İçeriğe geç

M02-D08

Yeni Dalga ve atlama kesme (jump cut)

Atlama kesmenin kural ihlalinden üslup aracına dönüşümünü ve bugünkü kullanım alanlarını açıklar.

Kurgu Akademisi — M02, Kurgunun tarihi ve kuramları · 2.483 kelime · 8 kurgu odası durumu · 3 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 17 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yeni Dalga, bin dokuz yüz elli yılların sonunda Fransa'da eleştirmenlikten gelen genç sinemacıların klasik anlatı kurallarını bilerek esneten filmleriyle doğdu. Bu kuşağın kurgudaki en çarpıcı izi, kesmeyi görünür kılmaktı.

Atlama kesme, aynı kadraj içinden zamanı atlar ve kişinin bir anda yer değiştirdiği izlenimini verir. Süreklilik sisteminin bir kuralını bozar ve bu bozulma zamanı sıkıştırmak, bir huzursuzluğu bedenlendirmek ya da filmin bir film olduğunu hatırlatmak için kullanılabilir. Yeni Dalga'nın öteki izleri donmuş kare ve belleğin şimdiye çarptığı kısa ara kesmelerdir.

Bugün atlama kesme özellikle konuşan bir insanı kısaltmanın gündelik aracıdır. Kurgu odasında çıkarılan sürenin uzunluğu, sıçramanın yumuşatılıp yumuşatılmayacağı ve kesmenin neyi sildiği belirleyicidir. Anlamı bağlamdan gelir: klasik bir filmin ortasında sarsar, bir video blogda kısaltır. Görünür olması onu dürüst yapmaz. Bir insanın her nefesini silmek de onu düzleştirir; kurgucu neyin kalacağını, o insanın kim olduğunu gözeterek seçer.

Açılış sahnesi

Elçin bir yemek kanalı için çekilmiş on iki dakikalık bir videoyu dört dakikaya indirmek zorunda. Videoda genç bir aşçı, kameraya bakarak bir tarifi anlatıyor; tek bir sabit plan, baştan sona aynı kadraj.

Elçin ilk iş olarak duraklamaları atıyor: aşçının "şey" dediği yerleri, cümleyi baştan aldığı yerleri, bir malzemeyi ararken sessiz kaldığı yerleri. Her kesmede aşçının başı bir anda hafifçe yer değiştiriyor, eli bir anda başka yerde beliriyor. Kadraj aynı, ama içindeki insan sıçrıyor.

On yıl önce bir kurgu hocası bu sıçramaların her birini bir hata olarak işaretlerdi. Elçin ise bunların, bu tür videoların izleyicisi için bir hata değil, bir alışkanlık olduğunu biliyor. Hatta bazı sıçramaları bilerek bırakıyor: aşçı soğanı doğrarken üç kesme art arda geliyor ve her birinde soğan biraz daha küçülüyor. Doğrama on saniyeden iki saniyeye iniyor ve bu sıçramalar bir tempo yaratıyor.

Ama bir yerde Elçin duraksıyor. Aşçı tarifin sonunda annesinden söz ediyor ve sesi titriyor. Elçin burada da duraklamayı atarsa, titreme kaybolacak. Burada sıçrama bir tempo değil, bir şiddet olur.

Bu derste ne olacak

Elçin'in kurguladığı sıçramalar, altmış küsur yıl önce Paris'te bir grup genç sinemacının bilerek yaptığı bir kural ihlalinin bugünkü torunlarıdır. Bu ders o ihlalin hikâyesini, Paris sokaklarından bir yemek kanalının zaman çizelgesine kadar izliyor.

Fransız Yeni Dalgası'nı tanıyarak başlayacağız: eleştirmenlikten film yapımına geçen bu kuşak, klasik sinemanın hangi kurallarına neden itiraz etti?

Ardından atlama kesmenin ne olduğuna, süreklilik sisteminin hangi kuralını bozduğuna ve seyircinin onu neden fark ettiğine bakacağız.

Yeni Dalga'nın kurguda bıraktığı öteki izleri de göreceğiz: donmuş kare, geçmişin şimdiye çarptığı kısa ara kesmeler, kameranın varlığını saklamayan bir film dili.

Kurgu odasında Elçin'in aşçısına geri dönüp atlama kesmenin bugünkü ölçülerini kare kare kuracağız. Son olarak bir soruyla bitireceğiz: atlama kesme nerede bir üslup, nerede bir şiddettir?

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bin dokuz yüz elli yılların sonunda Fransa'da, bir sinema dergisinde eleştiri yazan bir grup genç, kendi filmlerini çekmeye başladı. Bu gençler Bazin'in yazılarıyla yetişmişti; ama sinemanın kendi döneminde ana akım Fransız filmlerine karşı sert bir tavır geliştirmişlerdi. Onlara göre bu filmler senaryoya ve stüdyoya bağlı, kalıplaşmış, yaşamdan kopuk filmlerdi.

Bu sinemacıların klasik dile itirazı en çarpıcı biçimini kurguda buldu. Süreklilik sistemi kesmeyi görünmez kılmak için kurulmuştu. Yeni Dalga'nın bazı filmleri ise kesmeyi görünür kıldı: seyirci bir filmin yapıldığını, bir kurgucunun kestiğini hissetmeliydi.

Bu tavrın en bilinen aracı, aynı planın içinden zamanı atlayan bir kesmeydi.

Atlama kesme, süreklilik sisteminin en temel kurallarından birini bozar: iki ardışık plan arasında açı ve ölçek farkı yetersizse, kesme bir sıçrama gibi görünür. Bu kuralın kurgu odasındaki ayrıntısı üçüncü modülde ele alınacak. Yeni Dalga'nın yeniliği, bu sıçramayı bilerek seçmesi ve seyirciden saklamamasıydı.

Yaygın yanlış"Atlama kesme, Yeni Dalga'nın icadıdır."
Doğrusu

Aynı kadraj içinde bir şeyin aniden değiştiği kesmeler sinemanın ilk yıllarından beri vardı; Méliès'in ikame kesmeleri bunun bir biçimiydi. Yeni Dalga'nın katkısı, bu tür kesmeyi bir numaraya ya da bir hataya değil, bir anlatım tavrına dönüştürmek ve onu ana akım seyircinin karşısına çıkarmaktı.

Mekanizma

Kesmeyi görünür kılmak

Atlama kesmenin etkisi, seyircinin onu fark etmesinden gelir. Gizem'in atölyesindeki öğrenciler, gözü yeni bir yere çağıran kesmeleri saymakta zorlanmıştı; çünkü bakış o çağrıyı takip ederken sıçramayı kaçırıyordu. Atlama kesmede bu çağrı yoktur: kadraj aynı kalır, göz aynı yerde bekler ve kişinin yer değiştirmesi doğrudan görülür.

Bu görünürlük birkaç farklı iş yapabilir. Zamanı sıkıştırır ve bunu açıkça gösterir. Bir karakterin huzursuzluğunu ya da dağınıklığını bedenlendirir. Seyirciye, gördüğü şeyin bir film olduğunu, birinin kestiğini hatırlatır. Ve bazen yalnızca bir tempo kurar.

Yeni Dalga'nın öteki izleri

Atlama kesme Yeni Dalga'nın kurgudaki tek izi değildi. Bu kuşağın filmlerinde kamera çoğu zaman sokaktaydı, ışık doğaldı, oyuncular bazen doğaçlama yapıyordu ve kurgu bu serbestliği yansıtıyordu.

Bir başka iz, filmin donup kaldığı andı. Bir planın tek bir karesi uzun süre ekranda tutulduğunda, hareket durur ve seyirci o anla baş başa kalır.

Bir başka iz, geçmişin şimdiye aniden çarpmasıydı. Bazı filmlerde bir karakterin yüzüne bakarken, bir saniyeden kısa süren bir anı planı araya giriyor ve hemen kayboluyordu. Seyirci bir an ne gördüğünü anlamıyor, sonra anlıyordu: karakter bir şey hatırlamıştı. Bu tür ara kesmeler, belleğin nasıl çalıştığına dair bir kurgu önerisiydi.

Kurgu odasında

Elçin'in aşçısına dönelim. Atlama kesmenin bugünkü kurgu odasındaki kullanımı, Yeni Dalga'nın kışkırtıcı tavrından çok, pratik bir gereksinimden doğar: konuşan bir insanı kısaltmak. Ama bu pratik kullanımın da kendi ölçüleri vardır.

İlk ölçü, çıkarılan sürenin uzunluğudur. Aşçının iki cümlesi arasındaki on iki karelik bir duraklama çıkarıldığında, başının yer değiştirmesi küçüktür ve sıçrama neredeyse fark edilmez. Bir buçuk saniyelik, yani otuz yedi ile kırk karelik bir duraklama çıkarıldığında, aşçı bu sürede başını çevirmiş, elini kaldırmış olabilir; sıçrama belirgindir. Elçin her kesmede bu farkı kare kare izliyor ve yalnız sıçramanın sahneyi bozmadığı yerlerde uzun duraklamaları çıkarıyor.

İkinci ölçü, sıçramanın yumuşatılıp yumuşatılmayacağıdır. Bu tür videolarda sık kullanılan bir yöntem, kesmeden sonraki planı dijital olarak yüzde on ile on beş arasında yakınlaştırmaktır. Kadraj hafifçe değiştiği için sıçrama, bir ölçek değişimine benzer ve göz onu daha kolay kabul eder. Elçin bu yöntemi tarifin teknik bölümlerinde kullanıyor; ama aşçının kameraya doğrudan konuştuğu, samimi bölümlerde kullanmıyor. Orada kadrajın sabit kalması, konuşmanın yakınlığını koruyor.

Üçüncü ölçü, atlama kesmenin neyi sildiğidir. Aşçının annesinden söz ettiği bölümde sesi titriyor ve iki cümlesi arasında üç saniyelik bir sessizlik var. Elçin bu sessizliği bırakıyor. Yetmiş beş kare boyunca aşçı hiçbir şey söylemiyor, yalnız kameraya bakıyor. Videonun geri kalanında hiçbir duraklama yokken bu sessizlik, bir bakışın ağırlığını taşıyor.

Usta katmanı

Atlama kesme bugün o kadar yaygın ki, kışkırtıcı gücünü büyük ölçüde yitirdi. Bir video blogda kimse onu bir kural ihlali olarak görmez. Bu yaygınlık, deneyimli kurgucuların onu kullanırken üç şeyi akılda tutmasını gerektirir.

İlki, atlama kesmenin anlamının bağlamdan geldiğidir. Bir dram filminde, süreklilik kurgusunun içinde aniden beliren bir atlama kesme, hâlâ sarsıcıdır ve bir şey söyler: karakterin dünyası dağılıyor, zaman kopuyor. Bir video blogda ise aynı kesme yalnızca bir kısaltmadır. Kurgucu, kendi filminin hangi dili konuştuğunu ve atlama kesmenin o dilde ne anlama geleceğini bilmelidir.

İkincisi, atlama kesmenin bir insanın sözlerini değiştirebilmesidir. Görüşülen birinin konuşmasından bir parça atılıp kalan uçlar atlama kesmeyle birleştirildiğinde, seyirci bir eksilme olduğunu görür. Birinci modülde bunun bir dürüstlük işareti olabileceğini gördük. Ama atlama kesme bir cümlenin anlamını değiştiren bir kısaltmayı da görünür kılmakla yetinir, onu meşru kılmaz. Görünür bir kesme bile bir tahrifat taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Atlama kesme görünür olduğu için her zaman dürüst bir kurgudur."
Doğrusu

Atlama kesme seyirciye bir şeyin çıkarıldığını söyler, ama neyin çıkarıldığını söylemez. Bir röportajdan bir koşul, bir istisna ya da bir çekince çıkarılıp kalan cümleler atlama kesmeyle birleştirildiğinde, kesme görünür ama anlam değişmiştir. Dürüstlük kesmenin görünürlüğünden değil, çıkarılan şeyin anlamı değiştirip değiştirmediğinden ölçülür.

Üçüncüsü, atlama kesmenin bir insanın bedenini nasıl gösterdiğidir. Bir konuşmacının her nefesi, her duraksaması, her "şey" demesi atıldığında, ekrandaki kişi gerçekte olduğundan daha akıcı, daha emin, daha kusursuz görünür. Bu, izleyicide gerçek konuşmanın nasıl olduğuna dair yanlış bir beklenti yaratabilir. Tersine, bir insanın sesindeki bir titreme, Elçin'in aşçısında olduğu gibi, o kişinin bir anını taşır ve onu silmek bir insanı düzleştirmek demektir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yeni Dalga, bin dokuz yüz elli yılların sonunda Fransa'da eleştirmenlikten gelen genç sinemacıların klasik anlatı kurallarını bilerek esneten filmleriyle doğdu. Bu kuşağın kurgudaki en çarpıcı izi, kesmeyi görünür kılmaktı.

Atlama kesme, aynı kadraj içinden zamanı atlar ve kişinin bir anda yer değiştirdiği izlenimini verir. Süreklilik sisteminin bir kuralını bozar ve bu bozulma zamanı sıkıştırmak, bir huzursuzluğu bedenlendirmek ya da filmin bir film olduğunu hatırlatmak için kullanılabilir. Yeni Dalga'nın öteki izleri donmuş kare ve belleğin şimdiye çarptığı kısa ara kesmelerdir.

Bugün atlama kesme özellikle konuşan bir insanı kısaltmanın gündelik aracıdır. Kurgu odasında çıkarılan sürenin uzunluğu, sıçramanın yumuşatılıp yumuşatılmayacağı ve kesmenin neyi sildiği belirleyicidir. Anlamı bağlamdan gelir: klasik bir filmin ortasında sarsar, bir video blogda kısaltır. Görünür olması onu dürüst yapmaz. Bir insanın her nefesini silmek de onu düzleştirir; kurgucu neyin kalacağını, o insanın kim olduğunu gözeterek seçer.

Sonraki derse köprü

Elçin'in aşçısı bir dakikada onlarca kez sıçrıyordu ve izleyicileri bundan rahatsız olmuyordu. Bu rahatlık bir gecede oluşmadı. Onlarca yıl boyunca ana akım filmlerdeki planlar giderek kısaldı ve süreklilik sistemi bu hızlanmaya kendi kurallarını uyarlayarak yanıt verdi. Ortalama plan süresinin onlarca yıl içinde nasıl değiştiğini ölçüm verileriyle okumak ve bu değişimin süreklilik ilkelerini nasıl dönüştürdüğünü görmek, M02-D09 "Yoğunlaşmış süreklilik ve hızlanan kesme" dersinin işi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.