M04-D08
Kesme türleri: düz, J, L, eşleşme, ara plan
Düz kesme, J ve L kesme, eşleşme kesmesi, ara plan (cutaway) ve insert kesmeyi işlevleriyle ayırt eder.
Kurgu Akademisi — M04, Kesmenin nedeni · 2.343 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Her kesmede görüntü ve ses değişebilir; ikisi birlikte değişirse kesme bir sınır, biri öbüründen önce ya da sonra değişirse bir köprü olur. Düz kesme bir anı keskin biçimde bitirir; J kesme bir sonraki planın sesini görüntüden önce getirir, L kesme bir önceki planın sesini görüntüden sonra da tutar. J ve L kesmeler gündelik algıya benzedikleri için doğal hissettirir; düz kesme ise bir kopuşun sertliğini taşır.
Eşleşme kesmesi iki farklı planı biçim, hareket, renk ya da ses benzerliğiyle bağlar ve çoğu zaman bir zaman sıçramasını bir düşünceye çevirir; sık kullanıldığında bir oyuna dönüşür. Ara plan sahnenin ana eyleminden uzaklaşıp başka bir şeyi gösterir; insert ana eylemin bir ayrıntısını yakından gösterir. İkisi de bir kesmeyi örtebilir, ama güçlü olanı örttüğü kesmeden bağımsız olarak bir şey anlatır.
Bir sahnede bir kesme türünün egemen olması, öbür türlere bir ağırlık verir: akışın içinde tek bir düz kesme bir şok, sertliğin içinde tek bir L kesme bir yumuşama gibi gelir. Insert'teki el, sahnenin karakterine ait olmalıdır; el dublörünün ten rengi bir devamlılık ve bir duygu meselesidir.
Açılış sahnesi
Alp bir dizinin akşam yemeği sahnesini kurguluyor. Bir anne, iki yetişkin çocuğu ve damadı masada oturuyor; sohbetin ortasında annenin telefonu çalıyor, arayan yurt dışındaki küçük oğul. Sahne dört dakika, on bir kişinin değil dört kişinin konuştuğu sıradan bir aile sofrası.
Alp sahneyi her replikte konuşana geçerek kuruyor. Kimin konuştuğunu gösteren, temiz, düzgün bir kurgu. Ama sahneyi izlediğinde bir şey rahatsız ediyor: sohbet bir pinpon maçı gibi gidip geliyor, her cümlede görüntü sesle birlikte zıplıyor. Masada bir aile değil, sırayla konuşan dört kişi var.
Alp bir deney yapıyor. Kızın annesine cevap verdiği bir repliğin ilk iki sözcüğünü, görüntü hâlâ annenin yüzündeyken duyuruyor ve kızın yüzüne ancak cümlenin ortasında geçiyor. Sonra damadın bir esprisinin sonunda görüntüyü damatta bırakmak yerine, espri bitmeden annenin gülümsemeye başlayan yüzüne geçiyor. Bu iki küçük değişiklik sahneye bir şey katıyor: konuşmalar artık birbirinin üstüne akıyor ve masada birden bir aile oturuyor.
Bu derste ne olacak
Alp'in yaptığı, kesmenin her zaman sesle görüntünün aynı karede değiştiği düz bir geçiş olmak zorunda olmadığını gösteriyor. Kurgucunun elinde birkaç farklı kesme türü vardır ve her biri seyirciye başka bir şey söyler.
Bu derste beş kesme türünü işlevleriyle ayıracağız: sesle görüntünün birlikte değiştiği düz kesme; sesin görüntüden önce ya da sonra geçtiği J ve L kesmeler; iki planı biçimleri ya da hareketleriyle birbirine bağlayan eşleşme kesmesi; ve bir sahnenin akışının içine başka bir görüntü yerleştiren ara plan ile insert. Her biri için ne zaman kullanıldığını ve ne zaman yanlış bir şey söylediğini konuşacağız.
J ve L kesmeleri diyalog modülü ayrıntılı olarak ele alacak; zincirleme ve kararma gibi geçişler de bir sonraki dersin konusu. Bu ders, kesmelerin türlerini bir sözlük gibi değil, kurgucunun her kesmede verdiği bir karar olarak tanıtıyor.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Her kesmede iki şey değişebilir: görüntü ve ses. İkisi aynı karede değişirse, kesme bir sınır gibi işler; bir şey biter, başka bir şey başlar. Biri öbüründen önce ya da sonra değişirse, kesme bir köprüye dönüşür; iki plan bir an için birbirinin içine geçer.
Gündelik hayatta da J ve L kesmeler yaşarız. Biri arkamızdan seslendiğinde önce sesini duyar, sonra döner ve onu görürüz; bir J kesme. Biriyle konuşurken başımızı çevirip başka bir şeye baktığımızda, karşımızdakinin sesi bir süre daha kulağımızda kalır; bir L kesme. Bu kesmelerin doğal hissettirmesi buradan gelir.
Yaygın yanlış"Düz kesme acemi işidir; usta kurgu her yerde J ve L kesme kullanır."
Düz kesme kurgunun en güçlü araçlarından biridir, çünkü bir anı keskin biçimde bitirir. Bir şokta, bir sürprizde, bir sahnenin sonunda, bir kararın verildiği anda düz kesme, sesle görüntünün birlikte kopmasının sertliğini taşır. J ve L kesmeler akış verir; düz kesme kopuş verir. Bir sahne yalnızca akıştan oluşursa, hiçbir an ötekinden ayrılmaz.
Mekanizma
J ve L kesmenin işlevi
J kesme seyirciyi bir sonraki şeye hazırlar. Bir sahnenin sonunda bir sonraki sahnenin sesi duyulmaya başlarsa, seyirci yeni sahneye görüntüden önce girer; geçiş yumuşar. Bir diyalogda bir karakterin cevabı, görüntü hâlâ soruyu soran karakterdeyken başlarsa, seyirci önce cevabın sesini duyar, sonra cevabı verenin yüzüne gider.
L kesme seyirciyi bir şeyin içinde bir süre daha tutar. Bir karakter konuşmaya devam ederken görüntü dinleyene geçerse, seyirci sözlerin dinleyende yarattığı etkiyi görür. Bir sahnenin sonunda sesi bir sonraki sahnenin görüntüsüne taşımak, bir duygunun yeni bir yere yayılmasını sağlar.
Eşleşme kesmesi
Bazı kesmeler iki planı biçimleriyle, hareketleriyle ya da renkleriyle birbirine bağlar. Bir plandaki yuvarlak bir nesne bir sonraki planda başka bir yuvarlak nesneye, bir plandaki aşağı doğru bir hareket bir sonrakinde başka bir aşağı doğru harekete dönüşür. Bu kesmeler, üçüncü modülde gördüğümüz harekette kesmeden farklıdır: harekette kesme aynı olayı iki açıdan sürdürür, eşleşme kesmesi ise iki ayrı şeyi bir benzerlikle bağlar.
Eşleşme kesmesi seyirciye bir şey söyler: bu iki şey birbirine benziyor, belki de birbiriyle ilişkili. Birinci modülde bir filmin uzak geçmişten uzak geleceğe bir kemikle bir uydu arasında nasıl atladığını görmüştük. Eşleşme kesmesi bir zaman sıçramasını bir düşünceye çevirir.
Ara plan ve insert
Bir sahnenin akışının içine, sahnenin ana planlarından farklı bir görüntü yerleştirmek iki biçimde olabilir. Ara plan, sahnenin içinden ya da yakınından, ama ana eylemden uzak bir şeyi gösterir: bir pencereden dışarısı, odadaki başka bir kişi, bir duvar saati. Insert ise ana eylemin bir parçasını yakından gösterir: bir el, bir mektup, bir telefon ekranı.
Kurgu odasında
Alp'in akşam yemeği sahnesine dönelim. Alp sahnenin bütün kesmelerini bir listeye döküyor ve her birini beş türden birine ayırıyor. Otuz iki kesmenin otuzu düz kesme, ikisi az önce denediği J ve L kesmeler.
Alp sahneyi baştan kuruyor ve her kesmede bir soru soruyor: bu an bir kopuş mu, bir akış mı? Sohbetin büyük bölümü bir akış: aile birbirinin sözünü tamamlıyor, birbirine takılıyor, gülüyor. Bu bölümlerde Alp kesmelerin yaklaşık yarısını J ya da L kesmeye çeviriyor. Bir cevabın ilk sözcükleri, soranın yüzündeyken başlıyor; bir esprinin son sözcükleri, dinleyenlerin gülümsemeye başlayan yüzlerinin üzerinde bitiyor. Ses ile görüntü arasındaki kaymalar çoğunlukla sekiz ile yirmi dört kare arasında.
İki an ise bir kopuş. Birincisi telefonun çaldığı an. Alp burada düz bir kesme kullanıyor: annenin yüzünden, masanın üzerinde titreyen telefona. Ses ve görüntü aynı karede değişiyor ve sohbetin akışı keskin biçimde kesiliyor. İkincisi, annenin telefonda oğlunun eve dönmeyeceğini öğrendiği an. Alp annenin yüzünde kalıyor, sonra düz bir kesmeyle masadaki boş sandalyeye geçiyor; sandalye bir ara plan, oğlun yokluğunun bir görüntüsü.
Sahne artık iki dokudan oluşuyor: aile sohbetinin J ve L kesmelerle örülmüş akışı ve bu akışı bölen iki düz kesme. İkisi birbirini görünür kılıyor; akış olmasa kopuş bu kadar sert olmazdı, kopuş olmasa akış bu kadar sıcak görünmezdi.
Usta katmanı
Deneyimli kurgucular kesme türlerini sahnenin dokusuna göre seçer ve bir sahnede bir türün egemen olmasının, öbür türlere nasıl bir ağırlık verdiğini bilir. Bir sahne baştan sona düz kesmeyle kurulmuşsa, tek bir J kesme bir yumuşama, bir yakınlaşma gibi hissedilir. Bir sahne baştan sona J ve L kesmeyle akıyorsa, tek bir düz kesme bir şok gibi gelir.
Yaygın yanlış"Ara plan, bir kesmeyi örtmenin bir yoludur."
Ara planlar gerçekten de kesmeleri örtmek için sık kullanılır; bir röportajdaki bir kesintiyi, bir oyuncunun bir hatasını, iki deneme arasındaki bir uyumsuzluğu gizlemek için. Ama bir ara plan yalnızca bir örtü olarak kullanıldığında seyirciye hiçbir şey söylemez ve çoğu zaman bu modülün ilk dersinde gördüğümüz gerekçesiz kesmeye dönüşür. Güçlü bir ara plan, örttüğü kesmeden bağımsız olarak bir şey anlatır: Alp'in boş sandalyesi, Dündar'ın saati gibi.
Kendin dene
Aklında kalsın
Her kesmede görüntü ve ses değişebilir; ikisi birlikte değişirse kesme bir sınır, biri öbüründen önce ya da sonra değişirse bir köprü olur. Düz kesme bir anı keskin biçimde bitirir; J kesme bir sonraki planın sesini görüntüden önce getirir, L kesme bir önceki planın sesini görüntüden sonra da tutar. J ve L kesmeler gündelik algıya benzedikleri için doğal hissettirir; düz kesme ise bir kopuşun sertliğini taşır.
Eşleşme kesmesi iki farklı planı biçim, hareket, renk ya da ses benzerliğiyle bağlar ve çoğu zaman bir zaman sıçramasını bir düşünceye çevirir; sık kullanıldığında bir oyuna dönüşür. Ara plan sahnenin ana eyleminden uzaklaşıp başka bir şeyi gösterir; insert ana eylemin bir ayrıntısını yakından gösterir. İkisi de bir kesmeyi örtebilir, ama güçlü olanı örttüğü kesmeden bağımsız olarak bir şey anlatır.
Bir sahnede bir kesme türünün egemen olması, öbür türlere bir ağırlık verir: akışın içinde tek bir düz kesme bir şok, sertliğin içinde tek bir L kesme bir yumuşama gibi gelir. Insert'teki el, sahnenin karakterine ait olmalıdır; el dublörünün ten rengi bir devamlılık ve bir duygu meselesidir.
Sonraki derse köprü
Cevriye'nin iki mumu yirmi yılı tek bir düz kesmeyle geçmişti; eşleşme, zamanın sıçramasını bir benzerliğe bağlamıştı. Ama zaman bazen bir kesmeyle değil, bir geçişle akar: bir görüntü yavaşça ötekinin içinde erir, ekran kararır ve yeniden aydınlanır, bir görüntü öbürünü bir perde gibi siler. Zincirlemenin, kararmanın ve silmenin zaman ve anlam açısından ne söylediğini açıklamak, M04-D09 "Geçişler: zincirleme, kararma, silme" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.