İçeriğe geç

M16-D04

Senkron: zaman kodu, klaket, dalga formu

Görüntü ile sesi zaman kodu, klaket ya da dalga formu ile senkronlayıp senkron kaymasını tespit eder.

Kurgu Akademisi — M16, Medya yönetimi ve iş akışı · 2.219 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çoğu çekimde görüntü ve ses ayrı cihazlarla kaydedilir ve kurgucu her çekimi eşler. Zaman kodu en hızlı, klaket en güvenilir, dalga formu en kurtarıcı yöntemdir; her biri ancak koşulları sağlanmışsa işe yarar. Klaket unutulmuşsa kuyruk vuruşuna, o da yoksa dalga formuna ya da görüntüdeki net bir ses olayına bakılır.

Senkron kurulduktan sonra da kayabilir: bir cihazın saati kayar, bir dosya yanlış kare hızıyla açılır, bir ses parçası yanlışlıkla kaydırılır. Ses görüntüden önce geldiğinde kayma daha kolay fark edilir; saniyede yirmi dört karelik bir filmde bir kare bile dikkat çekebilir. Senkron, dudakların kapandığı seslerde, çekimin başında ve sonunda sınanır.

Senkron, bir sahnedeki her konuşmacının dudaklarında ayrı ayrı sınanır. Karanlık bir sahnede bir oyuncunun dudakları zor seçiliyorsa ve sınama yalnızca görünen yüzde yapılırsa, öbür oyuncunun ayrı kanalda kaymış sesi gözden kaçabilir; görüntüyü yalnızca sınama için geçici olarak aydınlatmak, her yüzün sesini doğrular.

Açılış sahnesi

Keriman'ın kısa filminin ilk iki çekim gününde kamera ile ses kayıt cihazının zaman kodları eşlenmemişti. Ses kayıt cihazı kendi saatini, kamera kendi saatini yazmıştı; ikisi arasında üç saat yedi dakikalık bir fark vardı ve bu fark her çekimde biraz değişiyordu. Kurgu yazılımı görüntüyü ve sesi zaman koduna göre eşleştirmeye çalıştığında, hiçbir şey eşleşmedi.

Saadettin iki günün yirmi üç çekimini tek tek eşlemeye başlıyor. Her çekimin başında, ikinci kamera asistanı kameranın önünde bir klaket tutmuş, sahne ve çekim numarasını söylemiş ve klaketin kolunu kapatmış. Saadettin görüntüde kolun tahtaya değdiği kareyi, seste vuruşun keskin tepesini buluyor ve ikisini aynı kareye getiriyor.

Yirmi ikinci çekimde klaket yok. Asistan, oyuncu hazır olduğu için klaketi unutmuş ve çekim doğrudan oyuncunun ilk cümlesiyle başlamış. Saadettin önce bir boşluk duyuyor, sonra bir çözüm arıyor.

Bu derste ne olacak

Bu akademide senkronla birkaç kez karşılaştık. Çok kameralı aksiyon malzemesini kurgularken senkron noktasını, çok kameralı düzenleme dersinde zaman kodu eşlemeyi ve dalga biçimiyle senkronu, ses dersinde senkron bipini gördük. Bu ders, bunları kurgucunun her gün karşılaştığı en temel senkron işine, ayrı kaydedilmiş görüntü ile sesin birleştirilmesine uyguluyor ve senkronun bozulduğunu fark etmenin yollarını ekliyor.

Önce görüntü ile sesin neden ayrı kaydedildiğine bakacağız. Ardından üç senkron yöntemini, zaman kodunu, klaketi ve dalga formunu, hangi durumda hangisinin kullanılacağıyla birlikte ele alacağız. En sonda senkron kaymasını, bir kaymanın kaç karede fark edildiğini ve kurgu sırasında nasıl tespit edildiğini göreceğiz.

Saadettin'in yirmi üç çekimi eşlemesini ve klaketsiz çekimi kurtarmasını izleyecek, sesli sinemaya geçişin senkron sıkıntılarını bir komedinin merkezine koyan bir müzikali anacak ve bir sahnede senkronun yalnızca bir oyuncunun dudaklarında sınanmasının, öbür oyuncunun kaymış sesini nasıl gözden kaçırdığını göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Sinema çekimlerinin çoğunda görüntü ve ses ayrı cihazlarla kaydedilir. Kamera görüntüyü, ses kayıt cihazı ise boom ve yaka mikrofonlarının sesini, her birini ayrı bir kanalda, kameranın kendi mikrofonundan çok daha yüksek kalitede kaydeder. Kamera da çoğu zaman bir ses kaydeder, ama bu ses yalnızca bir başvuru içindir.

Görüntü ile sesin birbirine eşlenmesi, ikisinin aynı anda başladığı bir noktanın bulunmasıyla yapılır. Bu nokta zaman kodu olabilir, bir klaketin vuruşu olabilir ya da iki kaydın ortak sesi.

Senkron bir kez kurulduktan sonra da bozulabilir. Bir cihazın saati öbüründen biraz farklı çalışabilir, bir dosya kare hızı yanlış okunarak açılabilir, kurgucu bir ses parçasını yanlışlıkla bir kare kaydırabilir.

Yaygın yanlış"Kurgu yazılımı senkronu otomatik kurar; kurgucunun kontrol etmesine gerek yoktur."
Doğrusu

Kurgu yazılımları zaman koduna ya da sese bakarak senkronu otomatik kurabilir, ama yazılım yanılır: eşlenmemiş zaman kodları, gürültülü bir ses, iki benzer vuruş, yazılımı yanlış bir noktaya götürebilir. Kurgucu otomatik kurulmuş her senkronu, en azından her çekimin ilk ve son cümlesinde, konuşanın dudaklarına bakarak sınar.

Mekanizma

Üç yöntem

Zaman kodu en hızlı yöntemdir. Kamera ile ses kayıt cihazının zaman kodları çekimden önce eşlenmişse, kurgu yazılımı yüzlerce çekimin görüntüsünü ve sesini birkaç dakikada eşleştirir. Ama zaman kodu ancak eşlenmişse ve gün boyunca kaymamışsa güvenilirdir.

Klaket en eski ve en güvenilir yöntemdir. Klaketin kolu kapandığında, görüntüde kolun tahtaya değdiği bir kare, seste keskin bir vuruş oluşur. Kurgucu bu kareyi ve bu vuruşu aynı noktaya getirir. Klaketin üzerinde, sahne ve çekim numarasının yanında, bazen ses cihazının zaman kodunu gösteren bir ekran da bulunur; bu klaketler zaman koduna bir görsel kanıt ekler.

Dalga formu yöntemi, kameranın kendi kaydettiği başvuru sesini, ses kayıt cihazının sesiyle karşılaştırır. İki seste aynı konuşma, aynı ses olayları bulunduğu için, yazılım ikisini üst üste getirerek senkronu kurar. Klaketin unutulduğu ya da zaman kodunun bulunmadığı çekimlerde kurtarıcıdır; ama kameranın başvuru sesi çok gürültülüyse ya da hiç kaydedilmemişse işe yaramaz.

Klaketsiz bir çekimi kurtarmak

Bir çekimin başında klaket unutulmuşsa, kurgucunun ilk bakacağı yer çekimin sonudur. Pek çok çekimde klaket unutulduğunda, çekimin sonunda ters tutulmuş bir klaketle bir kuyruk vuruşu yapılır. Kuyruk vuruşu yoksa dalga formuna, o da yoksa görüntüdeki net bir ses olayına bakılır: bir kapının kapanması, bir el çırpılması, bir bardağın masaya konması.

Kaymayı yakalamak

Bir kaymanın kaç karede fark edileceği, kaymanın yönüne bağlıdır. Yayın standartları üzerine yapılmış çalışmalar, sesin görüntüden önce gelmesinin, sonra gelmesine göre çok daha kolay fark edildiğini gösterir: gündelik hayatta ses ışıktan yavaş yol aldığı için, kulak sesin biraz geç gelmesine alışkındır, ama erken gelmesine değil. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin yayın için önerisi, sesin görüntüden yaklaşık kırk beş milisaniye önce gelmesinin fark edilmeye başlandığını, sonra gelmesinde ise bu eşiğin yüz yirmi beş milisaniye civarında olduğunu belirtir. Saniyede yirmi dört karelik bir filmde bu, sesin yaklaşık bir kare önce gelmesinin fark edilebileceği, üç kare geç gelmesinin ise fark edilmeye başlandığı anlamına gelir.

Kurgucu kaymayı yakalamak için her çekimin ilk ve son cümlesinde, kurgunun da çeşitli noktalarında, konuşmacıların dudaklarına bakar. En güvenilir anlar, dudakların kapandığı seslerdir: "b", "p" ve "m" sesleri, dudakların birbirine değdiği bir karede başlar ve seste keskin bir başlangıç oluşturur.

Kurgu odasında

Saadettin ilk iki günün yirmi üç çekiminin yirmi ikisini klaketle eşliyor. Her birinde, görüntüde klaketin kolunun tahtaya değdiği ilk kareyi, seste vuruşun tepe noktasını buluyor ve ses parçasını, vuruşun tepesi o karenin başına gelecek biçimde kaydırıyor. Eşledikten sonra her çekimin ilk cümlesini ve son cümlesini, dudakların kapandığı bir seste kontrol ediyor.

Yirmi ikinci çekim, klaketsiz çekim. Saadettin önce çekimin sonuna bakıyor; kuyruk vuruşu da yok. Kameranın kendi mikrofonu ise kayıttaymış, kurgu odasının hoparlörlerinden kısık ama anlaşılır bir ses geliyor. Dalga formu yöntemini deniyor ve yazılım çekimi eşliyor. Saadettin sonucu yine dudaklarda kontrol ediyor; oyuncunun ilk cümlesinin "Bu" kelimesinde dudaklar on ikinci karede kapanıyor, "b" sesi on ikinci karede başlıyor.

Çekimin üçüncü gününden itibaren kamera ile ses cihazı ortak saatle çalışıyor; yazılım çekimleri kendisi eşliyor. Ama beşinci günün son çekimlerinde, ses yavaş yavaş görüntünün gerisinde kalıyor. Saadettin günün ilk ve son çekimlerinin kuyruk vuruşlarına bakıyor: sabah senkron kusursuz, akşamın son çekiminde ses iki kare geride. Ses kayıt cihazı öğle arasında kapatılıp açılmış ve zaman kodu yeniden eşlenmemiş; cihazın iç saati öğleden sonra yavaş yavaş kaymış.

Saadettin öğleden sonranın on dört çekimini, her birinin kendi klaketine göre yeniden eşliyor; zaman koduna değil, klaketin vuruşuna güveniyor. Kayma her çekimde biraz farklı: ilk çekimlerde sıfır, son çekimlerde iki kare. Ses ekibine bir not düşüyor ve yapım ekibine, bundan sonraki her çekim gününde, öğle arasından sonra zaman kodunun yeniden eşlenmesini bir kural olarak ekletiyor.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular senkronu, kurgunun başında bir kez kurulup unutulan bir şey olarak görmez; kurgu boyunca izler. Bir kesmeyi yaparken, bir ses parçasını kaydırırken, bir sahneyi başka bir sekansa taşırken, senkronun bozulabileceğini bilir. Pek çok kurgu yazılımı, görüntüsünden ayrılmış ses parçalarının yanında, kaç kare kaydığını gösteren küçük bir sayı gösterir; deneyimli kurgucular bu sayılara sürekli göz atar.

Bir başka incelik, senkronun bilerek bozulmasıdır. Kurgucu bir oyuncunun cümlesini başka bir çekimden alabilir, bir tepkinin üzerine başka bir anın sesini koyabilir. Bu durumlarda senkron artık kaydedilmiş gerçeklikle değil, kurgucunun kurduğu yeni gerçeklikle ilgilidir; kurgucu yine de dudaklara bakar ve sesin, görüntüdeki ağzın hareketine inandırıcı biçimde oturduğundan emin olur.

Yaygın yanlış"Bir kare kayma fark edilmez."
Doğrusu

Bir karelik bir kayma, yönüne ve sahneye göre fark edilebilir. Ses görüntüden önce geldiğinde, bir kare bile bazı izleyicilerin dikkatini çekebilir; dudakların kapandığı seslerde ve yakın planlarda kayma daha kolay görünür. Kurgucu bir karelik kaymayı da düzeltir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Çoğu çekimde görüntü ve ses ayrı cihazlarla kaydedilir ve kurgucu her çekimi eşler. Zaman kodu en hızlı, klaket en güvenilir, dalga formu en kurtarıcı yöntemdir; her biri ancak koşulları sağlanmışsa işe yarar. Klaket unutulmuşsa kuyruk vuruşuna, o da yoksa dalga formuna ya da görüntüdeki net bir ses olayına bakılır.

Senkron kurulduktan sonra da kayabilir: bir cihazın saati kayar, bir dosya yanlış kare hızıyla açılır, bir ses parçası yanlışlıkla kaydırılır. Ses görüntüden önce geldiğinde kayma daha kolay fark edilir; saniyede yirmi dört karelik bir filmde bir kare bile dikkat çekebilir. Senkron, dudakların kapandığı seslerde, çekimin başında ve sonunda sınanır.

Senkron, bir sahnedeki her konuşmacının dudaklarında ayrı ayrı sınanır. Karanlık bir sahnede bir oyuncunun dudakları zor seçiliyorsa ve sınama yalnızca görünen yüzde yapılırsa, öbür oyuncunun ayrı kanalda kaymış sesi gözden kaçabilir; görüntüyü yalnızca sınama için geçici olarak aydınlatmak, her yüzün sesini doğrular.

Sonraki derse köprü

Keriman'ın kısa filminin dosyaları, çekimin sonunda dört farklı kişinin, dört farklı adlandırma alışkanlığıyla eklediği notlar taşıyordu. Kamera asistanı çekimleri bir biçimde, ses kaydı yapan kişi başka bir biçimde, DIT bir üçüncü biçimde adlandırmıştı; aynı çekimin görüntüsü ve sesi üç farklı adla duruyordu. Sahne, plan ve take bilgisini taşıyan bir adlandırma ve meta veri düzeni kurmak, M16-D05 "Meta veri ve adlandırma" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.