M09-D06
Uzun planı korumak
Bir uzun planın bölünmesi ile korunması arasındaki kararı sahnenin anlamı üzerinden gerekçelendirir.
Kurgu Akademisi — M09, Hareket, aksiyon ve uzam · 2.092 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir uzun planı korumak ile bölmek arasındaki karar bir üslup değil, sahnenin anlamı üzerinden verilir. Korumak gerçek zamanı, kaçışsızlığı ve inandırıcılığı kazandırır; bölmek ritmi, vurguyu ve bir yüze yaklaşmayı kazandırır. Sahnenin anlamı kesintisizliğin kendisindeyse plan korunur; plan sahnenin ihtiyaç duyduğu bir şeyi veremiyorsa bölünür. Uzun planı korumak da bir kurgu kararıdır: başı, sonu, öncesi ve sonrası kurgu odasında belirlenir.
Seyircinin tek plan olarak yaşadığı pek çok uzun plan, birkaç çekimin gizli kesmelerle birleştirilmesiyle kurulur; dikişler, kadrajı bir an kaplayan bir nesnenin, bir karanlığın ya da hızlı bir hareketin içine konur. Kurmacada meşru olan gizli kesme, belgeselde zamanın gerçekte olduğundan farklı akmasını gizleyebilir.
Uzun planı korumak, planın içindeki sorunları kesmeden çözmeyi gerektirir. Işığın düştüğü bir bölümde koyu tenli bir yüz okunmuyorsa, kurgucu planı bölmek yerine renk ekibinden yüzü izleyen bir maskeyle o bölümde yüzün tonlarının okunur kılınmasını ister.
Açılış sahnesi
Sahil yolu sahnesinin malzemesinde bir plan Tahir'in gözünden hiç kaçmıyor: bir araç kamerası, Nadide'nin arabasının yanında, kırk saniye boyunca, kesmeden, sahil boyunca gidiyor. Kadrajda arabanın yan camı, camın ardında Nadide direksiyonda, onun ardında Rüstem, Rüstem'in ardında deniz. Plan boyunca ikisi hiç konuşmuyor. Araba bir dönemeci dönüyor, bir ağaç tünelinden geçiyor, yeniden denize açılıyor.
Tahir planı ilk kurgusunda bölmüş: yirmi saniyesi takip planında, sonra arabanın içine, Rüstem'in ve Nadide'nin yakın planlarına geçiyor, sonra yeniden takip planının son on saniyesine dönüyor. Sahnenin geri kalanı kısa planlardan oluştuğu için kırk saniyelik bir plan ona bir yük gibi gelmişti.
Serap kurguyu izliyor ve tek bir soru soruyor: "Kırk saniyenin hepsini gördün mü?" Tahir planı baştan sona, kesmeden yeniden izliyor. Kırk saniyenin içinde bir şey oluyor: Rüstem, ağaç tünelinin içinde, başını yavaşça Nadide'ye çeviriyor ve bir süre ona bakıyor; Nadide fark etmiyor. Tünelden çıkıldığında Rüstem yeniden denize dönüyor. Bölünmüş kurguda bu bakış, yakın planlara geçilen yirmi saniyenin içinde kaybolmuştu.
Bu derste ne olacak
Modülün son dersinde kurgucunun en zor kararlarından birine bakıyoruz: bir uzun planı bölmek mi, korumak mı. M02-D07'de uzun planın kuramını, M04-D06'da tutuşu, ne zaman kesmemek gerektiğini gördük. Bu derste uzun planı hareketin ve aksiyonun içinde ele alıyoruz: kameranın da karakterlerin de hareket ettiği, bir yolculuğu ya da bir çatışmayı kesmeden izleyen planları.
Bu derste bir uzun planı korumanın neyi kazandırdığını ve bölmenin neyi kazandırdığını tartışacağız; bu kararın bir üslup değil, sahnenin anlamı üzerinden verilmesi gerektiğini göreceğiz. Bir uzun planın bazen birkaç ayrı çekimin görünmez biçimde birleştirilmesiyle kurulduğunu ve kurgucunun bu birleştirmedeki payını konuşacağız. Tek plan gibi görünen ama altı parçadan dikilmiş bir araba pususunu inceleyeceğiz. Sonra Tahir'in kırk saniyelik planını korumanın bedelini ve onu nasıl taşıyacağını göreceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
M02-D07'de uzun planı, kesmeden uzun süre devam eden plan olarak tanımladık. Uzun plan bir sahnenin tamamını ya da büyük bir bölümünü taşıdığında, ona ayrı bir ad verilir.
Bir plan sekansı korumak, sahneye birkaç şey kazandırır. Birincisi gerçek zaman: seyirci olayları ekranda geçtiği kadar sürede yaşar; M05-D01'de gördüğümüz gerçek zamanlı anlatının bir sahne içindeki biçimi. İkincisi kaçışsızlık: seyirci bir kesmeyle başka bir yere götürülmez, olanın içinde kalır. Üçüncüsü inandırıcılık: bir eylem kesmeden gösterildiğinde seyirci onun gerçekten olduğuna inanır.
Bölmek de başka şeyler kazandırır. Kurgucu ritmi kontrol eder, bir anı vurgular, bir yüze yaklaşır, sahnenin zayıf bir anını kısaltır. Uzun planı korumak, bu kontrolün büyük kısmından vazgeçmek demektir.
Yaygın yanlış"Uzun plan bir üslup tercihidir; yönetmen istediyse kurgucu dokunmaz."
Bir uzun planı korumak bazen yönetmenin kesin bir kararıdır ve kurgucu ona saygı duyar. Ama bir uzun planın filmde nasıl duracağı, kurgu odasında da belirlenir: planın başı ve sonu nerede kesilecek, öncesine ve sonrasına ne gelecek, gerekirse içine gizli bir kesme konacak mı? Uzun planı korumak da bir kurgu kararıdır ve sahnenin anlamı üzerinden gerekçelendirilmelidir.
Mekanizma
Ne zaman korumalı?
Bir uzun plan, sahnenin anlamı kesintisizliğin kendisinde olduğunda korunmalıdır. Bir karakterin kaçamadığı bir durum, bir zamanın gerçekten geçtiğini hissettirmek, bir eylemin hilesiz yapıldığını göstermek, ya da kadrajın içinde birden çok şeyin aynı anda olduğu bir an. Bu durumlarda bir kesme, sahnenin söylediği şeyi bozar.
Ne zaman bölmeli?
Bir uzun plan, sahnenin ihtiyaç duyduğu bir şeyi veremiyorsa bölünmelidir: bir yüzün yakından görünmesi gereken bir an, bir bilginin vurgulanması gereken bir yer, ya da planın içinde bir zayıflık, bir duraksama, oyuncunun bir hatası. Bu durumda bölmek, planı küçültmek değil, sahneyi korumaktır.
Uzun planın dikişleri
Bir uzun plan bazen tek bir çekimde kaydedilemez: çok uzundur, çok tehlikelidir, ya da farklı yerlerde geçer. Bu durumda birkaç çekim, kadrajı bir an kaplayan bir şeyin içinde birleştirilir. Kurgucu bu dikişlerin yerini bulur ve onları görünmez kılar.
Usta katmanı
Deneyimli bir kurgucu, seyircinin tek plan olarak yaşadığı birçok uzun planın, aslında kurgu odasında birleştirildiğini bilir. Bu birleştirme bir hile değil, kesintisizliğin anlamını korumanın bir yoludur: seyircinin yaşaması gereken şey kaçışsızlıksa, o kaçışsızlık birden çok çekimden de kurulabilir.
Son Umut'un araba pususu, uzun planın anlamının, onun gerçekten tek bir çekim olup olmamasından bağımsız olduğunu gösteriyor. Seyircinin yaşadığı, arabanın içinden kaçamamak, pusunun gerçek zamanda, hiçbir kesmenin kurtaramayacağı biçimde gelişmesidir. Bu deneyim altı parçadan kurulmuştur, ama dikişler görünmediği için seyirci onu tek bir an olarak yaşar. Kurgucunun buradaki işi, planı bölmemek değil, bölünmüş bir malzemeyi bölünmemiş gibi göstermektir: her dikişin yeri, kadrajı bir an kaplayan bir hareketin içinde, seyircinin gözünün kaydığı bir anda.
Yaygın yanlış"Uzun plan, seyircinin dikkatini dağıtır; modern seyirci kısa planlara alışkın."
Kısa planlar bir sahneye hız verir, ama uzun plan seyircinin dikkatini dağıtmaz, onu başka bir yere çeker: kadrajın içine, hareketin kendisine, bir yüzün zamanla değişmesine. Bir uzun planın dikkati dağıtıp dağıtmadığını, planın uzunluğu değil, planın içinde bir şeyin olup olmadığı belirler. M06-D10'da gördüğümüz gibi, içinde bir soru taşıyan uzun bir plan, kısa planlardan daha çok dikkat çekebilir.
Kurgu odasında
Tahir'in kırk saniyelik planına dönelim. Plan bin kare. Rüstem'in Nadide'ye bakışı, ağaç tünelinin içinde, beş yüz yirminci karede başlıyor ve altı yüz yetmiş beşinci karede, araba tünelden çıkarken bitiyor. Bölünmüş kurguda bu bakışın olduğu yer, yakın planlara ayrılmıştı ve bakış hiç görünmüyordu. Sahnenin anlamı, Rüstem'in yıllardır denizde geçen hayatından sonra, yanındaki kadına ilk kez gerçekten bakması. Bu bakışı görünür kılmanın yolu, yakın planlar değil, kırk saniyenin kesintisizliği: seyirci bakışı, iki insanın yan yana sessizce gittiği uzun bir yolculuğun içinde görüyor.
Tahir planı korumaya karar veriyor ve planın öncesini ve sonrasını buna göre ayarlıyor. Planın öncesinde, arabanın içinde, Rüstem ile Nadide arasında üç replik var; bunları kısa planlarla, hızlı geçirerek kuruyor, ki kırk saniyelik sessizlik bir değişim olarak gelsin. Planın sonunda, araba eve yanaşırken, kesmeyi Rüstem'in yeniden denize döndüğü karenin otuz kare sonrasına koyuyor.
Planı korumanın bir bedeli var. Ağaç tünelinin içinde ışık birden düşüyor ve Nadide'nin koyu tenli yüzü, camın ardında, tünelin gölgesinde neredeyse seçilmiyor; Rüstem'in bakışı ona yöneliyor, ama seyirci bakışın yöneldiği yüzü göremiyor. Kesip yakın plana geçmek bu sorunu çözerdi, ama planı bölerdi. Tahir kesmiyor. Renk ekibine bir not yazıyor: tünelin içindeki beş yüz ile yedi yüz arasındaki karelerde, Nadide'nin yüzünü izleyen bir maskeyle, yüzün tonlarının, tünelin karanlığını bozmadan, okunur bir düzeye getirilmesi. Maske yüzü izleyecek ve araba hareket ettikçe yüzle birlikte kayacak. Uzun planı korumak, bir sorunu kesmeyle değil, başka bir araçla çözmeyi gerektiriyor; Tahir sorunu planın içinde bırakmıyor, kesintisizliği bozmadan çözülecek bir yere taşıyor.
Serap planı bu kez baştan sona izliyor ve tünelin içinde, Rüstem'in bakışında duruyor. "Film bu" diyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir uzun planı korumak ile bölmek arasındaki karar bir üslup değil, sahnenin anlamı üzerinden verilir. Korumak gerçek zamanı, kaçışsızlığı ve inandırıcılığı kazandırır; bölmek ritmi, vurguyu ve bir yüze yaklaşmayı kazandırır. Sahnenin anlamı kesintisizliğin kendisindeyse plan korunur; plan sahnenin ihtiyaç duyduğu bir şeyi veremiyorsa bölünür. Uzun planı korumak da bir kurgu kararıdır: başı, sonu, öncesi ve sonrası kurgu odasında belirlenir.
Seyircinin tek plan olarak yaşadığı pek çok uzun plan, birkaç çekimin gizli kesmelerle birleştirilmesiyle kurulur; dikişler, kadrajı bir an kaplayan bir nesnenin, bir karanlığın ya da hızlı bir hareketin içine konur. Kurmacada meşru olan gizli kesme, belgeselde zamanın gerçekte olduğundan farklı akmasını gizleyebilir.
Uzun planı korumak, planın içindeki sorunları kesmeden çözmeyi gerektirir. Işığın düştüğü bir bölümde koyu tenli bir yüz okunmuyorsa, kurgucu planı bölmek yerine renk ekibinden yüzü izleyen bir maskeyle o bölümde yüzün tonlarının okunur kılınmasını ister.
Sonraki derse köprü
Serap kırk saniyelik planda bir şey gördü: Rüstem'in bakışı. Bir oyuncunun bir sahnede verdiği şey, çoğu zaman tek bir bakışta, bir nefeste, bir yüzün belli belirsiz değişmesindedir ve kurgucunun bunu görmesi, adlandırması ve seçmesi gerekir. Bölüm III'ün bir sonraki modülü duygu ve performansa ayrılmış: bir oyuncunun farklı denemelerdeki performans farklarını adlandırarak sahneye en uygun anı seçmek, M10-D01 "Performansı kurguda okumak" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.