İçeriğe geç

M04-D09

Geçişler: zincirleme, kararma, silme

Zincirleme (dissolve), kararma (fade) ve silme (wipe) geçişlerinin zaman ve anlam açısından ne söylediğini açıklar.

Kurgu Akademisi — M04, Kesmenin nedeni · 2.187 kelime · 8 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

  • Senaryo Akademisi’nde: Modül 44 Kurgu Mantığı ve Görsel Geçişler
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir kesme bir anda olur; bir geçiş bir süre boyunca olur ve bu süre seyirciye bir şeyin geçtiğini söyler. Zincirleme iki görüntüyü üst üste bindirir ve bir zaman geçişini, bir anıyı ya da bir bağı anlatır; kararma bir şeyin bitişini, açılma başlangıcını söyler; silme geçişi görünür kılar ve bir masal ya da macera havası verir. Bu anlamlar doğal değil, alışkanlıkla öğrenilmiştir ve bir film onları kendi düzeniyle değiştirebilir.

Geçişin süresi anlamını değiştirir: kısa bir zincirleme bir kesmeye yakındır, uzun bir zincirleme üçüncü bir görüntü kurar; kısa bir kararma bir duraklama, uzun bir kararma bir sondur. Geçişler nadir kullanıldığında daha çok şey söyler. Bir uyumsuzluğu gizlemek için kullanılan bir zincirleme, çoğu zaman olmayan bir zaman atlamasını ya da olmayan bir bağı anlatır.

Geçişler bir filmin bütününde bir düzen olarak kurulduğunda bir dilbilgisi olur. Bir zincirlemede ya da kararmada yüzlerin ne zaman kaybolduğuna bakılmalıdır: loş ışıkta çekilmiş koyu tenli bir yüz, kararmada arka plandan önce siyaha karışabilir; geçişi ifadeden sonra başlatmak ve yüzün tonunu ayarlamak gerekir.

Açılış sahnesi

Ayla bir kısa filmin kaba kurgusunu yönetmenine gösteriyor. Film, yaşlı bir kadının ölen kocasının eşyalarını bir hafta boyunca toplamasını anlatıyor. Yönetmen ilk izleyişten sonra bir şeyden yakınıyor: "Günler birbirine karışıyor. Seyirci bir haftanın geçtiğini anlamıyor."

Ayla sahneler arasında hep düz kesme kullanmış. Kadın akşam bir dolabı boşaltıyor, kesme, kadın bir mutfakta çay demliyor. Seyirci bunun aynı akşam mı, ertesi sabah mı, üç gün sonra mı olduğunu bilmiyor.

Ayla bir deneme yapıyor. Kadının akşam dolabın önünde oturup bir ceketi kucağına aldığı planı, ertesi sabahın mutfak planına bir buçuk saniyelik bir zincirlemeyle bağlıyor. İki görüntü bir an üst üste biniyor: kucağındaki ceket ile sabah ışığındaki boş mutfak. Seyirci bir gecenin geçtiğini anlıyor, ama bir şey daha hissediyor: ceket ile boş mutfak bir an aynı karede, aynı yalnızlığın içinde. Bir geçiş, bir zaman bilgisi ile bir duyguyu birlikte taşıyor.

Bu derste ne olacak

Ayla'nın zincirlemesi, bu modülün son konusunu açıyor: iki plan arasındaki geçişin bir kesme olmak zorunda olmadığı durumlar. Bir görüntü öbürünün içinde eriyebilir, ekran kararıp yeniden aydınlanabilir, bir görüntü öbürünü bir perde gibi silebilir. Bu geçişlerin her biri seyirciye zaman ve anlam hakkında bir şey söyler ve bu söylediklerinin bir kısmı, yüz yıllık bir sinema geleneğinin içinde öğrenilmiş anlamlardır.

Zincirlemeyi, kararmayı ve silmeyi tek tek tanıyacak, her birinin klasik sinemada ne anlama geldiğini ve bugün nasıl kullanıldığını göreceğiz. Bir geçişin uzunluğunun neyi değiştirdiğini, geçişlerin ne zaman bir dil, ne zaman bir alışkanlık olduğunu ve yanlış kullanıldığında neyi bozduklarını konuşacağız.

Senaryo Akademisi'nin kurgu mantığı modülü geçişlerin senaryoda nasıl düşünüldüğünü ele alıyor; burada kurgu odasındaki karara bakıyoruz. Zamanı sıkıştırmanın ve genişletmenin bütün araçları ise bir sonraki bölümün konusu olacak.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir kesme bir anda olur: bir karede birinci plan, bir sonraki karede ikinci plan. Bir geçiş ise bir süre boyunca olur: birkaç kareden birkaç saniyeye kadar, iki görüntü birbirine dönüşür. Bu süre seyirciye kesmenin söyleyemediği bir şey söyler: bir şey geçiyor.

Klasik sinemada bu geçişlerin her biri belirli bir anlamla ilişkilendi. Zincirleme genellikle kısa bir zaman atlaması ya da bir mekân değişimi demekti. Kararma daha uzun bir zaman atlamasını, bir bölümün sonunu demekti. Silme ise bir mekândan ötekine canlı, hızlı bir geçişti. Seyirciler bu anlamları yıllar içinde öğrendi ve bugün de büyük ölçüde onları taşıyor.

Yaygın yanlış"Geçişler eski moda bir süstür; çağdaş kurgu yalnızca düz kesme kullanır."
Doğrusu

Çağdaş filmlerde düz kesme gerçekten çok daha yaygındır ve uzun zaman atlamaları çoğu zaman düz bir kesmeyle, ortamın ve ışığın değişmesiyle anlatılır. Ama zincirleme, kararma ve silme hâlâ güçlü araçlardır; yalnızca daha seçici kullanılırlar. Bir filmin tek bir zincirlemesi, düz kesmelerle dolu bir filmde bir anının, bir rüyanın, bir yasın ağırlığını taşıyabilir. Bir geçiş, nadir kullanıldığında daha çok şey söyler.

Mekanizma

Zincirleme: zaman ve bağ

Zincirleme iki görüntüyü bir süre üst üste bindirir ve bu bindirme iki şeyi birden yapar: bir zamanın geçtiğini söyler, bir de birbirinden uzak iki görüntüyü bir an akraba kılar. Bindirmenin süresi, zamanın ne kadar yumuşak aktığını belirler. Kısa bir zincirleme, birkaç kare, bir kesmeye yakındır ve geçişi yalnızca biraz yumuşatır. Uzun bir zincirleme, birkaç saniye, iki görüntüyü bir süre birlikte tutar ve seyirci ikisinin bir arada oluşturduğu üçüncü bir görüntüye bakar.

Kararma: bitiş ve nefes

Kararma, ekranı bir süre boş bırakır ve bu boşluk seyirciye bir nefes verir. Bir sahne kararmayla bittiğinde seyirci o sahnenin bittiğini, bir şeyin kapandığını hisseder. Siyah ekranın süresi bu kapanışın ağırlığını belirler: birkaç kare bir duraklama, birkaç saniye bir son.

Silme: görünür geçiş

Silme, öbür geçişlerden farklı olarak kurgunun varlığını gizlemez; tersine onu gösterir. Bir çizgi ekranı geçer ve bir görüntü öbürünü siler. Bu görünürlük bir masal, bir macera, bir çizgi roman duygusu verir ve gerçekçi bir anlatıda çoğu zaman yadırganır.

Kurgu odasında

Ayla'nın kısa filmine dönelim. Film bir haftayı anlatıyor ve yedi gün, on dokuz sahneden oluşuyor. Ayla geçişleri bir düzene sokmaya karar veriyor. Aynı günün içindeki sahneler arasında düz kesme kullanıyor; bir günden ötekine geçerken zincirleme. Böylece seyirci, bir zincirleme gördüğünde bir gecenin geçtiğini öğreniyor.

Zincirlemelerin süresini de bir düzene bağlıyor. İlk günlerde zincirlemeler kısa, bir saniye civarında; kadın günleri hızla, bir iş gibi geçiriyor. Haftanın ortasında, kadın kocasının mektuplarını bulduğu günden sonra, zincirlemeler uzuyor; iki, sonra üç saniye. İki görüntünün üst üste kaldığı süre uzadıkça, günler birbirine daha çok karışıyor ve kadının yası zamanın kendisine siniyor.

Filmin sonunda kadın son kutuyu kapatıyor ve evden çıkıyor. Ayla burada zincirleme kullanmıyor. Kadının kapıyı kapattığı planı dört saniye tutuyor, sonra beş saniyelik yavaş bir kararmayla ekranı siyaha döndürüyor. Kararmanın son iki saniyesinde, siyahın içinde kapı kilidinin sesi duyuluyor.

Ayla bir şey daha düzeltiyor. Haftanın ortasındaki bir zincirlemede, kadının yüzü bir gece planından bir gündüz planına geçerken, iki görüntünün üst üste bindiği anda yüzün yerinde gündüz penceresinin parlak ışığı duruyor ve kadının ifadesi bir buçuk saniye boyunca kayboluyor. Ayla zincirlemenin başlangıcını sekiz kare geciktiriyor; kadın gözlerini kapattıktan sonra zincirleme başlıyor ve kaybolan ifade artık bir kapanmış göz, bir uyku, bir gecenin başlangıcı.

Usta katmanı

Deneyimli kurgucular geçişleri bir filmin bütününde bir düzen olarak kurar. Bir filmde zincirleme belirli bir anlama, örneğin anılara, bağlanmışsa, o anlamın dışında kullanılması seyirciyi şaşırtır. Bir film hiç kararma kullanmamışsa, tek bir kararma çok güçlü bir bitiş işareti olur. Geçişlerin anlamı, bir filmin kendi içinde kurduğu düzenle belirlenir.

Yaygın yanlış"Zincirleme, iki planın arasındaki uyumsuzluğu gizlemenin kolay bir yoludur."
Doğrusu

Zincirlemeler bir sıçramayı ya da bir uyumsuzluğu yumuşatmak için sık kullanılır, ama bu kullanım bir bedel taşır. Zincirleme seyirciye bir zaman geçtiğini ya da iki şey arasında bir bağ olduğunu söyler; bir uyumsuzluğu örtmek için kullanıldığında, seyirci olmayan bir zaman atlamasını ya da olmayan bir bağı okur. Gizlemek için kullanılan bir zincirleme, çoğu zaman bir yanlış bilgi verir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir kesme bir anda olur; bir geçiş bir süre boyunca olur ve bu süre seyirciye bir şeyin geçtiğini söyler. Zincirleme iki görüntüyü üst üste bindirir ve bir zaman geçişini, bir anıyı ya da bir bağı anlatır; kararma bir şeyin bitişini, açılma başlangıcını söyler; silme geçişi görünür kılar ve bir masal ya da macera havası verir. Bu anlamlar doğal değil, alışkanlıkla öğrenilmiştir ve bir film onları kendi düzeniyle değiştirebilir.

Geçişin süresi anlamını değiştirir: kısa bir zincirleme bir kesmeye yakındır, uzun bir zincirleme üçüncü bir görüntü kurar; kısa bir kararma bir duraklama, uzun bir kararma bir sondur. Geçişler nadir kullanıldığında daha çok şey söyler. Bir uyumsuzluğu gizlemek için kullanılan bir zincirleme, çoğu zaman olmayan bir zaman atlamasını ya da olmayan bir bağı anlatır.

Geçişler bir filmin bütününde bir düzen olarak kurulduğunda bir dilbilgisi olur. Bir zincirlemede ya da kararmada yüzlerin ne zaman kaybolduğuna bakılmalıdır: loş ışıkta çekilmiş koyu tenli bir yüz, kararmada arka plandan önce siyaha karışabilir; geçişi ifadeden sonra başlatmak ve yüzün tonunu ayarlamak gerekir.

Sonraki derse köprü

Ayla'nın kısa filmi bir haftayı on dokuz sahneye sığdırmıştı ve seyirci bir haftanın geçtiğini zincirlemelerden öğrenmişti. Bir film yedi günü yirmi dakikada anlatabilir; bir başka film tek bir dakikayı on dakikaya yayabilir. Ekranda geçen süre ile öyküde geçen süre nadiren aynıdır ve kurgucu bu farkı bir araç olarak kullanır. Bir sahnede ekran süresi ile anlatılan sürenin oranını hesaplayarak zamanın sıkıştırıldığı ya da genişletildiği yeri bulmak, ikinci bölümü açan M05-D01 "Ekran zamanı ve öykü zamanı" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.