor; buradaki örnekler bir norm önermiyor.

Ölçme yasağının da bir sınırı var ve dersin kendi iddiasını zayıflatıyor. Hiç ölçmemek, eşitsizliğin görünmemesini kolaylaştırıyor; derste geçen tablo örneğinde tablo gerçek bir dengesizliği gösterdi. Ayrım şurada duruyor: bir kerelik bir ölçüm görünürlük sağlıyor, sürekli tutulan bir hesap ise ilişkiyi işleme çeviriyor.

Son olarak bu ders bir teknik vermiyor ve bu kasıtlı. Buradan bir aile yönetimi yöntemi çıkarmak, dersin kendi anlattığı yanılgının bir örneği olurdu.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir bağlamda işleyen yönetim aracının her yerde işleyeceği düşünülüyor.
Doğrusu

Araçların çoğu ilişkiyi koşullu hâle getirerek çalışıyor ve bu bağlamda ilişkinin taşıdığı şey koşulsuz olmasına bağlı; ayırt edici soru aracın iyi olup olmadığı değil, çalışırken bir karşılık şartı kurup kurmadığı.

Yaygın yanlışSessiz sözleşmenin bir anlaşma olduğu sanılıyor.
Doğrusu

Kimse ona oturup karar vermedi; tekrarla ve kolaylıkla yerleşti. Bu yüzden ona uymamak bir sözden dönmek olmuyor ve onu konuşmak bir suçlama olmak zorunda değil.

Yaygın yanlışBaşlatma yükünün bir katkı sayılmadığı düşünülüyor.
Doğrusu

İşi yapmak kadar işin başlamasını sağlamak da bir emek ve bu ikincisi neredeyse hiç görünmüyor; kimin başlattığı sorulmadığı sürece dağılımı da bilinmiyor.

Yaygın yanlışEtkinin sözle kurulduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Yaptırımın olmadığı yerde en güçlü kanal davranış oluyor ve bu kanal kapatılamıyor; baskı anındaki tepki, o gün söylenen her cümleden fazlasını öğretiyor.

Yaygın yanlışBir anlaşmazlığın çözülmesi gerektiği sanılıyor.
Doğrusu

Uzun ufuklu ilişkilerde anlaşmazlıkların bir kısmı çözülmüyor ve ilişki yine sürüyor; belirleyici olan şey anlaşmazlığın sonucu değil, sonrasında ilişkinin yeniden kurulup kurulmadığı.

Aklında kalsın

Dört eksen bu bağlamda uçlarda duruyor. Ödeme akışı yok, resmî ölçü hiç yok, pencere bir ömür kadar uzun ve ayrılmanın bedeli en yüksek yerde.

Liderlik dediğimiz şeyin çoğu parçası buraya taşınmıyor. Makam, yetki, yaptırım, hedef, ölçü ve seçilme burada bulunmuyor ve kelimenin kulağa yanlış gelmesi bundan.

Bir bağlamda işleyen araçlar buraya olduğu gibi getirilemiyor. Bu araçların çalışma biçimi ilişkiyi koşullu hâle getirmekten geçiyor ve buradaki ilişkinin değeri koşulsuz olmasına bağlı.

Sınama tek soru: bu araç işlerken bir karşılık şartı kuruyor mu? Kuruyorsa taşınmıyor, kurmuyorsa taşınabiliyor.

Sessiz sözleşme büyük bir kolaylık ve iki yerde sorun çıkarıyor; yükü eşitsiz dağıttığında ve dağılım hiç konuşulmadığı için itirazın da geç kaldığında.

Başlatma yükü görünmez emeğin en az görünen parçası. Yaptırımın olmadığı yerde hiçbir şey kendiliğinden başlamıyor ve başlatan kişi çoğu zaman aynı kişi oluyor.

Ölçü, yaptırım ve unvan çıktığında geriye üç şey kalıyor: ton, başlatma ve onarım. Üçü de bir role bağlı değil ve üçü de kalıcı değil.

Bu yüzden burada liderlik bir rol olarak değil, yalnız an olarak var ve o anlar dönüşümlü olarak farklı kişilere düşüyor.

Sessiz sözleşme konuşulabiliyor ve konuşulacağı an ihlal anı olmuyor. Baskı altında konuşulan şey düzen değil, o an oluyor.

Ölçüt de gerekiyor: tekrar eden ve birine sistematik olarak yük bindiren şeyler konuşuluyor, tek seferlik olanlar konuşulmuyor.

Sonraki derse köprü

Bu modül altı bağlamda aynı dört ekseni okudu ve her seferinde tablo değişti.

Bir şey de değişmedi. Her bağlamda liderin davranışını bir şey sınırlıyordu: iş dünyasında müşterinin çekilmesi, girişimde nakdin bitmesi, kamuda usul, sivil toplumda gönüllünün gitmesi, eğitimde kurumun ölçüsü.

Bu son derste o sınırlayıcıların hepsi ortadan kalktı. Ölçü yok, yaptırım yok, unvan yok ve çıkmanın bedeli o kadar yüksek ki karşı tarafın çekilme tehdidi de gerçek bir sınır kurmuyor.

Buna rağmen insanlar birbirine karşı bir biçimde davranıyor ve bazıları başkalarından farklı davranıyor.

Sonraki modül tam olarak bunun üzerine kurulu ve ilk dersi liderlik ile ahlaki sorumluluğu ele alıyor.

Soracağı soru da bu modülün bıraktığı yerden başlıyor: dışarıdan hiçbir şey seni sınırlamadığında davranışını ne belirliyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.