İçeriğe geç

M21-D01

Çağrışımsal montaj

Anlatı bağlantısı olmayan planları çağrışım ilişkisiyle dizerek bir anlam üretir ve bu anlamı yazılı olarak açıklar.

Kurgu Akademisi — M21, Deneysel ve sanatsal kurgu · 2.092 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

  • Yönetmenlik Akademisi’nde: DIR-6-08 İleri kurgu ve yeniden yazım
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Hikâyesiz bir kurguda planları bir arada tutan, aralarındaki çağrışımlardır: biçim, hareket, madde, renk ya da ses benzerlikleri ve karşıtlıkları. Kurgucu her iki plan arasındaki köprüyü adlandırır ve planı, köprünün okunacağı kadar uzun tutar. Çağrışımsal montaj, entelektüel kurgudan farklı olarak belirli bir kavramı dayatmaz, ama rastlantı da değildir.

Çağrışımlar bir zincir kurar ve zincir bir yapıya kavuşur: bir dönüşüm, bir yoğunlaşma, bir son. Bir planın başta ve sonda yeniden görünmesi, aradaki bütün yolu tek bir ana bağlayan bir yankı kurar. Kurgucu ne kurduğunu bir sanatçı metniyle yazar ve parçayı, metni okumamış izleyicilere izletip okumalarıyla karşılaştırarak sınar.

Çağrışım, kurgucunun istemediği anlamları da kurabilir; özellikle insan yüzleri maddelerle, ışıkla ve karanlıkla eşleştiğinde, seyircinin önyargıları devreye girer. Koyu tenli bir yüzü kirle, açık tenli bir yüzü temizlikle eşleyen bir art ardalık, istenmeden kurulmuş olsa da düzeltilir. Kurgucu bütün yüzleri aynı türden köprülerle bağlar ve bunu sanatçı metninde de söyler.

Açılış sahnesi

Saadettin kooperatif belgeselinin kullanılmamış görüntülerinden kırk iki planı bir klasöre topluyor ve onları art arda dizmeye çalışıyor. İlk denemede elinden çıkan şey, bir hikâye: sabah, sağım, sütün taşınması, öğle, akşam, ahırın kapısının kapanması. Planlar güzel ve sıralı, ama galerinin küratörü Nesrin izledikten sonra şunu söylüyor: "Bu, belgeselin kısa bir özeti. Ben bir gün değil, bir düşünce görmek istiyorum."

İkinci denemede Saadettin sırayı bırakıyor ve planları bir başka ilkeyle dizmeye çalışıyor; ama ilkenin ne olduğunu kendisi de bilmiyor. Bir kova dolusu süt, bir kadının elleri, kar altında bir bahçe, boş bir ahır, bir bebeğin yumruğu. Planlar bir şey söylüyor gibi, ama ne söylediklerini sorduğunda cevap veremiyor.

Hikâyesiz bir kurguda planları bir arada tutan, aralarındaki çağrışımlardır. Ama çağrışım da bir yapıdır; rastlantı değildir. Kurgucu onu kurar, sınar ve ne kurduğunu bir cümleyle söyleyebilmelidir.

Bu derste ne olacak

Bu akademinin neredeyse bütün dersleri, kurgunun bir hikâyeye hizmet ettiğini varsaydı: sahnelerin sırası, karakterlerin yolculuğu, seyircinin merakı. Bu dersle birlikte deneysel ve sanatsal kurgu modülüne giriyoruz; burada kurgu, bir hikâyeye değil, bir çağrışıma, bir ritme ya da bir düşünceye hizmet eder.

Önce çağrışımın iki plan arasında nasıl kurulduğuna, hangi benzerliklerin ve karşıtlıkların bir anlam doğurduğuna bakacağız. Ardından çağrışımların bir zincire nasıl dönüştüğüne ve hikâyesiz bir parçanın nasıl bir yapı kazandığına geçeceğiz. Son olarak kurgucunun kurduğu anlamı yazılı olarak açıklamasının neden işin bir parçası olduğuna bakacağız.

Saadettin'in beş dakikalık galeri parçasını kurduğunu izleyecek, planları birbirinden uzakta yankılandırarak anlam kuran bir yönetmenin kısa filmini anacak ve çağrışımın, kurgucunun istemediği ve ten rengine dayanan bir anlamı da kurabileceğine ve bunun nasıl sınanacağına bakacağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

İki plan art arda geldiğinde seyirci aralarında bir ilişki arar. Sovyet montajı modülünde gördüğümüz Kuleşov etkisi bunun en bilinen örneğidir: aynı yüz, kendisinden sonra gelen görüntüye göre farklı bir duygu taşıyor gibi görünür. Anlatı kurgusunda bu ilişki çoğu zaman bir hikâye ilişkisidir: biri bakar, öteki görülür. Hikâye yoksa, seyirci başka bir ilişki arar.

Çağrışım açık uçludur, ama sınırsız değildir. Kurgucu planları rastgele dizerse, seyirci ya hiçbir ilişki bulamaz ya da kurgucunun hiç düşünmediği ilişkiler bulur. Kurgucu bu yüzden hangi çağrışımı kurmak istediğini bilir ve onu yazıya geçirir.

Yaygın yanlış"Çağrışımsal kurgu, hissettiğin gibi kesmektir; açıklanması gerekmez, açıklanırsa büyüsü bozulur."
Doğrusu

Çağrışımsal kurgu sezgiyle başlar, ama sezgiyle bitmez. Kurgucu hissettiği bir bağlantıyı adlandırabilmeli, onu sınayabilmeli ve gerektiğinde değiştirebilmelidir. Açıklama, eserin anlamını kapatmaz; kurgucunun ne denediğini bilmesini ve başkalarının, ondan başka bir şey görüyorsa, bunun bir seçim mi yoksa bir kaza mı olduğunu anlamasını sağlar.

Mekanizma

İki plan arasındaki köprü

Kurgucu iki planı art arda koymadan önce aralarındaki köprüyü adlandırır. Köprü bir biçim olabilir: bir kovanın yuvarlak ağzı ve dolunay. Bir hareket: bir elin aşağı inmesi ve bir dalın kırılıp düşmesi. Bir madde: süt ve kar. Bir karşıtlık: dolu bir kova ve boş bir ahır. Köprüsü adlandırılabilen bir kesme, seyirci tarafından da okunabilir.

Köprünün okunması için planın yeterince uzun kalması gerekir. Çok kısa bir plan, seyircinin onu tanımasına izin vermez ve çağrışım kurulmadan geçer. Çok uzun bir plan, çağrışımı sulandırır ve seyirciyi planın içinde bir hikâye aramaya iter.

Zincir ve yapı

Bir çağrışımsal parça, iki planlık köprülerden oluşan bir zincirdir; ama yalnızca bir zincir değildir. Hikâyesiz bir parçanın da bir başı, bir yoğunlaşması ve bir sonu vardır. Kurgucu bu yapıyı çoğu zaman bir dönüşümle kurar: bir maddeden ötekine, bir mevsimden ötekine, bir duygudan ötekine.

Zincirin bir başka aracı, yankıdır: bir plan ya da bir hareket, parçanın başında bir kez görünür ve çok sonra, başka bir bağlamda yeniden görünür. Seyirci ikinci görünüşte ilkini hatırlar ve iki an arasında, aradaki bütün planları kapsayan bir köprü kurulur.

Anlamı yazmak ve sınamak

Kurgucu parçayı bitirdiğinde, ne kurduğunu birkaç cümleyle yazar: hangi malzeme, hangi çağrışımlar, hangi dönüşüm. Sonra parçayı, metni okumamış birkaç kişiye izletir ve onlara ne gördüklerini sorar. Cevaplar metinle örtüşüyorsa çağrışımlar okunuyordur. Örtüşmüyorsa, iki olasılık vardır: seyirci kurgucunun istemediği ama zengin bir anlam bulmuştur, ya da kurgucunun istemediği ve kabul edemeyeceği bir anlam. İlki bir armağan olabilir; ikincisi bir düzeltme gerektirir.

Kurgu odasında

Saadettin kırk iki planı yeniden izliyor ve bu kez her plan için bir kelime yazıyor: süt, el, beyaz, kap, boş, kış, sıcaklık, nefes. Kelimeler planlar arasındaki köprüleri gösteriyor. Parçanın düşüncesini bir cümleyle yazıyor: sütün beyazlığından karın beyazlığına, dolu kaplardan boş ahırlara, bir kooperatifin bir kış boyunca dağılıp ellerle yeniden toplanması.

Parçayı beş dakika, yedi bin iki yüz kare olarak üç hareketle kuruyor. Birinci hareket, doluluk: süt kovalara dökülüyor, eller çalışıyor, nefesler soğukta buhar oluyor. İkinci hareket, boşalma: bir kovanın yuvarlak ağzından, aynı büyüklükte, ahırın tavanındaki yuvarlak bir deliğe kesiyor; delikten kar düşüyor, ahır boş. Üçüncü hareket, yeniden dolma: kar eriyor, eller yeniden kova taşıyor. Parçanın ilk planında görünen ve sütü kovaya döken eller, son planda başka bir kovaya, bu kez bir başkasının elleriyle birlikte süt döküyor; ilk planın yankısı, parçayı kapatıyor.

Her köprünün okunabilmesi için planları en az kırk sekiz kare, iki saniye tutuyor; biçim eşleşmelerinde, kova ağzından tavan deliğine geçişte olduğu gibi, iki yuvarlağın kadrajda aynı yere ve aynı büyüklüğe düştüğü kareyi seçiyor. Parçayla birlikte galeriye yüz elli kelimelik bir sanatçı metni gidiyor.

Usta katmanı

Deneyimli deneysel kurgucular, malzemeyi önce hiçbir sıra düşünmeden izler ve her planın yanına, planın kendisinde gördükleri en güçlü niteliği yazar: bir şekil, bir hareket yönü, bir doku, bir renk. Bu liste, çağrışımların hammaddesidir. Kurgu, bu niteliklerin arasındaki köprüleri aramakla başlar; hikâye aramakla değil.

Bir başka incelik, çağrışımsal bir parçanın sesinin de bir köprü olabileceğinin bilinmesidir. Bir planın sesi bir sonraki plana taşınabilir, bir ses başka bir görüntüye eşlik edebilir: süt kovasına düşen damlaların sesi, eriyen karın damlayan sesine dönüşür. Ses, iki görüntü arasında görüntünün kuramadığı bir benzerliği kurar.

Yaygın yanlış"Çağrışımsal kurguda anlamı seyirci kurar; kurgucu, seyircinin bulduğu anlamdan sorumlu değildir."
Doğrusu

Seyirci anlamı kurar, ama kurgucunun ona verdiği malzemeyle kurar. Kurgucu, seyircinin hangi çağrışımlara açık olduğunu, hangi görüntü eşleşmelerinin yerleşik önyargıları çağırdığını bilmek ve sınamakla yükümlüdür. Bir çağrışımın istemeden kurulmuş olması, onu yayımlamanın bir mazereti değil, onu düzeltmenin bir nedenidir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Hikâyesiz bir kurguda planları bir arada tutan, aralarındaki çağrışımlardır: biçim, hareket, madde, renk ya da ses benzerlikleri ve karşıtlıkları. Kurgucu her iki plan arasındaki köprüyü adlandırır ve planı, köprünün okunacağı kadar uzun tutar. Çağrışımsal montaj, entelektüel kurgudan farklı olarak belirli bir kavramı dayatmaz, ama rastlantı da değildir.

Çağrışımlar bir zincir kurar ve zincir bir yapıya kavuşur: bir dönüşüm, bir yoğunlaşma, bir son. Bir planın başta ve sonda yeniden görünmesi, aradaki bütün yolu tek bir ana bağlayan bir yankı kurar. Kurgucu ne kurduğunu bir sanatçı metniyle yazar ve parçayı, metni okumamış izleyicilere izletip okumalarıyla karşılaştırarak sınar.

Çağrışım, kurgucunun istemediği anlamları da kurabilir; özellikle insan yüzleri maddelerle, ışıkla ve karanlıkla eşleştiğinde, seyircinin önyargıları devreye girer. Koyu tenli bir yüzü kirle, açık tenli bir yüzü temizlikle eşleyen bir art ardalık, istenmeden kurulmuş olsa da düzeltilir. Kurgucu bütün yüzleri aynı türden köprülerle bağlar ve bunu sanatçı metninde de söyler.

Sonraki derse köprü

Galeri parçası açıldıktan sonra Helin, aynı malzemeden ikinci bir parça önerdi: bu kez anlamla değil, yalnızca görüntünün kendisiyle oynayan bir parça. Kova ağzından tavan deliğine geçen kesme, ziyaretçilerin en çok konuştuğu an olmuştu; Helin bütün bir parçanın bu tür geçişlerle, şekiller, renkler ve hareket yönleri üzerinden kurulmasını istiyordu. Planları biçim, renk ve hareket benzerliğiyle bağlayan bir grafik kurgu dizisi kurmak, M21-D02 "Ritmik ve grafik kurgu" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.