M11-D03
Yönetmen kurgusu ve çalışma ilişkisi
Yönetmenle kurgu odasında çalışırken karar paylaşımını ve çatışma çözümünü düzenleyen bir çalışma anlaşması kurar.
Kurgu Akademisi — M11, Ham kurgudan kilitli kurguya · 2.182 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
- Yönetmenlik Akademisi’nde: DIR-FEAT-A07 Sinema postprodüksiyonu
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yönetmen kurgusu, yönetmenin kurgucuyla birlikte kendi görüşüne göre hazırladığı kurgudur; çoğu yapımda son söz yönetmenindir. Ama son sözün kimde olduğu kurgucunun sesinin olmadığı anlamına gelmez: kurgucunun görevi, yönetmenin göremediği şeyi göstererek son sözün daha iyi bir söz olmasını sağlamaktır.
Çalışma anlaşması, kararların nasıl paylaşılacağını, anlaşmazlıkların nasıl çözüleceğini ve günlerin nasıl düzenleneceğini belirler. Anlaşmazlık önlenmez; kişilerden alınıp sahneye geri götürülür: iki sürüm, bir gece, konuşmadan izleme, gerektiğinde üçüncü bir göz. Uzun ilişkilerde anlaşma görünmez hâle gelir ama yerinde durur; üçüncü bir kişi geldiğinde yeniden sesli söylenmesi gerekir.
Bir çalışma anlaşması neye bakarak karar verileceğini de belirler. Gölgedeki ayrıntıyı bastıran ayarsız bir ekran, koyu tenli bir oyuncunun yüzünü silebilir ve bir ekran sorunu bir performans notu gibi görünebilir. Bir yüzün okunurluğuna dayanan kararlar ayarlı bir ekranda verilir.
Açılış sahnesi
Serap dönüyor. Sabah dokuzda kurgu odasına giriyor, Tahir'in iki sayfalık notlarını okuyor, sonra kurguyu baştan sona, hiç durdurmadan izliyor. İki saat sekiz dakika. Işıklar yandığında uzun süre konuşmuyor.
Sonra ilk sözü iskele bürosu sahnesi için söylüyor: "Necmettin'in kâğıdı okuduğu yeri geri istiyorum." Tahir notunu hatırlatıyor: haber şafakta zaten veriliyor, büroda ikinci kez okunursa tekrar oluyor. Serap notu okuduğunu söylüyor. "Ama Necmettin'in sesini duymamız lazım. Bu adam otuz yıllık bir hattı bir kâğıtla kapatıyor."
İkisi de haklı. Ve önlerinde, bu tür anlaşmazlıkların onlarca kez yaşanacağı on hafta var. Tahir o akşam eve dönerken, sahnenin kendisinden çok bir başka şeyi düşünüyor: bu on haftayı nasıl geçirecekler?
Bu derste ne olacak
M11-D02'de kurgucunun kurgusunu, kurgucunun yönetmen gelmeden önce kendi okumasıyla hazırladığı ve her kararını bir notla gerekçelendirdiği kurguyu gördük. Bu derste yönetmen kurgu odasına geliyor. Bundan sonra film iki kişinin kararıyla ilerleyecek; ve bu ilişkinin nasıl kurulduğu, filmin kendisini de biçimlendirecek.
Bu derste bir kurgu odası ilişkisini düzenleyen yazılı ya da sözlü bir anlaşmanın nasıl kurulacağına bakıyoruz: kim hangi kararda son sözü söyler, anlaşmazlıklar nasıl çözülür, bir gün nasıl düzenlenir. Önce bir yönetmen ile kurgucusunun birlikte nasıl çalıştıklarını anlattıkları bir söyleşiye bakacağız. Sonra aynı ikilinin, zamanın doğrusal akmadığı bir bilimkurgu filminde yapıyı nasıl kurduğunu inceleyeceğiz. En sonunda Tahir ile Serap'ın ilk haftasını ve aralarında kurdukları anlaşmayı izleyeceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Yönetmen kurgu odasına geldiğinde kurgucunun rolü değişir. Kurgucunun kurgusu sırasında kararları kurgucu veriyordu; artık kararlar yönetmenle birlikte verilir ve çoğu yapımda son söz yönetmenindir. Ama son sözün kimde olduğu, kurgucunun sesinin olmadığı anlamına gelmez.
Çalışma anlaşmasının amacı anlaşmazlığı önlemek değildir. Anlaşmazlık iyi bir kurgu odasının malzemesidir; iki kişi bir sahneyi farklı gördüğünde, ikisinin de göremediği üçüncü bir çözüm çoğu zaman bu farktan doğar. Anlaşmanın amacı, anlaşmazlığın bir sahne hakkında kalmasını ve iki insan arasındaki bir çekişmeye dönüşmemesini sağlamaktır.
Yaygın yanlış"İyi bir yönetmen–kurgucu ikilisi hiç tartışmaz."
Uzun süredir birlikte çalışan ikililer daha az konuşabilir, ama bu, aynı şeyi düşündükleri anlamına gelmez; çoğu zaman birbirlerinin farklı düşündüğünü daha hızlı fark edip daha hızlı çözdükleri anlamına gelir. Hiç tartışmayan bir kurgu odasında ya kurgucu sesini çıkarmıyordur ya da yönetmen kurgucunun önerilerini duymuyordur. İki durumda da film, iki kişinin göreceğini değil, bir kişinin göreceğini görür.
Mekanizma
Karar paylaşımı: son söz ve ses
Çalışma anlaşmasının ilk sorusu, kararların nasıl paylaşılacağıdır. Çoğu sinema filminde yönetmen kurgusunun sahibi yönetmendir; ama yönetmenin son sözü söylemesi, kurgucunun her kararda sessiz kalacağı anlamına gelmez. Kurgucunun görevi, yönetmenin son sözünü daha iyi bir sözle söylemesine yardım etmektir.
Bu söyleşide çalışma anlaşmasının iki öğesi görünüyor. Biri günün düzeni: yapı önce, ayrıntı sonra. Öteki rollerin dengesi: yönetmen sürecin içinde ve son sözün sahibi, kurgucu ise setten uzak durarak malzemeye, yönetmenin sette yaşadıklarını taşımayan bir gözle bakan kişi. Kurgucunun bu bakışı, yönetmenin göremediği şeyi görmesini sağlar; ve yönetmen bu bakışı istediği için, kurgucunun sesi bir itiraz değil bir katkı olarak duyulur.
Çatışma çözümü: sahnede kalmak
Anlaşmazlık kurgu odasının olağan hâlidir. Çalışma anlaşmasının ikinci sorusu, anlaşmazlıklar geldiğinde nasıl ilerleneceğidir. İyi bir anlaşma, tartışmayı kişilerden alıp sahneye geri götüren yollar içerir.
Günün düzeni: birlikte çalışmanın biçimi
Çalışma anlaşmasının üçüncü sorusu, günlerin nasıl geçeceğidir. Yönetmen kurgu odasında ne kadar kalır, kurgucu ne zaman tek başına çalışır, hangi saat yapıya, hangi saat ayrıntıya ayrılır?
Usta katmanı
Deneyimli bir kurgucu, yönetmenle kurulan ilişkinin bir filmle bitmediğini, iyi giden bir ilişkinin bir sonraki filme taşındığını bilir. Çalışma anlaşması her filmde yeniden kurulur, ama her seferinde bir öncekinin üzerine.
Geliş, bir yönetmen ile kurgucusunun bir yapıyı birlikte nasıl bulduğunu gösteriyor. Aynı Film Independent söyleşisinde Villeneuve ile Walker'ın anlattığı çalışma biçimi, bu tür bir filmde özellikle önemliydi: önce yapıya saldırmak, ince ayrıntıları sonraya bırakmak. Louise'in kızıyla ilgili görüntülerin nerede, ne sıklıkta ve hangi uzunlukta geleceği, filmin bütün anlamını taşıyan bir yapı kararıydı ve bu karar, bir kesmenin karesinden önce verilmek zorundaydı. Villeneuve'ün sürecin içinde olmayı sevmesi ile Walker'ın setten uzak durarak malzemeye taze bir gözle bakması, birbirini tamamlıyor: biri filmi sette yaşamış ve onu içeriden biliyor, öteki filmi yalnız çekilen hâliyle görüyor ve seyircinin göreceği şeye daha yakın.
Yaygın yanlış"Kurgucunun görevi yönetmenin istediğini yapmaktır; kendi görüşü ikincildir."
Yönetmen kurgusunda son söz çoğu zaman yönetmenindir ve kurgucu yönetmenin talimatlarını uygular. Ama kurgucunun görüşü ikincil değildir; yönetmenin seçebileceği seçenekleri genişleten, ona görmediği bir şeyi gösteren görüştür. Yalnız talimat uygulayan bir kurgucu, yönetmene yalnızca onun zaten bildiğini geri verir; bir kurgucu yönetmenin göremediği şeyi gösterdiğinde, son söz daha iyi bir söz olur.
Kurgu odasında
Tahir ile Serap ikinci sabah, işe başlamadan önce bir saat oturuyorlar ve aralarında bir anlaşma kuruyorlar. Serap yönetmen kurgusunun sahibi; anlaşamadıkları her kararda son sözü o söyleyecek. Ama Tahir, karşı çıktığı her karar için bir savunma sürümü hazırlama hakkına sahip ve Serap bu sürümü en az bir kez izleyecek. Anlaşmazlıklar aynı gün bitirilmeyecek; ertesi sabah iki sürüm konuşmadan izlenecek. Sabahlar yapıya, öğleden sonralar ayrıntıya ayrılacak.
İskele bürosu sahnesi bu anlaşmanın ilk sınavı oluyor. Tahir bir savunma sürümü hazırlıyor ve ertesi sabah iki sürümü izliyorlar: Serap'ın, Necmettin'in kâğıdı baştan sona okuduğu sürümü ve Tahir'in, sahnenin Hızır'ın eliyle açıldığı sürümü. İkisini izledikten sonra Serap üçüncü bir şey öneriyor: Necmettin'in sesi kalsın, ama yüzü görünmesin. Tahir sahneyi Hızır'ın eliyle açıyor, Necmettin'in okuyuşunu sesten, kâğıdın son cümlesinden başlatıyor. Okuyuşun ilk kelimesi, Hızır'ın elinin kâğıda değdiği kareden altı kare sonra, yüz yirmi altıncı karede giriyor. Seyirci haberi şafakta almış; büroda Necmettin'in kapatan sesini duyuyor ve Hızır'ın elini görüyor.
İkinci haftada bir başka şey çıkıyor. Serap kurgu odasının yanındaki küçük izleme odasında, bir yapımcının bıraktığı büyük bir televizyon ekranında izlemeyi seviyor. Bir öğleden sonra, makine dairesindeki sahne için "Ragıp'ın yüzü hiç okunmuyor, başka bir denemeye bakalım" diyor. Tahir sahneyi kendi kurgu ekranında açıyor; Ragıp'ın yüzü, renk düzeltmesi beklense de, okunuyor. İki ekranı yan yana koyduklarında farkı görüyorlar: televizyon ekranının parlaklık ve karşıtlık ayarları gölgeleri bastırıyor ve koyu tenli bir yüzün gölgede kalan ayrıntısını tamamen siliyor; açık tenli Rüstem'in yüzü aynı ekranda daha az etkileniyor. Serap'ın notu bir performans notu gibi görünüyordu; aslında bir ekran sorunuydu.
Tahir ile Serap anlaşmalarına bir madde ekliyor: bir yüzün okunurluğuna dayanan her karar, Tahir'in ayarlı kurgu ekranında verilecek; izleme odasındaki televizyon yalnızca bütünü izlemek için kullanılacak. Bir çalışma anlaşması yalnızca iki insanın nasıl konuşacağını değil, neye bakarak karar vereceklerini de belirler. Koyu tenli oyuncuların performansları, gölgedeki ayrıntıyı silen bir ekranda yargılanırsa, onlar hakkındaki kararlar ışığın değil ekranın hatasıyla verilir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Yönetmen kurgusu, yönetmenin kurgucuyla birlikte kendi görüşüne göre hazırladığı kurgudur; çoğu yapımda son söz yönetmenindir. Ama son sözün kimde olduğu kurgucunun sesinin olmadığı anlamına gelmez: kurgucunun görevi, yönetmenin göremediği şeyi göstererek son sözün daha iyi bir söz olmasını sağlamaktır.
Çalışma anlaşması, kararların nasıl paylaşılacağını, anlaşmazlıkların nasıl çözüleceğini ve günlerin nasıl düzenleneceğini belirler. Anlaşmazlık önlenmez; kişilerden alınıp sahneye geri götürülür: iki sürüm, bir gece, konuşmadan izleme, gerektiğinde üçüncü bir göz. Uzun ilişkilerde anlaşma görünmez hâle gelir ama yerinde durur; üçüncü bir kişi geldiğinde yeniden sesli söylenmesi gerekir.
Bir çalışma anlaşması neye bakarak karar verileceğini de belirler. Gölgedeki ayrıntıyı bastıran ayarsız bir ekran, koyu tenli bir oyuncunun yüzünü silebilir ve bir ekran sorunu bir performans notu gibi görünebilir. Bir yüzün okunurluğuna dayanan kararlar ayarlı bir ekranda verilir.
Sonraki derse köprü
Tahir ile Serap'ın sabahları yapıya ayrılmış durumda. Kaba kurgunun bu ilk haftalarında, bir kesmenin karesi değil, filmin bütününün nasıl durduğu önemli: hangi sahne hangi sırayla geliyor, hangi bölüm uzun, film nerede çöküyor. Kaba kurguda kare düzeyindeki ayrıntıyı bırakıp yapı, sıra ve süre sorunlarını listelemek, M11-D04 "Kaba kurgu (rough cut): yapıyı görmek" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.