M15-D08
Kurgucunun bedeni: postür ve göz
Uzun kurgu seanslarında postür, göz yorgunluğu ve mola düzeni için uygulanabilir bir çalışma planı yapar.
Kurgu Akademisi — M15, Kurgu yazılımı ve çalışma ortamı · 2.137 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kurgucunun bedeni oturuşundan, gözlerinden ve ellerinden yorulur ve yorgunluk yalnızca bedeni değil, kararları da etkiler. Kare düzeyindeki kararlar, yorgunluktan en çok etkilenen kararlardır. İyi kurgucular yorgunluğa alışmaz; onu öngörür ve çalışma düzenlerini ona göre kurar.
Masa, ekranın üst kenarı göz hizasında, ekran kol boyu uzakta, klavye ve fare dirsek hizasında olacak biçimde düzenlenir; ama en iyi düzen bile konum değiştirmenin yerini tutmaz. Gözler kısa ve sık molalarla, uzağa bakarak dinlendirilir. Günün en ince kararları en dinç saatlere bırakılır; günün son saatinde yapılan değişiklikler işaretlenir ve ertesi sabah yeniden izlenir.
Yorgun bir göz, karanlık bir sahnede koyu bir tenin üzerindeki ince ifadeyi ilk kaçıran gözdür. Kurgucu bu sahnelerdeki yüz kararlarını, mümkünse, dinç bir gözle verir. Süren bir ağrı ya da görme sorunu, bir sağlık uzmanına götürülür; çalışma düzeni onun yerini tutmaz.
Açılış sahnesi
Söyleşinin kurgusunun son günü Saadettin, post prodüksiyon şirketinin kurgu odasında on bir saat oturuyor. Öğle yemeğini masada, klavyenin yanında yiyor. Akşam sekizde kalkmaya çalıştığında beli tutuluyor; gözleri yanıyor, sağ bileği uyuşmuş. Eve dönerken, son iki saatte ne yaptığını hatırlamaya çalışıyor ve pek bir şey hatırlayamıyor.
Ertesi sabah sekansı açıyor ve son iki saatte yaptığı değişiklikleri tek tek izliyor. Değişikliklerin çoğu yerinde; ama ikisi değil. Oyuncunun bir cümlesinin bitişinde yaptığı bir kesme, cümlenin son hecesini yutuyor. Keriman'ın bir tepkisine geçişi, tepkinin başlamasından önceye almış; Keriman'ın yüzü, tepki vermeden önce bir an boş görünüyor. İki hatayı düzeltmek on dakika sürüyor.
Saadettin kurguyu yıllardır yapıyor ve bedeninin bu kadar yorulduğu bir günü ilk kez yaşamıyor. Ama ilk kez, yorgun bedenin kurgu kararlarına nasıl sızdığını bu kadar açık görüyor.
Bu derste ne olacak
Bu modül kurgu yazılımını ve çalışma ortamını öğretti: yazılımların ortak dilini, klasör ve iz düzenini, kısayolları, trimleri, çok kameralı malzemeyi, ekranı ve hoparlörü. Modülün son dersi, bütün bunları kullanan aygıta bakıyor: kurgucunun bedeni.
Kurgu, saatlerce oturarak, saatlerce bir ekrana bakarak, saatlerce aynı küçük el hareketlerini tekrarlayarak yapılan bir iştir. Bu iş bedeni yorar ve yorgun bir beden, yorgun bir göz ve yorgun bir dikkat, kurgu kararlarını değiştirir. Bu ders bir sağlık dersi değildir ve tıbbi bir öneri vermez; kurgucunun kendi çalışma düzenini, bedenini ve kararlarını koruyacak biçimde kurmasının yollarını anlatır. Süren bir ağrı ya da görme sorunu için bir sağlık uzmanına başvurmanın yerini tutmaz.
Saadettin'in on bir saatlik bir günün ardından kendi çalışma planını kurmasını izleyecek, kurgucuların kendi meslekleri üzerine konuştuğu bir belgeseli anacak ve yorgun bir gözün, karanlık sahnelerde yüzler hakkında verdiği kararları neden ertesi sabaha bırakmak gerektiğini göreceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Kurgucunun bedeni üç yerden yorulur: oturuşundan, gözlerinden ve ellerinden. Oturuş, saatlerce aynı konumda kalan bir sırt, bir boyun ve omuzlardır. Gözler, saatlerce yakın bir mesafedeki parlak bir ekrana odaklanmış ve çoğu zaman olağandan daha az kırpılan gözlerdir. Eller, binlerce kez aynı tuşlara basan, aynı fareyi sürükleyen parmaklar ve bileklerdir.
Bu yorgunluğun ilk etkisi bedensel bir rahatsızlıktır; ama kurgucu için ikinci bir etkisi daha vardır. Yorgun bir beden dikkati dağıtır, yorgun bir göz ayrıntıyı kaçırır, yorgun bir el kesmeyi birkaç kare şaşırarak bırakır. Kurgunun kare düzeyindeki kararları, en çok yorgunluktan etkilenen kararlardır.
Yaygın yanlış"Uzun saatler çalışmak kurgu işinin doğası; iyi kurgucular yorgunluğa alışır."
Kurgu uzun saatler isteyebilir, ama yorgunluğa alışmak, onun etkilerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yorgun bir kurgucu yorgunluğunu hissetmeyebilir, ama kararları yine de değişir. İyi kurgucular yorgunluğa alışmaz; onu öngörür, çalışma düzenlerini ona göre kurar ve en önemli kararlarını en dinç oldukları saatlere bırakır.
Mekanizma
Oturuş ve masa
Kurgu masasının düzeni, kurgucunun saatlerce hangi konumda oturacağını belirler. Ekranın üst kenarı göz hizasında ya da biraz altında, ekran kol boyu kadar uzakta durduğunda, boyun öne eğilmez ve gözler hafifçe aşağı bakar. Klavye ve fare dirseklerin hizasında olduğunda, omuzlar kalkmaz ve bilekler bükülmez.
Ama en iyi düzen bile, saatlerce kıpırdamadan oturmanın yerini tutmaz. Beden aynı konumda kaldıkça yorulur; konum değiştirmek, kalkmak, birkaç adım atmak, yorgunluğun birikmesini keser. Bazı kurgucular ayakta çalışabilecekleri yükseklikte bir masa kullanır ve gün içinde oturmakla ayakta durmak arasında geçiş yapar.
Gözler ve mola
Gözlerin yorgunluğu, uzun süre aynı yakın mesafeye odaklanmaktan, seyrek kırpmaktan ve ekranla çevresi arasındaki parlaklık farkından gelir. Bir önceki derste gördüğümüz loş, nötr ve arka ışıklı oda, bu farkı azaltır. Mola ise gözün odaklanmasını değiştirir.
Göz hekimlerinin sık önerdiği basit bir kural, her yirmi dakikada bir, yirmi saniye boyunca uzaktaki bir noktaya bakmaktır. Bu kuralın etkisi üzerine yapılmış araştırmalar sınırlıdır; ama kurgucunun çalışma düzenine kolayca yerleşir ve gözün sürekli aynı mesafede kalmasını önler. Daha uzun molalar, her saat ya da birkaç saatte bir, masadan kalkmayı da içerir.
Eller ve kararlar
Eller, kurgu yazılımında binlerce kez aynı hareketi yapar: aynı tuşlara basar, aynı fareyi sürükler, aynı tekerleği döndürür. Bu modülün kısayollar dersinde, sık kullanılan işlemleri iki ele dağıtmanın ve kısayol düzenini elin rahatça ulaşabileceği biçimde kurmanın, yalnızca hız için değil, el için de önemli olduğunu söylemiştik.
Yorgunluğun en sinsi etkisi ise kararlar üzerindedir. Kurgucu yorulduğunda, kare düzeyindeki kararlar, bir kesmenin birkaç kare kayması, bir tepkinin başlangıcının kaçırılması, gözünden kaçar. Usta kurgucular bu nedenle günün sonunda yaptıkları ince kurgu değişikliklerini ertesi sabah dinç bir gözle yeniden izler; günün en ince kararlarını, mümkünse, günün en dinç saatlerine bırakır.
Kurgu odasında
Saadettin on bir saatlik günün ardından kendi çalışma planını yazıyor; plan bir sayfa. İlk bölümü masa: şirketin kurgu odasında sandalyenin yüksekliğini dirsekleri klavyenin hizasına gelecek biçimde ayarlıyor, referans monitörü göz hizasının biraz altına indiriyor, bilgisayar ekranını yanına, başını çevirmeden görebileceği bir açıya alıyor. Fareyi sol eline de öğreniyor; zaman çizelgesinde klip sürüklemek gibi işleri sol eliyle, kısayolları sağ eliyle yapmaya başlıyor.
İkinci bölümü mola. Yazılımın yirmi dakikalık hatırlatıcısını açıyor ve her hatırlatmada, kurgu odasının kapısının üstündeki saate, odanın öbür ucuna, yirmi saniye bakıyor. Her elli dakikanın sonunda kalkıyor; koridora çıkıp birkaç dakika yürüyor. Öğle yemeğini masada değil, şirketin mutfağında yiyor.
Üçüncü bölümü kararlar. Günün ilk dört saatini, ince kurguya, kare düzeyindeki kararlara ayırıyor. Öğleden sonrayı, daha kaba işlere, malzeme aramaya, seçkilere, ses düzenine bırakıyor. Günün son saatinde yaptığı her kare düzeyindeki değişikliği, zaman çizelgesinde sarı bir işaretçiyle işaretliyor ve ertesi sabah ilk iş olarak bu işaretçileri tek tek izliyor.
Planın ilk sınavı ertesi gün geliyor. Akşamüstü, oyuncunun bir cümlesinin bitişindeki kesmeyi on dört kare öne almış ve sarı bir işaretçi koymuş. Ertesi sabah işaretçiyi açtığında, kesmenin cümlenin son hecesini yeniden yuttuğunu görüyor; on dört kareyi geri alıyor. Yorgunluk aynı hatayı yinelemiş; fark, işaretçinin onu ertesi sabaha taşımış olması.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular kendi bedenlerinin ritmini tanır. Bazıları sabahları, bazıları akşamları daha dinçtir; bazıları uzun ve kesintisiz bir oturuşta, bazıları kısa ve sık oturuşlarda daha iyi çalışır. Kurgucu kendi ritmini tanıdıkça, en zor kararlarını en dinç olduğu saatlere yerleştirir ve kurgu takvimini bu ritme göre kurar.
Bir başka incelik, kurgu odasının yalnızlığıdır. Kurgu, çoğu zaman tek başına, karanlık bir odada, günlerce aynı malzemeyle yapılan bir iştir. Yorgunluk yalnızca bedensel değil, zihinsel de birikir. Kurgucular molalarında odadan çıkmayı, başka insanlarla konuşmayı, gün ışığına çıkmayı da çalışma düzenlerinin bir parçası sayar; bu modülün başındaki taze göz dersinde gördüğümüz gibi, kurgudan uzaklaşmak, kurguya dönüldüğünde onu yeniden görmeyi sağlar.
Yaygın yanlış"Molalar kurgunun ritmini bozar; iyi bir kurgu, kesintisiz bir oturuşta kurulur."
Bazı kurgucular uzun ve kesintisiz oturuşlarda gerçekten daha iyi çalışır; ama kesintisiz bir oturuşun sonunda verilen kararlar, yorgunluktan en çok etkilenen kararlardır. Kısa molalar ritmi bozmaz; gözün ve dikkatin tazelenmesini sağlar. Kurgucu bir sahnenin ritmini bulduğu anda mola vermek zorunda değildir; ama o sahne bittiğinde verir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kurgucunun bedeni oturuşundan, gözlerinden ve ellerinden yorulur ve yorgunluk yalnızca bedeni değil, kararları da etkiler. Kare düzeyindeki kararlar, yorgunluktan en çok etkilenen kararlardır. İyi kurgucular yorgunluğa alışmaz; onu öngörür ve çalışma düzenlerini ona göre kurar.
Masa, ekranın üst kenarı göz hizasında, ekran kol boyu uzakta, klavye ve fare dirsek hizasında olacak biçimde düzenlenir; ama en iyi düzen bile konum değiştirmenin yerini tutmaz. Gözler kısa ve sık molalarla, uzağa bakarak dinlendirilir. Günün en ince kararları en dinç saatlere bırakılır; günün son saatinde yapılan değişiklikler işaretlenir ve ertesi sabah yeniden izlenir.
Yorgun bir göz, karanlık bir sahnede koyu bir tenin üzerindeki ince ifadeyi ilk kaçıran gözdür. Kurgucu bu sahnelerdeki yüz kararlarını, mümkünse, dinç bir gözle verir. Süren bir ağrı ya da görme sorunu, bir sağlık uzmanına götürülür; çalışma düzeni onun yerini tutmaz.
Sonraki derse köprü
Saadettin yeni çalışma planıyla söyleşinin kurgusuna döndüğünde, bir şeyi daha açıkça gördü: o on bir saatlik günün büyük bir bölümünü, C kamerasının takılan görüntüsünü beklemekle geçirmişti. Telefonla çekilmiş kayıt, yazılımda ağır oynuyor, her kare ileri gidişte bir an duruyordu. Yorgunluğun bir kısmı bedenden değil, malzemenin biçiminden geliyordu. Kayıt formatlarının kurgu performansı, kalite ve depolama üzerindeki etkisini karşılaştırmak, M16-D01 "Codec ve format: kurgucunun bakışı" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.