İçeriğe geç

M02-D03

Kuleşov etkisi: deney ve tekrarları

Kuleşov deneyinin iddiasını, sonraki tekrar çalışmalarının bulgularını ve iddianın bugünkü sınırını ayırt eder.

Kurgu Akademisi — M02, Kurgunun tarihi ve kuramları · 2.718 kelime · 8 kurgu odası durumu · 1 film örneği · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kuleşov etkisi, bir yüzün anlamının yanındaki planla değiştiği iddiasıdır ve kurgu tarihinin en ünlü deneyine dayanır. Ama o deneyin filmi kayıptır; elimizde yalnız yıllar sonra yazılmış ve birbirini tam tutmayan anlatımlar vardır.

İddia iki parçalıdır. Zayıf iddia, bağlamın bir yüzün yorumunu yönlendirebileceğini söyler; tekrar çalışmalarının bir kısmı bunu destekler, ama etki duygu türüne, yüzün belirsizliğine ve deney düzenine göre değişir. Güçlü iddia, yüzün tek başına hiçbir şey söylemediğini ve anlamını tamamen kurgudan aldığını söyler; tekrar çalışmaları bunu desteklemez. Genel tablo karma bir bulgudur.

Kuleşov'un öteki deneyi, yaratıcı coğrafya, bugün her setin gündelik pratiğidir. Kurgu odasında Kuleşov etkisi tepki planının süresinde ve sırasında yaşar: kısa plan kurgunun, uzun plan oyuncunun sesini yükseltir. Okunamayan bir yüz bağlama en açık yüzdür; bu yüzden kurgucunun ilk işi, her oyuncunun yüzünün kayıtta okunur olduğundan emin olmaktır.

Açılış sahnesi

Nurhan bir kurgu atölyesinde ilk dersi veriyor ve tahtaya üç kelime yazıyor: çorba, tabut, çocuk.

Öğrencilerin çoğu ne olduğunu hemen biliyor. Biri parmak kaldırıp anlatıyor: Sovyet sinemacı Kuleşov bir oyuncunun ifadesiz yüzünü bu üç görüntünün her biriyle ayrı ayrı birleştirmiş; seyirciler aynı yüzde açlık, keder ve şefkat görmüş. Oyuncunun performansı övülmüş, oysa yüz her seferinde aynıymış.

Nurhan başını sallıyor ve bir soru soruyor: "Bu deneyin filmini gören var mı?"

Kimse cevap vermiyor. Nurhan devam ediyor: "Ben de görmedim. Kimse görmedi. Film kayıp. Elimizde, yıllar sonra yazılmış birkaç anlatım var ve bu anlatımlar bile birbirini tam tutmuyor."

Sınıfta bir sessizlik oluyor. Nurhan tahtadaki üç kelimenin altına bir soru işareti koyuyor. "Bu derste," diyor, "kurgu tarihinin en ünlü deneyine, onu hiç görmediğimizi bilerek bakacağız."

Bu derste ne olacak

Sevgi'nin çapraz kurgusunda bir kilit ile bir siren birbirine değdiğinde bir korku doğuyordu. Bu ders o fikrin en sade ve en ünlü biçimine bakıyor: tek bir yüz ve ardından gelen tek bir görüntü.

İlk iş, deneyin ne olduğunu ve ne iddia ettiğini, elimizdeki anlatımların söylediği kadarıyla kurmak olacak.

Ardından iddianın sonraki on yıllarda nasıl sınandığını göreceğiz: bazı tekrarlar etkiyi bulamadı, bazıları buldu, bazıları yalnız belirli koşullarda buldu. Her çalışmanın ne gösterdiğini ve ne göstermediğini ayıracağız.

Kuleşov'un daha az bilinen ikinci bir deneyi de var: uzamı kurguyla yaratmak. Ona da bakacağız.

Kurgu odasında bu etkinin gündelik karşılığını, tepki planlarının süresi ve okunurluğu üzerinden göreceğiz. Son olarak etkinin sınırını konuşacağız: kurgu bir yüze anlam yükleyebilir mi, yoksa yalnız bir yüzün zaten taşıdığı anlamı mı öne çıkarır?

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri, araştırmalar ve tarihsel anlatımlar gerçektir.

Sıfır noktası

Lev Kuleşov, bin dokuz yüz yirmili yıllarda Moskova'da bir film atölyesi yöneten genç bir sinemacıydı. Devrim sonrası yıllarda film şeridi kıttı ve Kuleşov ile öğrencileri yeni filmler çekmekten çok eldeki filmleri yeniden kurgulayarak çalıştı. Kurgunun anlamı nasıl ürettiği sorusu, bu kıtlık koşullarında atölyenin merkezine yerleşti.

Deneyin en çok aktarılan biçimi şudur: devrimden önce tanınmış bir oyuncu olan İvan Mozjuhin'in ifadesiz bir yakın planı alınır. Bu plan, bir tabak çorbanın, bir tabutta yatan bir kadının ve oynayan bir çocuğun planlarıyla ayrı ayrı birleştirilir. Seyirciler oyuncunun performansını över ve onun yüzünde sırasıyla açlık, keder ve şefkat gördüklerini söyler. Oysa yüz her üç birleştirmede de aynıdır.

Bu iddia, kurgu tarihinde bir dönüm noktası olarak anlatılır: anlamın planın içinde değil, planlar arasındaki ilişkide doğduğunun kanıtı. Ama bu "kanıtın" kendisi, yakından bakıldığında beklenenden çok daha kırılgandır.

Yaygın yanlış"Kuleşov deneyi bilimsel olarak kanıtlanmıştır."
Doğrusu

Kuleşov'un atölyesindeki gösterim bir deney raporu bırakmadı: kontrol grubu, seyirci sayısı, ölçüm yöntemi kayıtlı değil. Deney, kurgunun gücü hakkında güçlü bir sezgiyi dile getirdi ve bu sezgi sonradan bilimsel olarak sınanmaya başlandı. Sınamaların sonucu ise tek bir cümleyle özetlenemeyecek kadar karışık.

Mekanizma

İddianın iki parçası

Kuleşov etkisi tek bir iddia gibi görünür ama aslında iki ayrı iddia taşır. Birincisi zayıf olanıdır: bir yüzün ardından gelen görüntü, seyircinin o yüzü nasıl yorumladığını etkileyebilir. İkincisi güçlü olanıdır: bir yüz kendi başına hiçbir şey söylemez ve anlamını tamamen yanına konan görüntüden alır.

Bu ayrım, kurgucu için hayatidir. Zayıf iddia doğruysa, kurgu oyuncunun performansını yönlendirebilir, vurgulayabilir, belirsizliğini bir yöne itebilir. Güçlü iddia doğruysa, oyuncunun yüzü önemsizdir ve her şeyi kurgu yapar. Bu ikisi arasındaki fark, bir oyuncuya ve bir kurgucuya düşen sorumluluğun da sınırını çizer.

Tekrarlar: etkiyi bulamayanlar

Kuleşov etkisini kontrollü bir deneyle sınamaya çalışan erken çalışmalardan biri, Stephen Prince ve Wayne Hensley'in bin dokuz yüz doksan iki yılında yayımlanan çalışmasıdır. Araştırmacılar deneyi, anlatımlara olabildiğince sadık bir biçimde yeniden kurdu ve katılımcılardan oyuncunun yüzünü değerlendirmelerini istedi.

Prince ve Hensley'in çalışması, Kuleşov etkisini "sinemanın temel yasası" olarak öğretmenin ne kadar aceleci olduğunu gösterdi. Çalışma yayımlandıktan sonra etki üzerine yapılan araştırmalar arttı.

Tekrarlar: etkiyi bulanlar

Sonraki yıllarda yapılan başka çalışmalar, farklı yöntemlerle etkinin bir biçimini buldu. Dean Mobbs ve ekibi, katılımcılara farklı duygusal bağlamlardan sonra yüz görüntüleri gösterdi ve hem katılımcıların yüzlere yüklediği duyguları hem de beyin etkinliklerini kaydetti.

Daniel Barratt ve ekibi ise deneyi bir film izleme koşuluna daha yakın biçimde, daha çok katılımcı ve daha çok duygu türüyle yeniden kurdu. Bulguları etkinin bazı duygular için ortaya çıktığını, ama her duygu için aynı güçte olmadığını gösterdi.

Yaygın yanlış"Kurgu her şeyi yapar, oyuncunun yüzü önemsizdir."
Doğrusu

Bu, Kuleşov etkisinin güçlü iddiasıdır ve tekrar çalışmaları onu desteklemez. Bağlam bir yüzün yorumunu yönlendirebilir, ama yüzün kendisi o yorumun sınırlarını çizer. Mutlu bir yüzü kurgu yasa çeviremez; belirsiz bir yüzü ise birkaç yöne itebilir.

Kuleşov'un öteki deneyi

Kuleşov'un daha az anılan, ama kurgucu için belki daha kalıcı bir deneyi daha vardır. Anlatımlara göre, iki oyuncunun Moskova'nın farklı yerlerinde çekilmiş planlarını birleştirerek onların tek bir yerde buluşuyormuş gibi görünmesini sağladı ve bu yere hiç orada bulunmayan bir yapının görüntüsünü ekledi. Seyirci, birbirinden kilometrelerce uzakta çekilmiş görüntülerden tek ve sürekli bir mekân kurdu.

Bu deney, ilkinden farklı olarak, bugün her setin gündelik pratiğinde doğrulanır. Bir binanın dışı bir şehirde, içi başka bir şehirde çekilir; seyirci bunu fark etmez. Yaratıcı coğrafya, Kuleşov'un iki iddiası arasında kurgu odasında en az tartışılan ve en çok kullanılan olanıdır.

Kurgu odasında

Kuleşov etkisinin kurgu odasındaki gündelik karşılığı, tepki planıdır. Bir karakterin bir şeye baktığı, bir şey duyduğu ya da bir şey öğrendiği an, bir yüzle ve onu çevreleyen planlarla kurulur. Tekrar çalışmalarının söylediği şey burada pratik bir kurala dönüşür: kurgu bir yüzü yönlendirir, ama yüzün söylediğine karşı çalışamaz.

Tepki planının süresi, bu yönlendirmenin ne kadar güçlü olacağını belirler. Kısa bir tepki planı, yüzün kendi ayrıntısını göstermeye zaman bırakmaz; seyirci onu büyük ölçüde bağlamdan okur. Uzun bir tepki planı ise yüzün kendi değişimlerini, bir göz kaymasını, bir dudak gerilmesini görünür kılar; seyirci artık bağlamı değil, yüzü okur. Bu, deneylerin doğrudan sınadığı bir şey değil, kurgucuların sık sık dile getirdiği bir gözlemdir.

Yeliz'in denemesinde olan şey, kurgucunun her gün yaşadığı bir terazidir. Kısa tepki planı kurgunun sesini yükseltir, uzun tepki planı oyuncunun sesini. Hangisinin doğru olduğu sahnenin neye ihtiyaç duyduğuna bağlıdır; ama kurgucu her seferinde birinin sesini öbürünün önüne koyduğunu bilmelidir.

Bağlamın bir yüzü yönlendirebilmesi, bir sorumluluğu da beraberinde getirir. Bir yüz ne kadar az okunursa, kurgunun ona yüklediği anlam o kadar ağır basar. Bu yüzden, yüzün kayıtta okunamadığı durumlar, kurgucunun oyuncunun gerçek performansını farkında olmadan silmesine yol açabilir.

Efe'nin karşılaştığı şey, Kuleşov etkisinin sessiz bir sonucudur. Kayıtta okunamayan bir yüz, en çok bağlamın etkisine açık yüzdür. Işık bir sahnede herkese göre değil çoğu zaman bir kişiye göre kurulduğundan, teni ışığın ayarlandığı kişiden koyu olan oyuncunun yüzü kayıtta ilk kaybolan yüz olur; bu etki en çok onun performansını siler. Kurgucunun ilk işi, yüzün okunur olduğundan emin olmaktır.

Usta katmanı

Kuleşov etkisi, kurgu eğitiminde çoğu zaman bir mucize gibi anlatılır. Usta bir kurgucu ise ona hem büyülenerek hem kuşkuyla bakar.

İlk incelik, efsane ile bulgu arasındaki farkı korumaktır. Kuleşov'un atölyesinde ne olduğunu bilmiyoruz; bildiğimiz, bu deneyin bir fikri çok etkili biçimde anlattığıdır. Tekrar çalışmaları o fikrin daha sınırlı bir biçimini destekliyor. Bir kurgucu öğrencilerine ya da yönetmene "Kuleşov kanıtladı" demek yerine, "Kuleşov'un anlattığı ve sonraki çalışmaların kısmen doğruladığı" diyebilmelidir. Bir kurgucunun gözlemini bir laboratuvar sonucundan ayıran çizgi, birinci modülde göz kırpmayı tartışırken çizilmişti; bu efsane de o çizginin öbür yanında durur.

İkinci incelik, etkinin yönünün de önemli olmasıdır. Deneyin anlatımlarında yüz önce ya da sonra gelebilir. Kurgu odasında bu sıra bir karar meselesidir: yüzü görüntüden önce koymak, seyirciye bir soru sordurur, "neye bakıyor?"; yüzü görüntüden sonra koymak bir cevap verdirir, "bunu görünce nasıl hissetti?" Birinci modülde sıra kaldıracı dediğimiz şey, burada Kuleşov etkisinin iki ayrı biçimini üretir.

Üçüncü incelik, etkinin bir sinema icadı olmamasıdır. İnsanlar gündelik hayatta da bir yüzü bağlamıyla birlikte okur: aynı ifade bir cenazede ve bir düğünde farklı anlaşılır. Kurgu bu gündelik okuma alışkanlığını yoğunlaştırır ve yönlendirir. Kuleşov'un gösterdiği şey belki de sinemanın yeni bir gücü değil, gözümüzün eski bir alışkanlığıydı.

Alfred Hitchcock bu etkiyi bin dokuz yüz altmış dört yılında bir televizyon programında kendi yüzüyle gösterdi. Kendi hafifçe gülümseyen yüzünü önce bebeğini tutan bir kadının, sonra mayolu genç bir kadının görüntüsüyle birleştirdi ve aynı gülümsemenin birinci birleştirmede sevimli, ikincisinde çirkin bir anlam kazandığını anlattı. Gösterim bir deney değildi; ama bir yönetmenin bu etkiyi nasıl bir çalışma aracı olarak gördüğünü belgeleyen bir kayıttır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Kuleşov etkisi, bir yüzün anlamının yanındaki planla değiştiği iddiasıdır ve kurgu tarihinin en ünlü deneyine dayanır. Ama o deneyin filmi kayıptır; elimizde yalnız yıllar sonra yazılmış ve birbirini tam tutmayan anlatımlar vardır.

İddia iki parçalıdır. Zayıf iddia, bağlamın bir yüzün yorumunu yönlendirebileceğini söyler; tekrar çalışmalarının bir kısmı bunu destekler, ama etki duygu türüne, yüzün belirsizliğine ve deney düzenine göre değişir. Güçlü iddia, yüzün tek başına hiçbir şey söylemediğini ve anlamını tamamen kurgudan aldığını söyler; tekrar çalışmaları bunu desteklemez. Genel tablo karma bir bulgudur.

Kuleşov'un öteki deneyi, yaratıcı coğrafya, bugün her setin gündelik pratiğidir. Kurgu odasında Kuleşov etkisi tepki planının süresinde ve sırasında yaşar: kısa plan kurgunun, uzun plan oyuncunun sesini yükseltir. Okunamayan bir yüz bağlama en açık yüzdür; bu yüzden kurgucunun ilk işi, her oyuncunun yüzünün kayıtta okunur olduğundan emin olmaktır.

Sonraki derse köprü

Kuleşov'un atölyesinden çıkan sinemacılar, anlamın planlar arasında doğduğu fikrini farklı yönlere taşıdı. Bunlardan biri, Sergey Eisenstein, anlamın planların uyumundan değil, çatışmasından doğduğunu savundu ve kurguyu bir dizi yönteme ayırdı: planların süresine dayanan metrik kurgudan, iki görüntünün çarpışmasından bir kavram doğuran entelektüel kurguya kadar. Bu yöntemlerin her birini bir örnek sekans tasarımıyla ayırt etmek, M02-D04 "Sovyet montaj kuramı: Eisenstein" dersinin işi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.