M08-D08
Telefon, mesaj ve ekran içi metin
Telefon görüşmesi ve ekran mesajı sahnelerinde bilgiyi okunur ve ritmi koruyacak biçimde kurgular.
Kurgu Akademisi — M08, Diyalog sahnesi · 2.065 kelime · 9 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir telefon görüşmesinde kurgucu önce seyircinin hangi uçta olacağına karar verir: tek bir uçta kalmak seyirciyi o karakterle birlikte bırakır, iki uç arasında gidip gelmek iki mekânı birden verir. Öbür ucun sesi telefon filtresiyle işlenir ve seyirci her an hangi mekânda olduğunu kulağıyla da bilir.
Ekran içi metin, diyalogda konuşulmayan bir bilgiyi taşır. Okuma süresi kurgucunun değil seyircinin hızına göre ayarlanır; pek çok kurgucu yazıyı yavaşça iki kez okuyabilecek kadar ekranda tutar. Yazı bir insertla, bir bindirme grafikle ya da sesle gösterilebilir; bindirme bir kez kullanıldığında film boyunca tutarlı kullanılmalıdır. Uzun bir yazı sahnenin ritmini durdurur; bir kısmını sese çevirmek ya da yazıyı karakterin yüzüyle aynı kadraja almak çoğu zaman daha iyi bir çözümdür.
Bindirme bir yazının yeri seçilirken, yazının arkasına konan koyu bir kutunun koyu tenli bir yüzün kenarını örtmemesine dikkat edilir. Yazı kadrajın aydınlık ve boş bir yerine taşındığında hem yazı hem yüz okunur ve sahnenin iki bilgisi birbirini silmez.
Açılış sahnesi
Veda yemeğinin ortasında Ragıp'ın telefonu titriyor. Ragıp masanın altında ekrana bakıyor: yeni hattın işletmesinden bir mesaj. "Başvurunuz kabul edilmiştir. Pazartesi 06.00'da iskelede olunuz." Ragıp telefonu cebine koyuyor ve başını kaldırıp Rüstem'e bakıyor. Rüstem bir şey fark etmemiş; Hızır'ın bir sözüne gülüyor.
Tahir'in ilk kurgusunda mesaj, telefon ekranının yakın bir insertıyla gösteriliyor ve insert bir saniye sürüyor; yirmi beş kare. Kurgu odasında Tahir mesajı biliyor ve bir saniye ona yetiyor. Test gösteriminde izleyicilerden biri sahneden sonra "Mesajda ne yazıyordu?" diye soruyor. Bir başkası "Pazartesi" kelimesini görmüş, gerisini görmemiş.
Sahnenin bütün ağırlığı o mesajda: Ragıp'ın gideceği, Rüstem'in bilmediği bir anda, bir sofrada ortaya çıkıyor. Seyirci mesajı okuyamazsa, sahne bir genç adamın telefonuna baktığı sıradan bir an olarak kalıyor.
Bu derste ne olacak
Modülün son dersinde diyaloğun yüz yüze olmayan biçimlerine bakıyoruz. Bir telefon görüşmesinde iki karakter aynı yerde değildir ve seyirci çoğu zaman yalnızca birini görür. Bir mesajda ise diyalog bir ses değil, bir ekrandaki yazıdır ve seyircinin onu okuması gerekir. İki durumda da kurgucu, bilginin seyirciye ulaşmasını ve sahnenin ritminin kaybolmamasını aynı anda sağlamak zorundadır.
Bu derste bir telefon görüşmesinde hangi ucu göstereceğimizi ve öbür ucun sesini nasıl kuracağımızı, bir ekrandaki yazıyı seyircinin okuyabileceği kadar ama ritmi durdurmayacak kadar tutmayı ve yazıyı göstermenin farklı yollarını tartışacağız. Neredeyse bütünüyle bilgisayar ve telefon ekranlarında geçen ve çekiminden çok daha uzun süren bir kurguyla kurulmuş bir filme bakacağız. Sonra Tahir'in mesajını, seyircinin okuyacağı biçimde yeniden kuracağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir telefon görüşmesinde iki karakter iki ayrı mekândadır. Kurgucunun ilk kararı, seyircinin hangi mekânda olacağıdır: yalnızca bir ucu mu gösterecek, iki uç arasında mı gidip gelecek?
Yalnızca bir uç gösterildiğinde, öbür ucun sesi telefondan geliyormuş gibi duyulur. Bu ses, kurgu ve ses aşamasında, bir telefon hattının dar ve ince tınısını taklit edecek biçimde işlenir.
Bir mesaj, bir e-posta ya da bir arama sonucu ise bir ekrandaki yazıdır.
Yaygın yanlış"Seyirci ekrandaki yazıyı kurgucunun okuduğu hızda okur."
Kurgucu yazıyı yüzlerce kez görmüştür ve onu bir bakışta tanır. Seyirci ise yazıyı ilk kez görür; önce ekranın neresinde olduğunu bulur, sonra okur ve bir yandan da sahnenin geri kalanını izlemeye çalışır. Kurgu odasında yeterli görünen bir süre, seyircinin yazının yalnızca bir kelimesini yakalamasına yetebilir.
Mekanizma
Telefon: hangi uç?
Yalnızca bir ucu göstermek, seyirciyi o karakterle birlikte bırakır; seyirci öbür ucu ancak sesinden bilir ve karakterin bilmediği şeyi o da bilmez. İki uç arasında gidip gelmek, seyirciye iki mekânı ve iki yüzü birden verir; seyirci her iki karakteri de görür ve aralarındaki gerilimi dışarıdan izler.
Ekran: yazıyı göstermenin yolları
Bir mesajı göstermenin birkaç yolu vardır. Telefon ekranının yakın bir insertı, yazıyı gerçek bir nesnenin içinde gösterir; ama ekran parlaması, odak ve el titremesi okumayı zorlaştırabilir. Kadrajın üzerine sonradan bindirilmiş bir grafik, yazıyı her zaman okunaklı kılar ve karakterin yüzünü de kadrajda tutar; ama filmin görsel dilinde bir değişiklik demektir ve bir kez kullanıldığında film boyunca tutarlı kullanılması gerekir. Bazen de yazı hiç gösterilmez; karakter onu sesli okur ya da seyirci onu karakterin yüzünden çıkarır.
Okuma süresi ve ritim
Yazı ekranda okunacak kadar kalmalıdır, ama yazı ekrandayken sahnenin geri kalanı durur. Kurgucu okuma süresini, yazının uzunluğuna göre hesaplar ve sahnenin ritmi bu süreyi taşıyamıyorsa yazıyı kısaltmayı, bölmeyi ya da bir kısmını sese çevirmeyi düşünür.
Usta katmanı
Deneyimli bir kurgucu, ekranların artık hayatın bir parçası olduğunu ve bazı hikâyelerin bütünüyle ekranlarda geçebileceğini bilir. Böyle bir filmde kurgucunun malzemesi kamera görüntüsünden çok ekran görüntüleridir ve ritmi, bir imlecin hareketi, bir yazının yazılış hızı ve bir pencerenin açılışı kurar.
Searching'in kurgu süresinin çekim süresinden bu kadar uzun olması, ekran içi metnin bir kurgu malzemesi olarak ne kadar emek istediğini gösteriyor. Böyle bir filmde her mesajın ne zaman belireceği, imlecin nereye gideceği, bir yazının ne hızla yazılacağı kurgucunun kararıdır; yazılar seyircinin okuyabileceği bir hızda ve sırada gelmek zorundadır. Kurgucular bir söyleşide, bu filmi kurgularken neye ihtiyaç duyduklarını gördüklerini ve oyunculara bir ekranı okuyormuş gibi görünmeyi öğretmenin bu türün bir parçası olduğunu anlatır.
Yaygın yanlış"Bir mesajı okunaklı kılmak için insert ne kadar uzun olursa o kadar iyidir."
Okuma süresi yetmezse bilgi kaybolur, ama gereğinden uzun bir insert de sahnenin ritmini durdurur ve seyirciye yazının ötesinde bir şey olmadığını hissettirir. Doğru süre, yazının uzunluğuna ve sahnenin o anki hızına göre bulunur; bazen yazının bir kısmını sese çevirmek ya da yazıyı karakterin yüzüyle aynı kadraja almak, insertı uzatmaktan daha iyi bir çözümdür.
Kurgu odasında
Tahir'in mesajına dönelim. Mesaj altmış dört karakter: "Başvurunuz kabul edilmiştir. Pazartesi 06.00'da iskelede olunuz." İlk kurgudaki yirmi beş kare, Tahir için yeterliydi; seyirci için değildi. Tahir mesajı kendi sesiyle, yavaşça, iki kez okuyor ve süreyi ölçüyor: yaklaşık üç saniye. Insertı yetmiş beş kareye uzatıyor.
Ama yetmiş beş karelik bir insert, bir sofranın neşesinin ortasında sahneyi durduruyor. Tahir başka bir yol deniyor. Malzemede, Ragıp'ın telefonu masanın altında tuttuğu ve ekranın kadrajın alt kısmında, yüzünün hemen altında göründüğü bir plan var; ekran bu planda okunmuyor, ama Ragıp'ın yüzü ve masadaki kahkahalar aynı kadrajda. Tahir mesajı bu planın üzerine, kadrajın boş kısmına, bir grafik olarak bindirmeye karar veriyor. Mesaj yetmiş beş kare ekranda kalıyor, ama sahne durmuyor: seyirci mesajı okurken Ragıp'ın yüzünü ve arkadaki sofrayı görüyor. Mesaj kaybolduğunda Ragıp başını kaldırıp Rüstem'e bakıyor ve Tahir, Rüstem'in Hızır'a güldüğü plana geçiyor.
Grafiğin yerini seçerken Tahir bir şeye dikkat ediyor. İlk denemede grafik tasarımcısı mesajı, okunaklı olsun diye, Ragıp'ın yüzünün sağına, kadrajın en karanlık kısmına koymuş ve yazının altına yarı saydam koyu bir kutu eklemiş. Kutu, Ragıp'ın koyu tenli yüzünün bir kenarını ve kulağını örtüyor; yüzün kenarı kutunun karanlığıyla birleşiyor ve Ragıp'ın mesajı okurken kaşının hafifçe kalkması, kutunun gölgesinde kayboluyor. Tahir grafiği kadrajın öbür yanına, arkadaki pencerenin aydınlık camının önüne taşıyor; orada yazı koyu bir kutuya ihtiyaç duymadan, ince bir gölgeyle okunuyor ve Ragıp'ın yüzü hiçbir yerde örtülmüyor. Mesaj okunuyor, kaş da görülüyor; sahnenin iki bilgisi, yazı ve tepki, birbirini silmiyor.
Tahir son olarak bu biçimi filmin geri kalanı için kurala bağlıyor: filmde ekran içi metin bir kez bindirme olarak göründüğü için, ileride gelecek her mesaj aynı yazı biçimiyle ve bir yüzü örtmeyecek bir yerde gösterilecek.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir telefon görüşmesinde kurgucu önce seyircinin hangi uçta olacağına karar verir: tek bir uçta kalmak seyirciyi o karakterle birlikte bırakır, iki uç arasında gidip gelmek iki mekânı birden verir. Öbür ucun sesi telefon filtresiyle işlenir ve seyirci her an hangi mekânda olduğunu kulağıyla da bilir.
Ekran içi metin, diyalogda konuşulmayan bir bilgiyi taşır. Okuma süresi kurgucunun değil seyircinin hızına göre ayarlanır; pek çok kurgucu yazıyı yavaşça iki kez okuyabilecek kadar ekranda tutar. Yazı bir insertla, bir bindirme grafikle ya da sesle gösterilebilir; bindirme bir kez kullanıldığında film boyunca tutarlı kullanılmalıdır. Uzun bir yazı sahnenin ritmini durdurur; bir kısmını sese çevirmek ya da yazıyı karakterin yüzüyle aynı kadraja almak çoğu zaman daha iyi bir çözümdür.
Bindirme bir yazının yeri seçilirken, yazının arkasına konan koyu bir kutunun koyu tenli bir yüzün kenarını örtmemesine dikkat edilir. Yazı kadrajın aydınlık ve boş bir yerine taşındığında hem yazı hem yüz okunur ve sahnenin iki bilgisi birbirini silmez.
Sonraki derse köprü
Bu modülde iki kişinin, bir grubun, bir telefonun ve bir ekranın etrafında kurulan diyaloglara baktık; karakterler çoğu zaman oturuyor, konuşuyor, birbirine bakıyordu. Bir sonraki modülde bedenler hareket ediyor. Tahir'in ek çekim günü çektiği vapurun şafakta iskeleye yaklaştığı uzak plan, şimdi son sahnenin neresine konacağını bekliyor; seyircinin vapurun nerede olduğunu kaybettiği anı bulmak gerekiyor. Kuruluş planını ve yeniden kuruluş planlarını seyircinin uzamı kaybettiği anlara yerleştirmek, M09-D01 "Uzamı kurmak: kuruluş planı" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.