M10-D03
Göz ve nefes: mikro anlar
Bir göz kırpma, bakış kayması ya da nefes alma anını kesme noktası olarak kullanmanın etkisini değerlendirir.
Kurgu Akademisi — M10, Duygu ve performans · 2.060 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir planın içinde, bir oyuncunun düşüncesinin değiştiği birkaç karelik mikro anlar vardır: bir göz kırpması, bir bakış kayması, bir nefes. Kesmeyi bu anlardan birine bağlamak, onu bir düşüncenin sınırına oturtur; aynı uzunluktaki iki plan, kesmenin yerine göre farklı izler bırakır.
Bir oyuncunun bir duraklamada göz kırpmasından yaklaşık altı ile on iki kare sonra seyircinin gözü kapanmaya eğilimlidir; bu bir yasa değil, bir eğilimdir. Bakış kayması ya gidilen yere kesilir ya da plan içinde bırakılır; nefes noktasında ise kesme bazen tamamlanmış nefese, bazen yarıda kalan nefese konur. Bazı sahnelerde mikro anlar art arda birikerek bir yüzün bütün duygusunu taşır ve kesmek, bu birikimi bölmekten başka bir şey yapmaz.
Koyu bir tende göz kapağının tonu çevresine yakın olduğunda, loş ışıkta bir göz kırpması normal hızda gözden kaçabilir. Kurgucu bu yakın planları büyütülmüş ve kare kare izler ve göz kırpmalarını göz kapağının tonundan değil, gözdeki ışık noktasının kaybolup geri gelmesinden ve kirpiklerin hareketinden arar.
Açılış sahnesi
Son seferin kaptan köşkü. Rüstem dümeni Ragıp'a bırakıyor ve elini geri çekiyor. M09-D01'de bu anın ardına şafak planını koymuştuk; şimdi Tahir, elin geri çekildiği anla şafak planı arasındaki tek bir plana, Rüstem'in yakın planına bakıyor. Plan iki buçuk saniye. İçinde hiçbir şey söylenmiyor.
Tahir planı normal hızda izlediğinde iki buçuk saniyelik bir bakış görüyor. Kare kare izlediğinde ise üç ayrı şey görüyor. On ikinci karede Rüstem yavaşça göz kırpıyor; gözleri bir an, olağan bir kırpıştan uzun, kapalı kalıyor. Yirmi ikinci karede göğsü kalkıyor ve bir nefes alıyor. Otuz sekizinci karede nefesi bırakıyor ve omuzları belli belirsiz iniyor.
İlk kurguda Tahir planı ellinci karede, bakışın ortasında bir yerde kesmişti. Plan doğru uzunlukta görünüyordu. Ama kesmenin yeri, bu üç anın hiçbirine bağlı değildi.
Bu derste ne olacak
Önceki derslerde bir performansı adlandırmayı ve tepki planlarıyla bir sahnenin duygusunu ayarlamayı gördük. Bu derste daha da yakına, bir planın içindeki birkaç karelik anlara gidiyoruz: bir göz kırpması, bir bakışın kayması, bir nefesin alınıp bırakılması. Bu anlar bir oyuncunun düşüncesinin değiştiği yerlerdir ve kurgucu kesmeyi bu yerlerden birine bağladığında, kesme bir düşüncenin sınırına oturur.
M01-D03'te Murch'ün göz kırpma görüşünü ve seyircilerin göz kırpmalarının anlatıdaki doğal duraklarda eşzamanlılaştığını gösteren araştırmayı, seyircinin göz kırpması açısından görmüştük. Bu derste oyuncunun göz kırpmasına ve nefesine bakıyoruz. Bir konuşmacının göz kırpmalarının, onu izleyenlerin göz kırpmalarını nasıl çektiğini gösteren bir çalışmayı tartışacağız. Bir filmin son sahnesinde, bütün duygusunun bir kadının yüzündeki küçük değişimlerde taşındığı bir yakın plana bakacağız. Sonra Tahir'in iki buçuk saniyelik planını, göz kırpma ve nefesin üzerine yeniden keseceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir oyuncunun yüzü bir plan boyunca sürekli değişir, ama değişimlerin çoğu çok küçüktür ve normal hızda izlenirken bir bütün olarak algılanır. Kurgucu kare kare izlediğinde bu bütünün içinde ayrı anlar görür.
Mikro anların en güvenilir olanları göz ve nefesle ilgilidir. Bir göz kırpması çoğu zaman bir düşüncenin bittiğini ya da yenisinin başladığını gösterir. Bir bakış kayması, dikkatin bir şeyden başka bir şeye geçtiğini gösterir. Bir nefes, bir duygunun ya da bir kararın bedende yer ettiği anı gösterir.
Bu derste "mikro ifade" deyimini, bazen yalanı ele verdiği iddia edilen çok kısa yüz ifadeleri anlamında kullanmıyoruz. Bu tür iddialar tartışmalıdır. Kurgucu için önemli olan, bir oyuncunun yüzündeki küçük bir değişimin, sahnenin anlamına ne kattığı ve kesmenin ona göre nereye konacağıdır.
Yaygın yanlış"Bir planı keserken önemli olan planın uzunluğudur; bir iki kare fark etmez."
Bir planın uzunluğu önemlidir, ama kesmenin yeri de bir o kadar önemlidir. Aynı uzunluktaki iki plan, biri bir göz kırpmasının hemen ardından, öbürü bir nefesin ortasından kesildiğinde, seyircide farklı izler bırakır. Birinci kesme bir düşüncenin sonuna oturur ve sahneyi tamamlanmış hissettirir; ikincisi bir hareketi yarıda bırakır ve seyirciye bir şeyin kesildiğini hissettirir. Bir iki kare, hangi tarafa düştüğüne göre fark eder.
Mekanizma
Göz kırpması
Bir oyuncunun göz kırpması, kesme için en çok kullanılan mikro andır. Göz kırpması bir düşüncenin noktası gibidir ve kesme onun hemen ardına konduğunda, seyirci yeni planı yeni bir düşüncenin başı gibi karşılar.
Saniyede yirmi beş karede dörtte bir saniye yaklaşık altı kare, yarım saniye on iki karedir. Bu bulgu kurgucuya bir ölçü verir: bir oyuncu bir duraklamada göz kırptığında, seyircinin göz kırpması büyük olasılıkla altı ile on iki kare sonra gelir. Kesmeyi bu aralığa koymak, kesmeyi seyircinin gözünün zaten kapanacağı bir ana denk getirebilir. Bu bir yasa değil, bir eğilimdir ve bir çalışmaya dayanır; ama kurgucunun sezgisel olarak bulduğu bir şeye bir ölçü verir.
Bakış kayması
Bir oyuncunun bakışı bir şeyden başka bir şeye kaydığında, dikkati ve çoğu zaman düşüncesi de kayar. Kurgucu bakış kaymasını iki biçimde kullanabilir: kayan bakışın gittiği yere keser, ya da kaymanın kendisini planın içinde bırakıp bakışın yeni yerine yerleşmesini bekler.
Nefes
Nefes, duygunun bedendeki izidir. Bir oyuncu bir karar verdiğinde ya da bir duyguyu bastırdığında çoğu zaman bir nefes alır ya da tutar. Nefes noktası, kesmenin oyuncunun bedeninin ritmine bağlanabileceği yerdir.
Usta katmanı
Deneyimli bir kurgucu, bazı sahnelerin bütün duygusunun bir yüzdeki mikro anların birikiminde taşındığını ve böyle bir sahnede kesmenin, bu birikimi bölmekten başka bir şey yapmayacağını bilir.
Ateş Üstündeki Kadının Portresi'nin son sahnesi, bir yüzün mikro anlarının bir sahnenin bütün duygusunu taşıyabileceğini gösteriyor. Héloïse'in yüzünde bir şey olur, sonra başka bir şey: bir nefes, bir göz kırpması, dudakların bir titremesi, bir gülümsemenin yarısı, bir gözyaşı. Her biri bir kesme noktası olabilirdi, ama film onları kesmez; seyirci bir yüzün müzikle birlikte değişmesini, mikro anların art arda birikmesini izler. Marianne'in bakışı da seyircinin bakışıdır: Héloïse'in görmediği, ama seyircinin her ayrıntısını gördüğü bir yüz.
Yaygın yanlış"Mikro anlar yalnızca yakın planlarda önemlidir."
Göz kırpması ve bakış kayması en çok yakın planlarda görünür, ama nefes ve beden hareketleri geniş planlarda da görünür. Geniş bir planda bir karakterin omuzlarının inmesi, bir nefesin bütün bedeni kaldırıp indirmesi, yakın plandaki bir göz kırpması kadar güçlü bir kesme noktası olabilir. Kurgucu mikro anları her ölçekte arar.
Kurgu odasında
Tahir'in iki buçuk saniyelik planına dönelim. Plan altmış iki kare. Rüstem'in göz kırpması on ikinci karede başlıyor ve olağan bir kırpıştan uzun, sekiz kare sürüyor; nefesi yirmi ikinci karede alınıyor ve otuz sekizinci karede bırakılıyor. İlk kurgudaki kesme ellinci karedeydi, hiçbir mikro ana bağlı değildi.
Tahir sahnenin anlamını düşünüyor. Rüstem dümeni bıraktı ve bu planın içinde, gözünü kapayıp açtığı anda bir şeyi bırakıyor; nefesini aldığında kabul ediyor; nefesini bıraktığında bitiriyor. Kesmeyi nefesin bırakıldığı otuz sekizinci karenin dokuz kare sonrasına, kırk yedinci kareye koyuyor. Omuzların inişi tamamlanmış, Rüstem'in yüzü yeni bir duruşta. Şafak planı bu duruşun ardından geliyor ve seyirci, vapurun iskeleye yöneldiğini bir kabulün ardından görüyor.
Göz kırpmasını bulmak Tahir'e kolay olmadı. Normal hızda izlerken Rüstem'in göz kırpmasını hiç görmemişti. Kaptan köşkünün loş ışığında, Rüstem'in koyu teni ile göz kapağının ve gözün çevresinin tonları birbirine çok yakın; göz kapağının inip kalkması, açık tenli bir yüzde olduğu gibi keskin bir karşıtlık değişimi yaratmıyor ve normal hızda gözden kaçıyor. Tahir göz kırpmasını ancak planı yüzde iki yüz büyütüp kare kare ilerlettiğinde, göz bebeğindeki ışık noktasının kaybolup geri gelmesinden buluyor. Bu bulguyla Tahir çalışma biçimini değiştiriyor; koyu tenli bir yüzün mikro anlarını ararken artık şöyle çalışıyor: planları normal hızda değil, büyütülmüş ve kare kare izliyor, göz kırpmalarını göz kapağının tonundan değil, gözdeki ışık noktasından ve kirpiklerin hareketinden arıyor. Mikro anlar her yüzde vardır; ama onları bulmanın yolu, yüzün ışığa ve tona göre nasıl davrandığına bağlıdır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir planın içinde, bir oyuncunun düşüncesinin değiştiği birkaç karelik mikro anlar vardır: bir göz kırpması, bir bakış kayması, bir nefes. Kesmeyi bu anlardan birine bağlamak, onu bir düşüncenin sınırına oturtur; aynı uzunluktaki iki plan, kesmenin yerine göre farklı izler bırakır.
Bir oyuncunun bir duraklamada göz kırpmasından yaklaşık altı ile on iki kare sonra seyircinin gözü kapanmaya eğilimlidir; bu bir yasa değil, bir eğilimdir. Bakış kayması ya gidilen yere kesilir ya da plan içinde bırakılır; nefes noktasında ise kesme bazen tamamlanmış nefese, bazen yarıda kalan nefese konur. Bazı sahnelerde mikro anlar art arda birikerek bir yüzün bütün duygusunu taşır ve kesmek, bu birikimi bölmekten başka bir şey yapmaz.
Koyu bir tende göz kapağının tonu çevresine yakın olduğunda, loş ışıkta bir göz kırpması normal hızda gözden kaçabilir. Kurgucu bu yakın planları büyütülmüş ve kare kare izler ve göz kırpmalarını göz kapağının tonundan değil, gözdeki ışık noktasının kaybolup geri gelmesinden ve kirpiklerin hareketinden arar.
Sonraki derse köprü
Tahir Rüstem'in mikro anlarını bir yakın planda buldu. Ama bir sahnede yakın plana ne zaman geçileceği ve orada ne kadar kalınacağı da bir karardır: yakın plan çok erken gelirse duygunun tırmanacak yeri kalmaz, çok geç gelirse doruk kaçar. Bir sahnede yakın plana ne zaman geçileceğini ve ne kadar kalınacağını duygusal tırmanışa göre planlamak, M10-D04 "Yakın planın dozu" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.