İçeriğe geç

M13-D01

Taze gözle izlemek

Kendi kurgusunu ara vererek, farklı ekranda ya da sessiz izleyerek yeniden değerlendirmek için bir yöntem uygular.

Kurgu Akademisi — M13, Geri bildirim ve test gösterimi · 2.077 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir filmi defalarca izleyen kurgucu, onu bir daha ilk kez gören biri gibi göremez; alışma körlüğü uzun sahneleri kısa, belirsiz bilgileri açık gösterir ve fark edilmez. Deneyim bu körlüğü ortadan kaldırmaz, yalnızca ona karşı yöntemler kazandırır. Taze göz kısa ömürlüdür; taze gözle yapılan bir izlemenin ilk izlenimi hemen, durdurmadan, kaydedilmelidir.

Taze gözü yeniden kazanmanın üç yolu vardır: ara vermek, izleme koşullarını değiştirmek ve filmi bir başkasının varlığında izlemek. Soğuma süresi bir lüks değil, bir takvim kalemidir. Farklı bir ekran, sesin kapatılması ya da filmin tersten izlenmesi alışmış gözü kısa bir süre için sarsar. Filmi hiç görmemiş biri, onu yalnızca bir kez ilk kez görebilir; taze gözler harcanabilir bir kaynaktır ve sırayla kullanılır.

Kurgu odasının ayarlı ekranı, seyircinin gerçek ekranı değildir. Seyircinin büyük kısmının izleyeceği ekranda, bir telefonda ya da bir televizyonda izlemek, kurgu odasında görünen bir yüzün orada kaybolup kaybolmadığını gösterir; bu özellikle karanlık sahnelerde ve koyu tenli oyuncuların yüzlerinde belirleyicidir.

Açılış sahnesi

Saadettin, yönetmen Keriman'ın Kapalıçarşı'da üç kuşaktır kuyumculuk yapan bir ailenin dükkânı kapatışını anlatan filmini kurguluyor. Kurgunun dokuzuncu haftası. Saadettin filmin her sahnesini, her kesmesini, her cümlesini ezbere biliyor; bir sahnenin hangi karede başladığını gözlerini kapatsa söyleyebilir.

Bir pazartesi sabahı, hafta sonu boyunca hiç açmadığı projeyi yeniden açıyor ve ilk sahneyi izlerken bir şey onu şaşırtıyor. Açılıştaki çarşı sabahı, yaşlı kuyumcunun kepengi kaldırdığı sahne, ona uzun geliyor. Oysa cuma günü aynı sahne ona tam olması gereken uzunlukta gelmişti. Sahnede hiçbir şey değişmemiş; değişen Saadettin'in gözü.

Saadettin o sabahki ilk izlenimini bir kenara yazıyor ve bir öğleden sonra sonra sahneyi yeniden izliyor. Sahne yine tam olması gereken uzunlukta geliyor. Saadettin hangisine güveneceğini bilmiyor: pazartesi sabahının yabancı gözüne mi, yoksa öğleden sonranın alışmış gözüne mi?

Bu derste ne olacak

Bu modül kurgucunun geri bildirimle çalışmasını ele alıyor: başkalarının gözüyle, notlarla ve test gösterimleriyle. Ama ilk soru kurgucunun kendi gözüyle ilgili. Bir filmi yüzlerce kez izleyen biri, onu bir daha ilk kez gören biri gibi göremez. Seyircinin yaşayacağı şaşkınlığı, sıkıntıyı, merakı artık hissetmez; her sahnenin ne zaman biteceğini, her sürprizin ne zaman geleceğini bilir.

Bu derste kurgucunun gözünün bir film üzerinde nasıl alıştığını, bu alışkanlığın kurgu kararlarını nasıl çarpıttığını ve taze bir gözü, kısa bir süre için de olsa, yeniden kazanmanın yollarını konuşacağız. Ara vermeyi, farklı bir ekranda izlemeyi, sesi kapatmayı ve filmi bir başka kişinin varlığında izlemeyi tek tek göreceğiz.

Saadettin'in pazartesi sabahını bir yönteme dönüştürecek, sonunu bilmeden izlenmek üzere kurulmuş ünlü bir gerilim filmine bakacak ve bir filmin, kurgu odasının ayarlı ekranında değil, seyircinin gerçek ekranında nasıl göründüğünü soracağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir filmi ilk kez izleyen seyirci her şeyi ilk kez görür. Bir karakteri ilk kez tanır, bir sorunun cevabını merak eder, bir sahnenin ne zaman biteceğini bilmez. Kurgucu ise bu deneyimi yalnızca bir kez yaşar: günlük çekimleri ilk izlediğinde. Sonrasında her izleyiş, bir öncekinin bilgisini taşır.

Alışma körlüğü kurgucunun en büyük düşmanlarından biridir, çünkü fark edilmez. Kurgucu bir sahnenin uzun olmadığını hisseder; ama bu his, sahnenin gerçekten uzun olmadığından değil, kendisinin o uzunluğa alıştığından gelebilir. Bir bilginin açık olduğunu hisseder; ama bu his, o bilgiyi zaten bildiğinden gelebilir.

Taze göz kısa ömürlüdür. Saadettin'in pazartesi sabahı yakaladığı bakış, bir öğleden sonra içinde yeniden alışkanlığa dönmüştü. Bu yüzden taze gözle yapılan izlemenin ilk izlenimi hemen, filmi durdurmadan ve tartışmadan, bir yere yazılmalıdır.

Yaygın yanlış"Deneyimli bir kurgucu, bir filmi kaç kez izlerse izlesin, onu nesnel olarak değerlendirebilir."
Doğrusu

Deneyim alışma körlüğünü ortadan kaldırmaz; yalnızca onun farkında olmayı öğretir. En deneyimli kurgucular bile bir filmi yüzlerce kez izledikten sonra onu ilk kez gören biri gibi göremez. Deneyimin kazandırdığı, bu körlüğü yenmek değil, ona karşı yöntemler geliştirmektir.

Mekanizma

Ara vermek

Taze gözü yeniden kazanmanın en güvenilir yolu, filmden bir süre uzak kalmaktır. Bir gün, bir hafta sonu, mümkünse daha uzun bir süre. Ara ne kadar uzunsa, kurgucu filmin ayrıntılarını o kadar unutur ve filmi bir seyirciye o kadar yakın bir gözle görür.

İzleme koşullarını değiştirmek

Ara vermek her zaman mümkün değildir; kurgu takvimleri sıkışıktır. İkinci yol, filmi farklı bir koşulda izlemektir. Kurgu odasının ekranında defalarca izlenen bir film, bir televizyonda, bir telefonda, bir sinema salonunda başka görünür. Ses kapatıldığında görüntünün ritmi, ekran kapatılıp yalnızca dinlendiğinde sesin ritmi ortaya çıkar.

Başkasının varlığında izlemek

Üçüncü yol, filmi bir başkasıyla birlikte izlemektir. Kurgucu bir başkasının yanında, o kişi hiçbir şey söylemese bile, filmi farklı görür: o kişinin ne zaman kıpırdandığını, ne zaman güldüğünü, ne zaman telefonuna baktığını hisseder ve filmi onun gözüyle görmeye başlar. Bu, bir test gösteriminin en küçük biçimidir; ve çoğu zaman kurgucunun kendi gözünü yenilemesi için yeterlidir.

Kurgu odasında

Saadettin'in pazartesi sabahına dönelim. Saadettin iki izlenim arasında kararsız kalmıştı: pazartesi sabahı uzun gelen açılış ile öğleden sonra yerinde görünen açılış. Taze gözün ilk izleniminin, alışmış gözün ikinci izleniminden daha güvenilir olduğunu düşünüyor, çünkü seyirci filmi bir kez, taze gözle izleyecek.

Ama bir izlenimle bir karar arasında fark olduğunu da biliyor. Pazartesi sabahı açılış uzun geldi; ama neresi? Saadettin taze gözünü kaybetmeden önce açılışı bir kez daha, durdurmadan izliyor ve sıkıldığı anı, kepengin kalkmasından sonra yaşlı kuyumcunun tezgâhın tozunu sildiği planı, zaman koduyla not ediyor. Plan bin üç yüz yirmi kare, elli üç saniye; kuyumcu tezgâhın tozunu iki kez, ağır ağır siliyor.

Planı hemen kısaltmıyor. Önce bir başka taze göz arıyor: yapımın muhasebecisini, filmin hiçbir sahnesini görmemiş birini, çağırıyor ve açılışı ona izletiyor. Muhasebeci hiçbir şey söylemiyor ama Saadettin, aynı planın ortasında onun gözünün ekrandan kaydığını görüyor. İki taze göz aynı yere işaret ediyor.

Saadettin planı yedi yüz yirmi kareye, yirmi dokuz saniyeye indiriyor; tozun ikinci silinişini çıkarıyor, ilk silinişin sonunda kuyumcunun tezgâha bir an dokunup durduğu anı tutuyor. Yeni hâli bir gün sonra, bir başka sabah, taze gözle yeniden izliyor; açılış artık ona uzun gelmiyor. Bu hissin de alışkanlıktan gelip gelmediğini bilmek için bir sonraki gösterimin notlarını bekliyor.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular taze gözü bir lüks değil, bir çalışma takviminin parçası olarak görür. Kaba kurgudan sonra, büyük bir yapı turundan sonra, kilitten önce birer soğuma süresi planlarlar ve bu süreleri yönetmen ve yapımcıyla önceden konuşurlar. Takvim sıkıştığında ilk kesilen şey soğuma süresi olur; deneyimli kurgucular bunun bedelini bildikleri için onu korumaya çalışır.

Bir başka incelik, taze gözün harcanabilir bir kaynak olmasıdır. Filmi hiç görmemiş biri, onu yalnızca bir kez ilk kez görebilir. Bu yüzden deneyimli kurgucular taze gözleri, filmi henüz görmemiş arkadaşları, aile üyelerini, ekibin filmi izlememiş üyelerini, bir sırayla kullanır: her kurgu aşamasında yeni birini çağırır ve aynı kişiyi bir daha aynı amaçla çağırmaz.

Yaygın yanlış"Taze göz için filmi tanımayan herkes uygundur."
Doğrusu

Filmi tanımayan herkes bir taze göz değildir. Bir film eleştirmeni, bir başka kurgucu ya da bir yönetmen, filmi ilk kez görse bile, onu bir uzmanın gözüyle görür: kesmeleri fark eder, yapıyı tartar, kendi çözümlerini düşünür. Bir seyircinin yaşayacağı deneyime en yakın bakış, sinema mesleğinden olmayan, filmi yalnızca izlemek için oturan birinin bakışıdır. Uzman gözü değerlidir, ama taze gözün yerini tutmaz.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir filmi defalarca izleyen kurgucu, onu bir daha ilk kez gören biri gibi göremez; alışma körlüğü uzun sahneleri kısa, belirsiz bilgileri açık gösterir ve fark edilmez. Deneyim bu körlüğü ortadan kaldırmaz, yalnızca ona karşı yöntemler kazandırır. Taze göz kısa ömürlüdür; taze gözle yapılan bir izlemenin ilk izlenimi hemen, durdurmadan, kaydedilmelidir.

Taze gözü yeniden kazanmanın üç yolu vardır: ara vermek, izleme koşullarını değiştirmek ve filmi bir başkasının varlığında izlemek. Soğuma süresi bir lüks değil, bir takvim kalemidir. Farklı bir ekran, sesin kapatılması ya da filmin tersten izlenmesi alışmış gözü kısa bir süre için sarsar. Filmi hiç görmemiş biri, onu yalnızca bir kez ilk kez görebilir; taze gözler harcanabilir bir kaynaktır ve sırayla kullanılır.

Kurgu odasının ayarlı ekranı, seyircinin gerçek ekranı değildir. Seyircinin büyük kısmının izleyeceği ekranda, bir telefonda ya da bir televizyonda izlemek, kurgu odasında görünen bir yüzün orada kaybolup kaybolmadığını gösterir; bu özellikle karanlık sahnelerde ve koyu tenli oyuncuların yüzlerinde belirleyicidir.

Sonraki derse köprü

Saadettin pazartesi sabahı sıkıldığı anı zaman koduyla not etmişti: kepengin kalkmasından sonra, tezgâhın tozu. O not, yalnızca kendisi için yazılmış kısa bir işaretti. Ama bir film kurgucunun kendi notlarıyla değil, yönetmenin, yapımcının ve başka izleyicilerin notlarıyla da şekillenir; ve bir notun işe yaraması için açık, zaman kodlu ve uygulanabilir olması gerekir. Bir kurgu izlemesinde zaman kodlu, açık ve uygulanabilir notlar yazmak, M13-D02 "Not almak ve not vermek" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.