M16-D01
Codec ve format: kurgucunun bakışı
Kayıt formatlarının kurgu performansı, kalite ve depolama üzerindeki etkisini karşılaştırır.
Kurgu Akademisi — M16, Medya yönetimi ve iş akışı · 2.270 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir kayıt biçimini kurgucunun gözünden üç soru belirler: yazılımda akıcı oynar mı, kaliteye ne kadar dayanır, diskte ne kadar yer tutar? Codec görüntünün nasıl sıkıştırıldığını, kap dosyanın biçimini söyler. Uzun GOP sıkıştırma dosyaları küçültür, ama kurguda ağır çalışır; her kareyi ayrı sıkıştıran codec'ler büyük, ama akıcıdır. Dosyanın boyutu değil, sıkıştırmanın türü akıcılığı belirler.
Bit derinliği ve renk alt örneklemesi bir codec'in ne kadar renk bilgisi sakladığını gösterir ve görüntünün renk düzeltmeye ne kadar dayanacağını belirler. Kalite çekimde belirlenir; bir dosyayı daha iyi bir codec'e çevirmek onu akıcı yapar, ama atılmış bilgiyi geri getirmez. Değişken kare hızlı kayıtlar, sabit kare hızına çevrilmeden senkronda kalmayabilir.
Düşük bit derinliği ve güçlü sıkıştırma, koyu tenlerin gölgelerinde daha çok iz bırakır: koyu tonların kullanabileceği değerler zaten azdır ve aydınlatıldıklarında eksik basamaklar görünür. Bu, bir estetik tercih değil, katılımcıların yüzlerinin doğru görünmesi için çekimden önce konuşulması gereken bir teknik koşuldur.
Açılış sahnesi
Söyleşiyi çeken üç kameranın her biri kendi kayıt biçimini kullanmıştı. A kamerasının dosyaları büyüktü; doksan iki dakikalık kayıt neredeyse yüz gigabayt tutuyordu. B kamerasının dosyaları onun yarısı kadardı. C kamerası, bir telefondu; doksan iki dakikası otuz dört gigabayta sığmıştı.
Saadettin çok kameralı klibi oynattığında, A ile B akıcı oynuyor, C ise takılıyordu. Klibi durdurup bir kare ileri gittiğinde, C'nin penceresi bir an griye dönüyor, sonra görüntü geliyordu. Bilgisayar, en küçük dosyayı oynatmakta en çok zorlanıyordu.
Saadettin bunun nedenini bir süre düşünüyor. Küçük dosyanın daha kolay oynaması gerekmez mi? Gerekmez. Küçük dosya, küçük olmak için yazılıma başka bir yük yüklemişti: her kareyi göstermek için, önce başka karelerden hesaplaması gereken bir yük.
Bu derste ne olacak
Bu ders, beşinci bölümün ikinci modülünü açıyor: medya yönetimi ve iş akışı. Önceki modülde kurgu yazılımının içine baktık; bu modülde yazılıma giren malzemenin kendisine bakıyoruz. Malzeme hangi biçimde gelir, nasıl alınır ve yedeklenir, nasıl hafifletilir, nasıl çevrilir? Modülün ilk dersi, kayıt biçimlerini kurgucunun gözünden ele alıyor.
Bir kurgucunun bir kayıt biçimi hakkında bilmesi gereken üç soru var: bu biçim yazılımımda akıcı oynar mı, görüntü kalitesine ne kadar dayanır ve diskte ne kadar yer tutar? Bu üç soru birbirine bağlıdır ve biri iyileştiğinde öbürü çoğu zaman kötüleşir. Kurgucunun işi, her proje için bu üçü arasında bir denge bulmaktır.
Saadettin'in takılan C kamerasını çözmesini izleyecek, büyük bölümü tüketici sınıfı dijital video kameralarıyla çekilmiş bir korku filmini anacak ve bir kayıt biçiminin renk bilgisini nasıl sakladığının, koyu tenlerin gölgelerinde neden daha çok iz bıraktığını göreceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir kameranın kaydettiği görüntü, sıkıştırılmadan saklansaydı çok büyük yer tutardı. Bu yüzden kameralar görüntüyü kaydederken sıkıştırır: görüntünün bazı bilgilerini, gözün zor seçtiklerini, atar ya da daha az yer tutacak biçimde yazar. Bu sıkıştırmayı yapan yöntemin adı codec'tir; sıkıştırılmış görüntünün sesle ve başka bilgilerle birlikte içine konduğu dosyanın biçimi ise kaptır.
Sıkıştırma yöntemlerinin en önemli farkı, kareleri tek tek mi, yoksa birbirine bağlı olarak mı sıkıştırdıklarıdır. Bazı codec'ler her kareyi ayrı ayrı sıkıştırır; yazılım herhangi bir kareyi göstermek için yalnızca o kareyi açar. Bazıları ise yalnızca belirli aralıklarla tam bir kare kaydeder ve aradaki kareleri, bu tam karelerden farkları olarak yazar.
Telefonların ve pek çok tüketici kamerasının kaydettiği dosyalar uzun GOP sıkıştırmayla yazılır. Kurgu için tasarlanmış codec'ler ise genellikle her kareyi ayrı sıkıştırır; dosyaları daha büyüktür, ama yazılım onları hafifçe oynatır.
Yaygın yanlış"Küçük dosya, kurgu yazılımında daha akıcı oynar."
Dosyanın küçüklüğü, sıkıştırmanın gücünden gelir ve güçlü sıkıştırma, oynatırken daha çok hesaplama gerektirir. Uzun GOP sıkıştırılmış küçük bir dosya, her kareyi ayrı sıkıştıran büyük bir dosyadan daha ağır oynayabilir. Kurgu yazılımında akıcılığı belirleyen, dosyanın boyutu değil, sıkıştırmanın türüdür.
Mekanizma
Performans: yazılım ne kadar hesaplıyor
Kurgu yazılımı bir dosyayı oynatırken her kareyi açmak zorundadır. Her kareyi ayrı sıkıştırılmış bir dosyada bu iş basittir. Uzun GOP bir dosyada ise yazılım, bir kareyi göstermek için en yakın tam kareye geri gider ve oradan istenen kareye kadar her farkı hesaplar. İleri oynatmada bu hesap sürekli akar; ama kurgucu geri oynattığında, kare kare ilerlediğinde ya da bir kesmeye atladığında, yazılım her seferinde bu hesabı baştan yapar.
Bu yüzden pek çok kurgucu, uzun GOP dosyalarla çalışmak yerine onları kurgu için tasarlanmış bir codec'e çevirir ya da bir sonraki derslerde göreceğimiz hafif çalışma kopyaları üretir.
Kalite: ne kadar bilgi saklanıyor
Sıkıştırma görüntüden bilgi atar ve bu bilgi bir kez atıldığında geri gelmez. Kurgucunun bunu en çok hissettiği yer renk düzeltmedir: renk ekibi bir görüntüyü aydınlattığında, kararttığında ya da renklerini değiştirdiğinde, sıkıştırmanın attığı bilgi eksikliği görünür hâle gelir. Gökyüzünde basamaklar, gölgelerde bloklar, kenarlarda renk taşmaları belirir.
Bir codec'in ne kadar bilgi sakladığını belirleyen iki ölçü vardır. Biri, her bir renk değerinin kaç basamakla yazıldığıdır. Öbürü, görüntünün renk bilgisinin parlaklık bilgisine göre ne kadar seyreltildiğidir.
Depolama: ne kadar yer tutuyor
Bir codec'in diskte ne kadar yer tuttuğu, saniyede kaç megabit veri yazdığıyla, bit hızıyla ölçülür. Kurgucu bir projenin depolama ihtiyacını hesaplarken, her kameranın bit hızını, çekilen toplam süreyi ve yedeklerin sayısını çarpar. Bir sonraki derste göreceğimiz yedekleme düzeni, bu sayıyı en az ikiyle, çoğu zaman üçle çarpar.
Depolama yalnızca bir maliyet değil, bir zaman sorunudur da: büyük dosyalar daha uzun sürede kopyalanır, daha uzun sürede yedeklenir, ağ üzerinden daha yavaş paylaşılır. Bir kurgucunun her gün yüzlerce gigabayt yeni malzeme aldığı bir yapımda, dosyaların büyüklüğü günün takvimini belirler.
Kurgu odasında
Saadettin üç kameranın dosyalarını açıp her birinin özelliklerine bakıyor. A kamerası kurgu için tasarlanmış, her kareyi ayrı sıkıştıran on bitlik bir codec kullanmış; doksan iki dakika, yüz bir gigabayt. B kamerası uzun GOP ama on bitlik bir codec kullanmış; elli gigabayt. C kamerası, telefon: uzun GOP, sekiz bit, 4:2:0 renk alt örneklemesi, saniyede elli megabit; doksan iki dakika, otuz dört gigabayt.
Bir şey daha görüyor: telefonun kaydı değişken kare hızıyla yapılmış. Telefon, ışık azaldığında ya da işlemcisi yorulduğunda saniyedeki kare sayısını kendiliğinden biraz değiştirmiş. Çok kameralı düzenleme dersinde C kamerasının söyleşi boyunca yavaş yavaş kaydığını görmüş, kaymayı kameranın saatine bağlamış ve kaydı bölerek düzeltmişti. Şimdi kaymanın asıl nedenini anlıyor.
Saadettin C kamerasının kaydını, kurgu için tasarlanmış, her kareyi ayrı sıkıştıran ve kare hızı sabit, projeninkiyle aynı olan bir kayda çeviriyor. Dosya otuz dört gigabayttan yüz bir gigabayta çıkıyor; diskte üç katı yer tutuyor. Ama çok kameralı klibi yeniden kurduğunda üç kamera da akıcı oynuyor, C kamerası artık takılmıyor ve kaydı bölmeye gerek kalmıyor: tek bir senkron noktası, doksan iki dakika boyunca tutuyor.
Son bir not düşüyor: çevirme, telefonun attığı bilgiyi geri getirmedi. C kamerası hâlâ sekiz bit, hâlâ 4:2:0 renk bilgisi taşıyor; çevirme yalnızca yazılımın onu oynatmasını kolaylaştırdı. Renk ekibine giden devir notunda, C kamerasının planlarının diğer iki kameraya göre renk düzeltmeye daha az dayanacağını, bu planlarda Keriman'ın yüzünün aşırı işlenmemesini yazıyor.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular bir yapımın codec kararına çekimden önce katılır. Görüntü yönetmeni kameranın kayıt biçimini görüntü kalitesine göre seçer; kurgucu ise bu seçimin kurgu odasındaki sonuçlarını, akıcılığı, depolamayı, çevirme ihtiyacını ve renk ekibine devri, önceden hesaplar. İki gözün birlikte verdiği bir karar, kurgu odasında haftalar kazandırabilir.
Bir başka incelik, bir codec'in kurguda nasıl görüneceği ile teslimde nasıl görüneceğinin farklı sorular olmasıdır. Bir film, çekimde yüksek kaliteli bir biçimde kaydedilir, kurguda hafif bir biçimde işlenir, teslimde ise yayıncının istediği başka bir biçime çevrilir. Kurgucu her aşamada hangi biçimin kullanıldığını ve bir biçimden öbürüne geçerken neyin kaybolabileceğini bilir.
Yaygın yanlış"Bir dosyayı daha yüksek kaliteli bir codec'e çevirmek, görüntünün kalitesini artırır."
Çevirme, dosyanın oynatılma biçimini değiştirir; içindeki bilgiyi artırmaz. Sekiz bitlik, 4:2:0 bir kaydı on bitlik, 4:2:2 bir codec'e çevirmek, kaydın attığı bilgiyi geri getirmez; yalnızca sonraki işlemlerde yeni kayıplar oluşmasını önler. Kalite çekimde belirlenir; kurgu odasında korunabilir, ama artırılamaz.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir kayıt biçimini kurgucunun gözünden üç soru belirler: yazılımda akıcı oynar mı, kaliteye ne kadar dayanır, diskte ne kadar yer tutar? Codec görüntünün nasıl sıkıştırıldığını, kap dosyanın biçimini söyler. Uzun GOP sıkıştırma dosyaları küçültür, ama kurguda ağır çalışır; her kareyi ayrı sıkıştıran codec'ler büyük, ama akıcıdır. Dosyanın boyutu değil, sıkıştırmanın türü akıcılığı belirler.
Bit derinliği ve renk alt örneklemesi bir codec'in ne kadar renk bilgisi sakladığını gösterir ve görüntünün renk düzeltmeye ne kadar dayanacağını belirler. Kalite çekimde belirlenir; bir dosyayı daha iyi bir codec'e çevirmek onu akıcı yapar, ama atılmış bilgiyi geri getirmez. Değişken kare hızlı kayıtlar, sabit kare hızına çevrilmeden senkronda kalmayabilir.
Düşük bit derinliği ve güçlü sıkıştırma, koyu tenlerin gölgelerinde daha çok iz bırakır: koyu tonların kullanabileceği değerler zaten azdır ve aydınlatıldıklarında eksik basamaklar görünür. Bu, bir estetik tercih değil, katılımcıların yüzlerinin doğru görünmesi için çekimden önce konuşulması gereken bir teknik koşuldur.
Sonraki derse köprü
C kamerasının çevrilmiş dosyası diske yazıldığında, Saadettin diskin dolmak üzere olduğunu gördü. Söyleşinin özgün kayıtları, yalnızca bu diskte duruyordu; çekim günü kartlardan aceleyle kopyalanmış, kopyanın doğru olup olmadığı kontrol edilmemiş ve kartlar ertesi gün başka bir çekim için silinmişti. Disk bozulursa, doksan iki dakikalık söyleşinin bir kopyası daha yoktu. Malzemeyi doğrulamalı kopyayla alıp birden fazla bağımsız yedek tutan bir yedekleme planı uygulamak, M16-D02 "Malzeme alımı (ingest) ve yedekleme" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.