M06-D03
Ritim ile tempo
Kesmeleri değiştirmeden tempoyu, tempoyu değiştirmeden ritmi değiştiren iki düzenleme yaparak farkı gösterir.
Kurgu Akademisi — M06, Ritim, tempo ve nefes · 2.260 kelime · 10 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Tempo öykünün ilerleme hızıdır: yeni bilginin ve yeni duygusal değişimlerin ne sıklıkla geldiği. Ritim ise bu ilerleyişin zaman düzenidir: kesmelerin, hareketlerin ve seslerin nasıl yerleştiği. Kesmelerin sıklığı tempoyu etkileyebilir ama belirlemez.
Bir sahne kesmelere dokunmadan hızlandırılabilir: ölü zamanı azaltarak, daha hızlı ve tekrarsız çekimleri seçerek, diyaloğu J ve L kesmeleriyle üst üste bindirerek. Bir sahnenin ritmi de tempoya dokunmadan değiştirilebilir: aynı bilgiyi ve aynı süreyi koruyup kesme noktalarını yeniden dağıtarak. Ritim, sahnenin hangi karakterin tarafında durduğunu da belirleyebilir.
"Yavaş" eleştirisi çoğu zaman kesmelerle değil, ölü zamanla ilgilidir. Yavaş tempo bir kusur değildir; ölü zaman kusurdur. Tempo için bir çekim seçilirken, o çekimin yüzleri okunur biçimde gösterip göstermediğine de bakılmalıdır; ters ışıkta koyu bir ten siluete dönüşebilir ve biraz daha yavaş ama okunan bir çekim çoğu zaman daha doğru seçimdir.
Açılış sahnesi
Abidin bir dram filminde iki dakikalık bir banka sahnesini kurguluyor. Küçük bir kırtasiyenin sahibi Nebile, bir kredi memurundan ödemesini erteletmeye çalışıyor; memur kibarca ama kesin biçimde reddediyor. Yönetmen sahnenin "yavaş" olduğunu söylüyor ve hızlandırılmasını istiyor.
Abidin önce bildiği şeyi yapıyor: kesmeleri sıklaştırıyor. Yirmi dört kesme otuz altıya çıkıyor, planlar kısalıyor. Yönetmen yeni sürümü izledikten sonra başını iki yana sallıyor: "Daha hızlı kesilmiş, ama hâlâ yavaş. Sadece daha telaşlı."
Abidin şaşırıyor. Kesmeler sıklaştı, ortalama plan süresi düştü; sahne nasıl hâlâ yavaş olabilir? Bir önceki derste ölçtüğümüz sayı değişmişti. Değişmeyen başka bir şey vardı.
Bu derste ne olacak
Abidin'in karışıklığı kurgunun en yaygın karışıklıklarından biri. "Hızlı" ve "yavaş" sözcükleri iki farklı şey için kullanılıyor: kesmelerin düzeni için ve sahnenin ilerleyişi için. Bunlardan birini değiştirmek ötekini değiştirmeyebilir.
Bu derste ritim ile tempoyu birbirinden ayıracağız. Bir sahnenin temposunun neyle belirlendiğini, ritmin neyle belirlendiğini göreceğiz ve bunu iki düzenlemeyle kanıtlayacağız: kesmelere hiç dokunmadan tempoyu değiştiren bir düzenleme ve tempoyu hiç değiştirmeden ritmi değiştiren bir düzenleme. Sonra Abidin'in banka sahnesini her iki yöntemle yeniden kuracağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
M06-D01'de ritmi, seyircinin bedeninde hissettiği zaman düzeni olarak tanımladık: vuruşların, hareketlerin ve seslerin hangi aralıklarla geldiği. Tempo başka bir şeydir.
Bir benzetme ayrımı açar. Bir şarkının temposu, onun dakikadaki vuruş sayısıdır; ritmi ise o vuruşların nasıl gruplandığı, hangisinin vurgulu, hangisinin vurgusuz olduğudur. Aynı tempoda bir vals ile bir marş çalınabilir; ritimleri tamamen farklıdır. Kurguda da aynı tempoda, yani aynı sürede aynı miktarda öykü ilerlerken, kesmeler çok farklı düzenlerle yerleştirilebilir.
Kurguda tempoyu belirleyen birkaç şey vardır. Sahnenin her saniyesinde ne kadar yeni bilgi verildiği; tekrarların, aynı şeyi ikinci kez söyleyen cümlelerin, gereksiz duraksamaların ne kadar yer kapladığı; oyuncuların konuşma ve hareket hızı; ve bilginin hangi sırayla geldiği. Kesmelerin sıklığı bunlardan biri değildir. Kesmeler tempoyu etkileyebilir, ama onu belirlemez.
Yaygın yanlış"Bir sahneyi hızlandırmanın yolu kesmeleri sıklaştırmaktır."
Kesmeleri sıklaştırmak ortalama plan süresini kısaltır, ama sahnenin ilerleme hızını değiştirmeyebilir. Eğer sahnedeki bilgi aynı kalıyor, aynı cümleler aynı sürede söyleniyorsa, sık kesmeler yalnızca bir telaş duygusu yaratır; seyirci aynı hızda ilerleyen bir öyküyü daha fazla kesmeyle izler. Bir sahneyi hızlandırmak çoğu zaman ölü zamanı azaltmak demektir.
Mekanizma
Kesmelere dokunmadan tempoyu değiştirmek
Bir sahnenin temposu, kesme noktaları yerinde kalırken de değişebilir. Kurgucu aynı kesme düzenini korurken her planın içine başka bir çekimi koyabilir: oyuncunun aynı cümleyi daha hızlı söylediği bir çekimi, ya da arasında daha az duraksama olan bir çekimi. Kesmeler aynı yerde, ama planların içi daha yoğun.
Diyaloğun üst üste binmesi de tempoyu kesmelere dokunmadan artırır. M04-D08'de gördüğümüz J ve L kesmeleriyle bir karakterin cümlesi, öteki karakterin cümlesi bitmeden başlayabilir; kesme noktası yerinde kalır, ama aradaki boşluk kapanır.
Tempoyu değiştirmeden ritmi değiştirmek
Tersi de mümkündür. Bir sahnenin bilgisi, cümleleri ve toplam süresi aynı kalırken, kesmelerin düzeni değiştirilebilir. Seyirci aynı öyküyü aynı hızda öğrenir, ama sahneyi başka bir nabızla hisseder.
İkisinin ilişkisi
Ritim ve tempo birbirinden bağımsız değişebilir, ama birbirini etkiler. Hızlı bir tempoyu yavaş bir ritimle, yani uzun planlarla taşımak mümkündür; o zaman planların içi yoğun olmalıdır. Yavaş bir tempoyu hızlı bir ritimle, yani sık kesmelerle taşımak da mümkündür; o zaman kesmeler seyircinin dikkatini canlı tutar ama öyküyü ilerletmez. Hangi bileşimin doğru olduğu sahnenin istediği duyguya bağlıdır.
Birdman tempoyu kesme sıklığından tamamen ayırır. Görünür hiçbir kesme olmadan film hızlı ilerler, çünkü öykünün bilgisi yoğundur, ölü zaman azdır ve ses sürekli bir nabız verir. Abidin'in yönetmeninin istediği "hız" buydu: kesme değil, ilerleme.
Kurgu odasında
Abidin'in banka sahnesine dönelim. Yirmi beş karelik bir projede iki dakika, toplam üç bin kare ediyor. İlk kurguda yirmi dört kesme, ortalama yüz yirmi beş kare. Abidin önce sahnenin temposunu ölçmeye çalışıyor: her planda yeni bir bilgi ya da duygusal değişim var mı?
Tablo net bir şey gösteriyor. Sahnenin ilk elli saniyesinde Nebile borcunun nedenini üç kez, üç farklı cümleyle anlatıyor: tedarikçinin geç ödemesi, kızının hastalığı ve okulların açılmasını beklediği. Üç cümle de aynı şeyi söylüyor: bir süre daha zaman istiyor. Kredi memuru da reddini iki kez yineliyor. Sahnenin yaklaşık kırk saniyesi ölü zaman. Kesmeleri sıklaştırmak bu kırk saniyeyi kısaltmamıştı; yalnızca onu daha fazla parçaya bölmüştü.
Abidin önce yönetmenin istediği gibi, ama doğru yerden hızlandırıyor ve kesme listesine dokunmuyor. Yirmi dört kesme noktasını yerinde bırakıyor; her planın içine başka bir çekim koyuyor. Nebile'nin üç nedeni tek tek söylediği çekim yerine, ikisini art arda, duraksamadan söylediği bir çekim buluyor. Kredi memurunun ilk reddini bir L kesmesiyle Nebile'nin planının üzerine taşıyor: memurun sesi, Nebile'nin yüzünün son yirmi dört karesinde başlıyor. Kesmeler aynı yerde, ortalama hâlâ yüz yirmi beş kare. Ama ölü zaman kırk saniyeden on beş saniyeye iniyor ve yönetmen "Şimdi oldu" diyor.
Sonra ikinci düzenlemeyi deniyor: tempoyu sabit tutup ritmi değiştirmek. Yeni sürümün bilgisine ve toplam süresine dokunmuyor; aynı cümleler, aynı üç bin kare. Yalnızca kesmeleri yeniden dağıtıyor. Nebile konuşurken kesmeleri seyrekleştiriyor; onun yüzünde yüz seksen, iki yüz kare kalıyor. Kredi memuru konuşurken kesmeleri sıklaştırıyor; Nebile'nin tepkilerine kısa, otuz altı karelik planlarla dönüyor. Sahnenin temposu değişmiyor, ama ritmi Nebile'nin tarafına eğiliyor: seyirci onun sözlerinde kalıyor, memurun sözlerini ise onun yüzünden izliyor.
Daha hızlı çekimleri seçerken bir sorunla karşılaşıyor. Nebile'nin en hızlı konuştuğu çekim, banka şubesinin pencere tarafında, arkadan gelen güçlü bir ışıkla çekilmiş; oyuncunun koyu teni bu ters ışıkta neredeyse bir siluete dönüşüyor ve gözlerindeki çaresizlik görünmüyor. İkinci en hızlı çekim ise önden, yumuşak bir ışıkla çekilmiş ve oyuncunun yüzü bütün ayrıntısıyla okunuyor. Abidin ikincisini seçiyor ve aradaki küçük hız farkını bir önceki planın sonundaki on iki karelik bir duraksamayı kısaltarak kapatıyor. Tempo için seçilen bir çekim, bir yüzün okunmasından vazgeçmeyi gerektirmemeli.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular "yavaş" eleştirisini aldıklarında önce kesmelere değil, ölü zamana bakar. Yönetmenlerin ve yapımcıların "hızlandır" dediği şey çoğu zaman kesmelerin sıklığı değil, öykünün ilerleyişidir. Kesmeleri sıklaştırmak bu eleştiriye en kolay ama çoğu zaman en yanlış cevaptır.
Yaygın yanlış"Yavaş tempo kötü, hızlı tempo iyidir."
Tempo bir tercihtir, bir not değil. Yavaş bir tempo seyirciye düşünme, hissetme, bir anın ağırlığını taşıma zamanı verir; hızlı bir tempo seyirciyi ileriye çeker. Kötü olan yavaş tempo değil, ölü zamandır: hiçbir şey taşımayan süre. Yavaş bir sahne, her saniyesi bir duygu ya da bir düşünce taşıdığı sürece yavaş değil, derin görünür.
Kendin dene
Aklında kalsın
Tempo öykünün ilerleme hızıdır: yeni bilginin ve yeni duygusal değişimlerin ne sıklıkla geldiği. Ritim ise bu ilerleyişin zaman düzenidir: kesmelerin, hareketlerin ve seslerin nasıl yerleştiği. Kesmelerin sıklığı tempoyu etkileyebilir ama belirlemez.
Bir sahne kesmelere dokunmadan hızlandırılabilir: ölü zamanı azaltarak, daha hızlı ve tekrarsız çekimleri seçerek, diyaloğu J ve L kesmeleriyle üst üste bindirerek. Bir sahnenin ritmi de tempoya dokunmadan değiştirilebilir: aynı bilgiyi ve aynı süreyi koruyup kesme noktalarını yeniden dağıtarak. Ritim, sahnenin hangi karakterin tarafında durduğunu da belirleyebilir.
"Yavaş" eleştirisi çoğu zaman kesmelerle değil, ölü zamanla ilgilidir. Yavaş tempo bir kusur değildir; ölü zaman kusurdur. Tempo için bir çekim seçilirken, o çekimin yüzleri okunur biçimde gösterip göstermediğine de bakılmalıdır; ters ışıkta koyu bir ten siluete dönüşebilir ve biraz daha yavaş ama okunan bir çekim çoğu zaman daha doğru seçimdir.
Sonraki derse köprü
Abidin'in banka sahnesi Nebile'nin bir cümlesiyle bitiyordu: memur son kez reddettikten sonra Nebile kalkıyor ve "Anladım" diyor. O cümleden sonra kesme nerede gelmeli, hemen mi, yoksa seyirciye o cümlenin ağırlığını taşıyacak birkaç saniye bırakarak mı? Duygusal bir anın ardından seyirciye bırakılan süreyi kare düzeyinde ayarlamak, M06-D04 "Nefes payı" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.