M04-D02
Murch’ün altı ölçütü
Duygu, öykü, ritim, göz izi, iki boyutlu düzlem ve üç boyutlu uzam ölçütleri çatıştığında hangisini önceleyeceğini gerekçelendirir.
Kurgu Akademisi — M04, Kesmenin nedeni · 2.288 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Walter Murch bir kesmenin değerini altı ölçütle tartar ve onları bir öncelik sırasına koyar: duygu, öykü, ritim, göz izi, iki boyutlu düzlem, üç boyutlu uzam. Bir çatışmada sıranın başındakiler sonrakilere tercih edilir; devamlılık ilk feda edilenler arasındadır. Murch'ün yüzdeleri ölçülmüş değil, bir öncelik duygusunu aktaran sayılardır ve duygunun tek başına öbür beşinin toplamından ağır olduğunu söyler.
Sıralama devamlılığı önemsiz saymaz; ideal kesme altısını birden karşılar. Duygu öne alınırken devamlılık hatası çoğu zaman kesme karesini kaydırarak ya da kadrajı ayarlayarak küçültülebilir. Ölçütler iç içe geçer: bir yüz okunmuyorsa duygu da okunmaz ve bu yüzden yüzün aydınlanması duygu ölçütünün bir parçasıdır. Bir aksiyon sahnesinde uzam kaybı bir öykü kaybına dönüşebilir.
Sıralama bir hesap aracı değil, bir pusuladır: sezgiyle kurulan bir sahne takıldığında neyin neden takıldığını anlamak için kullanılır. Duygu ölçütü, en çok duyguyu değil, sahnenin istediği duyguyu seçmektir. Belgeselde duygu doğruluğun önüne geçemez.
Açılış sahnesi
Ayşen bir dram filminin en zor sahnesinde iki deneme arasında kalmış. Bir kadın, hastanede ölmek üzere olan annesinin yatağının başında oturuyor ve annesi gözlerini son kez açıp kızının elini tutuyor.
Birinci denemede her şey yerli yerinde. Kadının eli geniş planda annesinin elinin üzerinde, yakın planda da aynı yerde. Bakışlar tutuyor, eksen doğru, hareket iki planda aynı evrede. Ama kadının yüzünde neredeyse hiçbir şey yok; oyuncu bu denemede yorgun.
İkinci denemede kadının yüzü yıkılıyor. Gözleri doluyor, dudakları titriyor ve son anda bir gülümseme beliriyor. Ama bu denemede eli annesinin bileğinde, geniş planda ise parmaklarında. Kesmede el bir anda yer değiştiriyor.
Ayşen iki sürümü yönetmene gösteriyor. Yönetmen ikincisini izledikten sonra bir süre sessiz kalıyor. Sonra elin yer değiştirdiğini fark edip etmediğini soruyor. Yönetmen bir an düşünüyor: "Hangi el?"
Bu derste ne olacak
Bir önceki derste bir kesmenin gerekçelerini ayırdık ve bu gerekçelerin bazen çatıştığını gördük. Ayşen'in iki denemesi, bu çatışmanın en sık görülen biçimini gösteriyor: devamlılık bir yanda, duygu öbür yanda. Bu ders, bir kurgucunun bu tür çatışmalarda bir öncelik sırası kurmak için önerdiği bir ölçü takımını ele alıyor.
Walter Murch, kurgucunun bir kesmede gözettiği şeyleri altıya ayırır ve onlara bir sıra verir. Bu ölçütleri tek tek açacak, sıranın neden bu biçimde kurulduğunu ve Murch'ün her birine verdiği sayıların ne anlama geldiğini tartışacağız. Ardından Ayşen'in hastane sahnesini bu sırayla yeniden kuracak, sıranın bir kuraldan çok bir pusula gibi nasıl kullanıldığını ve nerede yanıltabileceğini göreceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Murch, bir kesmenin iyi olup olmadığını değerlendirirken altı şeye bakılabileceğini söyler. Her biri bir soru olarak düşünülebilir.
Duygu: bu kesme seyircinin o anda hissetmesi gereken şeye sadık mı?
Öykü: bu kesme öyküyü ilerletiyor mu?
Ritim: bu kesme ritim açısından doğru ve ilginç bir anda mı geliyor?
Göz izi: bu kesme seyircinin gözünün kadrajda nerede olduğunu ve nereye gideceğini gözetiyor mu?
İki boyutlu düzlem: bu kesme perdenin iki boyutlu yüzeyindeki düzeni, eksenin ve ekran yönünün ilişkisini koruyor mu?
Üç boyutlu uzam: bu kesme karakterlerin ve nesnelerin mekândaki fiziksel konumlarının sürekliliğini koruyor mu?
İki ölçüt, önceki modülde başka adlarla gördüğümüz şeyleri adlandırıyor.
Sıralamanın en çarpıcı yanı, üçüncü modülün neredeyse bütün konusunun, yani eksenin, ekran yönünün ve devamlılığın, listenin en sonuna yerleşmesidir. Murch bunları önemsiz saymaz; ama bir çatışmada ilk feda edilecek olanların bunlar olduğunu söyler.
Murch her ölçüte bir de ağırlık verir: duyguya yüzde elli bir, öyküye yirmi üç, ritme on, göz izine yedi, iki boyutlu düzleme beş, üç boyutlu uzama dört. Duygunun tek başına öbür beşinin toplamından fazla olması bilinçlidir.
Yaygın yanlış"Murch'e göre devamlılık önemsizdir."
Murch'ün sıralaması devamlılığı önemsiz saymaz; yalnızca bir çatışmada neyin önce feda edileceğini söyler. İdeal kesme altı ölçütün hepsini birden karşılar ve kurgucu bunu her zaman arar. Duygunun devamlılığa tercih edilmesi, kurgucunun devamlılığı umursamamasına izin değil, ikisinin birlikte sağlanamadığı durumlarda bir yol göstericidir.
Mekanizma
Neden duygu önce?
Murch'ün mantığı şudur: seyirci bir filmden çıktığında hatırladığı şey, çoğunlukla ne hissettiğidir. Bir sahnenin kurgusunda bir el yanlış yerde duruyorsa ama sahne seyirciyi sarsmışsa, seyirci eli hatırlamaz. Sahne kusursuz bir devamlılıkla kurulmuş ama hiçbir şey hissettirmiyorsa, seyirci bu kusursuzluğu da hatırlamaz.
Bu mantık, üçüncü modülde gördüğümüz bir bulguya da dayanır: seyircinin dikkati bir yüzde, bir duyguda yoğunlaştığında, kadrajdaki öbür ayrıntılardaki değişiklikleri büyük ölçüde kaçırır. Duygusal olarak güçlü bir an, devamlılık hatalarını örten bir perde gibi çalışır.
Neden öykü ikinci?
Öykü duygudan sonra gelir, çünkü Murch'e göre seyirci bir duyguyu öykünün mantığından önce yaşar. Ama öykü ritimden ve uzamdan önce gelir: bir kesme ne kadar ritmik ve ne kadar akıcı olursa olsun, seyircinin bir şeyi anlamasını engelliyorsa, bir şey kaybedilmiş demektir.
Ritim ve göz izi
Ritim üçüncü sırada, çünkü bir sahnenin nabzını taşır ve seyircinin bedeninde hissedilir. Göz izi dördüncü sırada, çünkü seyircinin gözünün kesmeden önce ve sonra kadrajın neresinde olduğunu gözetmek, kesmenin akıcılığını belirler. Bu iki ölçüt birbirine yakındır ve çoğu zaman birlikte çalışır.
Göz izi bu modülün bir sonraki dersinin konusu; burada yalnızca sıralamadaki yerini not etmek yeter. Göz izi bozulduğunda kesme bir an takılır; ama bu takılma, duygunun ya da öykünün kaybından çok daha kolay affedilir.
Kurgu odasında
Ayşen'in hastane sahnesine dönelim. Ayşen iki denemeyi altı ölçütle tek tek tartıyor.
Birinci deneme, duygu açısından zayıf: kadının yüzünde neredeyse hiçbir şey yok. Öykü açısından yeterli: annesinin onu son kez tuttuğu anlaşılıyor. Ritim açısından nötr. Göz izi, iki boyutlu düzlem ve üç boyutlu uzam açısından kusursuz.
İkinci deneme, duygu açısından çok güçlü. Öykü açısından birinciden daha güçlü: kadının gülümsemesi, annesinin son anında ona bir şey vermek istediğini söylüyor. Ritim açısından iyi. Göz izi açısından iyi: kadının gözleri iki planda kadrajda aynı yükseklikte. İki boyutlu düzlem açısından iyi. Yalnız üç boyutlu uzam açısından bir sorun var: el yer değiştiriyor.
Murch'ün sayılarıyla düşünürse, ikinci deneme yüzde doksan altıyı karşılıyor, birinci deneme belki yüzde ellinin altında kalıyor. Ayşen ikinci denemeyi seçiyor. Ama elin yer değiştirmesini küçültmeye de çalışıyor. Geniş planı kesmeden önce dört kare erken bırakıyor ve yakın planı kadının yüzüyle açıyor; el, kesmeden sonraki ilk otuz altı karede kadrajın alt kenarının dışında kalıyor. El kadraja girdiğinde seyircinin gözü zaten kadının yüzünde. Yönetmen sahneyi bir kez daha izliyor ve yine aynı soruyu soruyor: "Hangi el?"
Usta katmanı
Murch'ün sıralaması kurgu eğitiminde çok yaygın biçimde öğretilir ve bu yaygınlık bazen onun bir kural gibi uygulanmasına yol açar. Deneyimli kurgucular sıralamayı bir pusula olarak kullanır: bir çatışmada nereye bakılacağını söyler, ama her çatışmanın cevabını vermez.
Bir incelik, ölçütlerin birbirinden tamamen ayrı olmamasıdır. Feridun'un sahnesinde gördüğümüz gibi, bir yüzün okunmaması hem duygu hem göz izi sorunudur. Bir eksen atlaması, bir karakterin bir karar verdiği anda yapılmışsa, hem iki boyutlu düzlemin bozulması hem de bir öykü kazancıdır. Ölçütler çoğu zaman iç içe geçer ve kurgucu onları ayırmaya çalışmaktan çok, birlikte tartar.
İkinci bir incelik, sıralamanın türlere göre farklı ağırlık kazanabilmesidir. Bir aksiyon sahnesinde iki boyutlu düzlem ve üç boyutlu uzam, seyircinin olayları takip edebilmesi için öykünün bir parçası hâline gelir. Bir kovalamacada ekran yönü bozulursa, bu yalnızca bir uzam hatası değil, bir öykü kaybıdır; seyirci kimin kimi kovaladığını kaybeder. Kurgucu bu durumda ölçütlerin sırasını değiştirmez, ama bir uzam hatasının öykü ölçütüne de dokunduğunu görür.
Yaygın yanlış"Murch'ün yüzdeleri bir kesmenin değerini hesaplamak için kullanılabilir."
Yüzdeler bir öncelik duygusunu aktarmak için seçilmiş sayılardır. Bir kesmenin duygu açısından "yüzde kaç" başarılı olduğunu ölçmenin bir yolu yoktur; Ayşen'in sahnesindeki hesap bir düşünme aracıydı, bir ölçüm değil. Yüzdeleri toplayarak bir karar vermeye çalışmak, Murch'ün sıralamasının amacını, yani duygunun önceliğini akılda tutmayı, sayılarla gölgelemek olur.
Üçüncü bir incelik, duygunun kimin duygusu olduğu sorusudur. Bir sahnenin duygusu, bir oyuncunun yüzünde görünen duygu ile seyircinin hissetmesi gereken duygu arasında farklı olabilir. Bazen en güçlü oyunculuk denemesi, sahnenin istediği duygudan daha fazlasını verir ve seyirciyi başka bir yere taşır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Walter Murch bir kesmenin değerini altı ölçütle tartar ve onları bir öncelik sırasına koyar: duygu, öykü, ritim, göz izi, iki boyutlu düzlem, üç boyutlu uzam. Bir çatışmada sıranın başındakiler sonrakilere tercih edilir; devamlılık ilk feda edilenler arasındadır. Murch'ün yüzdeleri ölçülmüş değil, bir öncelik duygusunu aktaran sayılardır ve duygunun tek başına öbür beşinin toplamından ağır olduğunu söyler.
Sıralama devamlılığı önemsiz saymaz; ideal kesme altısını birden karşılar. Duygu öne alınırken devamlılık hatası çoğu zaman kesme karesini kaydırarak ya da kadrajı ayarlayarak küçültülebilir. Ölçütler iç içe geçer: bir yüz okunmuyorsa duygu da okunmaz ve bu yüzden yüzün aydınlanması duygu ölçütünün bir parçasıdır. Bir aksiyon sahnesinde uzam kaybı bir öykü kaybına dönüşebilir.
Sıralama bir hesap aracı değil, bir pusuladır: sezgiyle kurulan bir sahne takıldığında neyin neden takıldığını anlamak için kullanılır. Duygu ölçütü, en çok duyguyu değil, sahnenin istediği duyguyu seçmektir. Belgeselde duygu doğruluğun önüne geçemez.
Sonraki derse köprü
Erhan'ın öpüşme sahnesinde ritim göz izinden önce gelmişti ve Erhan göz izini ancak kısmen onarabilmişti: seyircinin gözü bir kadrajın bir ucundan öbürüne koşmak zorunda kalıyordu. Murch'ün sıralamasında dördüncü sırada duran bu ölçüt, kurgu odasında en somut biçimde ölçülebilenidir; seyircinin gözünün bir planda nerede olduğu, bir sonraki planın ilk karesinde nereye düşeceği önceden kestirilebilir. İki plan arasında izleyicinin bakış noktasını takip ederek kesmeden sonra gözün nereye düşeceğini öngörmek, M04-D03 "Göz izi (eye trace)" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.