İçeriğe geç

L0.2-03·Liderlik Nedir?

Makam, otorite ve liderlik

giriş2.211 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Üç kavramın kaynağı farklı: makam kurumdan geliyor ve verilebiliyor, otorite insanlardan geliyor ve ancak kazanılıyor, liderlik ikisinin arasındaki ilişkiden doğuyor.

Makam üç şey veriyor — karar hakkı, kaynak ve yaptırım. Üçü de kişi göründüğü sürece çalışıyor; yaptırımla alınan şey uyum, ikna değil.

Makam güç kaynaklarından yalnız biri. Uzmanlık, bilgiye erişim ve ilişki atama gerektirmiyor ve biriktirilebiliyor.

Otorite kredisi yavaş birikiyor, hızlı harcanıyor ve en hızlı tükendiği yer tutarsızlık. Harcanmak için var; hiç kullanılmayan birikim hiçbir işe yaramamış demektir.

Güç kaynaklarını bilmek kötüye kullanmayı da kolaylaştırıyor. Ayrımın ölçütü şu: karşı tarafın gerçekten hayır deme imkânı var mı ve amacını açıkça söylüyor musun?

Açılış sahnesi

Yeni atanan bir birim yöneticisi ilk haftasında bir karar veriyor: haftalık toplantı iki saatten kırk dakikaya inecek.

Karar duyuruluyor. Kimse itiraz etmiyor. Ertesi hafta toplantı yine iki saat sürüyor.

Aynı ekipte, altı yıldır orada çalışan bir uzman iki hafta sonra aynı şeyi söylüyor. Cümlesi neredeyse aynı: bu toplantı kırk dakikada biter. O hafta toplantı kırk beş dakikada bitiyor ve bir daha uzamıyor.

Yöneticinin yetkisi vardı. Uzmanın yoktu.

Şimdi dikkat: bu, yöneticinin zayıf olduğu anlamına gelmiyor ve uzmanın gizli bir liderlik yeteneği olduğu anlamına da gelmiyor. Ortada üç ayrı şey var ve üçü aynı anda aynı odada duruyor — makam, otorite ve liderlik.

Günlük dilde üçüne birden "yetki" deniyor. Bu ders üçünü ayırıyor, çünkü karıştırıldıklarında kişi sahip olmadığı bir güce yaslanıyor ve sonucu geç öğreniyor.

Bu derste ne olacak

Üç kavramı tek tek tanımlayacağız ve nereden geldiklerine bakacağız. Kaynakları farklı ve bu, hepsinin kaybedilme biçimini de belirliyor.

Sonra makamın gerçekte ne verdiğini açacağız. Verdiği şey sanıldığından az ama sanıldığından da kullanışlı.

Ardından güç kaynaklarına geleceğiz. Makam bunlardan yalnız biri ve genellikle en zayıfı.

Sonra otoritenin nasıl biriktiğini ve nasıl harcandığını konuşacağız; bir hesap gibi çalışıyor.

Buradaki yöneticiler, uzmanlar ve toplantılar kurgu. Üç kavramın nerede ayrıştığını göstermek için yazıldılar; hiçbiri gerçek bir kurumdan alınmadı.

Sıfır noktası — üst üste binen üç şey

Üç kavram genellikle aynı kişide bulunduğu için ayrı oldukları fark edilmiyor. Ayırt etmenin yolu, her birinin nereden geldiğine bakmak.

Liderliği bir önceki derste tanımlamıştık ve şimdi üçlü tamamlanıyor. Makam kurumdan, otorite insanlardan, liderlik ise ikisinin arasındaki ilişkiden doğuyor.

Üçünün birbirinden bağımsız olabileceğini görmek önemli. Makamı olup otoritesi olmayan biri var. Otoritesi olup makamı olmayan biri var. Ve ikisi de olup hiç liderlik etmeyen biri de var — yetkisini kullanıyor, tanınıyor, ama kimseyi hiçbir yöne taşımıyor.

Yaygın yanlışOtoritenin makamla birlikte geldiği sanılır.
Doğrusu

Makam bir başlangıç kredisi veriyor ve bu kredi gerçek — yeni gelen birine ilk haftalarda bir güven avansı tanınıyor. Ama avans bir hesap değil; birkaç kararla ya büyüyor ya tükeniyor. Üç ay sonra elinde kalan şey, makamın verdiği değil senin biriktirdiğin.

Mekanizma — makam gerçekte ne veriyor

Makam üç şey veriyor ve üçü de sınırlı.

Birincisi karar hakkı. Belirli konularda son sözü söyleyebiliyorsun ve söylediğin şey resmî olarak geçerli oluyor. Sınırı şu: kararın geçerli olması, uygulanacağı anlamına gelmiyor. Açılış sahnesindeki karar geçerliydi ve uygulanmadı.

İkincisi kaynak. Bütçe, insan, zaman ve dikkatin nereye gideceğine karar verebiliyorsun. Makamın en gerçek gücü burada; kaynak dağıtımı, ikna gerektirmeyen tek alan.

Üçüncüsü yaptırım.

Bu üçünün ortak sınırı aynı yerde: hepsi kişi odada ya da sistemde göründüğü sürece çalışıyor. Bir önceki derste konuştuğumuz ölçüt burada da geçerli — kişi çıktığında davranış sürüyorsa ortada makamdan başka bir şey var demektir.

Model — güç kaynakları ve otorite kredisi

Makam bir güç kaynağı ve genellikle en görünür olanı. Yanında en az üç tane daha var.

Uzmanlıktan gelen güç, bir konuda gerçekten bilen kişi olmaktan doğuyor. Bilginin işe yaradığı ölçüde çalışıyor ve bilgi eskidiğinde sessizce azalıyor.

Bilgiye erişimden gelen güç, neyin olup bittiğini bilmekten doğuyor. Kurumlarda en az konuşulan ve en çok kullanılan kaynak bu; kimin neyi bildiği, kimin neyi bilmediğinden daha belirleyici olabiliyor.

İlişkiden gelen güç, insanların sana güvenmesinden ve seninle çalışmayı istemesinden doğuyor. En yavaş birikeni ve en zor taklit edileni.

Bu kaynakların ortak bir birikimi var.

Kredinin üç davranış biçimi var ve üçünü de bilmek işe yarıyor.

Birincisi: küçük ve tutulan sözlerle birikiyor. Büyük vaatlerle değil. Bir toplantıya zamanında gelmek, söylediğin bir şeyi yapmak, bilmediğini söylemek — birikim buradan geliyor.

İkincisi: en hızlı tükendiği yer tutarsızlık. Aynı durumda iki farklı davranmak, kredinin tek seferde en çok azaldığı andır ve genellikle fark edilmez, çünkü kimse yüzüne söylemez.

Üçüncüsü: harcanmak için var. Kredi biriktirip hiç kullanmamak bir erdem değil; zor bir kararı almak için gereken şey tam olarak o birikim. Hiç harcanmayan kredi, hiçbir işe yaramamış demektir.

Karar noktası — hangi kaynağa yükleneceksin?

Şimdi kendine bakma zamanı ve iki tür durum var.

Makamın varsa risk şu: en kolay ulaşılan kaynağa yaslanmak. Yaptırım hızlı sonuç veriyor ve bu yüzden çekici; ama her kullanımda otorite kredisinden bir miktar düşüyor. Kural olarak, yaptırıma başvurduğun her durum, ikna edemediğin bir durumdur ve bunun bir maliyeti var.

Yaptırımı ne zaman kullanmalı? Üç durumda meşru ve gerekli: güvenlik söz konusuysa, bir yasal ya da etik sınır aşıldıysa ve tekrarlanan bir sorunda daha önce ikna denenmişse. Bunların dışında kullanıldığında genellikle bir kısayol oluyor.

Makamın yoksa durum tersine dönüyor ve elinde üç kaynak kalıyor: uzmanlık, bilgi ve ilişki. Bunların hepsi biriktirilebilir ve hiçbiri atama gerektirmiyor. Açılış sahnesindeki uzman tam olarak buradan konuşuyordu.

Pratik seçim şu: önümüzdeki üç ayda hangi kaynağı büyüteceksin?

Uzmanlık en hızlı büyüyeni ama en hızlı eskiyeni. Bilgi erişimi en az çaba isteyeni — genellikle doğru toplantılara girmek ve doğru soruları sormakla oluyor. İlişki en yavaşı ve en kalıcısı.

Çoğu kişi için doğru cevap, en zayıf olduğu kaynağı seçmek değil; ikinci en güçlü olduğu kaynağı büyütmek. Çünkü en zayıf kaynağı büyütmek uzun sürüyor ve bu süre boyunca elinde bir şey olmuyor.

Sınırlılıklar — bu dersin dikkatle okunması gereken yeri

Güç konuşmanın bir riski var ve açıkça söylemek gerekiyor.

Güç kaynaklarını bilmek, onları kötüye kullanmayı da kolaylaştırıyor. Bilgi erişimini bir üstünlük aracı olarak saklamak, ilişki gücünü baskı için kullanmak ya da uzmanlığı tartışmayı kapatmak için öne sürmek mümkün ve bunların hepsi bu dersin anlattığı mekanizmayla çalışıyor.

Bu akademi manipülasyon öğretmiyor ve bu söz düzeyinde kalan bir taahhüt olarak durmuyor; ölçmenin içine iniyor. Portföy değerlendirmesinde etik boyutundaki ağır bir ihlal, toplanan puana bakılmadan dosyayı düşürüyor.

Ayrımın pratik ölçütü şu: karşı tarafın gerçekten hayır deme imkânı var mı ve amacını açıkça söylüyor musun? İkisi varsa etkileme, biri yoksa başka bir şey.

İkinci sınırlılık kültürel. Otoritenin nasıl tanındığı bağlamdan bağlama değişiyor: bazı ortamlarda makam tek başına güçlü bir tanınma sağlıyor, bazılarında neredeyse hiçbir şey. Bu ders bir ortalama anlatıyor ve senin bulunduğun yerdeki denge farklı olabilir.

Üçüncüsü, otorite kredisi bir benzetme. Gerçek bir hesap gibi ölçülemiyor; yalnız işaretlerden okunuyor — sana ne sıklıkla danışıldığı, itirazların yüzüne mi arkandan mı söylendiği, kararlarının ne kadar sürede uygulandığı. Bu işaretler yön gösteriyor, rakam vermiyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışYetkisi olmayan kişinin bekleyip yetki almasının gerektiği sanılır.
Doğrusu

Üç güç kaynağından üçü de atama gerektirmiyor ve makam gelince otomatik olarak gelmiyorlar. Yetki bekleyerek geçen süre, biriktirilebilecek kredinin kaybedildiği süre. Makam geldiğinde elinde başka hiçbir kaynak yoksa yalnız yaptırıma yaslanmak zorunda kalıyorsun.

Yaygın yanlışOtoritenin bir kez kazanılınca kalıcı olduğu düşünülür.
Doğrusu

Kredi sürekli hareket ediyor ve kullanılmayan bir birikim de zamanla eriyor — insanlar değişiyor, ekip değişiyor ve yeni gelenler senin geçmişini bilmiyor. Yeni bir ekibe geçtiğinde kredin sıfırdan başlamıyor ama devrettiğin miktar sandığından az.

Yaygın yanlışYaptırım gücünü hiç kullanmamanın iyi liderlik olduğu sanılır.
Doğrusu

Güvenlik, etik sınır ve tekrarlanan sorun durumlarında kullanılmaması bir zaaf; ekip bunu adaletsizlik olarak okuyor, çünkü kuralı çiğneyen için sonuç doğmuyor. Kullanmamak da bir karar ve onun da kredi bedeli var.

Yaygın yanlışKredinin herkese karşı aynı olduğu düşünülür.
Doğrusu

Otorite kişiler arası bir tanınma ve kişiden kişiye değişiyor; aynı yönetici bir kişi için yüksek, başkası için düşük krediye sahip olabiliyor. Bir kararın bazı kişilerde kolay, bazılarında zor uygulanması genellikle kararın kendisiyle değil bununla ilgili.

Aklında kalsın

Üç kavramın kaynağı farklı: makam kurumdan geliyor ve verilebiliyor, otorite insanlardan geliyor ve ancak kazanılıyor, liderlik ikisinin arasındaki ilişkiden doğuyor.

Makam üç şey veriyor — karar hakkı, kaynak ve yaptırım. Üçü de kişi göründüğü sürece çalışıyor; yaptırımla alınan şey uyum, ikna değil.

Makam güç kaynaklarından yalnız biri. Uzmanlık, bilgiye erişim ve ilişki atama gerektirmiyor ve biriktirilebiliyor.

Otorite kredisi yavaş birikiyor, hızlı harcanıyor ve en hızlı tükendiği yer tutarsızlık. Harcanmak için var; hiç kullanılmayan birikim hiçbir işe yaramamış demektir.

Güç kaynaklarını bilmek kötüye kullanmayı da kolaylaştırıyor. Ayrımın ölçütü şu: karşı tarafın gerçekten hayır deme imkânı var mı ve amacını açıkça söylüyor musun?

Sonraki derse köprü

Bu derste otoritesi olup makamı olmayan bir kişiyi iki kez örnek verdim ve her seferinde hızla geçtim.

Oysa kurumlarda işin önemli bir kısmını taşıyan insanlar tam olarak orada duruyor: hiçbir organizasyon şemasında görünmeyen, yine de bir şey tıkandığında ilk gidilen kişiler.

Sıradaki ders resmî ve gayriresmî liderliği karşılaştırıyor. Gayriresmî liderin nereden çıktığını, kurumun onu neden çoğu zaman göremediğini ve bu görünmezliğin iki tarafa da neye mal olduğunu konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.