M06-D01
Ritim nedir
Kesme sıklığı, plan içi hareket ve sesin bir sahnenin ritmine katkısını ayrı ayrı tanımlar.
Kurgu Akademisi — M06, Ritim, tempo ve nefes · 2.443 kelime · 10 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ritim, bir sahnede seyircinin bedeninde hissettiği zaman düzenidir ve üç kaynaktan gelir: kesmelerin sıklığından, planların içindeki hareketten ve sesten. Hız bir ölçüdür; ritim bu ölçünün nasıl düzenlendiğidir. Hızlı kurgu kendiliğinden ritimli, yavaş kurgu kendiliğinden ritimsiz değildir.
Bir kesme, iki planın içindeki hareketle ilişkisine göre bir vuruş olarak hissedilir ya da hissedilmez. Plan içi ritim uzun planlarda kesmenin yerini alır. Ses ritmi çoğu zaman görüntüden önce hissedilir ve sahnenin nabzını taşır. Üç kaynak aynı yöne çevrildiğinde güçlü bir ritim, birbiriyle çatıştırıldığında bir gerilim ya da bir dağınıklık doğar.
Ritim çoğu zaman karakterlerden türetilir; bir sahneye dışarıdan dayatılan tek bir ritim, karakterlerin farklılığını siler. Kısa planlarla kurulan bir ritimde bir yüzün ifadesinin okunması için gereken süre hesaba katılmalıdır; loş ışıktaki koyu bir ten, aynı ifadenin seçilmesi için birkaç kare daha isteyebilir ve bu kareler ritmin bir parçasıdır.
Açılış sahnesi
Behiye bir aile filminin akşam yemeği sahnesini kurguluyor. Bir baba ile yirmi yaşındaki oğlu masada tartışıyor; oğul okulu bırakmak istiyor. Sahne doksan saniye ve malzemede üç açı var: babanın yakını, oğulun yakını ve masanın geniş planı.
Behiye'nin ilk kurgusu düzgün. Her konuşmacıya, konuştuğu anda geçiliyor; kesmeler aşağı yukarı iki saniyede bir geliyor. Yönetmen kurguyu bitirince başını sallıyor, sonra bir türlü adını koyamadığı bir eksikten söz ediyor: "Ritmi yok. Tartışma var, ama ritmi yok."
Behiye kesmeleri hızlandırmayı deniyor; sahne bir kavgaya dönüşüyor ama yine bir şey eksik. Yavaşlatmayı deniyor; sahne bir sorgu gibi uzuyor. İki deneme de aynı şeyi değiştiriyor, kesmelerin sıklığını, ve ikisi de işe yaramıyor. Sorun kesmelerin sıklığında değil gibi.
Bu derste ne olacak
Behiye'nin yaşadığı karışıklık bu modülün konusu. "Ritim" kurguda en sık kullanılan ve en az tanımlanan sözcüklerden biri. Çoğu zaman kesmelerin sıklığıyla bir tutulur: hızlı kurgu ritimli, yavaş kurgu ritimsiz. Oysa bir sahnenin ritmi yalnız kesmelerden gelmez.
Bu derste ritmi besleyen üç kaynağı birbirinden ayıracağız: kesmeler, kadrajın içinde olup biten hareket ve ses bandı. Her birinin bir sahnenin ritmine ne kattığını, bunların birbiriyle nasıl uyuştuğunu ya da çatıştığını ve Behiye'nin sahnesinin ritmini hangisinin bozduğunu göreceğiz. Modülün sonraki dersleri bu kaynakları ölçecek ve tek tek ayarlayacak; bu ders hepsine bir ad veriyor.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
M04-D01'de bir kesmenin üç gerekçesini ayırmıştık: bilgi, duygu ve ritim. Orada ritim, bir kesmenin gösterdiği şeyden çok geldiği anla değer kazanması olarak tanımlanmıştı. Şimdi kesmeden bir adım uzaklaşıp sahnenin bütününe bakıyoruz.
Ritmin ilk kaynağı kesmelerdir. Kesmeler bir sahneye vuruşlar koyar ve bu vuruşların sıklığı, düzenli ya da düzensiz oluşu, sahnenin nabzını belirler. Ama bir kesme kendi başına bir vuruş değildir; bir vuruş olarak hissedilmesi, kesmeden önceki ve sonraki planın içinde ne olduğuna bağlıdır.
Ritmin ikinci kaynağı planın içidir. Kesme olmayan uzun bir planda bile ritim vardır: bir karakter yürür, durur, döner; kamera ilerler; bir arka plandaki ağaç rüzgârla sallanır. Bu hareketlerin hızı ve düzeni, planın içinde bir nabız kurar.
Ritmin üçüncü kaynağı sestir. Diyaloğun akışı, nefesler, sessizlikler, bir ses efektinin tekrarı ve müzik, görüntüden bağımsız bir zaman düzeni kurar. Seyirci bu düzeni çoğu zaman görüntüden önce hisseder.
Yaygın yanlış"Hızlı kurgu ritimli, yavaş kurgu ritimsizdir."
Ritim hızın değil, düzenin adıdır. Kesmeleri seyrek bir sahne, plan içindeki hareketin ve sesin düzeniyle çok güçlü bir ritim taşıyabilir; kesmeleri sık bir sahne ise, kesmeler planın içindeki hareketle ve sesle çatışıyorsa, ritimsiz ve dağınık görünebilir. Hız bir ölçüdür; ritim ise bu ölçünün nasıl düzenlendiğidir.
Mekanizma
Kesmeler bir vuruş olduğunda
Bir kesmenin bir vuruş gibi hissedilmesi, iki planın içindeki hareketle ilişkisine bağlıdır. Bir hareketin tam ortasında yapılan kesme, hareketin akışını taşır ve seyirci kesmeyi hissetmez. Bir hareketin bittiği anda yapılan kesme ise bir nokta koyar; seyirci kesmeyi bir vuruş olarak hisseder.
Planın içindeki hareket
Plan içi ritim, özellikle uzun planlarda, kesme ritminin yerini alır. Kurgucu uzun bir planı bıraktığında, o planın içinde bir ritim olup olmadığına bakmalıdır. Hareketin olmadığı ya da düzensiz olduğu uzun bir plan sahneyi durdurur; düzenli ya da gerilimle büyüyen bir hareket ise kesme olmadan da sahneyi taşır.
Tarkovski'nin yolculuğu ritmin üç kaynağının nasıl birbirinin yerine geçebileceğini gösteriyor. Kesme ritmi neredeyse yok; plan içindeki hareket yavaş ve düzenli; ses ritmi ise sahnenin nabzını taşıyor. Seyirci bir ritim hisseder, ama o ritmi kurgucu kesmelerle değil, kesmeleri seyrek tutarak ve sesi akıtarak kurmuştur.
Ses bir nabız olduğunda
Sesin ritmi görüntünün ritminden bağımsız akabilir ve çoğu zaman sahnenin hissedilen ritmini o belirler. Bir diyalog sahnesinde konuşmanın kendi ritmi vardır: cümlelerin uzunluğu, nefeslerin yeri, karşılıklı söz kesmeler, sessizlikler. Kurgucu kesmeleri bu ritmin neresine koyduğunu seçer.
Requiem for a Dream'in sekansları ritmin üç kaynağının hepsini aynı yöne çevirir: kesmeler çok sık, planların içindeki hareket kısa ve keskin, ses her kesmede bir vuruş. Üçü birleştiğinde ritim bir duyguya, bağımlılığın takıntılı tekrarına dönüşür. Tarkovski'nin yolculuğu ise üç kaynağı başka türlü dengeliyordu; ikisi de güçlü ritimler, ama biri sıklıktan, öteki seyreklikten doğuyor.
Kurgu odasında
Behiye'nin akşam yemeği sahnesine dönelim. Sahne doksan saniye, saniyede yirmi beş kareyle iki bin iki yüz elli kare. İlk kurguda kırk dört kesme var; ortalaması elli bir kare, yani iki saniyenin biraz üstü. Behiye bu kez kesmeleri değil, ritmin üç kaynağını ayrı ayrı inceliyor.
Önce ses bandına bakıyor. Babanın konuşması yavaş, cümleleri uzun ve aralarında sessizlikler var. Oğulun konuşması hızlı, cümleleri kısa ve babanın sözünü sık sık kesiyor. Masada bir de çatal bıçak sesi var: baba konuşurken hiç yemiyor, oğul konuşurken çatalını tabağa vuruyor. Ses bandında iki ayrı ritim çatışıyor; sahnenin dramatik çatışması, bu iki ritmin çatışmasında yaşıyor.
Sonra planların içine bakıyor. Babanın planlarında hareket neredeyse yok; elleri masada, gözleri oğlunda. Oğulun planlarında ise sürekli bir hareket var: yerinde kıpırdanıyor, başını çeviriyor, çatalını sallıyor. Plan içindeki ritimler de sesteki ritimler gibi çatışıyor.
Kesmelere en son bakıyor ve sorunu görüyor. Kırk dört kesme aşağı yukarı eşit aralıklarla geliyor ve ne sesin ne de plan içi hareketin ritmini izliyor; iki karakterin çatışan ritimlerini tek, düzenli bir ritimle eziyor. Babanın yavaşlığı ve oğulun hızlılığı, her birine aynı süre verildiği için birbirine benziyor.
Behiye kesmeleri karakterlerin ritmine göre yeniden dağıtıyor. Babanın planlarını uzatıyor; babanın cümleleri bitene kadar, sessizlikleri de dahil, ortalama seksen kare kalıyor. Oğulun planlarını kısaltıyor; oğulun cümlelerinin ortasında, çatal tabağa vurduğu karede, babanın sessiz yüzüne kesiyor ve hemen geri dönüyor; ortalama otuz iki kare. Kesme sayısı otuz sekize iniyor, ama sahne daha kısa sürmüyor; ritim artık iki karakter arasında bölünüyor.
Sahnenin en önemli anını, babanın uzun bir sessizliğin ardından "Peki" dediği anı, kesmeden bırakıyor. Babanın planı burada yüz on iki kare sürüyor; oğulun çatalı da bu sessizlikte ilk kez duruyor. Sahnenin iki ritmi o anda birden susuyor ve seyirci bunun bir kırılma olduğunu sözden önce hissediyor.
Ara kesmelerde başka bir sorun beliriyor. Oğulun kısa planlarına kesilen babanın sessiz yüzü, otuz iki karelik ara kesmelerde, loş yemek ışığında koyu teninin ayrıntılarını gösteremiyor; seyirci babanın orada olduğunu görüyor ama yüzündeki gerginliği okuyamıyor. Açık tenli oğulun yüzü aynı ışıkta aynı sürede okunuyor. Behiye ritmi bozmamak için babanın yüzünü aydınlatmayı değil, bu ara kesmelerdeki babanın planlarını sekiz kare uzatmayı seçiyor. Kırk karede babanın ifadesi okunuyor; ara kesmeler hâlâ kısa, ama artık bir yüz taşıyor. Ritim kararları, bir yüzün okunması için gereken süreyi de hesaba katmalı.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular ritmi bir sahnenin karakterlerinden türetir. Her karakterin bir konuşma hızı, bir hareket düzeni, bir susma biçimi vardır ve kurgucu bu düzenleri sahnenin ritmine dönüştürür. Bir sahneye dışarıdan bir ritim dayatmak, örneğin her şeyi aynı hızda kesmek, karakterlerin farklılığını siler.
Yaygın yanlış"Ritim, kurgunun sonunda, müzik eklenince kurulur."
Müzik bir sahneye güçlü bir ritim verir, ama sahnenin kendi ritmi, yani konuşmanın, hareketin ve doğal seslerin ritmi, müzikten önce vardır. Müziği sonradan eklenen bir ritim, sahnenin kendi ritmini bastırabilir ya da onunla çatışabilir. Kurgucu önce sahnenin kendi ritmini bulur; müziği, o ritmi taşımak ya da bilerek değiştirmek için kullanır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Ritim, bir sahnede seyircinin bedeninde hissettiği zaman düzenidir ve üç kaynaktan gelir: kesmelerin sıklığından, planların içindeki hareketten ve sesten. Hız bir ölçüdür; ritim bu ölçünün nasıl düzenlendiğidir. Hızlı kurgu kendiliğinden ritimli, yavaş kurgu kendiliğinden ritimsiz değildir.
Bir kesme, iki planın içindeki hareketle ilişkisine göre bir vuruş olarak hissedilir ya da hissedilmez. Plan içi ritim uzun planlarda kesmenin yerini alır. Ses ritmi çoğu zaman görüntüden önce hissedilir ve sahnenin nabzını taşır. Üç kaynak aynı yöne çevrildiğinde güçlü bir ritim, birbiriyle çatıştırıldığında bir gerilim ya da bir dağınıklık doğar.
Ritim çoğu zaman karakterlerden türetilir; bir sahneye dışarıdan dayatılan tek bir ritim, karakterlerin farklılığını siler. Kısa planlarla kurulan bir ritimde bir yüzün ifadesinin okunması için gereken süre hesaba katılmalıdır; loş ışıktaki koyu bir ten, aynı ifadenin seçilmesi için birkaç kare daha isteyebilir ve bu kareler ritmin bir parçasıdır.
Sonraki derse köprü
Behiye'nin sahnesinde kesmelerin ortalaması elli bir kareden başladı ve babanın planlarında seksen, oğulun planlarında otuz iki kareye dağıldı. Bu sayılar ritmin bir kısmını ölçüyordu, ama yalnızca bir kısmını. Ritmin sayıya dökülebilen yüzü, bir sekansın ya da bütün filmin ortalama plan süresidir ve kurgucular, film tarihçileri bu sayıyla sekansları ve dönemleri karşılaştırır. M06-D02 "Ortalama plan süresi (ASL) ölçmek", bu sayıyı nasıl hesaplayacağımızı ve neyi söyleyip neyi söyleyemeyeceğini ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.