M05-D07
Eşzamanlılık ve bölünmüş ekran
Bölünmüş ekranın ve eşzamanlı anlatının izleyicinin dikkatini nasıl paylaştırdığını değerlendirir.
Kurgu Akademisi — M05, Zamanı kurmak · 2.682 kelime · 9 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bölünmüş ekran film karesini birden fazla bölüme ayırır ve eşzamanlılığı doğrudan gösterir. Ama seyircinin gözü aynı anda tek bir noktaya odaklanabilir; birden fazla panel arasında gidip gelir ve dikkatsizlik körlüğü yüzünden bir panelde olan önemli bir şeyi kaçırabilir. Bölünmüş ekran bilgiyi artırmaz, seyircinin seçimine bırakır.
Göz harekete, yüzlere, konuşmaya, yeni belirene ve sese gider. Bir konuşmanın iki ucunu göstermek hafif, nedenle sonucu birlikte göstermek daha ağır, bağımsız olayları birlikte göstermek en ağır yüktür. Kurgucu dikkati panellerin büyüklüğüyle, sesle, kararma ve donmayla, ekranı tek görüntüye açıp yeniden bölerek ve paneller arasındaki bakış yönleriyle yönlendirir.
Bölünmüş ekranın azı çoğundan güçlüdür; bir dizinin ya da filmin dilbilgisine yerleştiğinde bir zaman duygusu aracına dönüşür. Paneller küçüldükçe ayrıntılar kaybolur; özel ve sert bir ışıkta, örneğin kırmızı bir alarm ışığında, koyu bir tenin küçük panelde okunur kalması için yüzün tonu ayrıca ayarlanmalıdır.
Açılış sahnesi
Zübeyde bir mini dizinin bölüm sonunu kurguluyor: bir banka soygunu, üç ayrı yerde aynı dakikalarda. Kasa dairesinde iki soyguncu, binanın önündeki arabada bir şoför, karşı binanın çatısında soygunu izleyen bir polis. Yönetmen bu üç yeri aynı anda görmek istiyor: "Çapraz kurguyla değil. Ekranı üçe böl; seyirci her şeyi birden görsün."
Zübeyde ekranı üç eşit panele bölüyor ve üç hattı yan yana, kesintisiz oynatıyor. Kâğıt üzerinde mükemmel: hiçbir an kaçmıyor, her şey aynı anda görünüyor. Ama test gösteriminden sonra izleyicilerin çoğu aynı şeyi söylüyor: kasa dairesinde bir alarmın sessizce yandığını, sahnenin en önemli olayını, kimse görmemiş. Hepsi o sırada çatıdaki polise bakıyormuş, çünkü polis o anda dürbününü indirip telsizine konuşmaya başlamış.
Seyirciye her şeyi birden göstermek, seyircinin her şeyi birden görmesi demek değil.
Bu derste ne olacak
Önceki iki derste hatlar ekranı sırayla paylaşıyordu: çapraz kurguda bir hat ötekinin yerini alıyordu, geri dönüşte geçmiş şimdinin yerini. Zübeyde'nin ekranı ise üç hattı aynı anda taşıyor ve kurgucunun en temel aracı, neyin ne zaman görüleceğine karar vermek, birden zayıflıyor.
Bu derste eşzamanlı anlatının ve bölünmüş ekranın seyircinin dikkatini nasıl paylaştırdığını değerlendireceğiz. Bölünmüş ekranın neyi iyi yaptığını ve neyi kaçırttığını, seyircinin gözünün birden fazla panel arasında nasıl dolaştığını ve kurgucunun bu dolaşımı hangi araçlarla yönlendirebildiğini göreceğiz. İki ünlü kullanıma, bir sinema filmine ve bir diziye bakacak, sonra Zübeyde'nin soygununu yeniden kuracağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Kurgu neredeyse her zaman sırayla çalışır: bir plan, sonra öteki. Seyirci her an ekranda tek bir görüntü görür ve kurgucu o görüntünün ne olacağına karar verir. Bölünmüş ekran bu kuralı bozar.
Bölünmüş ekranın gücü eşzamanlılığı doğrudan göstermesidir. Çapraz kurguda seyirci iki olayın aynı anda geçtiğini çıkarır; bölünmüş ekranda görür. Bir telefon konuşmasının iki ucu, bir eylemin nedeni ve sonucu, bir yüz ve o yüzün baktığı şey aynı karede durabilir.
Ama bölünmüş ekranın bir bedeli vardır ve bu bedel seyircinin gözünden gelir. İnsan gözü aynı anda tek bir noktaya odaklanabilir; geri kalan her şey görüş alanının bulanık kenarında kalır. İki panelli bir ekranda seyirci aslında iki görüntüyü aynı anda izlemez, ikisi arasında gidip gelir. Panellerden birine bakarken ötekinde olan şeyi büyük ölçüde kaçırabilir.
Bu bulgu Zübeyde'nin test gösterimini açıklıyor. İzleyiciler çatıdaki polisin hareketine bakıyordu, çünkü hareket ve ses gözü çeker. Kasa dairesindeki alarm görüş alanındaydı, ama dikkat başka yerdeydi.
M01-D03'te değişim körlüğünü ve kesme körlüğünü konuşmuştuk; seyircinin kesmeleri ve kesmelerdeki değişimleri neden fark etmediğini. Dikkatsizlik körlüğü bunların bölünmüş ekrandaki akrabasıdır: kesme yoktur, ama seyirci yine de görmez.
Yaygın yanlış"Bölünmüş ekran seyirciye daha fazla bilgi verir."
Bölünmüş ekran ekrana daha fazla bilgi koyar; seyircinin bunu alıp almadığı ayrı bir sorudur. Seyirci aynı anda tek bir panele odaklanabildiği için, kurgucu bir panelde olan önemli bir şeyin görüleceğini varsayamaz. Bölünmüş ekran bilgiyi artırmaz; bilgiyi seyircinin seçimine bırakır.
Mekanizma
Göz nereye gider?
Seyircinin gözü bölünmüş bir ekranda rastgele dolaşmaz. M04-D03'te bakış eşzamanlılığını, aynı görüntüyü izleyen insanların bakışlarının aynı noktalarda toplanmasını konuşmuştuk. Bölünmüş ekranda da göz aynı şeylere gider: harekete, yüzlere, özellikle konuşan yüzlere, yeni beliren şeylere ve sese. Hareketsiz bir paneldeki küçük bir değişim, hareketli bir paneldeki büyük bir değişim karşısında neredeyse her zaman kaybeder.
Kurgucunun ilk işi bu yüzden her an hangi panelin seyircinin gözünü çekeceğini önceden kestirmektir. Önemli olay o panelde değilse, ya önemli olayın paneli öne çıkarılmalı ya da öteki paneller bir an susturulmalıdır.
Bölünmüş ekranın işleri
Bölünmüş ekran birkaç farklı iş yapar ve her işin dikkat üzerindeki yükü farklıdır.
En hafif yükü taşıyan iş, bir konuşmanın iki ucunu göstermektir. Bir telefon konuşmasında seyirci konuşanı ve dinleyeni aynı anda görür; göz konuşan yüzle dinleyen yüz arasında doğal olarak gidip gelir ve hiçbir şey kaçmaz, çünkü iki panel aynı olayın iki parçasıdır.
Daha ağır iş, nedenle sonucu birlikte göstermektir: bir karakterin yaptığı şey bir panelde, o şeyin sonucu ötekinde. Seyirci ikisinin bağını görür ama ikisine aynı anda bakamaz; bu yüzden neden ve sonuç arasında bir an olmalı, gözün birinden ötekine geçebileceği bir an.
En ağır iş, birbirinden bağımsız ilerleyen birkaç olayı aynı anda göstermektir. Bu durumda seyirci hiçbir panele tam olarak ait olmaz ve her panelde bir şeyler kaçırır. Bu iş bir deneyim olarak kullanılabilir, bir şeylerin kaçtığı duygusunun kendisi anlatının parçası olabilir; ama önemli bir bilginin kesinlikle görülmesi gerekiyorsa en riskli iştir.
De Palma ile Hirsch'in deneyimi bölünmüş ekranın iki dersini birlikte veriyor. Birincisi, bölünmüş ekranın azı çoğundan güçlüdür; sahnenin tamamına yayıldığında, tam ekranın bedensel etkisini ortadan kaldırabilir. İkincisi, paneller arasındaki bakış yönü bir plan-karşı plan gibi çalışır: paneldeki karakter yandaki panele bakıyorsa seyirci iki paneli birbirine bağlar.
Dikkati yönlendirmenin araçları
Bölünmüş ekranda kurgucunun kesme yapma özgürlüğü daralır, ama dikkati yönlendirmenin başka araçları vardır. Panellerin büyüklüğü değiştirilebilir: önemli olan panel büyür, öteki küçülür. Bir panel bir anlığına kararabilir ya da donabilir. Ses yalnızca bir panelden gelebilir; seyircinin kulağı gözünü o panele çeker. Bir panel açılıp kapanabilir: ekran önemli anda tek bir görüntüye dönebilir ve sonra yeniden bölünebilir.
Kurgu odasında
Zübeyde'nin soygununa dönelim. Sahne iki dakika, saniyede yirmi beş kareyle üç bin kare. Üç panel eşit ve sabit; her panel kendi hattını kesintisiz oynatıyor.
Zübeyde önce test izleyicilerinin gözünü kestirmeye çalışıyor ve her an hangi panelde en çok hareketin, sesin ve konuşan yüzün olduğunu bir tabloya yazıyor. Tablo açık bir şey gösteriyor: alarmın yandığı yüz on ikinci saniyede, kasa dairesindeki soyguncular sessizce çalışıyor, şoför arabada hareketsiz bekliyor ve çatıdaki polis tam o saniyede dürbününü indirip telsizine konuşmaya başlıyor. Alarmın sessiz kırmızı ışığı, ekranın en hareketli ve en sesli panelinin yanında, küçük ve sessiz bir değişim olarak kalıyor.
Zübeyde ekranı sabit tutmak yerine onu sahnenin içinde değiştiriyor. İlk kırk saniye boyunca üç panel eşit kalıyor; seyirci üç yeri tanıyor ve üçünün aynı anda olduğunu öğreniyor. Sonra çatı paneli, polisin dürbünle izlemeye başladığı anda büyüyor ve ekranın yarısını alıyor; seyirci soygunu polisin gözünden izliyor. Doksanıncı saniyede şoförün paneli küçülüp ekranın köşesine çekiliyor.
Alarm anını tek panele açıyor. Alarmın yanmasından otuz altı kare önce, kasa paneli büyümeye başlıyor ve on iki kare içinde ekranın tamamını kaplıyor. Ses de yalnızca kasadan geliyor: soyguncuların nefesi, bir aletin tıkırtısı. Alarmın kırmızı ışığı tam ekranda yanıyor ve soygunculardan biri başını kaldırıyor. Kırk sekiz kare tam ekranda kalıyor. Sonra ekran yeniden ikiye bölünüyor: bir yanda kasadaki soyguncular, öbür yanda telsizine konuşan polis. Seyirci artık neyin olduğunu biliyor ve iki paneldeki eşzamanlılık, alarmın kime ne anlama geldiğini gösteriyor.
Kırmızı ışık bir sorun daha çıkarıyor. Kasa dairesi kırmızı alarm ışığıyla aydınlandığında, soyguncuların ikisinden birinin koyu teni, o kırmızı ışıkta ve kasanın karanlığında, neredeyse arka plana karışıyor. İkinci soyguncunun açık teni ise ışığı yakalıyor. Tam ekranda bu fark sorun değil; ama ekran yeniden bölündüğünde ve kasa paneli küçüldüğünde, koyu tenli soyguncunun başını kaldırması, sahnenin dönüm anı, küçük panelde görünmez oluyor. Zübeyde renk düzeltmede kırmızı ışığın gölgelerine dokunmuyor, ama koyu tenli soyguncunun yüzüne ayrı bir maske koyup ten tonunu yalnız orada aydınlatıyor. Küçük panelde de iki yüz okunuyor.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular bölünmüş ekranı bir yapının parçası olarak kullanır. Ekran bölündüğünde seyirciye bir şey söylenmiş olur: şimdi birden fazla şey aynı anda oluyor. Bu söz bir dizinin ya da bir filmin dilbilgisinin parçası olduğunda, seyirci her bölünmeyi bir işaret olarak okumayı öğrenir.
24'ün kullanımı bölünmüş ekranın bir okuma alışkanlığına dönüşebileceğini gösteriyor. Seyirci panelleri tek tek izlemekten çok, aynı dakikanın kaç yerde birden geçtiğini görür; ayrıntıyı kaçırsa bile eşzamanlılığı kaçırmaz. Bölünmüş ekran burada bir bilgi aracı olmaktan çok bir zaman duygusu aracıdır.
Yaygın yanlış"Bölünmüş ekranda kurgucunun işi azalır; paneller kendiliğinden akar."
Bölünmüş ekranda kurgucunun işi değişir ama azalmaz. Kesme kararlarının yerini panellerin büyüklüğü, sesi, açılıp kapanması ve paneller arasındaki bakış yönleri alır. Seyircinin gözünün her an nerede olacağını kestirmek, tek ekranlı bir sahneden daha fazla dikkat ister, çünkü kurgucu artık seyirci için seçmiyor, seyircinin seçimini yönlendirmeye çalışıyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bölünmüş ekran film karesini birden fazla bölüme ayırır ve eşzamanlılığı doğrudan gösterir. Ama seyircinin gözü aynı anda tek bir noktaya odaklanabilir; birden fazla panel arasında gidip gelir ve dikkatsizlik körlüğü yüzünden bir panelde olan önemli bir şeyi kaçırabilir. Bölünmüş ekran bilgiyi artırmaz, seyircinin seçimine bırakır.
Göz harekete, yüzlere, konuşmaya, yeni belirene ve sese gider. Bir konuşmanın iki ucunu göstermek hafif, nedenle sonucu birlikte göstermek daha ağır, bağımsız olayları birlikte göstermek en ağır yüktür. Kurgucu dikkati panellerin büyüklüğüyle, sesle, kararma ve donmayla, ekranı tek görüntüye açıp yeniden bölerek ve paneller arasındaki bakış yönleriyle yönlendirir.
Bölünmüş ekranın azı çoğundan güçlüdür; bir dizinin ya da filmin dilbilgisine yerleştiğinde bir zaman duygusu aracına dönüşür. Paneller küçüldükçe ayrıntılar kaybolur; özel ve sert bir ışıkta, örneğin kırmızı bir alarm ışığında, koyu bir tenin küçük panelde okunur kalması için yüzün tonu ayrıca ayarlanmalıdır.
Sonraki derse köprü
Zübeyde'nin üç paneli aynı iki dakikada akıyordu; hepsi aynı anın üç yüzüydü. Ama bir anlatının parçaları zamanın içinde de dağılabilir: sonu başta, başı sonda, ortası iki kez gösterilen bir film. Böyle bir yapıda seyircinin her an neyi bildiğini kurgucu nasıl takip eder? Doğrusal olmayan bir anlatının sahne sırasını, izleyicinin bilgisini gösteren bir tabloyla planlamak, modülü kapatan M05-D08 "Doğrusal olmayan yapıyı kurguda kurmak" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.