İçeriğe geç

M12-D06

Dış ses ve anlatıcıyla yapı kurtarmak

Dış sesin bir yapı sorununu çözdüğü ve sorunu örttüğü durumları ayırt eder.

Kurgu Akademisi — M12, Yapı ve yeniden yazım · 2.183 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dış ses anlatımı, sahnenin zamanının ve mekânının dışından gelen, karakterlerin duymadığı sestir. İki farklı iş görebilir: filmin başka türlü anlatamayacağı bir şeyi anlatmak ya da filmin anlatması gerekip de anlatamadığı bir şeyin üzerini örtmek. Örtücü anlatım sorunu görünmez kılar ama çözmez; seyirci bilgiyi alır, ama yaşamaz.

Bir dış ses cümlesi üç soruyla tartılır: görüntü bunu zaten söylüyor mu, söylemeye çalışıp başaramıyor mu, hiç söyleyemez mi? Birinci durumda ses tekrardır, ikinci durumda bir örtüdür ve asıl sorun görüntüdedir, üçüncü durumda bir çözümdür. Dış sese başvurmadan önce film içi bir ses kaynağı, bir mektup, bir sesli mesaj, bir kayıt denenebilir. Dış ses kurgunun bir parçasıdır ve kurgu sırasında, geçici kayıtlarla denenir.

Bir dış ses, görüntüyle çeliştiğinde ironi ve hüzün doğurabilir. Bir anlatıcının sesi bir karakterin iç dünyasını üstlendiğinde, o karakterin kendi sesi filmden silinebilir; özellikle filmin anlattığı insanların kendi dilinde, kendi sözleriyle konuşma imkânı varken.

Açılış sahnesi

Kilitten on gün önce Şadiye, Celil'e bir öneriyle geliyor. Gösterimlerin birinde bir yapımcı, filmin "biraz daha açıklamaya" ihtiyacı olduğunu söylemiş ve bir çözüm önermiş: Hasan'ın sesinden bir anlatım. Açılışta, ortada ve finalde, Hasan'ın kendi iç sesi, bağını, oğlunu, kararını anlatacak. Şadiye fikre yarı yarıya ısınmış. Bir senaryo yazmış bile: dört paragraf, toplam iki buçuk dakika.

Celil metni okuyor. İlk paragraf, Hasan'ın bağını ne kadar sevdiğini anlatıyor; filmin ilk on dakikası bunu zaten gösteriyor. İkinci paragraf, Hasan'ın oğluna neden kızdığını açıklıyor; kahve sahnesi bunu zaten gösteriyor. Üçüncü paragraf, Hasan'ın noterde neden durduğunu söylüyor; film bunu bilerek söylemiyor, seyirci kalemin düşüşünden kendisi çıkarıyor. Dördüncü paragraf ise Murat'tan söz ediyor: Hasan'ın oğlundan beklediği, ama oğluna hiç söyleyemediği bir şey. Bu, filmin hiçbir yerinde yok.

Celil metni dört paragrafıyla kayda almak için oyuncuyu çağırtmadan önce bir deneme yapıyor: kendi sesiyle, geçici olarak, dört paragrafı filmin üzerine koyuyor. İzlediğinde üç paragrafın filme bir şey eklemediğini, aksine bir şey aldığını görüyor. Dördüncüsü ise filmin içinde bir yere değiyor.

Bu derste ne olacak

Bir önceki derste Murat'ın telefonunu kısaltırken bir şeyi filmde söylenmemiş bıraktık. Bu ders, böyle bir boşluğu doldurmanın en kolay ve en tehlikeli aracını ele alıyor: dış ses. Bir anlatıcının sesi, bir filmin anlatamadığı şeyi bir cümleyle söyleyebilir; aynı ses, filmin göstermeyi başaramadığı şeyin üzerini bir cümleyle örtebilir.

Bir dış sesin bir yapı sorununu çözdüğü ve yalnızca örttüğü durumları ayırt etmeyi öğreneceğiz. Dış sesin ne zaman görüntüye yeni bir şey kattığını, ne zaman görüntünün zaten söylediğini tekrar ettiğini ve ne zaman seyircinin kendi çıkaracağı bir sonucu onun elinden aldığını konuşacağız. Ardından dış sese başvurmadan önce denenebilecek, film dünyasının içinden gelen seslere bakacağız.

Celil'in dört paragrafını tek tek tartacak, anlatımı kurgu sırasında eklenen bir dönem filmine bakacak ve bir anlatıcının sesinin kimin iç dünyasını üstlendiğini soracağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Sekizinci modülde ekran dışı sesi, sahnenin içinde konuşan ama o an görünmeyen bir karakterin sesi olarak tanımlamıştık. Dış ses başka bir şeydir: sahnenin zamanının ve mekânının dışından gelir. Seyirci onu sahnedeki karakterlerin duymadığını bilir.

Dış ses kurguda iki farklı iş görebilir. Birincisi, filmin başka türlü anlatamayacağı bir şeyi anlatmaktır: bir karakterin iç dünyasını, bir zaman atlamasını, görüntünün ulaşamadığı bir bilgiyi. İkincisi, filmin anlatması gerekip de anlatamadığı bir şeyin üzerini örtmektir: zayıf bir yapıyı, eksik bir sahneyi, bir karakterin motivasyonunu.

Bu iki iş arasındaki farkı ayırt etmenin bir yolu, dış sesi geçici olarak çıkarıp görüntünün tek başına ne söylediğine bakmaktır. Görüntü aynı şeyi zaten söylüyorsa dış ses tekrardır. Görüntü bir şey söylemeye çalışıp başaramıyorsa, dış ses bir örtüdür ve asıl sorun görüntüdedir. Görüntü o şeyi hiçbir zaman söyleyemezse, dış ses bir çözümdür.

Yaygın yanlış"Dış ses, kötü bir senaryonun ya da başarısız bir kurgunun işaretidir."
Doğrusu

Dış ses, pek çok güçlü filmin yapısının taşıyıcı parçasıdır: bir anlatıcının bakışı, bir zamanın geriye dönüp anlatılması, bir karakterin iç sesiyle görüntü arasındaki çelişki. Sorun dış sesin kendisinde değil, nasıl kullanıldığındadır. Görüntüyle çelişen, ona yeni bir katman ekleyen bir dış ses bir zenginliktir; görüntünün söylediğini tekrar eden ya da söyleyemediğini açıklayan bir dış ses bir zayıflıktır.

Mekanizma

Tekrar eden ses

Dış sesin en sık görülen kusuru, görüntünün zaten söylediğini yeniden söylemesidir. Ekranda bir kadın ağlarken "O gün çok üzgündüm" diyen bir ses, seyirciye bir şey vermez; aksine seyircinin kadının yüzünde kendi okuyacağı şeyi onun elinden alır.

Örten ses

Örtücü anlatım daha sinsi bir sorundur, çünkü işe yarıyor gibi görünür. Bir karakterin bir kararı seyirciye nedensiz geliyorsa, bir dış ses kararın nedenini söyleyebilir ve seyirci notlarında bir daha "anlamadım" yazmaz. Ama kararın nedeni filmin içinde kurulmamıştır; seyirci onu bilir ama hissetmez.

Çözen ses

Bazı şeyleri görüntü hiçbir zaman söyleyemez. Bir karakterin yıllar sonra geriye dönüp bir olaya bakışı, bir karakterin kimseye söylemediği bir düşünce, görüntünün gösterdiğiyle çelişen bir iç ses. Bu durumlarda dış ses filme yeni bir katman ekler ve görüntüyle birlikte, ikisinin tek başına söyleyemeyeceği bir şeyi söyler.

Kurgu odasında

Celil'in dört paragrafına dönelim. Celil her paragrafı üç soruyla tartıyor: görüntü bunu zaten söylüyor mu, görüntü bunu söylemeye çalışıp başaramıyor mu, görüntü bunu hiç söyleyemez mi?

Birinci paragraf, Hasan'ın bağ sevgisi: görüntü bunu zaten söylüyor, ilk on dakikada üç kez. Paragraf çıkıyor. İkinci paragraf, Hasan'ın oğluna kızgınlığı: kahve sahnesi bunu söylüyor, ve sahne sırası değiştikten sonra daha da iyi söylüyor. Paragraf çıkıyor. Üçüncü paragraf, noterdeki duruşun nedeni: film bunu bilerek söylemiyor; kalemin düşüşü bir soru ve soru, filmin geri kalanında cevaplanıyor. Bu paragraf bir örtü bile değil, bir hırsızlık olurdu: seyircinin kendi cevabını onun elinden alırdı. Paragraf çıkıyor.

Dördüncü paragraf, Hasan'ın oğluna söyleyemediği şey. Görüntü bunu söyleyemiyor; çünkü Hasan bunu kimseye söylemiyor ve film bir iç ses kullanmadan onun iç dünyasına giremez. Celil bu paragrafın gerekli olduğunu kabul ediyor; ama onu önce dış sesle değil, film içi bir kaynakla denemek istiyor.

Malzemede, Hasan'ın Murat'a bir sesli mesaj bıraktığı ama mesajın sonunu silip yeniden kaydetmediği kısa bir sahne var; çekilmiş, ama kaba kurguda çıkarılmış. Hasan telefonu tutuyor, "Oğlum, ben..." diyor, duruyor, sonra mesajı siliyor. Celil bu sahneyi finalin çözülmesine, Murat'ın telefonundan hemen önceye koyuyor; altmış iki saniye. Hasan'ın söyleyemediği şey artık söylenmiyor; ama seyirci onun söylemeye çalıştığını görüyor. Sesli mesajın silinişi ile Murat'ın "Hafta sonu geliyorum" cümlesi arasında yalnızca yirmi dört kare var; oğul, babasının söyleyemediğini duymuş gibi cevap veriyor.

Şadiye yeni sürümü izliyor ve iki buçuk dakikalık anlatım metnini bir kenara bırakıyor. Yapımcıya ise bir not yazıyor: açıklama ihtiyacı, açıklamayla değil, bir silinmiş mesajla karşılandı.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular için dış ses ne bir yasak ne bir kısayoldur; ama ona başvurmadan önce her zaman aynı sırayla sorar: bu bilgi görüntüyle kurulabilir mi, kurulmuşsa ama zayıfsa güçlendirilebilir mi, film içi bir sesle taşınabilir mi? Ancak bu üç sorunun cevabı hayırsa, dış ses bir çözümdür.

Bir başka incelik, dış sesin tonu ile görüntünün tonu arasındaki ilişkidir. Dış ses görüntüyle aynı şeyi söylüyorsa tekrar eder; ama görüntüyle çelişiyorsa, ironi, hüzün ya da gerilim doğurur. Pek çok güçlü dış ses, görüntünün söylediğini değil, görüntünün söylemediğini, hatta görüntüye ters düşeni söyler.

Yaygın yanlış"Dış ses eklenecekse, kurgu bittikten sonra eklenir."
Doğrusu

Dış ses kurgunun ritmini, sahnelerin süresini ve hatta sahnelerin sırasını değiştirir. Bir anlatım cümlesi bir sahnenin başına konduğunda, sahnenin görüntüsünün ne kadar süreceği değişir; bir anlatım bir bilgiyi verdiğinde, o bilgiyi veren bir sahne gereksiz hâle gelebilir. Bu yüzden dış ses kurgu sırasında, geçici kayıtlarla denenir ve kurgunun bir parçası olarak düşünülür.

Kendin dene

Aklında kalsın

Dış ses anlatımı, sahnenin zamanının ve mekânının dışından gelen, karakterlerin duymadığı sestir. İki farklı iş görebilir: filmin başka türlü anlatamayacağı bir şeyi anlatmak ya da filmin anlatması gerekip de anlatamadığı bir şeyin üzerini örtmek. Örtücü anlatım sorunu görünmez kılar ama çözmez; seyirci bilgiyi alır, ama yaşamaz.

Bir dış ses cümlesi üç soruyla tartılır: görüntü bunu zaten söylüyor mu, söylemeye çalışıp başaramıyor mu, hiç söyleyemez mi? Birinci durumda ses tekrardır, ikinci durumda bir örtüdür ve asıl sorun görüntüdedir, üçüncü durumda bir çözümdür. Dış sese başvurmadan önce film içi bir ses kaynağı, bir mektup, bir sesli mesaj, bir kayıt denenebilir. Dış ses kurgunun bir parçasıdır ve kurgu sırasında, geçici kayıtlarla denenir.

Bir dış ses, görüntüyle çeliştiğinde ironi ve hüzün doğurabilir. Bir anlatıcının sesi bir karakterin iç dünyasını üstlendiğinde, o karakterin kendi sesi filmden silinebilir; özellikle filmin anlattığı insanların kendi dilinde, kendi sözleriyle konuşma imkânı varken.

Sonraki derse köprü

Celil'in bağ filminde dış ses çıktı, ama dördüncü paragrafın sorusu bir başka soruyu da açtı: filmin içinde kimin ne kadar yer kapladığı. Hasan'ın öyküsü ana öykü; Murat'ın, Elif'in, Hasan'ın bağdaki komşularının öyküleri ise yan öyküler. Bazı yan öyküler filmin bütününe hizmet ediyor, bazıları ana öyküden yer çalıyor, bazıları da hak ettiğinden az yer kaplıyor. Ana öykü ile alt öykülerin ekran süresini ölçüp dengesizliği gidermek için kurgu önerisi yapmak, M12-D07 "Alt öyküleri dengelemek" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.