M06-D08
Komedi kurgusu: zamanlama
Bir şakanın kurgu içindeki zamanlamasını, tepki planının yerini ve süresini değiştirerek test eder.
Kurgu Akademisi — M06, Ritim, tempo ve nefes · 2.295 kelime · 11 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir şaka kurguda çoğu zaman üç parçadır: beklenti kuran kurulum, beklentiyi bozan espri vuruşu ve seyircinin gülmesine yer açan gülme payı. Komedide bu parçaların süreleri dar bir aralıkta doğru olmalıdır; birkaç kare bir şakayı yaşatır ya da öldürür.
Vuruştan önce duraksama koymak sınanmamış bir kuraldır ve sürprizi öldürebilir; zamanlamanın asıl yeri çoğu zaman vuruşun ardıdır. Tepki planının yeri ve süresi şakayı belirler: hemen gelen tepki bir tokat gibi, gecikmiş tepki bir yavaş anlama gibi işler. Gülme payı, seyircinin gülmesinin bir sonraki cümleyi yutmasını önler ve izleme biçimine göre ayarlanır. Fiziksel bir şaka bazen bir kesmenin yokluğuyla güçlenir.
Şaka anlaşıldıktan sonra açıklanmaya devam ederse ölür. Bir tepki çekimini zamanlamasına göre seçerken, seyircinin görmesi gereken ifadenin o çekimde görünüp görünmediğine de bakılmalıdır; bir kapı aralığının gölgesinde koyu tenli bir yüzdeki küçük bir gülümseme seçilmeyebilir ve iyi aydınlanmış bir çekimdeki iki karelik zamanlama farkı kurguyla kapatılabilir.
Açılış sahnesi
Dilruba, Nebile'nin filminde ağır sahnelerin arasındaki tek hafif anı kurguluyor. Dükkânın boşaltıldığı günün akşamı, Nebile'nin yan komşusu Hayrünnisa kapıyı çalıyor; elinde bir tencere dolma var. Nebile "Aç değilim" diyor. Hayrünnisa tencereyi masaya koyup "Ben de sana yemen için getirmedim, tencereyi yıkatmaya getirdim" diyor ve içeri giriyor.
Senaryoyu okuyan herkes bu cümlede gülmüş. Ama Dilruba'nın ilk kurgusunda test izleyicilerinin yalnızca birkaçı gülümsüyor. Malzemede her şey var: Hayrünnisa'nın cümlesi iyi söylenmiş, Nebile'nin şaşkın bakışı da çekilmiş.
Dilruba sahneyi kare kare açtığında sorunun cümlede değil, cümlenin çevresinde olduğunu görüyor. Cümle bittikten sonra Hayrünnisa'nın yüzünde bir süre kalmış, sonra Nebile'ye kesmiş; ama Nebile'nin tepkisi gecikmeli bir çekimden alınmış. Vuruş ile tepki arasında otuz beş kare var ve şaka bu boşlukta ölüyor.
Bu derste ne olacak
Bir önceki derste gerilimi bir beklentinin kurulup ertelenmesi olarak gördük. Komedi de bir beklentiyle çalışır, ama onu başka bir biçimde boşaltır: beklentiyi kurar ve doğru karede bozar. İki türün ortak dili zamanlamadır ve zamanlama kurgu odasında, kare düzeyinde yapılır.
Bu derste bir şakanın kurgu içindeki parçalarını, kurulumu, vuruşu ve tepkiyi, ayıracağız. Vuruş cümlesinin, tepki planının ve ardından gelen boşluğun yerinin ve süresinin şakayı nasıl yaşattığını ya da öldürdüğünü göreceğiz. M06-D03'te bir şakanın duraksamalarından birini sorun ettiğimiz komediye döneceğimizi söylemiştik; o durağın nedenini burada açacağız. Bir komedinin bir kesmeyi bile yapmadan kurduğu ünlü bir şakasına bakacak, sonra Dilruba'nın dolma sahnesini kare kare yeniden zamanlayacağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir şakanın kurgudaki yapısı çoğu zaman üç parçadır. İlk parça bir beklenti kurar; ikinci parça o beklentiyi bozar; üçüncü parça seyircinin gülmesine yer açar.
Üçüncü parça, vuruştan sonra gelen ve seyircinin gülmesine izin veren süredir. Bu süre çoğu zaman bir tepki planıyla doldurulur: şakanın hedefi olan karakterin yüzü, ya da şakaya tanık olan birinin bakışı.
Komedi kurgusunun zorluğu, bu üç parçanın sürelerinin çok dar bir aralıkta doğru olmasıdır. Bir dram sahnesinde bir tepki planı birkaç kare geç ya da erken gelse çoğu zaman fark edilmez; bir komedide aynı birkaç kare bir şakayı öldürebilir.
Bu bulgu kurgucuya bir uyarı veriyor: "vuruştan önce bir duraksama koy" kuralı herkesin bildiği ama sınanmamış bir kuraldır. Komedide zamanlamanın yeri çoğu zaman vuruştan önce değil, vuruştan sonradır: tepkinin ne zaman geldiği ve gülme payının ne kadar sürdüğü.
Yaygın yanlış"Bir şakayı güçlendirmek için vuruştan önce bir duraksama koyulur."
Bazen işe yarar, ama bir kural değildir. Vuruştan önce eklenen bir duraksama, seyirciye bir şakanın geldiğini haber verebilir ve sürprizi öldürebilir. Pek çok şaka, vuruşun kurulumdan hemen sonra, beklenenden biraz erken gelmesiyle çalışır. Duraksamanın asıl yeri çoğu zaman vuruşun ardıdır.
Mekanizma
Tepki planı nerede ve ne kadar?
Bir şakada tepki planı iki iş yapar: seyirciye vuruşun hedefe nasıl ulaştığını gösterir ve seyircinin gülmesi için bir alan açar. Tepki planının yeri ve süresi şakanın büyük bölümünü belirler. Vuruştan hemen sonra gelen bir tepki, şakayı bir tokat gibi indirir. Biraz gecikmiş bir tepki, bir "yavaş anlama" komedisi kurar: karakter şakayı seyirciden sonra anlar.
Gülme payı
Gülme payının uzunluğu, şakanın büyüklüğüne ve seyircinin onu nerede izleyeceğine bağlıdır. Sinema salonunda yüzlerce kişi birlikte güler ve gülme bir dalga gibi yayılır; evde tek başına izleyen bir seyirci daha kısa güler. Kurgucu gülme payını çoğu zaman test gösterimlerinde ayarlar: seyircinin gülmesinin bir sonraki cümleyi yutup yutmadığına bakar.
Kesmeden şaka
Bazı şakalar bir kesmeyle değil, kesmenin yokluğuyla çalışır. Seyirci bir planın kesilmediğini bildiğinde, olanın gerçekten olduğuna inanır ve şaka bir hüner olarak da etki eder. Fiziksel komedide bu çoğu zaman güçlüdür.
Keaton'ın numarası, komedide bir kesmenin bazen şakayı öldürebileceğini gösteriyor. Cephe devrilirken Keaton'ın yüzüne bir yakın plan kesilseydi, seyirci bir hile olup olmadığından şüphelenirdi. Kesmemek, şakaya bir gerçeklik ağırlığı verir.
Kurgu odasında
Dilruba'nın dolma sahnesine dönelim. Hayrünnisa'nın "Ben de sana yemen için getirmedim, tencereyi yıkatmaya getirdim" cümlesi iki buçuk saniye, altmış iki kare. İlk kurguda cümlenin son hecesinden sonra on bir kare boyunca Hayrünnisa'nın yüzü kalıyor, sonra Nebile'nin yüzüne kesiliyor; ama Nebile'nin bu çekimdeki tepkisi, kesmeden ancak yirmi dört kare sonra başlıyor. Seyirci, vuruştan sonra otuz beş kare boyunca hiçbir tepki görmüyor ve şaka bu boşlukta sönüyor.
Dilruba önce kurulumu inceliyor. Nebile'nin "Aç değilim" cümlesi ile Hayrünnisa'nın cevabı arasında on sekiz karelik bir boşluk var. Bu boşluk kurulumu kuruyor: Nebile'nin reddi bir an havada kalıyor. Dilruba bu boşluğa dokunmuyor. M06-D03'te Hulki de şakasını, bir duraksamayı kısaltıp ötekine dokunmayarak kurtarmıştı. Buradaki duraksama da kurulumun parçası ve yerinde kalmalı.
Sonra vuruşun ardına bakıyor. Hayrünnisa'nın cümlesinin son hecesinden sonra Hayrünnisa'nın yüzünde kalmayı dört kareye indiriyor; sonra Nebile'ye kesiyor. Nebile'nin tepkisi için başka bir çekim seçiyor: bu çekimde Nebile'nin yüzündeki şaşkınlık kesmeden altı kare sonra başlıyor ve on sekizinci karede ağzının kenarında, filmin başından beri ilk kez, küçük bir gülümsemeye dönüyor. Vuruş ile tepki arasındaki boşluk otuz beş kareden on kareye iniyor.
Son olarak gülme payını kuruyor. Nebile'nin gülümsemesinden sonra, Hayrünnisa içeri girip tencereyi masaya koyarken, kırk iki kare boyunca kimse konuşmuyor; yalnızca tencerenin kapağının sesi var. Bir sonraki cümle, Hayrünnisa'nın "Tabakların nerede?" sorusu, bu sessizliğin sonunda geliyor. İkinci test gösteriminde salonun büyük kısmı gülüyor ve kimse bir sonraki cümleyi kaçırmıyor.
Tepki çekimini seçerken Dilruba bir şeye daha dikkat ediyor. Nebile'nin küçük gülümsemesi, filmin bütün ağırlığına karşı ilk ışık; bu yüzden seyircinin onu görmesi şart. Dilruba'nın elinde iki çekim var: birinde Nebile'nin yüzü kapının önündeki sarı sokak lambasının aydınlattığı yarısıyla kameraya dönük, ötekinde yüzü kapı aralığının gölgesinde. Gölgedeki çekimde gülümseme biraz daha erken başlıyor ve zamanlama açısından daha iyi. Ama Nebile'nin koyu tenli yüzünde, ağzının kenarındaki o küçük kıpırtı gölgede seçilmiyor. Dilruba lambanın aydınlattığı çekimi seçiyor ve aradaki iki karelik zamanlama farkını, kesmeyi iki kare erkene alarak kapatıyor. Bir şakanın zamanlaması, seyircinin görmesi gereken şeyi görebildiği bir çekimle kurulmalı.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular komedide en çok kesilen şeyin, seyircinin zaten anladığı şey olduğunu bilir. Bir şaka anlaşıldıktan sonra açıklanmaya devam ederse ölür. Bir karakterin vuruştan sonra "Yani anlıyorsun ya" diye eklediği bir cümle, ya da tepkinin bir kez fazladan gösterilmesi, gülmeyi söndürür.
Yaygın yanlış"Komedi hızlı kurgu ister."
Pek çok komedi hızlıdır, ama komedinin özü hız değil, zamanlamadır: bir şeyin tam doğru anda gelmesi. Bazı şakalar uzun bir bekleyişle, bir kesme yapılmadan, bir karakterin yüzünde uzun süre kalarak işler. Hızlı kesme bir şakanın vuruşunu ve tepkisini birbirine sıkıştırıp gülme payını yok ederse, şakayı öldürür.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir şaka kurguda çoğu zaman üç parçadır: beklenti kuran kurulum, beklentiyi bozan espri vuruşu ve seyircinin gülmesine yer açan gülme payı. Komedide bu parçaların süreleri dar bir aralıkta doğru olmalıdır; birkaç kare bir şakayı yaşatır ya da öldürür.
Vuruştan önce duraksama koymak sınanmamış bir kuraldır ve sürprizi öldürebilir; zamanlamanın asıl yeri çoğu zaman vuruşun ardıdır. Tepki planının yeri ve süresi şakayı belirler: hemen gelen tepki bir tokat gibi, gecikmiş tepki bir yavaş anlama gibi işler. Gülme payı, seyircinin gülmesinin bir sonraki cümleyi yutmasını önler ve izleme biçimine göre ayarlanır. Fiziksel bir şaka bazen bir kesmenin yokluğuyla güçlenir.
Şaka anlaşıldıktan sonra açıklanmaya devam ederse ölür. Bir tepki çekimini zamanlamasına göre seçerken, seyircinin görmesi gereken ifadenin o çekimde görünüp görünmediğine de bakılmalıdır; bir kapı aralığının gölgesinde koyu tenli bir yüzdeki küçük bir gülümseme seçilmeyebilir ve iyi aydınlanmış bir çekimdeki iki karelik zamanlama farkı kurguyla kapatılabilir.
Sonraki derse köprü
Dilruba'nın şakası iki kişinin arasında, sakin bir kapı eşiğinde geçiyordu ve seyirci her an kimin nerede durduğunu biliyordu. Hızlı bir aksiyon sahnesinde bu bilgi kolayca kaybolur: kim, nerede, ne yapıyor? Hızlı bir aksiyon sahnesinde seyircinin bu üç soruyu her an cevaplayabildiğini denetlemek, M06-D09 "Aksiyon kurgusu: uzamsal anlaşılırlık" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.