İçeriğe geç

M10-D02

Tepki planıyla duygu yönetmek

Tepki planlarının yerini ve süresini değiştirerek bir sahnenin duygusal yükünü artırır ya da azaltır.

Kurgu Akademisi — M10, Duygu ve performans · 2.039 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tepki planı seyirciye bir anın nasıl hissedileceğini öğretir ve tepkinin zamanı, bir duygu kararıdır. Hemen gelen bir tepki duyguyu yönlendirir; geciktirilmiş bir tepki seyirciye kendi duygusunu kurma alanı açar ve geldiğinde onunla buluşur. Bazen en güçlü tepki, gösterilmeyen tepkidir; seyirci saklanan yüzü kendi içinde görür.

Tepkinin kimin yüzünde olduğu da duyguyu belirler: tarafların yüzü olayı içeriden, bir tanığın yüzü dışarıdan gösterir. Birçok tepkiyi art arda kullanmak seyirciye ne hissedeceğini tekrar tekrar söyler; tek bir tepki, doğru zamanda ve doğru yüzde, çoğu zaman daha güçlüdür. Bir olayın duygusal ağırlığı, olayın kendisinden çok onu görenin yüzünde kurulabilir.

Ters ışıkta bir kapı aralığında duran koyu tenli bir yüz, bir silüete dönüşebilir ve yüzdeki tepki okunmaz. Kurgucu bunun bir ışık eksikliği mi, yoksa bir anlam mı olduğuna karar verir: eksikse yüzün okunduğu denemeyi seçer, anlamsa silüetin bilerek kurulduğunu sesle ve duruşla seyirciye hissettirir.

Açılış sahnesi

Ragıp "Anne, ben gidiyorum" dedi; yedinci denemenin okunuşu yerinde. Şimdi sıra annede. Senaryoya göre Ümmü hiçbir şey söylemiyor, çaydanlığı alıp iki bardağa çay dolduruyor. Kapının eşiğinde, mutfağa girmek üzere olan Rüstem de konuşmayı duymuş ve duruyor.

Tahir'in ilk kurgusunda Ragıp'ın cümlesinin hemen ardından Ümmü'nün yakın planı geliyor; kadının gözleri doluyor ve bu plan dört saniye sürüyor. Sonra Rüstem'in kapıdaki yüzü, sonra yeniden Ümmü. Sahne güçlü, ama Serap izledikten sonra bir şey söylüyor: "Bize ağlamamızı söylüyorsun."

Tahir sahneyi yeniden izliyor. Annenin dolan gözleri, Ragıp'ın cümlesinden bir saniye sonra, seyircinin cümleyi daha sindirmeden geliyor. Seyirci kendi tepkisini vermeden önce ona bir tepki hazır olarak sunuluyor. Duygu var, ama seyircinin değil, ekranın duygusu.

Bu derste ne olacak

M04-D05'te tepki planını ve gücünü tanımladık; M08-D02'de bir replikte konuşanı mı dinleyeni mi göstereceğimizi tartıştık. Bu derste tepki planını bir duygu ayarı olarak ele alıyoruz: tepkinin ne zaman geleceği, ne kadar süreceği ve kimin tepkisi olacağı, bir sahnenin duygusal yükünü artırır ya da azaltır.

Bu derste tepkiyi geciktirmenin, saklamanın ve bir tanığın yüzüne vermenin seyircinin duygusunu nasıl değiştirdiğini göreceğiz. Tepkinin seyirciye ne hissedeceğini söylediği anlarla, seyirciye kendi duygusunu bulma alanı bıraktığı anları ayıracağız. Bir saldırının dehşetinin saldırının kendisinden çok, onu gören bir adamın yüzünde kurulduğu bir kumsal sahnesine bakacağız. Sonra Tahir'in mutfağına dönüp annenin tepkisini, seyircinin duygusuna yer açacak biçimde yeniden yerleştireceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir tepki planı seyirciye bir şey öğretir: o anın nasıl hissedileceğini. Seyirci bir olayı gördükten sonra bir yüze bakar ve o yüzdeki duyguyu, kendi duygusunun bir işareti olarak alır. M02-D03'te gördüğümüz Kuleşov etkisinin tersi gibidir: orada bağlam yüzün anlamını değiştiriyordu, burada yüz bağlamın anlamını değiştirir.

Bu yüzden tepkinin zamanlaması bir duygu kararıdır. Tepki hemen gelirse, seyircinin kendi tepkisinin önüne geçer ve onu bir yöne iter. Gecikirse, seyirci önce kendi duygusunu kurar, sonra bir yüzde onun yankısını ya da karşıtını görür.

Tepkinin kimin yüzünde olduğu da bir karardır. Olayı yaşayan karakterin yüzü bir şey söyler, olayı uzaktan gören birinin yüzü başka bir şey.

Yaygın yanlış"Duygusal bir anda tepki planı ne kadar çok olursa, duygu o kadar güçlü olur."
Doğrusu

Birden çok tepki planı, özellikle hepsi aynı duyguyu gösterdiğinde, seyirciye ne hissetmesi gerektiğini tekrar tekrar söyler ve seyirci bu ısrardan geri çekilebilir. Tek bir tepki, doğru zamanda ve doğru yüzde, birçok tepkiden daha güçlü olabilir; bazen de hiç tepki göstermemek, seyircinin duygusuna en çok yer açan seçimdir.

Mekanizma

Tepkinin zamanı

Tepkinin olayın ardından ne zaman geldiği, seyircinin duygusuna ne kadar alan bırakıldığını belirler. Hemen gelen bir tepki duyguyu yönlendirir; geciken bir tepki önce seyirciyi bekletir, sonra onun kendi duygusuyla buluşur.

Tepkiyi saklamak

Bazen en güçlü tepki, gösterilmeyen tepkidir. Kurgucu bir karakterin yüzünü bilerek kadraj dışında bırakır ya da arkasını döndürür; seyirci o yüzde ne olduğunu hayal eder ve hayal ettiği şey, gösterilebilecek her şeyden daha güçlü olabilir.

Tanığın yüzü

Bir olayı tarafların yüzünde göstermek onu içeriden yaşatır. Bir tanığın yüzünde göstermek, olayın dışarıdaki etkisini ya da ağırlığını gösterir. Kurgucu bir sahnenin duygusunu, tarafların yüzünden tanığın yüzüne kaydırarak değiştirebilir.

Tanık tepkisi, seyirciye bir olayın yalnızca bir kişiye değil, çevresine de dokunduğunu gösterir. Bir sahnenin duygusu tarafların yüzünde fazla yoğunlaştığında, bir tanığa geçmek o yoğunluğu biraz uzaklaştırır ve seyirciye nefes alacak bir mesafe verir; tersine, tarafların yüzü fazla kapalı kaldığında, tanığın yüzü duyguyu görünür kılar.

Usta katmanı

Deneyimli bir kurgucu, bir sahnenin dehşetinin, sevincinin ya da acısının çoğu zaman olayın kendisinde değil, onu gören birinin yüzünde kurulduğunu bilir. Olayı göstermek bir bilgi verir; olayı görenin yüzünü göstermek bir duygu.

Jaws'un kumsal sahnesi, bir saldırının dehşetinin, saldırının kendisinden çok, onu gören bir adamın yüzünde kurulabileceğini gösteriyor. Seyirci Brody'nin bakışıyla denizi izler, önünden geçen insanlarla birlikte onun sabırsızlığını yaşar ve saldırı geldiğinde, dehşeti onun yüzünde, kameranın tuhaf hareketiyle birlikte hisseder. Saldırının kendisi kısa ve uzaktır; duygusal ağırlığı Brody'nin tepkisi taşır. M07-D06'da bu filmin havuzda eklenen bir sahnesini eksik malzeme açısından görmüştük; burada bir tepkinin bir sahnenin bütün duygusunu nasıl taşıdığına bakıyoruz.

Yaygın yanlış"Tepki planı her zaman olayın hemen ardından gelmelidir; gecikirse seyirci bağı kaybeder."
Doğrusu

Hemen gelen bir tepki çoğu zaman doğru ve doğal bir seçimdir. Ama tepkinin gecikmesi, seyirciye kendi duygusunu kurmak için bir alan açar ve tepki geldiğinde seyircinin duygusuyla buluşur. Bağ, tepkinin hızından değil, seyircinin o duyguyu kendisinin de yaşayıp yaşamadığından gelir. Gecikme bir kopuş değil, bir davettir.

Kurgu odasında

Tahir'in mutfağına dönelim. İlk kurguda annenin dolan gözleri, Ragıp'ın cümlesinden yirmi beş kare sonra geliyordu ve dört saniye sürüyordu. Tahir tepkiyi yeniden kuruyor. Ragıp'ın cümlesinden sonra annenin yüzünü göstermiyor. Önce annenin ellerine, çaydanlığı alıp çayı doldurduğu bir orta plana geçiyor; ellerin hareketi sakin, ama ikinci bardağı doldururken çay bardağın kenarından taşıyor. Anne bunu fark etmiyor ve dökmeye devam ediyor. Seyirci taşan çayı görüyor ve annenin yüzünü görmeden, onun ne hissettiğini anlıyor.

Annenin yüzü ancak bundan sonra, Ragıp'ın cümlesinden yüz otuz kare sonra geliyor ve bu kez dört saniye değil, kırk kare sürüyor. Yüz, gözlerin dolduğu anı değil, annenin taşan çayı fark edip kendini toparladığı anı gösteriyor. Seyirci önce kendi duygusunu kurdu, sonra annenin onu saklamaya çalıştığını görüyor.

Sonra tanığa, kapının eşiğindeki Rüstem'e geçiyor. Rüstem'in planı koridordan çekilmiş ve koridorun arkasındaki pencereden gelen ışık, onu kapı aralığında arkadan aydınlatıyor. Rüstem'in yüzü, güneşte yıllarca koyulaşmış teniyle birlikte, bu ters ışıkta neredeyse tamamen bir silüete dönüşüyor; yüzünde ne olduğu okunmuyor. Tahir bir an bu planı bir eksik olarak görüyor ve Rüstem'in yüzünün okunduğu başka bir deneme arıyor. Malzemede, koridor ışığının kapatıldığı ve Rüstem'in yüzünün mutfağın lambasıyla önden aydınlandığı bir deneme de var. Tahir iki denemeyi yan yana koyuyor. Önden aydınlatılmış denemede Rüstem'in yüzündeki üzüntü açıkça görünüyor ve sahneye bir tepki daha ekliyor; silüet denemesinde ise Rüstem bir mesafe, mutfağa girmeyen, oğlunun kararına dışarıdan bakan bir baba. Tahir sahnenin anlamı için silüeti seçiyor; ama bu seçimi bir ışık eksikliğine değil, bir karara dayandırmak için iki şey yapıyor. Rüstem'in kapıda durduğunu seyircinin bilmesi için, onun kısa bir öksürüğünü kapı aralığının planına koyuyor; ve silüetin bir yüz olarak değil, bir duruş olarak okunması için planı, Rüstem'in kapı pervazına yaslandığı bir ana kadar uzatıyor. Koyu tenli bir yüzü ters ışıkta karanlıkta bırakmak bir yanlışlıksa düzeltilmeli, bir anlamsa seyirciye o anlamın bilerek kurulduğu hissettirilmeli.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tepki planı seyirciye bir anın nasıl hissedileceğini öğretir ve tepkinin zamanı, bir duygu kararıdır. Hemen gelen bir tepki duyguyu yönlendirir; geciktirilmiş bir tepki seyirciye kendi duygusunu kurma alanı açar ve geldiğinde onunla buluşur. Bazen en güçlü tepki, gösterilmeyen tepkidir; seyirci saklanan yüzü kendi içinde görür.

Tepkinin kimin yüzünde olduğu da duyguyu belirler: tarafların yüzü olayı içeriden, bir tanığın yüzü dışarıdan gösterir. Birçok tepkiyi art arda kullanmak seyirciye ne hissedeceğini tekrar tekrar söyler; tek bir tepki, doğru zamanda ve doğru yüzde, çoğu zaman daha güçlüdür. Bir olayın duygusal ağırlığı, olayın kendisinden çok onu görenin yüzünde kurulabilir.

Ters ışıkta bir kapı aralığında duran koyu tenli bir yüz, bir silüete dönüşebilir ve yüzdeki tepki okunmaz. Kurgucu bunun bir ışık eksikliği mi, yoksa bir anlam mı olduğuna karar verir: eksikse yüzün okunduğu denemeyi seçer, anlamsa silüetin bilerek kurulduğunu sesle ve duruşla seyirciye hissettirir.

Sonraki derse köprü

Annenin tepkisini Tahir taşan çayla ve geç gelen bir yüzle kurdu; ama o yüzde seyircinin gördüğü şey, kırk karenin içinde, tek bir anda: annenin taşan çayı fark ettiği an, bir göz kırpışında. Bir sahnenin duygusu çoğu zaman böyle bir anda, bir göz kırpmada, bir bakışın kaymasında, bir nefeste yoğunlaşır. Bir göz kırpma, bakış kayması ya da nefes alma anını kesme noktası olarak kullanmanın etkisini değerlendirmek, M10-D03 "Göz ve nefes: mikro anlar" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.