İçeriğe geç

M22-D03

Yönetmenle ilişki: güven ve sınır

Yönetmenle uzun bir kurgu sürecinde güveni koruyan iletişim ilkelerini somut durumlara uygular.

Kurgu Akademisi — M22, Kurgu mesleği · 2.132 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

  • Yönetmenlik Akademisi’nde: DIR-3-09 Postprodüksiyon yönetmenliği
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yönetmen ile kurgucu arasındaki güven, aylar süren bir kurgu süresince her gün yeniden kurulur ya da aşınır. Güven küçük ve tutulmuş sözlerle birikir: söylenen sürüm hazırdır, verilen not hatırlanır, geri alınabilir denen kesme geri alınabilir. Kurgucu dürüst görüşünü söyler; itiraz etmeyen bir kurgucu, yönetmene bir yankıdan başka bir şey vermez.

Kurgucu üç sınırı korur: yalnız düşüneceği zamanı, son kararın kimde olduğunu bilen rolünü ve kurgu odasında söylenenlerin gizliliğini. Gösterim pencereleri, yönetmenin filmi bitmiş sahneler olarak, kurgucunun da denemeleri kendi zamanında yapmasını sağlar. Güven aşındığında, ayrı bir zamanda, suçlamadan yapılan bir onarım konuşması, ne olduğunu ve neyin değişeceğini konuşur.

Kurgucu bir oyuncunun en güçlü anını savunurken, yönetmenin kararına itirazla değil, kanıtla yaklaşır. Kurgu odasının günlük renginde karanlık ve çamurlu görünen koyu tenli bir yüzün yakın planı, çıkarılmadan önce referans karelere göre kısa bir düzeltmeyle yeniden gösterilir; yönetmen kararını, oyuncunun yüzünü gerçekte olduğu gibi görerek verir.

Açılış sahnesi

Keriman üç haftadır her gün sabah onda kurgu odasına geliyor ve akşam yediye dek kurgu masasının yanındaki sandalyeden kalkmıyor. İlk hafta bu, ikisi için de bir sevinçti: Keriman filmini ilk kez bir araya gelirken görüyor, Saadettin her kesmenin hemen yönetmenin gözünden geçtiğini biliyordu. Üçüncü haftada bir şey değişiyor. Saadettin bir sahneyi denemek istediğinde, Keriman'ın yüzüne bakıyor ve deneyi yapmadan bırakıyor. Keriman ise her akşam eve, filmin kötü gittiği duygusuyla dönüyor; çünkü bütün gün yarım kalmış kesmeler, denenip bırakılmış fikirler izlemiş.

Bir öğleden sonra yapımcı Saadettin'i arıyor ve filmin "gerçekte" nasıl gittiğini soruyor; Keriman'ın endişeli olduğunu duymuş. Saadettin bir an ne diyeceğini bilmiyor: dürüst olursa Keriman'ı yapımcıya karşı açık edecek, kaçamak cevap verirse yapımcıya yalan söylemiş olacak.

Bir kurgu süreci aylarca sürer ve yönetmen ile kurgucu arasındaki güven, o aylar boyunca her gün yeniden kurulur ya da aşınır. Güvenin korunması, ilişkinin sıcaklığından çok, sınırlarının açıklığına bağlıdır.

Bu derste ne olacak

Bu akademinin kurgu süreci bölümünde, yönetmen kurgusunu anlatırken bir çalışma anlaşmasının nasıl kurulduğunu görmüştük: kararların paylaşılması, çatışmaların çözülmesi, günün düzeni. O anlaşma bir sürecin başında yapılır. Bu derste o anlaşmanın aylar içinde nasıl yaşadığına bakıyoruz: güvenin nasıl biriktiğine, sınırların nasıl korunduğuna ve bir şey kırıldığında nasıl onarıldığına.

Önce güvenin küçük ve tutulmuş sözlerle nasıl biriktiğine bakacağız. Ardından kurgucunun koruması gereken sınırlara geçeceğiz: zamanın sınırı, rolün sınırı ve yönetmen ile yapımcı arasındaki gizliliğin sınırı. Son olarak güven aşındığında yapılan onarım konuşmasına bakacağız.

Saadettin ile Keriman'ın üçüncü haftanın sonunda düzenlerini yeniden kurduğunu izleyecek, bir yönetmen ile kurgucunun yıllara yayılan ortaklığından doğmuş bir filmi anacak ve yönetmenin bir yakın planı çıkarma isteğinin karşısında, kurgucunun bir oyuncunun yüzünü savunmak için kanıtla nasıl konuştuğuna bakacağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Yönetmen ile kurgucu, bir kurgu süresince, film ekibinin başka hiçbir üyesinin yaşamadığı kadar uzun ve yakın bir birliktelik yaşar. Yönetmen filminin en kırılgan hâlini kurgucuyla paylaşır: başarısız denemeleri, beklediği gibi çıkmamış sahneleri, kendi şüphelerini. Kurgucu ise yönetmenin bu kırılganlığının tanığıdır ve aynı zamanda filme dışarıdan, ilk seyirci gibi bakması gereken kişidir.

Bu iki rol arasındaki dengeyi korumak için kurgucu, yönetmenin filmi görme biçimini de düzenler. Yönetmen her kesmeyi canlı izlerse, film ona her an yarım ve kırık görünür; kurgucu da yalnız düşünecek zamanı bulamaz.

Güven bazen, en iyi düzende bile aşınır: bir söz tutulmaz, bir sahne yönetmene sorulmadan değiştirilir, bir söz yanlış kişiye ulaşır. Aşınmayı görmezden gelmek, onu büyütür.

Yaygın yanlış"İyi bir kurgucu, yönetmenin her istediğini yapar; güven, itiraz etmemekle kurulur."
Doğrusu

İtiraz etmeyen bir kurgucu, yönetmene bir ayna değil, bir yankı verir; yönetmen onun sessizliğinden, filmin iyi gittiğini mi yoksa kurgucunun vazgeçtiğini mi çıkaracağını bilemez. Güven, kurgucunun dürüst bir görüşü, yönetmenin kararına saygıyla birlikte söylemesiyle kurulur. Yönetmen bilir ki kurgucu bir şeyi beğenmediğinde söyleyecek ve beğendiğinde de bu yüzden ona inanabilir.

Mekanizma

Güvenin birikmesi

Güven, büyük jestlerle değil, küçük ve tutulmuş sözlerle birikir. Kurgucu "yarın sabah bu sahnenin iki sürümünü göstereceğim" dediğinde, yarın sabah iki sürüm hazırdır. "Bu kesmeyi geri alabiliriz" dediğinde, geri alınabilecek biçimde saklanmıştır. Yönetmenin bir önceki gün söylediği bir notu, kurgucu ertesi gün kendiliğinden hatırlar.

Güvenin bir başka kaynağı, kurgucunun yönetmenin filmini kendi filmi saymadan, yönetmenin filmi olarak savunmasıdır. Kurgucu tartıştığında, yönetmenin istediği filmi daha iyi kılmak için tartışır.

Sınırlar

Kurgucunun koruması gereken üç sınır vardır. Zamanın sınırı: kurgucunun yalnız düşüneceği, deneyeceği ve hata yapacağı saatler. Rolün sınırı: kurgucu yaratıcı kararlarda görüş bildirir, ama son kararın yönetmenin, ya da sözleşmeye göre yapımcının, olduğunu bilir ve kendi tercihini, yönetmenin bilgisi olmadan filme sokmaz. Gizliliğin sınırı: kurgu odasında söylenenler, yönetmenin şüpheleri, başarısız denemeler, yapımcı ile yönetmen arasındaki gerilimler, odanın dışına taşınmaz.

Gizliliğin sınırı en çok, yapımcı kurgucuya filmin durumunu sorduğunda sınanır. Kurgucu yapımcıya karşı dürüsttür, ama yönetmenin söylemediğini yönetmenin yerine söylemez; yapımcıyı, filmin durumunu yönetmenle birlikte konuşmaya yönlendirir.

Aşınma ve onarım

Güven aşındığında, ilk belirtiler küçüktür: yönetmen artık kurgucuya fikrini sormadan bir sahneyi yeniden düzenlemesini ister, kurgucu bir denemeyi yönetmene göstermeye çekinir, konuşmalar kısalır. Kurgucu bu belirtileri gördüğünde, bir onarım konuşması önerir. Konuşma, bir olayın kimin hatası olduğuyla değil, olayın iki tarafa nasıl geldiğiyle başlar ve bundan sonra neyin farklı yapılacağıyla biter.

Kurgu odasında

Üçüncü haftanın sonunda Saadettin, Keriman'dan bir akşam yarım saat istiyor. Kurgu odasında değil, yan odadaki küçük masada. Önce Keriman'ın akşamları eve nasıl bir duyguyla döndüğünü soruyor ve Keriman, bütün gün yarım şeyler izlemenin onu filmden umutsuz kıldığını söylüyor. Saadettin de kendi tarafını anlatıyor: deneyecekleri bir şeyi, Keriman'ın yüzünde bir hayal kırıklığı görmekten korktuğu için denemediğini.

Yeni bir düzen kuruyorlar. Keriman haftada üç gün, salı, perşembe ve cuma, öğleden sonra ikiden altıya geliyor; sabahlar ve pazartesi ile çarşamba Saadettin'in yalnız çalışma zamanı. Her gösterim penceresinde Saadettin bitmiş sahneleri gösteriyor ve tartışmalı her kesme için iki sürüm hazırlıyor. Bir kesme noktasında anlaşamadıklarında, örneğin bir tepkiyi on iki kare uzun ya da kısa tutmakta, iki sürümü de saklıyorlar ve kararı bir gün sonra, iki sürümü art arda izleyerek veriyorlar.

Yapımcının telefonu da konuşuluyor. Saadettin yapımcıya, kurgunun takvimde nerede olduğunu söylediğini, Keriman'ın endişeleri hakkında ise bunun Keriman'ın kendisinin anlatacağı bir şey olduğunu söylediğini anlatıyor. Keriman o hafta yapımcıyla, ilk kez filmin bir sürümünü birlikte izlemek için bir gün ayarlıyor.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular, yönetmenle ilişkiyi tek bir projeyle sınırlı görmez. Bir yönetmenle birden çok film yapan kurgucular, her filmin sonunda birlikte neyin iyi, neyin zor gittiğini konuşur ve bir sonraki filmin düzenini bu konuşmadan kurar. Uzun ortaklıklar, birbirinin sessizliklerini okuyabilen iki kişi yaratır; ama bu okuma, açık konuşmanın yerini almaz.

Bir başka incelik, kurgucunun kendi yorgunluğunu ve sınırlarını da yönetmesidir. Aylar süren bir kurgu sürecinde kurgucu, yönetmenin kaygısını da taşır. Bu yükü taşıyabilmesi için kendi dinlenme zamanını korur; yorgun bir kurgucu ne iyi kesebilir ne iyi itiraz edebilir.

Yaygın yanlış"Yönetmenle yakın bir ilişki, her gün birlikte olmayı gerektirir; ayrı çalışmak mesafe yaratır."
Doğrusu

Her gün birlikte olmak, yönetmeni yarım kalmış işlerin kaygısına, kurgucuyu da yalnız düşünemeyen bir çalışana dönüştürebilir. Yakınlık, birlikte geçirilen saatlerin sayısıyla değil, o saatlerin niteliğiyle kurulur. Düzenli gösterim pencereleri ve kurgucunun yalnız zamanı, yönetmenin filmi taze bir gözle görmesini ve kurgucunun ona taze bir şey göstermesini sağlar.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yönetmen ile kurgucu arasındaki güven, aylar süren bir kurgu süresince her gün yeniden kurulur ya da aşınır. Güven küçük ve tutulmuş sözlerle birikir: söylenen sürüm hazırdır, verilen not hatırlanır, geri alınabilir denen kesme geri alınabilir. Kurgucu dürüst görüşünü söyler; itiraz etmeyen bir kurgucu, yönetmene bir yankıdan başka bir şey vermez.

Kurgucu üç sınırı korur: yalnız düşüneceği zamanı, son kararın kimde olduğunu bilen rolünü ve kurgu odasında söylenenlerin gizliliğini. Gösterim pencereleri, yönetmenin filmi bitmiş sahneler olarak, kurgucunun da denemeleri kendi zamanında yapmasını sağlar. Güven aşındığında, ayrı bir zamanda, suçlamadan yapılan bir onarım konuşması, ne olduğunu ve neyin değişeceğini konuşur.

Kurgucu bir oyuncunun en güçlü anını savunurken, yönetmenin kararına itirazla değil, kanıtla yaklaşır. Kurgu odasının günlük renginde karanlık ve çamurlu görünen koyu tenli bir yüzün yakın planı, çıkarılmadan önce referans karelere göre kısa bir düzeltmeyle yeniden gösterilir; yönetmen kararını, oyuncunun yüzünü gerçekte olduğu gibi görerek verir.

Sonraki derse köprü

Kış Bahçesi'nin kurgusu ilerlerken Feraye'nin şirketinden yeni bir teklif geldi: bir belgesel dizisi, altı bölüm, iki yüz saatten fazla malzeme ve dokuz ay sonra bir teslim tarihi. Yapımcı Saadettin'den kaç haftaya ihtiyacı olduğunu, kaç asistanla çalışacağını ve bunun ne kadara mal olacağını soruyordu. Saadettin ilk kez bir kurgu süresini sezgiyle değil, hesapla vermek zorundaydı. Bir projenin kurgu süresini malzeme miktarı, biçim ve teslim tarihine göre hafta hafta hesaplamak, M22-D04 "Takvim ve bütçe: kurgu haftası hesabı" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.