İçeriğe geç

M06-D04

Nefes payı

Duygusal bir anın ardından izleyiciye bırakılan süreyi kare düzeyinde ayarlayarak etkisini değerlendirir.

Kurgu Akademisi — M06, Ritim, tempo ve nefes · 2.293 kelime · 10 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Seyirci bir duyguyu gördüğü anda değil, biraz sonra yaşar. Nefes payı, duygusal bir vuruşun ardından, öykü ilerlemeden önce seyirciye bırakılan süredir ve bir planın içinde, bir tepki planında, iki sahne arasında ya da seste durabilir. Tutuş onun yollarından biridir; nefes payı ise bir süre miktarıdır.

Doğru uzunluk karakterin yüzünde, kurgucunun kendi bedeninde ve sahnenin çevresindeki tempoda aranır. Nefes payı uzadıkça duygu bir noktaya kadar derinleşir, sonra seyirci anın dışına düşer. Aynı süre, başka bir yere konduğunda başka bir etki yaratabilir. Sessizlik çoğu zaman nefes payının en güçlü aracıdır.

Nefes payı bir filmin bütününde bir bütçedir; her yerde aynı biçimde kullanılırsa hissedilmez. Kararlar ayarlı bir ekranda verilmelidir: gölgeleri ezen bir ekran, karanlık bir şubede koyu tenli bir oyuncunun göz kapağındaki kıpırtıyı yutar ve duygunun ne zaman yerleştiği yanlış ölçülür.

Açılış sahnesi

Afet, Abidin'in hızlandırdığı banka sahnesinin son on saniyesini devralıyor. Kredi memuru son kez reddediyor, Nebile bir an susuyor, sonra ayağa kalkıp tek bir kelime söylüyor: "Anladım." Ardından film, Nebile'nin dükkânının kapısını kapattığı akşama geçiyor.

Abidin'in sürümünde "Anladım" kelimesinin son hecesi bittiği karede kesme geliyor ve film doğrudan akşama atlıyor. Sahne hızlı, temiz ve test gösterimindeki izleyicilerin hiçbiri bu anı hatırlamıyor. Yönetmen bunun sahnenin en önemli kelimesi olduğunu söylüyor: Nebile o kelimeyle yenilgiyi kabul ediyor.

Afet önce kesmeyi geciktiriyor ve Nebile'nin yüzünde dört saniye kalıyor. Bu kez izleyiciler anı hatırlıyor, ama bir kısmı sahnenin "fazla dramatik" olduğunu söylüyor. Doğru süre sıfırla dört saniye arasında bir yerde. Ama nerede?

Bu derste ne olacak

Önceki derste banka sahnesinin ölü zamanını kestik ve sahne hızlandı. Şimdi tersini yapacağız: sahnenin bir yerine, öykünün ilerlemediği ama seyircinin bir şey hissettiği bir süre ekleyeceğiz. Bu süre ölü zaman değildir; tersine, sahnenin en canlı anı olabilir.

Bu derste, bir kırılma anından sonra seyircinin kendine gelmesi için tanınan aralığı, nefes payını, kare kare ölçmeyi öğreneceğiz. Nefes payının nerelerde durabileceğini, bir planın içinde, bir sonraki planda, iki sahne arasında ya da seste, ve doğru uzunluğun neye bakılarak bulunacağını göreceğiz. Bir filmin sonunda tek bir cümlenin ardından bırakılan sessizliğe bakacak, sonra Afet'in "Anladım"ını kare kare yeniden kuracağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Seyirci bir duyguyu, onu gördüğü anda değil, biraz sonra yaşar. Bir karakterin yüzünde bir şey değiştiğinde, seyircinin o değişimi fark etmesi, anlaması ve kendi bedeninde karşılık bulması birkaç an sürer. Kesme bu süreyi tanımazsa, seyirci duyguyu yaşamadan bir sonraki bilgiye taşınır.

M04-D06'da bir kurgu kararı olarak tutuşu, yani bir planın beklenen kesmeden sonra da sürdürülmesini tanıdık. Tutuş, nefes payını kurmanın yollarından biridir. Nefes payı ise bir süre miktarıdır: bir duygunun yerleşmesi için gereken zaman, ve bu zaman tutuşla olduğu kadar başka planlarla ya da sesle de verilebilir.

Yaygın yanlış"Nefes payı uzadıkça duygu derinleşir."
Doğrusu

Bir noktaya kadar doğrudur; o noktadan sonra tersi olur. Nefes payı fazla uzadığında seyirci duyguyu yaşamayı bitirir ve kendini izlerken bulur; anın içinde değil, anın dışında beklemeye başlar. Sahne o zaman "dramatik" ya da "zorlama" görünür. Doğru uzunluk, duygunun yerleştiği an ile seyircinin yeniden ilerlemeye hazır olduğu an arasındadır.

Mekanizma

Nefes payının yerleri

Nefes payı en sık dört yerde durur. Birincisi, duygusal vuruşu taşıyan planın içinde: kesme gecikir ve seyirci karakterin yüzünde biraz daha kalır. İkincisi, bir tepki planında: kesme başka bir yüze gider ve seyirci duyguyu o yüzün aynasında yaşar. Üçüncüsü, sahnenin sonunda ya da iki sahne arasında: bir manzara, boş bir oda, bir kapı. Dördüncüsü seste: müzik durur, ortam sesi kalır ya da tamamen sessizlik gelir.

Bu yerlerin her biri seyirciye başka bir şey söyler. Karakterin yüzünde kalmak, seyirciyi onun içinde tutar. Başka bir yüze gitmek, duyguyu bir ilişkinin içine yerleştirir. Boş bir yere gitmek, seyirciye kendi duygusuyla yalnız kalma alanı verir. Sessizlik ise bütün bunların altına bir zemin serer.

Doğru uzunluğu bulmak

Nefes payının doğru uzunluğu bir formülle bulunmaz, ama bakılacak işaretler vardır. İlk işaret karakterin kendisidir: duygusal vuruştan sonra yüzde, bedende, nefeste bir değişim oluyorsa, o değişim bitene kadar beklemek çoğu zaman doğrudur. İkinci işaret seyircidir: kurgucu sahneyi her izleyişinde kendi bedenine bakar ve duygunun kendisinde yerleştiği anı, bir nefesin çıktığı anı, fark eder. Üçüncü işaret sahnenin geri kalanıdır: nefes payı, çevresindeki temponun tersine bir an olduğu için güçlüdür; hızlı bir sahnede kısa bir nefes payı, yavaş bir sahnede uzun bir nefes payından daha güçlü hissedilebilir.

Sessizlik

Nefes payının en güçlü aracı çoğu zaman sesin geri çekilmesidir. Müzik bir duyguyu taşırken, müziğin durduğu an seyirciye duyguyu kendi başına taşıma alanı verir. Ortam sesinin bile çekildiği tam bir sessizlik, seyircinin kendi nefesini duyabileceği kadar derin bir boşluk açar.

Moonlight'ın sonu nefes payının iki biçimini art arda kullanır. Önce iki adamın sessiz birlikteliği, karakterlerin yüzünde ve bedeninde kalan bir nefes payıdır. Sonra çocukluğa dönen plan, sahnenin dışına, bir başka zamana açılan bir nefes payıdır. Seyirci itirafın ağırlığını önce iki adamla, sonra bir çocuğun bakışıyla taşır.

Kurgu odasında

Afet'in "Anladım"ına dönelim. Abidin'in sürümünde "Anladım" kelimesinin son hecesi bittiği karede kesme geliyor; nefes payı sıfır. Afet'in ilk denemesinde Nebile'nin yüzünde dört saniye, yüz kare kalınıyor.

Afet önce Nebile'nin yüzündeki değişimi kare kare izliyor. Kelime bittikten sonra on ikinci karede Nebile'nin gözleri memurdan ayrılıp masaya iniyor. Yirmi sekizinci karede bir nefes veriyor, omuzları biraz düşüyor. Kırk dördüncü karede elini masadan çekiyor. Sonrasında, yüzüncü kareye kadar, yüzünde başka bir şey olmuyor; Nebile yalnızca duruyor. İzleyicilerin "dramatik" dediği şey bu son elli altı kareydi: yüz bir şey yapmayı bırakmış, ama kesme gelmemiş.

Afet nefes payını üç parçaya bölüyor. Nebile'nin yüzünde, elini masadan çektiği karenin ardından, kırk sekizinci kareye kadar kalıyor. Sonra kredi memurunun yüzüne kesiyor ve orada on sekiz kare duruyor: memur bir an Nebile'ye bakıyor, sonra gözünü kaçırıp önündeki dosyaya dönüyor. Bu kısa tepki planı, Nebile'nin yenilgisini bir ilişkinin içine yerleştiriyor; reddeden adam da bu reddi taşıyor. Son olarak sahnenin sonunda, akşama geçmeden önce, Nebile'nin kalktığı boş sandalyeyi otuz altı kare gösteriyor. Banka şubesinin ortam sesi, uzaktaki bir telefon ve bir yazıcının sesi, bu planın üzerinde sürüyor; müzik yok.

Toplam nefes payı yüz iki kare, Afet'in ilk denemesinden yalnızca iki kare uzun. Ama bu kez izleyiciler sahnenin dramatik olduğunu söylemiyor; bir kısmı boş sandalyeyi gördüklerinde bir şeyin bittiğini hissettiklerini söylüyor. Nefes payının süresi aynı kaldı; yeri değişti.

Bu ölçümü yaparken Afet bir şeyi daha fark ediyor. Kesme noktasını önce dizüstü bilgisayarının ekranında belirlemişti ve orada Nebile'nin yüzündeki on ikinci karedeki değişimi, gözlerinin masaya inişini, hiç görmemişti. Oyuncunun koyu teni ve loş banka ışığı, dizüstünün ekranında gölge tonlarını ezip birleştiriyor; göz kapaklarının hareketi kayboluyor. Kurgu odasının ayarlı ekranında aynı değişim açıkça görünüyor. Afet ilk ölçümünü dizüstünde yaptığı için nefes payını bilmeden uzatmıştı: yüzde bir şey olmadığını sanıp değişimi beklemişti. Bundan sonra nefes payı kararlarını yalnızca ayarlı ekranda veriyor; gölgedeki küçük bir yüz değişimini göremeyen bir ekranda, duygunun ne zaman yerleştiği ölçülemez.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular nefes payını bir filmin bütününde bir bütçe gibi kullanır. Bir filmde her duygusal vuruşa aynı uzunlukta bir nefes payı verilirse, seyirci bunu bir alışkanlık olarak öğrenir ve artık hissetmez. Nefes paylarının çoğu kısa tutulduğunda, filmin bir ya da iki yerinde verilen uzun bir nefes payı, seyirciyi gerçekten durdurur.

Yaygın yanlış"Nefes payı müzikle doldurulmalıdır, yoksa sahne boş kalır."
Doğrusu

Müzik nefes payını taşıyabilir, ama çoğu zaman onun yerini alır: seyirciye ne hissetmesi gerektiğini söyler ve seyircinin kendi duygusunu bulmasına yer bırakmaz. En güçlü nefes payları çoğu zaman müziğin çekildiği, yalnızca ortam sesinin ya da sessizliğin kaldığı anlardır. Müzik bir nefes payına eklenecekse, duygudan önce değil, duygunun yerleşmesinden sonra gelmelidir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Seyirci bir duyguyu gördüğü anda değil, biraz sonra yaşar. Nefes payı, duygusal bir vuruşun ardından, öykü ilerlemeden önce seyirciye bırakılan süredir ve bir planın içinde, bir tepki planında, iki sahne arasında ya da seste durabilir. Tutuş onun yollarından biridir; nefes payı ise bir süre miktarıdır.

Doğru uzunluk karakterin yüzünde, kurgucunun kendi bedeninde ve sahnenin çevresindeki tempoda aranır. Nefes payı uzadıkça duygu bir noktaya kadar derinleşir, sonra seyirci anın dışına düşer. Aynı süre, başka bir yere konduğunda başka bir etki yaratabilir. Sessizlik çoğu zaman nefes payının en güçlü aracıdır.

Nefes payı bir filmin bütününde bir bütçedir; her yerde aynı biçimde kullanılırsa hissedilmez. Kararlar ayarlı bir ekranda verilmelidir: gölgeleri ezen bir ekran, karanlık bir şubede koyu tenli bir oyuncunun göz kapağındaki kıpırtıyı yutar ve duygunun ne zaman yerleştiği yanlış ölçülür.

Sonraki derse köprü

Afet'in boş sandalye planının altında müzik yoktu; yalnızca bir telefonun uzaktan çalışı ve bir yazıcı. Ama filmin bir sonraki sahnesinde, Nebile dükkânını kapatırken, bestecinin yazdığı bir parça başlıyor ve Afet kesmeleri bu müziğe nasıl yerleştireceğini düşünüyor: vuruşlara mı, ölçülere mi, yoksa müziğin cümlelerine mi? Kesmeleri müziğin bu üç katmanına yerleştirmek ve her birinin farklı bir ritim etkisi kurduğunu görmek, M06-D05 "Müzikle kesmek" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.