İçeriğe geç

M06-D05

Müzikle kesmek

Kesmeleri müziğin vuruşuna, ölçüsüne ve cümlesine yerleştirerek üç farklı ritim etkisi kurar.

Kurgu Akademisi — M06, Ritim, tempo ve nefes · 2.275 kelime · 10 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

  • Yönetmenlik Akademisi’nde: DIR-6-07 İleri ses ve müzik dramaturjisi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Müziğin zaman düzeni üç katmandan oluşur: vuruş, ölçü ve müzikal cümle. Kesmenin bağlandığı katman, sahnenin nabzını belirler: vuruşa kesmek görüntüyü müziğin nabzına, ölçüye kesmek yürüyüşüne, cümleye kesmek düşüncesine bağlar. Çoğu sahne, büyük yapısı cümlelere bağlanmış, belirli anlarda vuruşlara inen bir kurguyla daha iyi işler.

Kesmeyi vuruşun birkaç kare önüne ya da arkasına almak, mekanik bir eşleşmeyi canlı bir eşleşmeye çevirebilir. Vuruşlar her zaman tam karelere düşmez; yuvarlama birikir ve kesmeler müziğin gerisinde kalabilir, bu yüzden her vuruşun yeri gerçek zamanından hesaplanmalıdır. Müzik ile kurgu karşılıklı ayarlanabilir: müzik de kesmelere göre kısaltılabilir, uzatılabilir ya da susturulabilir.

Müzikle oturan bir kesme kendiliğinden doğru değildir; sahnenin ne söylediğine ve yüzlerin okunup okunmadığına da bakılmalıdır. Vuruşa düşen bir kesme, tek bir lambanın aydınlattığı koyu tenli bir yüzü henüz ışığa girmeden yakalayabilir; kesmeyi birkaç kare kaydırmak, vuruşu sesle korurken yüzü görüntüyle kurtarır.

Açılış sahnesi

Akif, Afet'in kurguladığı banka sahnesinden sonraki akşamı devralıyor. Nebile dükkânına dönüyor, rafları düzeltiyor, kasayı sayıyor, ışıkları tek tek söndürüyor ve kapıyı kilitliyor. Sahnede tek bir cümle yok. Bestecinin bu sahne için yazdığı kırk saniyelik bir piyano parçası var: yavaş, dakikada yetmiş iki vuruş.

Akif ilk kurguyu müziğin her vuruşuna bir kesme koyarak yapıyor. Sonuç düzenli ve temiz, ama yönetmen izledikten sonra kaşlarını çatıyor: "Bir saat gibi tıkırdıyor. Kadın yenilmiş, sen bir metronom kurmuşsun." Akif kesmeleri seyrekleştiriyor, her dört vuruşa bir kesme koyuyor. Daha iyi, ama yönetmenin itirazı sürüyor: "Müzik bir şey söylüyor, görüntü onu dinlemiyor."

Müzikle kesmek, kesmeleri müziğe yerleştirmekten fazlası. Müziğin hangi katmanına yerleştirdiğin, sahnenin ne söylediğini değiştiriyor.

Bu derste ne olacak

M05-D04'te bir montaj sekansını bir müziğin vuruşlarına ve ölçülerine yerleştirmiştik; orada müzik, bir yılı özetleyen sekansın iskeletiydi. Yönetmenlik Akademisi'nde DIR-6-07 müziğin dramaturjisini, kaynak müzik ile skor arasındaki farkı ve besteciyle çalışmayı ele alıyor. Bu ders daha dar ve daha teknik bir soruya bakıyor: kurgucu bir kesmeyi müziğin neresine koyar?

Müziğin üç katmanını, vuruşu, ölçüyü ve müzikal cümleyi ayıracağız ve kesmeyi hangisine bağladığımızın seyircinin bedenine nasıl başka bir nabız verdiğini göreceğiz. Kesmenin vuruşun tam üstüne değil, biraz önüne ya da arkasına düşmesinin neyi değiştirdiğine de bakacağız. Bir western filminin final düellosunu inceleyecek, sonra Akif'in kırk saniyesini kare kare yeniden kuracağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Müzik zamanı kendi düzeniyle böler ve bu düzenin birkaç katmanı vardır. Kurgucu kesmeleri bu katmanlardan birine bağladığında, görüntü o katmanın ritmini taşımaya başlar.

Bu üç katman birbirinin içine yerleşmiştir: vuruşlar ölçüleri, ölçüler cümleleri oluşturur. Kesmeler her birine yerleştirilebilir ve her yerleştirme başka bir duygu verir. Vuruşa kesmek görüntüyü müziğin nabzına bağlar; ölçüye kesmek görüntüye bir adım ritmi verir; cümleye kesmek görüntüyü müziğin düşüncesine bağlar.

Yaygın yanlış"Müzikle kesmek, kesmeleri vuruşlara oturtmaktır."
Doğrusu

Vuruşa kesmek müzikle kesmenin yalnızca bir biçimidir ve çoğu zaman en mekanik olanıdır. Her vuruşa bir kesme konduğunda görüntü müziğin en küçük birimine kilitlenir ve müziğin daha büyük yapısını, yani ölçülerini ve cümlelerini, duyamaz hâle gelir. Çoğu sahne, kesmelerin cümlelere ya da ölçülere yerleştirildiği, vuruşların ise yalnızca belirli anlarda vurgulandığı bir kurguyla daha iyi işler.

Mekanizma

Vuruşa kesmek

Vuruşa kesmek görüntüye yüksek bir enerji verir. Seyirci kesmeleri müziğin nabzıyla birlikte hisseder ve bedeni o nabza uyar. Bu, dans sahnelerinde, aksiyonda, reklam ve müzik videolarında güçlü bir araçtır. Ama her vuruşta bir kesme, seyirciyi hiçbir planın içine yerleştirmez; seyirci görüntüleri okumaz, yalnızca akışını hisseder.

Ölçüye ve cümleye kesmek

Ölçüye kesmek daha sakin bir ritim verir; görüntü müziğin yürüyüşünü izler. Cümleye kesmek ise görüntüyü müziğin düşüncesine bağlar. Bir müzikal cümle bittiğinde dinleyen kişi bir şeyin tamamlandığını hisseder ve o anda gelen bir kesme, görüntüde de bir şeyin tamamlandığını söyler. Cümlenin ortasında yapılan bir kesme ise, cümlenin henüz bitmediğini bildiği için, bir devam duygusu verir.

Vuruşun önünde ve arkasında

Bir kesme vuruşun tam üstüne düştüğünde mekanik hissedilebilir. Kurgucular bu yüzden kesmeyi çoğu zaman vuruştan birkaç kare önce ya da sonra koyar. Bunun nedeni algıyla ilgilidir: seyirci bir görüntü değişimini ve bir sesi aynı anda algılamaz; görüntünün değişimi kesmeden birkaç kare sonra beynine yerleşir.

Leone ile Morricone'nin düellosu üç katmanın birlikte nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Sahnenin büyük yapısı müziğin cümlelerine bağlı; kesme sıklığı, müzik büyüdükçe artıyor; doruğa yaklaşırken kesmeler o kadar sıklaşıyor ki müziğin vuruşlarına yaklaşıyor. Seyirci bir sahnenin müzikle birlikte nefes aldığını ve sonunda nefesini tuttuğunu hisseder.

Kurgu odasında

Akif'in kırk saniyesine dönelim. Görüntü saniyede yirmi beş kare akıyor, müzik ise dakikada yetmiş iki vuruşla. Akif önce müziğin ızgarasını çıkarıyor ve ilk sorunla karşılaşıyor: yetmiş iki vuruşta her vuruş saniyenin altıda beşi, yani yirmi virgül seksen üç kare. Vuruşlar tam karelere düşmüyor.

İlk kurgusunda her vuruşu yirmi bir kareye yuvarlamıştı. Tek bir vuruşta fark görünmüyor, ama birikiyor: on iki vuruşun gerçek süresi tam iki yüz elli kare, yuvarlanmış süresi ise iki yüz elli iki kare. Kırk saniye kırk sekiz vuruş ediyor ve sonunda kesmeler müziğin sekiz kare gerisinde kalmış; son kesmeler vuruşa değil, vuruştan sonraya düşüyor. Akif ızgarayı yeniden kuruyor ve her kesmenin yerini yuvarlanmış sürelerin toplamından değil, gerçek vuruş zamanından hesaplıyor: her vuruşun karesi, o vuruşun sırasının yirmi virgül seksen üçle çarpımına en yakın kare.

Sonra katmanları seçiyor. Müzik iki cümleden oluşuyor; her cümle altı ölçü, her ölçü dört vuruş, yani her cümle yirmi dört vuruş ve tam beş yüz kare. Birinci cümle soru gibi yükseliyor, ikinci cümle cevap gibi iniyor. Akif sahnenin büyük yapısını bu iki cümleye bağlıyor: birinci cümlede Nebile dükkânın içinde dolaşıyor, rafları düzeltiyor, kasayı sayıyor; ikinci cümlede ışıkları söndürüyor ve kapıya yöneliyor. İki cümlenin arasındaki kesme, Nebile'nin kasayı kapattığı plandan ilk ışık düğmesine uzandığı plana, tam cümlenin varış noktasına düşüyor.

Cümlelerin içinde kesmeleri ölçülere yerleştiriyor; her plan aşağı yukarı bir ölçü, seksen üç kare. Ama bir yerde vuruşa iniyor: ikinci cümlede Nebile üç ışık düğmesini art arda kapatıyor ve Akif her düğmenin kapanışını bir vuruşa koyuyor. Dükkân, müziğin üç vuruşunda üç adımda kararıyor. Sahnenin geri kalanı ölçülerle yürürken bu üç vuruş, bir şeyin sona erdiğini bir saatin son üç tik takı gibi söylüyor.

Bir sorun bu üç vuruşun ilkinde çıkıyor. Kesme tam vuruşa düştüğünde, yeni plan Nebile'nin yüzünü, onun düğmeye bakışını gösteriyor; ama dükkânda yanan tek bir masa lambası var ve Nebile'nin koyu teni o lambanın ışığına ancak başını biraz kaldırdığında, kesmeden dört kare sonra giriyor. Vuruşa düşen kesme, onun yüzünün okunmadığı dört kareyle açılıyor ve seyirci bakışı kaçırıyor. Akif bu kesmeyi vuruşun dört kare arkasına alıyor. Yüz ışığa girdiğinde kesme geliyor; düğmenin kapanış sesi ise yine vuruşta. Kulak vuruşu duyuyor, göz yüzü görüyor. Vuruş dışı kesme burada bir yüzün okunmasına zaman kazandırıyor.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular müzikle kesmenin iki yönlü olduğunu bilir. Kesmeler müziğe yerleştirilebildiği gibi müzik de kesmelere göre düzenlenebilir: bir müzik kurgucusu bir parçanın bir ölçüsünü çıkarabilir, bir cümleyi tekrarlayabilir ya da bir girişi geciktirebilir. Kurgucu ile bestecinin ve müzik kurgucusunun arasındaki bu karşılıklı ayar, bir sahnenin müzikle birlikte nefes almasını sağlar.

Yaygın yanlış"Müzik kesmelerin doğru olup olmadığını gösterir; müzikle oturuyorsa kesme doğrudur."
Doğrusu

Bir kesmenin müziğe oturması onun doğru olduğunu göstermez; yalnızca müzikle uyumlu olduğunu gösterir. Bir kesme müziğe tam oturup sahnenin söylemesi gerekeni söylemeyebilir, bir yüzü okunmadan geçebilir ya da bir hareketi yarıda kesebilir. Müzik kurgucunun en güçlü yardımcılarından biridir, ama sahnenin yerine karar veremez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Müziğin zaman düzeni üç katmandan oluşur: vuruş, ölçü ve müzikal cümle. Kesmenin bağlandığı katman, sahnenin nabzını belirler: vuruşa kesmek görüntüyü müziğin nabzına, ölçüye kesmek yürüyüşüne, cümleye kesmek düşüncesine bağlar. Çoğu sahne, büyük yapısı cümlelere bağlanmış, belirli anlarda vuruşlara inen bir kurguyla daha iyi işler.

Kesmeyi vuruşun birkaç kare önüne ya da arkasına almak, mekanik bir eşleşmeyi canlı bir eşleşmeye çevirebilir. Vuruşlar her zaman tam karelere düşmez; yuvarlama birikir ve kesmeler müziğin gerisinde kalabilir, bu yüzden her vuruşun yeri gerçek zamanından hesaplanmalıdır. Müzik ile kurgu karşılıklı ayarlanabilir: müzik de kesmelere göre kısaltılabilir, uzatılabilir ya da susturulabilir.

Müzikle oturan bir kesme kendiliğinden doğru değildir; sahnenin ne söylediğine ve yüzlerin okunup okunmadığına da bakılmalıdır. Vuruşa düşen bir kesme, tek bir lambanın aydınlattığı koyu tenli bir yüzü henüz ışığa girmeden yakalayabilir; kesmeyi birkaç kare kaydırmak, vuruşu sesle korurken yüzü görüntüyle kurtarır.

Sonraki derse köprü

Akif'in kırk saniyesi iki cümlelik bir müzikle iki bölümde kuruldu ve son kısımda kesmeler vuruşlara inerek sıklaştı. Bu sıklaşma tek bir sahnenin içindeydi. Ama bir sekansın bütünü boyunca kesmelerin nasıl sıklaşıp seyreldiği, bir eğri olarak çizildiğinde, sekansın dramatik yapısını ele verir. Kesme yoğunluğunun sekans boyunca nasıl değiştiğini bir eğri olarak çizip dramatik yapıyla karşılaştırmak, M06-D06 "Sekans dinamiği: hızlanma ve yavaşlama" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.