M22-D08
Kendi kurgu üslubunu tanımak
Kendi kurgularındaki tekrar eden tercihleri adlandırarak kişisel kurgu üslubunu yazılı olarak tanımlar.
Kurgu Akademisi — M22, Kurgu mesleği · 2.138 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Her kurgucunun, farklı yönetmenlerle ve farklı türlerde tekrar eden kararlardan oluşan bir imzası vardır; ama kurgu görünmez olduğu için bu imza ancak sayıldığında görünür. Kurgucu kendi işlerini izleyerek değil, ölçerek tanır: tepkilerin süresi, cümle sonrasındaki nefes, geçişlerin türü, sahnelerin bitiş biçimi. Ölçüm en az üç işte yapılır; üç işte tekrar eden şey, kurgucunun elidir.
Her tekrar bir seçim değildir. Kurgucu her tercihe neden diye sorar; gerekçesi olan bir seçimdir, gerekçesi olmayan bir alışkanlık olabilir. Tercihler, örnekleri ve gerekçeleriyle bir üslup beyanına yazılır, birlikte çalışılan insanların gözüyle sınanır ve her birkaç işte bir yeniden okunur. Üslubunu tanıyan kurgucu, gerektiğinde ondan bilerek ayrılabilir.
Bazı alışkanlıklar, kurgucunun hiç seçmediği, bir aracın ya da bir ekranın ona kazandırdığı şeylerdir. Koyu tenli yüzleri okunmaz gösteren bir görünüm ayarıyla yıllarca çalışmış bir kurgucu, o yüzlerden farkında olmadan daha erken kesmeyi öğrenmiş olabilir. Kurgucu tepki sürelerini oyunculara göre karşılaştırır, bir yüzü okuyamıyorsa önce onu okunur kılar ve bu denetimi üslup beyanına yazar.
Açılış sahnesi
Utku'nun sorusu Saadettin'in aklından çıkmıyor: aracın kurgusunu senin kurgundan ayıran ne? Bir akşam kurgu odasında, son on yılda kurguladığı işlerden dört tanesini açıyor: kuyumcu filmi, kooperatif belgeseli, Liman Oteli'nin ilk bölümü ve Kış Bahçesi'nin kaba kurgusu. Dördünü art arda izliyor ve bir şey söyleyemiyor; her biri başka bir türde, başka bir yönetmenle, başka bir malzemeyle yapılmış.
Sonra izlemeyi bırakıp saymaya başlıyor. Tepki planlarını ne kadar tuttuğunu, bir cümlenin ardından ne kadar beklediğini, sahneleri nasıl bitirdiğini, müziği ne zaman soktuğunu. Sayılar bir örüntü çiziyor: dört işin dördünde de, bir karakter konuştuktan sonra kesme hemen gelmiyor; ortalama on dört karelik bir nefes kalıyor. Dördünde de sahnelerin çoğu bir sözle değil, bir bakışla bitiyor. Bu tercihlerin hiçbirini bilinçli olarak koymamış, ama hepsi orada.
Bir kurgucunun üslubu, bir yönetmenin ya da bir görüntü yönetmeninin üslubundan daha zor görülür; çünkü kurgu, iyi yapıldığında görünmezdir. Ama her kurgucunun, tekrar eden kararlardan oluşan bir eli vardır ve bu el, sayıldığında görünür.
Bu derste ne olacak
Bu modül, bir kurgucunun mesleğini dışarıdan gördü: rolleri, ilişkileri, hesapları, sözleşmeleri, derlemeleri, araçları. Bu son derste içeriye bakıyoruz: bir kurgucunun kendi işlerinde tekrar eden tercihlerine ve bu tercihlerin bir üslup oluşturup oluşturmadığına.
Önce kendi işlerini ölçerek tekrar eden tercihleri nasıl bulacağımıza bakacağız. Ardından bu tercihlerin hangilerinin bilinçli seçimler, hangilerinin farkında olmadan edinilmiş alışkanlıklar olduğunu ayırmaya geçeceğiz. Son olarak üslubun yazıya nasıl döküldüğüne ve başkalarının gözüyle nasıl sınandığına bakacağız.
Saadettin'in kendi üslubunu bir sayfaya döktüğünü izleyecek, yönetmeniyle kurgucusunun birlikte kurduğu tanınır bir üslubu taşıyan bir filmi anacak ve kendi eski işlerini sayarken, yıllar önce kullandığı araçların kendisine farkında olmadan hangi alışkanlığı kazandırdığını keşfeden bir kurgucuya bakacağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir kurgucunun üslubu, bir yönetmenin vizyonundan ayrı değildir; kurgucu her zaman bir başkasının filmini kurar ve o filmin ihtiyaçlarına uyar. Ama aynı kurgucunun farklı yönetmenlerle kurduğu filmlerde, bazı kararlar tekrar eder: tepkilerin zamanlaması, sessizliğin yeri, geçişlerin türü, sahnelerin açılış ve kapanış biçimi. Bu tekrarlar, kurgucunun malzemeye nasıl baktığının izidir.
Liman Oteli'nde Saadettin ile Tansel ortak bir rehber yazmıştı; o rehber, birden çok kurgucunun aynı üslupla çalışması içindi. Burada tersine, tek bir kurgucunun kendi üslubunu, farklı işlerin içinden çıkarıyoruz.
Bir imzanın her parçası bir seçim değildir. Bazı tekrarlar, kurgucunun bilerek ve gerekçesiyle yaptığı tercihlerdir; bazıları ise bir eğitimden, bir aracın varsayılan ayarından ya da bir yorgunluktan doğmuş alışkanlıklardır.
Yaygın yanlış"Kurgucunun üslubu olmaz; kurgucu yönetmenin istediğini yapar."
Kurgucu yönetmenin filmine hizmet eder, ama bunu kendi gözüyle, kendi zamanlama duygusuyla ve kendi kararlarıyla yapar. Aynı malzemeyi iki farklı kurgucuya verin; iki farklı film çıkar. Yönetmenler bir kurgucuyu çoğu zaman, onun üslubunun kendi filmlerine ne katacağını bildikleri için seçer. Üslubunu bilmeyen bir kurgucu, onu ne savunabilir ne de gerektiğinde bir kenara bırakabilir.
Mekanizma
Ölçmek
Kurgucu kendi üslubunu, kendi işlerini izleyerek değil, sayarak bulmaya başlar. İzlerken kendi işine duygusal bağlıdır ve tekrarları göremez; sayarken tekrarlar ortaya çıkar. Ölçtüğü şeyler, bu akademinin farklı bölümlerinde öğrendiği ölçülerdir: diyalog sahnelerinde ortalama plan süresi, tepki planlarının süresi, bir cümlenin bitimiyle kesme arasındaki kare sayısı, geçiş türlerinin sıklığı, müziğin bir sahneye girdiği an, sahnelerin bir sözle mi bir bakışla mı bittiği.
Ölçüm en az üç farklı işte yapılır; tek bir işteki tekrar, o işin ihtiyacı olabilir, üç işteki tekrar ise kurgucunun elidir.
Seçim ile alışkanlığı ayırmak
Kurgucu bulduğu her tekrar için bir soru sorar: bunu neden yapıyorum? Cevap bir gerekçeyse, sahnenin ihtiyacına, bir duygunun taşınmasına, bir karakterin korunmasına dair bir şeyse, tekrar bir seçimdir. Cevap yoksa, ya da cevap "hep böyle yaptım" ise, tekrar bir alışkanlık olabilir.
Alışkanlıklar kötü değildir; çoğu, yıllarca işe yaramış kararların hızlanmış hâlidir. Ama bazıları kurgucunun hiç seçmediği, bir aracın, bir eğitimin ya da bir dönemin ona kazandırdığı şeylerdir. Bunlar, adlandırıldığında denetlenebilir hâle gelir.
Yazmak ve sınamak
Kurgucu tercihlerini bir sayfaya yazar: her tercih bir cümle, yanında bir örnek zaman kodu ve bir gerekçe. Sonra bu sayfayı, birlikte çalıştığı iki üç kişiye, yönetmenlere, asistanlara, gösterir ve onlara sorar: bunları tanıyor musunuz, eksik olan ne? Başkaları çoğu zaman kurgucunun göremediği tekrarları görür; bazen de kurgucunun bir seçim sandığı şeyin bir zayıflık olduğunu söyler.
Üslup beyanı bir kez yazılıp bırakılmaz. Her birkaç işte bir yeniden okunur; bazı maddeler düşer, yenileri eklenir. Kurgucunun üslubu, onun gibi değişir.
Kurgu odasında
Saadettin dört işini bir tabloya döküyor: kuyumcu filmi, kooperatif belgeseli, Liman Oteli'nin ilk bölümü, Kış Bahçesi'nin kaba kurgusu. Her işten üç diyalog sahnesi, üç geçiş, üç sahne sonu. Sonuçlar: bir cümle bittikten sonra kesmeye kadar ortalama on dört kare; tepki planları ortalama bir virgül sekiz saniye; kararma neredeyse hiç; müzik sahnelerin ilk yarısında hemen hiç girmiyor; sahnelerin yaklaşık üçte ikisi bir bakışla bitiyor.
Üslup beyanını bir sayfa olarak yazıyor, altı madde. Birincisi: "Bir cümleden sonra nefes bırakırım; seyirci cümleyi duyduktan sonra onu düşünecek zamanı bulsun." Örnek: kooperatif belgeselinde kurucu kadının "O güğümleri kim taşıdı?" cümlesinin ardından gelen on dört kare. İkincisi: "Sahneleri bir bakışla bitiririm." Örnek: Kış Bahçesi'nde torunun sustuğu an. Her maddenin yanında bir gerekçe ve bir zaman kodu.
Beyanı Helin'e ve Keriman'a gösteriyor. Keriman beş maddeyi tanıyor. Helin bir şey ekliyor: "Sessizliği seviyorsun, ama bazen bir sahneyi bir nefes fazla tutuyorsun; seyirci sahneden çıkmışken sen hâlâ içindesin." Saadettin bunu altıncı maddenin altına bir uyarı olarak yazıyor: nefes, sahnenin değil benim ihtiyacım olduğunda, bir yük olur.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular üsluplarını bir sınırdan çok bir başlangıç noktası gibi taşır. Bir yönetmenle ilk konuşmada beyanlarını paylaşır ve yönetmene sorarlar: bu filmde bunlardan hangisini istiyorsunuz, hangisinden uzaklaşmamı istersiniz? Bir kurgucunun en değerli becerilerinden biri, kendi üslubunu bildiği için, gerektiğinde ondan bilerek ayrılabilmesidir.
Bir başka incelik, üslubun bir kurgucuyu tekrarlamaya da sürükleyebileceğinin bilinmesidir. Başarılı bir tercih, her işte aynı biçimde uygulandığında bir kalıba dönüşür ve malzemenin kendi ihtiyacını gölgeler. Üslup beyanını yeniden okumak, kurgucunun bu kalıpları yakalamasına yarar.
Yaygın yanlış"Üslubunu tanıyan kurgucu, her işte onu uygular; tutarlılık bir erdemdir."
Üslubunu tanımak, onu her yere uygulamak demek değildir. Her film kendi ritmini, kendi sessizliğini, kendi geçişlerini ister; kurgucunun üslubu bu ihtiyaçlarla örtüştüğünde bir güç, örtüşmediğinde bir yük olur. Tanınan üslup, kurgucuya ne zaman ondan vazgeçmesi gerektiğini de söyler.
Kendin dene
Aklında kalsın
Her kurgucunun, farklı yönetmenlerle ve farklı türlerde tekrar eden kararlardan oluşan bir imzası vardır; ama kurgu görünmez olduğu için bu imza ancak sayıldığında görünür. Kurgucu kendi işlerini izleyerek değil, ölçerek tanır: tepkilerin süresi, cümle sonrasındaki nefes, geçişlerin türü, sahnelerin bitiş biçimi. Ölçüm en az üç işte yapılır; üç işte tekrar eden şey, kurgucunun elidir.
Her tekrar bir seçim değildir. Kurgucu her tercihe neden diye sorar; gerekçesi olan bir seçimdir, gerekçesi olmayan bir alışkanlık olabilir. Tercihler, örnekleri ve gerekçeleriyle bir üslup beyanına yazılır, birlikte çalışılan insanların gözüyle sınanır ve her birkaç işte bir yeniden okunur. Üslubunu tanıyan kurgucu, gerektiğinde ondan bilerek ayrılabilir.
Bazı alışkanlıklar, kurgucunun hiç seçmediği, bir aracın ya da bir ekranın ona kazandırdığı şeylerdir. Koyu tenli yüzleri okunmaz gösteren bir görünüm ayarıyla yıllarca çalışmış bir kurgucu, o yüzlerden farkında olmadan daha erken kesmeyi öğrenmiş olabilir. Kurgucu tepki sürelerini oyunculara göre karşılaştırır, bir yüzü okuyamıyorsa önce onu okunur kılar ve bu denetimi üslup beyanına yazar.
Sonraki derse köprü
Saadettin'in üslup beyanı bir sayfaydı, ama yirmi yıllık işin içinden çıkmıştı. Bu akademinin son modülünde sıra sende: kendi çektiğin ya da kullanım hakkı temizlenmiş bir malzemeden kısa bir filmi, ham kurgudan teslim kopyasına kadar götüreceksin. İlk adım, bir sahne kurmadan önce gelir: hangi malzemeyle çalışacaksın, o malzemenin hakları kimde, teknik durumu ne? Bitirme projesi için malzemeyi seçip kullanım haklarını ve teknik durumunu belgelemek, M23-D01 "Proje seçimi: malzeme ve haklar" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.