M05-D02
Zamanı sıkıştırmak: elips
Bir eylemin gereksiz kısımlarını atarak izleyicinin boşluğu kendiliğinden doldurduğu bir elips kurar.
Kurgu Akademisi — M05, Zamanı kurmak · 2.334 kelime · 9 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Elips, öykü zamanının bir bölümünün gösterilmeden atlanmasıdır ve neredeyse her sahnede vardır. Açık elips atlamayı söyler, örtük elips seyirciye bırakır. Bir karakterin bir yerden bir yere gidişini, kapıları, merdivenleri gösteren ayakkabı derisi, en sık atılan malzemedir.
Seyirci boşluğu bir köprü çıkarımıyla kapatır ve bunun için eylemin başını görmüş, amacını biliyor ve sonunu tanıyabiliyor olmalıdır. Elipsten sonraki plan seyircinin boşluğu kapattığı yerdir; açık ve okunur olmalıdır. Seyircinin tamamlayamadığı bir boşluk tempo kazandırmaz, bir soru bırakır.
Elips bir anlatım kararıdır: atılan şey önemsiz sayılmıştır. Bir doruğun atlanması seyircinin dikkatini başka yere çevirebilir, gündelik bir işin atlanmaması o işin önemli olduğunu söyleyebilir. Elips mekânı atlarken zamanı yanlış okutmamalıdır; iki mekânın ışığı bir yüzü farklı tonlarda gösteriyorsa, özellikle koyu bir tende, bu fark istemeden bir zaman ipucuna dönüşebilir ve renk düzeltmede dengelenmelidir.
Açılış sahnesi
Yaprak'ın kurguladığı filmde yorgun bir baba işten eve dönüyor. Senaryoda sahne iki satır: adam arabadan iner, mutfakta bir bardak su içer ve kızının bıraktığı notu okur. Çekimde ise her şey var. Adam arabanın kapısını kapatıyor, bahçe kapısına yürüyor, cebinde anahtar arıyor, apartmanın merdivenlerini üç kat çıkıyor, daire kapısını açıyor, ceketini asıyor, mutfağa geçiyor, musluğu açıyor.
Ham hâliyle elli sekiz saniye. Yönetmen sahnenin on beş saniyeyi geçmemesini istiyor; filmin bu noktasında seyirci nottaki cümleyi bekliyor, merdivenleri değil.
Yaprak'ın önünde basit görünen ama zor bir soru var. Kırk üç saniyeyi atacak. Hangi kırk üç saniyeyi? Adamın anahtar aradığı anı mı, merdivenleri mi, ceketi mi? Ve bunları attığında seyirci adamın eve nasıl girdiğini merak edecek mi, yoksa hiç fark etmeyecek mi?
Bu derste ne olacak
Hastane koridorundaki iki saatlik atlama büyük bir boşluktu; Yaprak'ınki birkaç merdiven ve bir kapı kadar. Ölçek küçüldü, soru değişmedi: gösterilmeyen zamanı seyirci neyle tamamlar?
Bu derste atlanan zamanın adını ve işleyişini öğreneceğiz. Bir eylemin hangi parçasının atılabileceğini, seyircinin boşluğu kendiliğinden kapatması için ne görmesi gerektiğini ve boşluk fazla büyüdüğünde ne olduğunu göreceğiz. Bir de tersini konuşacağız: kurgucunun bir boşluğu bilerek açmadığı, zamanı olduğu gibi bıraktığı anları. Yaprak'ın on beş saniyesini de kare kare kuracağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir film neredeyse her sahnesinde zamanın bir kısmını atar. Atılan zaman çoğu zaman seyircinin dikkatini hiç çekmez, çünkü seyirci onu kendisi doldurur.
Elips iki biçimde gelir. Bazen film atlamayı açıkça söyler; bazen hiçbir şey söylemez ve seyirciye bırakır.
Kurguda en sık kullanılan elips, sahnenin içindeki küçük atlamalardır. Bir karakterin bir yerden bir yere gidişinin, bir kapının açılışının, bir işin tekrarlanan hareketlerinin atılması. Sektör bu tür malzemeye kendi adını vermiştir.
Yaygın yanlış"Seyirci her şeyi görmeli; atlanan zaman onu kopartır."
Seyirci gündelik hayatı da atlamalarla hatırlar ve anlatır. Bir arkadaşına sabahını anlatan biri, evden çıkışını ve otobüse binişini söyleyip işyerine varışına geçer; dinleyen yolculuğu kendisi tamamlar. Seyirciyi koparan şey elipsin kendisi değil, tamamlayamadığı bir boşluktur.
Mekanizma
Seyirci boşluğu neyle doldurur?
Bir elipsin işlemesi için seyircinin üç şeyi bilmesi gerekir. Eylemin nereden başladığını görmüş olmalıdır. Eylemin nereye varacağını, yani karakterin amacını bilmelidir. Ve elipsten sonra, eylemin vardığı durumu tanıyabilmelidir. Başı ve sonu görünen bir eylemin ortası atılabilir; seyirci ortayı amaçtan çıkarır.
Bu bulgudan kurgucuya düşen pratik bir sonuç var. Elipsten hemen sonraki plan, seyircinin boşluğu kapattığı yerdir. O plan biraz daha uzun tutulmalı, seyircinin yeni durumu okuyabileceği kadar açık olmalı ve önceki durumla bağı kurulabilmelidir.
Boşluk ne zaman fazla büyür?
Elips, seyircinin çıkarabileceğinden fazlasını atladığında bir soruya dönüşür. Bazen bu bilinçli bir tercihtir; film seyirciyi bir süre bilmez bırakır ve cevabı sonra verir. Ama kurgucu bunu kendi seçtiğinde bilmelidir. Seyirci "ne oldu?" diye sorarken bir sonraki sahnenin bilgisini kaçırır.
Kurgu odasında
Yaprak'ın elli sekiz saniyesine dönelim. Proje saniyede yirmi dört kare; elli sekiz saniye bin üç yüz doksan iki kare, hedef on beş saniye, yani üç yüz altmış kare.
Yaprak önce eylemin başını ve sonunu belirliyor. Baş: adamın arabanın kapısını kapattığı an. Son: adamın mutfakta, bardak elinde, buzdolabının kapağındaki notu gördüğü an. Amaç seyirci için zaten açık; adam eve geliyor. O hâlde ortadaki her şey elips adayı.
İlk denemede Yaprak arabanın kapısının kapandığı plandan doğrudan mutfağa kesiyor. Arabanın kapısı kapanıyor, kesme, adam musluğu açıyor. Elips bütün yolu yutuyor; ama adamın evin içine girdiği hiç gösterilmediği için seyirci bir an mutfağın başka bir yer, belki bir iş yeri olup olmadığını düşünüyor. Bir ara durak gerekiyor.
İkinci denemede Yaprak eve girişi tek bir ayrıntıya indiriyor: daire kapısının kilidinde dönen anahtarın yakın planı. Bu plan yalnız otuz altı kare, bir buçuk saniye. Anahtarın dönmeye başladığı kareden on iki kare sonra kesiyor; kilit tam açılmadan, dilin sesi duyulur duyulmaz. Seyirci adamın evine girdiğini biliyor ve kapının açılışını, merdivenleri, ceketi kendisi tamamlıyor.
Arabadaki planı da kısaltıyor: adamın kapıyı kapatıp bir an arabaya yaslandığı, yorgunluğunu gösteren yüz yirmi karelik bir kısım bırakıyor. Sonra anahtarın otuz altı karesi. Sonra mutfak: adamın musluktan bardağa su doldurduğu ve başını kaldırıp notu gördüğü iki yüz dört kare. Toplam üç yüz altmış kare.
Bir sorun daha var. Anahtarın yakın planı gece çekilmiş ve koridor lambasının sarı ışığında; mutfak ise beyaz bir tavan lambasıyla aydınlatılmış. Adamın teni koyu ve iki ışık arasında yüzündeki tonun belirgin biçimde değişmesi, aynı gecenin içinde birkaç dakikanın geçtiğini değil, başka bir zamana atlandığını düşündürebilir. Yaprak bunu bir elips ipucu sanılmasın diye renk ekibine not düşüyor: mutfak planında yüzün orta tonları koridorla uyumlu tutulacak, lambanın beyazlığı yalnız tezgâhta ve duvarda kalacak. Elips yalnız mekânı atlamalı, zamanı değil.
Son olarak bir J kesme ekliyor: mutfaktaki musluğun sesi, anahtarın planı bitmeden on kare önce başlıyor. Seyirci mutfağı görmeden duyuyor ve atlama bir kopuş gibi değil, bir akış gibi geliyor.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular elipsi yalnız kısaltmak için değil, anlam kurmak için kullanır. Bir filmin neyi göstermediği, en az gösterdikleri kadar şey söyleyebilir. Öykünün doruğu gibi görünen bir olayın atlanması, seyircinin dikkatini o olayın kendisinden, karakterlerin onunla nasıl yaşadığına çevirir.
Ozu'nun tercihi, elipsin ölçeğinin bir anlatım kararı olduğunu gösteriyor. Yaprak'ın merdivenleri atması kimsenin fark etmeyeceği bir sıkıştırmaydı; Ozu'nun düğünü atması ise seyircinin hissettiği ve üzerinde düşündüğü bir boşluk. İkisi de aynı aracı kullanır, ama biri görünmez kalmak, öteki görülmek için yapılmıştır.
Akerman'ın filmi elipsin bir varsayılan olmadığını hatırlatır. Bir eylemi atmak, o eylemin önemsiz olduğunu söylemektir. Bir film o eylemi atmamayı seçtiğinde, önemsiz sayılan şeyin önemli olduğunu söyler.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok kesersen o kadar tempolu olur."
Elips temposu ancak seyircinin boşluğu kapatabildiği kadar hızlıdır. Seyircinin tamamlayamadığı her atlama bir soru bırakır ve seyirci bu soruyla meşgulken bir sonraki planın bilgisini kaçırır. Fazla elips, filmi hızlandırmaz, seyirciyi geride bırakır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Elips, öykü zamanının bir bölümünün gösterilmeden atlanmasıdır ve neredeyse her sahnede vardır. Açık elips atlamayı söyler, örtük elips seyirciye bırakır. Bir karakterin bir yerden bir yere gidişini, kapıları, merdivenleri gösteren ayakkabı derisi, en sık atılan malzemedir.
Seyirci boşluğu bir köprü çıkarımıyla kapatır ve bunun için eylemin başını görmüş, amacını biliyor ve sonunu tanıyabiliyor olmalıdır. Elipsten sonraki plan seyircinin boşluğu kapattığı yerdir; açık ve okunur olmalıdır. Seyircinin tamamlayamadığı bir boşluk tempo kazandırmaz, bir soru bırakır.
Elips bir anlatım kararıdır: atılan şey önemsiz sayılmıştır. Bir doruğun atlanması seyircinin dikkatini başka yere çevirebilir, gündelik bir işin atlanmaması o işin önemli olduğunu söyleyebilir. Elips mekânı atlarken zamanı yanlış okutmamalıdır; iki mekânın ışığı bir yüzü farklı tonlarda gösteriyorsa, özellikle koyu bir tende, bu fark istemeden bir zaman ipucuna dönüşebilir ve renk düzeltmede dengelenmelidir.
Sonraki derse köprü
Yaprak eve dönüşü on beş saniyeye indirdi, ama bir şeyi uzun bıraktı: adamın notu gördüğü an. Bir saniyelik bir okuma, bazen bir dakikalık bir duygu taşır. Kurgucu zamanı sıkıştırabildiği gibi, tek bir anı birden çok açıdan tekrarlayarak ya da tepkilerle bölerek olduğundan uzun da gösterebilir. "Zamanı genişletmek" başlıklı M05-D03, bu ters hareketi ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.