İçeriğe geç

M02-D07

Bazin ve uzun plan: kesmemenin kuramı

Uzun plan savunusunun kurguya itirazını ve bu itirazın kurgu odasında hangi kararlara dönüştüğünü açıklar.

Kurgu Akademisi — M02, Kurgunun tarihi ve kuramları · 2.719 kelime · 8 kurgu odası durumu · 3 film örneği · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

André Bazin, sinemanın gücünün gerçekliği mekanik olarak kaydetmesinde yattığını savundu ve kurgunun gerçekliği parçalayıp seyircinin yerine karar verdiğine itiraz etti. Bu bir sinema felsefesidir, bir bulgu değildir; ama kurgu odasına güçlü bir soru bırakır: bu sahnede kesmek neyi kaybettirir?

Uzun plan ve derin odak, kurgunun işini kesmeden planın içine taşır: dikkat oyuncu hareketiyle, kamerayla, ışıkla ve sesle yönlendirilir. Bazin'in yasak kurgu ilkesine göre, bir sahnenin anlamı öğelerin aynı anda aynı uzamda bulunmasına dayanıyorsa, o öğeler ayrı planlara bölünmemelidir. Bazin kurguya karşı değildi; kurgunun bir aradalığı yok ettiği yerlere karşıydı.

Uzun plan bir gerçeklik garantisi değildir: Bazin'in örneklerinden biri bile sahnelenmişti. Kesmemek de bir kurgu kararıdır ve kurgucu uzun planla çalışırken başlangıç ve bitiş karelerini, gizli bir kesmenin yerini ve gerekirse planın nereden bölüneceğini belirler. Uzun planda bir yüz okunmuyorsa yakın plana kaçılamaz; ışığın bütün derinliğe göre kurulması gerekir.

Açılış sahnesi

Feyza bir belgeselin kurgusunda, iki buçuk dakikalık tek bir planın karşısında oturuyor.

Planda bir köy evinin avlusu var. Yaşlı bir kadın ön planda yün eğiriyor. Arka planda, açık bir kapının ardında, kızı telefonla konuşuyor; sesi duyulmuyor ama yüzü görünüyor. Konuşma uzadıkça kızın yüzü değişiyor: önce gülümsüyor, sonra donuyor, sonra eliyle ağzını kapatıyor. Ön plandaki anne hiçbir şey fark etmiyor ve yün eğirmeye devam ediyor. Plan, anne başını kaldırıp kızına baktığında bitiyor.

Yönetmen Ömer bu planı üç parçaya bölmek istiyor: annenin yakın planı, kızın yakın planı, yeniden anne. "Seyirci kızın yüzünü görmüyor," diyor, "çok uzakta."

Feyza bölünmüş sürümü kuruyor. Kızın yüzü artık açıkça görünüyor. Ama bir şey kayboluyor. Bölünmüş sürümde seyirci kızın yüzünden annenin yüzüne gidip geliyor ve iki an birbirinden ayrılıyor. Tek planda ise iki şey aynı anda oluyordu: bir kadının hayatı bir telefonla değişirken, öteki kadının hayatı hiçbir şey olmamış gibi sürüyordu. Bu eşzamanlılık, kesmeyle bölünemezdi.

Feyza iki sürümü Ömer'e izletiyor ve tek bir soru soruyor: "Bu sahne neyi anlatıyor?"

Bu derste ne olacak

Feyza'nın sorusu yeni değil. Hilal'in restoran sahnesini onaran sistem de, Burcu'nun işçilerle koyunları çarpıştıran montajı da kesmenin her zaman bir şey kattığını varsayıyordu. Yetmiş yılı aşkın bir süre önce bir Fransız eleştirmen bu varsayımı sorguladı: bazen kesmek, sahnenin tam da kendisini yok etmez mi?

Bazin'in itirazının kökünde, sinemanın gerçekliği kaydetme gücüne dair bir inanç yatıyordu. Bu inancı ve bunun kurguya nasıl bir sınır çizdiğini kuracağız.

Onun en keskin iddiası, bazı sahnelerde kurgunun yasak olması gerektiğiydi. Bu iddiayı ve dayandığı örnekleri, ve bu örneklerin bazılarının kendi içinde taşıdığı sorunları göreceğiz.

Uzun plan ve derin odakla çekilmiş sahnelerin kurgu odasındaki karşılığı, Feyza'nın sorduğu sorudur. Uzun planla çalışan bir kurgucunun karar alanının nasıl değiştiğini kare kare göreceğiz.

Son olarak uzun planın bir gerçeklik garantisi olmadığını, kesmemenin de bir kurgu kararı olduğunu konuşacağız.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kuramsal metinler gerçektir.

Sıfır noktası

André Bazin, ikinci dünya savaşının ardından Fransa'da yazan ve sinema eleştirisinin yönünü değiştiren bir düşünürdü. Yazıları, sonradan çok etkili olacak bir sinema dergisinin kuruluşuyla birlikte geniş bir okur buldu ve bu derginin genç yazarları, bir sonraki derste göreceğimiz yeni bir sinema akımını başlattı.

Bazin'in düşüncesinin merkezinde fotoğraf vardı. Ona göre fotoğrafın ve sinemanın özgüllüğü, bir resmin ya da bir romanın aksine, dünyayı bir insan elinin aracılığı olmadan, mekanik olarak kaydedebilmesiydi. Sinemanın gücü, gerçekliği yorumlamaktan önce onu göstermekti.

Bu düşünceden kurgu için bir sonuç çıkar. Kurgu bir sahneyi planlara böldüğünde, seyirciye neye bakacağını söyler: şimdi yüze, şimdi ele, şimdi kapıya. Bazin'e göre bu, seyircinin özgürlüğünü elinden almaktı. Sahne tek bir planda, derinliğiyle birlikte gösterildiğinde ise seyirci neye bakacağını kendisi seçebilirdi; tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi.

Uzun plan çoğu zaman derin bir kadrajla birlikte çalışır. Ön planda, orta planda ve arka planda aynı anda bir şeyler olur ve hepsi netlik içinde görünür. Feyza'nın planında anne ön planda, kız arka planda, ikisi birden netti.

Yaygın yanlış"Bazin kurguya karşıydı."
Doğrusu

Bazin kurgunun tamamına değil, belirli durumlarda kurgunun gerçekliğin bütünlüğünü bozmasına itiraz etti. Pek çok filmde kurguyu övdü ve kurgunun kaçınılmaz olduğunu kabul etti. Onun itirazı bir yasak değil, bir soruydu: bu sahnede kesmek neyi kaybettirir?

Mekanizma

Plan içindeki kurgu

Uzun planın kurguyu ortadan kaldırdığı sanılır. Oysa uzun plan, kurgunun yaptığı işi planın içine taşır. Bir kurgucunun kesmeyle yaptığı her şey, dikkati bir yüzden bir ele taşımak, bir bilgiyi geciktirmek, bir duyguyu vurgulamak, uzun planda oyuncuların hareketiyle, kameranın kaydırılmasıyla, ışığın değişmesiyle ya da bir sesin yönüyle yapılır.

Feyza'nın planında da bir kurgu vardı: kızın yüzü değiştikçe seyircinin dikkati ön plandan arka plana kayıyordu. Anne başını kaldırdığında dikkat yeniden ön plana dönüyordu. Bu geçişleri bir kurgucu değil, sahnenin düzeni yapıyordu. Ömer'in bölme isteği, bu düzeni kesmelerle yeniden kurmak demekti.

Kesmenin yasak olduğu yer

Bazin'in en keskin yazılarından birinde, bazı durumlarda kurgunun açıkça yasak olması gerektiğini savundu. Kural basitti: bir sahnenin anlamı, birden çok öğenin aynı uzamda aynı anda bulunmasına dayanıyorsa, o öğeleri ayrı planlara bölmek sahnenin anlamını yok eder.

Bazin bu ilkeyi örneklerle anlattı. Bir komedyen bir aslanın kafesine kapanmışsa ve sahnenin bütün gerilimi bundan geliyorsa, komedyen ile aslan aynı planda görünmelidir. Ayrı planlarda gösterilirlerse seyirci aslanın gerçekten orada olduğundan emin olamaz ve gerilim bir numaraya dönüşür. Bir avcı bir hayvanı bekliyorsa, avcı ile hayvan aynı kadrajda görünmelidir; yoksa bekleyişin gerçek olup olmadığını bilemeyiz.

Kurgu odasında

Uzun planla çalışan kurgucunun karar alanı daralmaz, değişir. Kesme sayısı azalır ama her kesmenin ağırlığı artar. Ve kesmenin olmadığı yerde, başka kararlar öne çıkar: planın nerede başlayıp nerede biteceği, planın içinde bir kesme gizlenip gizlenmeyeceği, ve planın bölünmesi gerekiyorsa nereden bölüneceği.

Feyza'nın planı iki dakika otuz saniye, yani saniyede yirmi beş kare çalışan projesinde üç bin yedi yüz elli kare. Planın başlangıcında annenin eğirmeye başladığı bir an var, ama kızın telefonu çalmadan önce de kırk saniyelik bir bölüm var. Feyza bu kırk saniyeyi atarsa plan kısalır ama annenin eğirmesinin dinginliği kaybolur; seyirci annenin günlük hayatının akışına yerleşmeden kızın sarsıntısına geçer. Feyza ilk yirmi saniyeyi atıyor, kalan yirmi saniyeyi tutuyor. Plan artık üç bin iki yüz elli kare.

Planın bitişi de bir karardır. Anne başını kaldırıp kızına bakıyor. Feyza planı bakışın tamamlandığı karede mi, yoksa annenin yüzünün değiştiği karede mi bitireceğini düşünüyor. Bakışın tamamlandığı karede biterse seyirci annenin ne anladığını bilmez. Yüzünün değiştiği karede, yirmi iki kare sonra biterse, seyirci annenin anladığını görür. Feyza ilkini seçiyor: belgeselin geri kalanı, annenin ne zaman ve nasıl öğrendiği üzerine.

Ömer'in bölme isteği tamamen haksız da değildi. Kızın yüzü gerçekten çok uzaktaydı ve bazı seyirciler onun ne yaşadığını göremiyordu. Feyza ikisini birleştiren bir çözüm buluyor: uzun planı bozmadan, ses kurgusuyla dikkati arka plana çekmek. Kızın telefonla konuştuğu sesi duyulmuyordu; Feyza, kızın konuşmanın sonunda çıkardığı kısa bir sesi, bir nefes kesilmesini, ön plandaki annenin eğirme sesinin üzerine hafifçe yükseltiyor. Seyircinin gözü sese doğru, arka plana kayıyor.

Uzun planla çalışırken ten tonu meselesi farklı bir biçim alır. Kesmeli bir sahnede bir yüz okunmuyorsa kurgucu daha iyi okunan bir yakın plana geçebilir. Uzun planda bu imkân yoktur: kadrajda kim nasıl ışıklandırılmışsa, öyle kalır.

Usta katmanı

Bazin'in düşüncesi kurgu odasına bir soru olarak girer: bu sahnede kesmek neyi kaybettirir? Bu sorunun cevabı her sahnede başkadır ve deneyimli kurgucular onu sorma alışkanlığını edinir.

İlk incelik, uzun planın bir gerçeklik garantisi olmamasıdır. Bazin'in örneklerinden birinin sahnelendiği sonradan ortaya çıktı. Bir uzun plan da kameranın konumu, kadrajın sınırları, oyuncuların düzenlenmesi ve planın başlangıç ve bitiş noktalarıyla bir yorumdur. Kesmemek, bir kesmenin yapamayacağı bir şeyi mümkün kılar: bir aradalığın kanıtı. Ama bu kanıt da kameranın önünde kurulmuş olabilir.

Yaygın yanlış"Uzun plan, kurgulanmış bir sahneden daha gerçektir."
Doğrusu

Uzun plan kesmenin yapacağı seçimleri ortadan kaldırmaz; onları kameranın konumuna, kadraja, oyuncu düzenine ve planın sınırlarına taşır. Belgeselde bile bir uzun plan sahnelenmiş, yönlendirilmiş ya da seçilerek kurgulanmış olabilir. Gerçekçilik bir teknik değil, bir sözleşmedir.

İkinci incelik, uzun planın seyirciye verdiği özgürlüğün sınırlı olmasıdır. Bazin seyircinin neye bakacağını kendisinin seçebileceğini söyledi. Ama derin bir kadrajda bile ışık, hareket, ses ve kompozisyon seyircinin gözünü yönlendirir. Feyza'nın ses köprüsü bunun bir örneğiydi. Uzun plan seyirciye bir seçim alanı açar, ama o alanı kurgucunun, yönetmenin ve görüntü yönetmeninin kararları çizer.

Üçüncü incelik, uzun plan ile kesmenin bir sahnede birlikte çalışabilmesidir. En etkili sahnelerin çoğu ikisini birleştirir: bir uzun plan bir aradalığı kanıtlar, ardından gelen yakın planlar o aradalığın içindeki ayrıntıyı gösterir. Ferhat'ın kurt sahnesi bunun bir örneğiydi: yakın planlar gerilimi, geniş plan gerçekliği taşıyordu.

Kendin dene

Aklında kalsın

André Bazin, sinemanın gücünün gerçekliği mekanik olarak kaydetmesinde yattığını savundu ve kurgunun gerçekliği parçalayıp seyircinin yerine karar verdiğine itiraz etti. Bu bir sinema felsefesidir, bir bulgu değildir; ama kurgu odasına güçlü bir soru bırakır: bu sahnede kesmek neyi kaybettirir?

Uzun plan ve derin odak, kurgunun işini kesmeden planın içine taşır: dikkat oyuncu hareketiyle, kamerayla, ışıkla ve sesle yönlendirilir. Bazin'in yasak kurgu ilkesine göre, bir sahnenin anlamı öğelerin aynı anda aynı uzamda bulunmasına dayanıyorsa, o öğeler ayrı planlara bölünmemelidir. Bazin kurguya karşı değildi; kurgunun bir aradalığı yok ettiği yerlere karşıydı.

Uzun plan bir gerçeklik garantisi değildir: Bazin'in örneklerinden biri bile sahnelenmişti. Kesmemek de bir kurgu kararıdır ve kurgucu uzun planla çalışırken başlangıç ve bitiş karelerini, gizli bir kesmenin yerini ve gerekirse planın nereden bölüneceğini belirler. Uzun planda bir yüz okunmuyorsa yakın plana kaçılamaz; ışığın bütün derinliğe göre kurulması gerekir.

Sonraki derse köprü

Bazin'in yazılarını basan dergide genç eleştirmenler yetişti ve bunların bazıları kısa süre içinde kendi filmlerini çekmeye başladı. Bu genç sinemacılar Bazin'den sinemanın gerçeklikle ilişkisini aldılar; ama klasik sinemanın kurallarına karşı çok daha kışkırtıcı bir tavır geliştirdiler. Bunun en çarpıcı biçimlerinden biri, aynı plan içinden zamanı atlayan, süreklilik sisteminin en temel kuralını açıkça bozan bir kesmeydi. Bu kesmenin bir kural ihlalinden nasıl bir üslup aracına dönüştüğü, M02-D08 "Yeni Dalga ve atlama kesme (jump cut)" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.