İçeriğe geç

L0.2-06·Liderlik Nedir?

Liderliğin sonuç ve ilişki boyutu

giriş2.198 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir liderlik anı iki şey birden üretiyor: ölçülen ve raporlanan sonuç, ölçülmeyen ve geç görülen ilişki kapasitesi.

Değiş tokuşu görünmez kılan şey kötü niyet değil ölçüm asimetrisi. Ölçülen yönetiliyor, ölçülmeyen fark edilmeden harcanıyor.

Ödünç almak her zaman yanlış değil; adının konmaması ve geri ödenmemesi yanlış. Geri ödeme penceresi birkaç hafta ile iki ay arasında açık kalıyor ve çoğu yönetici o pencereyi hiç açmıyor.

Ayrışma anında üç ölçüt karar veriyor: tekrar mı ediyor, geri ödeme imkânı var mı, ekibe açıkça söylendi mi.

İlişki boyutu popülerlik değil. Sevilmeyi ilişki sanan lider en gerekli konuşmalardan kaçınıyor ve buna ilişkiyi koruma diyor.

Açılış sahnesi

Bir çeyrek kapanıyor ve rakamlar çok iyi. Hedefin üzerinde bitmiş, iki kritik teslim zamanında çıkmış, müşteri tarafında sorun yok.

Birimin yöneticisi kurum içinde örnek gösteriliyor ve altı ay sonra terfi ediyor.

Terfiden bir yıl sonra aynı birimde farklı bir tablo var. Ekipten dört kişi ayrılmış, kalanların ikisi başka birime geçmek istiyor ve yeni yönetici işleri toparlamakta zorlanıyor. Rakamlar iki çeyrektir düşüyor.

Kimse iki tabloyu birbirine bağlamıyor. Aradan bir yıl geçmiş, yönetici değişmiş ve düşüşün başka açıklamaları var: piyasa, bir müşteri kaybı, ekipteki devir.

Oysa bağlantı gerçek. O çok iyi çeyrek, bir kısmı ödünç alınarak üretilmişti — ve ödüncü alan kişi ile geri ödeyen kişi aynı kişi değildi.

Her liderlik kararı iki hesaba birden yazılıyor. Birincisi her ay raporlanıyor; ikincisinin defteri tutulmuyor ve bakiyesi ancak eksiye düştüğünde fark ediliyor.

Bu derste ne olacak

İki boyutu tanımlayıp neden birbirine karıştıklarına bakacağız.

Sonra asıl mesele olan ölçüm sorununa geleceğiz. İkisi arasındaki değiş tokuşu görünmez kılan şey bir kötü niyet değil, bir ölçüm eşitsizliği.

Ardından ödünç alma modelini kuracağız: ne ödünç alınıyor, ne zaman geri ödeniyor ve faturayı kim ödüyor.

Sonra senin gerçek karar anına geleceğiz, çünkü bu ikisi her zaman aynı yöne bakmıyor ve bakmadığında birini seçmen gerekiyor.

En sonda ilişki boyutunun kendi kötüye kullanımını konuşacağız; sonuç tarafı kadar kolay bahane üretiyor.

Aşağıdaki çeyrekler, birimler ve terfiler kurgu; iki boyutun nerede ayrıştığını tek bir hikâyede toplamak için yazıldılar.

Sıfır noktası — iki çıktı, tek ölçüm

Bir liderlik anı iki şey üretiyor ve ikisi aynı anda oluyor.

İkisi çoğu zaman birlikte hareket ediyor: iyi çalışan bir ekip hem sonuç üretiyor hem birbirine daha çok güveniyor. Bu yüzden çoğu gün aralarında bir seçim yapmak gerekmiyor.

Ayrıştıkları anlar ise az sayıda ve belirleyici. Zor bir karar, sıkışık bir teslim, bir kriz. Tam o anlarda birini ötekinin önüne koymak zorunda kalıyorsun ve o seçimin izi uzun süre kalıyor.

Yaygın yanlışİlişki boyutu çoğu zaman sonucun yumuşatılmış bir versiyonu sanılıyor.
Doğrusu

Oysa aynı ölçeğin iki ucunda durmuyorlar; ayrı ayrı yükselip alçalabilen iki çıktılar. Bir ekipte ilişki güçlü olup sonuç zayıf olabiliyor, tersi de mümkün. Karıştırıldığında ortaya şu tuhaf durum çıkıyor: ilişki tarafına yatırım, sonuçtan taviz gibi anlaşılıyor ve genellikle ilk kesilen şey oluyor.

Mekanizma — ölçüm asimetrisi

Asıl mesele burada ve bir niyet meselesi değil.

Asimetrinin üç sonucu var.

Birincisi görünürlük farkı. Bir teslim gecikirse aynı gün konuşuluyor. Bir ekipte güven aşınırsa aylar sonra ve başka bir başlık altında konuşuluyor — devir hızı, motivasyon, bağlılık.

İkincisi zamanlama farkı. Sonuç hemen geliyor, ilişki maliyeti gecikmeli.

Üçüncüsü ve en rahatsız edici olanı, hesabı kimin ödediği.

Model — ödünç hesabı ve üç dönem

Ödünç alma modelini üç dönem üzerinden okumak işe yarıyor.

Birinci dönem alma anı. Ekipten fazladan çaba, esneklik ya da sabır isteniyor. Bu anda ilişki tarafı genellikle bozulmuyor — hatta bir kriz ortak bir amaç yarattığında güçlenebiliyor da. Ödüncün zararsız göründüğü tek dönem bu.

İkinci dönem geri ödeme penceresi ve modelin can alıcı yeri. Genellikle birkaç hafta ile iki ay arasında açık kalıyor. Bu pencerede yapılan küçük şeyler faturayı kapatıyor: yükü düşürmek, biriken işi temizlemek, olağanüstünün bittiğini açıkça söylemek. Pencere kapandığında ödünç kalıcı hâle geliyor.

Üçüncü dönem faturalanma. Artık ilişkiyle ilgili görünmeyen belirtilerle geliyor: soru sorulmuyor, öneri gelmiyor, hata geç bildiriliyor, iyi insanlar sessizce başka yerlere bakıyor. Bu dönemde yapılacak şey kalmıyor değil ama maliyeti çok daha yüksek ve süresi çok daha uzun.

Modelin pratik değeri şurada: ikinci dönemi bilerek kullanmak. Çoğu yönetici birinci dönemi yönetiyor ve üçüncü dönemde şaşırıyor; arada duran pencereyi hiç açmıyor.

Karar noktası — ayrıştıklarında hangisini seçeceksin?

Şimdi gerçek soru. İki boyut ayrıştığında ne yapacaksın?

Kolay cevap "ikisini de gözet" ve bu cevap çoğu gün doğru. Ama ayrışmanın gerçek olduğu anlarda işe yaramıyor; orada bir seçim var.

Üç ölçüt kararı büyük ölçüde belirliyor.

Birincisi tekrar. Bu bir kerelik bir durum mu, yoksa üçüncü kez mi oluyor? Bir kerelik durumlarda ödünç almak makul. Tekrarlıyorsa sorun teslimde değil, planlamada ve ödünç almak o sorunu gizliyor.

İkincisi geri ödeme imkânı. Ödüncü alırken geri ödeme penceresini görebiliyor musun? Göremiyorsan aldığın şey ödünç değil, kalıcı bir kayıp.

Üçüncüsü şeffaflık. Ekibe ne istediğini ve bunun olağan olmadığını söylüyor musun? Söylenmiş bir olağanüstü çaba ile söylenmemiş bir olağanüstü çaba, ilişki tarafında çok farklı iz bırakıyor.

Üç ölçüt de olumluysa ödünç al ve geri öde. Biri bile olumsuzsa sonuç tarafından taviz vermek genellikle daha ucuza geliyor — çünkü ilişki tarafındaki kayıp faizli dönüyor.

Bir uyarı: bu ölçütler seni her seferinde ilişki tarafına götürmemeli. Sürekli tarih uzatan, sürekli kapsam daraltan bir lider ekibini korumuyor; ekibin var olma sebebini aşındırıyor. Karşı örnekteki birim tam olarak buradan kaybetti.

Sınırlılıklar — ilişki boyutunun kendi kötüye kullanımı

Bu ders sonuç tarafını eleştiriyor gibi okunabilir ve o okuma yanlış olur. İlişki boyutu da en az sonuç kadar bahane üretiyor.

Birincisi popülerlik karışıklığı. İlişki boyutu insanların seni sevmesi anlamına gelmiyor; güven, açıklık ve birlikte çalışma kapasitesi anlamına geliyor. Zor bir geri bildirim vermek kısa vadede sevilmeyi azaltıp güveni artırabiliyor. Sevilmeyi ilişki sanan bir lider, en gerekli konuşmaları yapmaktan kaçınıyor ve bunu ilişkiyi koruma diye adlandırıyor.

İkincisi kaçınma. "Ekibi yormayalım" cümlesi bazen gerçek bir koruma, bazen zor bir kararı ertelemenin kibar hâli. İkisini ayırmanın pratik yolu şu soru: bu kararı ertelemek ekibin yükünü gerçekten azaltıyor mu, yoksa sadece benim rahatsızlığımı mı erteliyor?

Üçüncüsü ölçülemezliğin kalkan olarak kullanılması. İlişki boyutu doğrudan ölçülmüyor ve bu, her eleştiriye karşı bir savunma hâline gelebiliyor: sonuç zayıfsa ilişki tarafına yatırım yapıldığı söylenebiliyor ve kimse tersini gösteremiyor. Bunun panzehiri dolaylı işaretleri düzenli izlemek — devir hızı, öneri sayısı, hataların ne kadar erken bildirildiği, ekipten gelen soru sayısı. Kesin değiller ama bir yön veriyorlar ve hiçbirinin olmaması bir tercihtir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışSonuç odaklılığın sert, ilişki odaklılığın yumuşak olduğu sanılır.
Doğrusu

İkisi bir kişilik özelliği değil bir tercih dağılımı ve zor konuşmalar ilişki boyutunun içinde duruyor. En sert görünen davranışlardan biri — birine performansının yetmediğini açıkça söylemek — ilişki tarafında yapılan bir yatırım. Yumuşaklık ile ilişki aynı şey değil.

Yaygın yanlışÖdünç almanın her zaman kötü olduğu düşünülür.
Doğrusu

Bir kriz anında ekipten olağanüstü bir çaba istemek meşru ve bazen zorunlu. Kötü olan ödüncün adının konmaması ve geri ödeme penceresinin hiç açılmaması. Adı konmuş ve geri ödenmiş bir ödünç, ekipte çoğu zaman bağ güçlendiriyor.

Yaygın yanlışİlişki boyutunun ölçülemeyeceği sanılır.
Doğrusu

Doğrudan ölçülemiyor ama dolaylı işaretleri var ve bu işaretler düzenli izlenebiliyor: devir hızı, gelen öneri sayısı, hataların ne kadar erken bildirildiği, toplantılarda kaç kişinin konuştuğu. Hiçbiri kesin değil; birlikte bakıldığında bir yön veriyorlar ve hiç bakmamaktan çok daha iyiler.

Yaygın yanlışİki boyut arasındaki seçimin her gün yapıldığı düşünülür.
Doğrusu

Çoğu gün ikisi aynı yöne bakıyor ve seçim gerekmiyor. Ayrışma yılda birkaç kez oluyor — zor kararlar, krizler, sıkışık teslimler. Bir liderin nasıl bir lider olduğu, sıradan günlerde değil o birkaç anda belli oluyor.

Aklında kalsın

Bir liderlik anı iki şey birden üretiyor: ölçülen ve raporlanan sonuç, ölçülmeyen ve geç görülen ilişki kapasitesi.

Değiş tokuşu görünmez kılan şey kötü niyet değil ölçüm asimetrisi. Ölçülen yönetiliyor, ölçülmeyen fark edilmeden harcanıyor.

Ödünç almak her zaman yanlış değil; adının konmaması ve geri ödenmemesi yanlış. Geri ödeme penceresi birkaç hafta ile iki ay arasında açık kalıyor ve çoğu yönetici o pencereyi hiç açmıyor.

Ayrışma anında üç ölçüt karar veriyor: tekrar mı ediyor, geri ödeme imkânı var mı, ekibe açıkça söylendi mi.

İlişki boyutu popülerlik değil. Sevilmeyi ilişki sanan lider en gerekli konuşmalardan kaçınıyor ve buna ilişkiyi koruma diyor.

Sonraki derse köprü

Bu modül boyunca liderliği kendi başına ele aldık: ne olduğunu, nereden geldiğini, kimlerle kurulduğunu ve ne ürettiğini.

Şimdi kaynağa dönme zamanı. Buraya kadar anlattığım her tanım ve her ayrım bir yerden geliyor ve o yer tek bir kitap değil, uzun bir tartışma.

Liderlik yüz yılı aşkın süredir sistemli olarak çalışılıyor ve bu süre içinde birbirini eleştiren, düzelten ve bazen tamamen reddeden yaklaşımlar üretildi. Sıradaki modül o tartışmanın kendisini konu alıyor.

İlk durak, bugün hâlâ en yaygın kabul olan ve akademik olarak en çok eleştirilen yaklaşım: liderliğin liderin kişisel özelliklerinde aranması.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.